Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 38 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Kimlik


Kimlik
Sayfa 1, 2  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Felsefe
Yazar Mesaj
nazenazen
Yazar


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 2:46 am    Mesaj konusu: Kimlik Alıntıyla Cevap Ver

Dini kimlik
Milli kimlik
Politik kimlik
Cinsel kimlik
Duygusal kimlik
Ebeveyn kimliği
Evlat kimliği
Dost/arkadaş kimliği
Eş/sevgili kimliği
Öğretmen/öğrenci kimliği
Patron/işçi kimliği
Hatta sanal kimlik
.
.
.


-Birkaçını atsak olmaz mı?
-Bunların hepsi gerekli mi?
-En önemlisi/önemsizi/problemlisi hangisidir?
-Hepsi birden başarıyla yürütülebilir mi?
-Kimlik edinilir mi, öğretilir mi?
-Tek kimlik düşüncesi bir ütopya mıdır?
-Hangileri statik, hangileri dinamiktir?
-Hangileri önsel, hangileri sonsaldır?
-Kimliklerarası etkileşimin neticeleri nelerdir?
-Biriyle hemcins, hemşehri, hemzemin, vs. olmak neden önemlidir?
-Bu kadar çok kimliğe bürünebilen, evde, iş yerinde, okulda, kışlada, mecliste, piknikte, vs. farklı tavırlar takınabilen bir bilinç nasıl olur da bunları birbirine karıştırmaz, yorulmaz?
-Bu mekanizma nasıl işler?


-Kimlik bir sorun mudur?
Başa dön
nazenazen
Yazar


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 4:37 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Monolog / El Cevap


-Birkaçını atsak olmaz mı?

Kimlik duruma bağlı bir değişkendir. Durumun gerektirmedikleri atılabilir.

-Bunların hepsi gerekli mi?


Hayır. Ama dinamik olanlar yürürlükte oldukları müddetçe, statik olanlar ise her daim gerekli görülür. Çünkü mekan ve zaman ilişkisi içinde, statüden bağımsız hareket edilmesi toplumsal ilişkileri bozar. Bürünülen kimlik mekanın ve çevredeki diğer unsurların gerekliliğidir. Bu yüzden zaman ve mekanın gerektirdiği hiçbir kimliğin reddedilemeyeceği öngörülür. Şartlar ve kimlik bir devridaim içindedir.


-En önemlisi/önemsizi/problemlisi hangisidir?

En önemlisi önsel ve statik olanlardır, milli kimlik, cinsel kimlik gibi. En önemsizleri tek bir koşula bağlı, belirli bir zamana özel, geçici kimliklerdir. En problemlisi, kendi içinde kavramsal ve düşünsel problemler barındıran ifadelere sahip olan; varlığıyla diğer kimlikleri en çok etkileyen ve öne çıkan kimliklerdir, cinsel kimlik gibi. Kadın/erkek olmak, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın, kendiliğinden önermeler sunan, önyargı oluşturan bir kimliktir örneğin.

-Hepsi birden başarıyla yürütülebilir mi?

Hayır. Baskın olanların etkisi her zaman görüleceğinden, özellikle dinamik olanlar ve kişinin yaşamına kattıkları açısından önemsiz olanlar başarıyla yürütülemez.

-Kimlik edinilir mi, öğretilir mi?

Her ikisi de. Ama doğuştan değildir.

-Tek kimlik düşüncesi bir ütopya mıdır?

Evet. İnsan, ıssız bir adada tek başına yaşayan bir varlık değildir.

-Hangileri statik, hangileri dinamiktir?

Gerekliliği süreklilik arz edenler statik, diğerleri dinamiktir.

-Hangileri önsel, hangileri sonsaldır?

Hiçbiri tek başına önsel değildir. Fakat süperegonun etkisiyle statik olanlar önselleşir. Dinamik olanlar ise sonsaldır, burada da süperegonun ve önsellerin etkisi görülür.

-Kimliklerarası etkileşimin neticeleri nelerdir?

Bir kurallar bütünü, bir çerçevedir. Bir kimliğin diğerini otomatik olarak destekler ve tek tip bireyler ortaya çıkar. Kişisel olarak ise bocalama ve çelişki ortaya çıkar.

-Biriyle hemcins, hemşehri, hemzemin, vs. olmak neden önemlidir?

Kişi, kendisini hüviyetiyle eş tuttuğu için; kimlik, benliğin üstüne çıktığı için; kişilerin, benzer kimliklere sahip bireylerle uyum içinde yaşayacakları öngörüldüğü için.

-Bu kadar çok kimliğe bürünebilen, evde, iş yerinde, okulda, kışlada, mecliste, piknikte, vs. farklı tavırlar takınabilen bir bilinç nasıl olur da bunları birbirine karıştırmaz, yorulmaz? -Bu mekanizma nasıl işler?

Ego ve süperegonun kazandırdığı alışkanlıklar ve şartlanmışlıklar sayesinde.



-Kimlik bir sorun mudur?

Evet. Kimlik başlı başına bir sorunlar bütünüdür. Kimlik, toplumun etkisi ile öğrenilen ve edinilen, bütün toplumda senkronize olarak görülen, çoğu kez benliğin önüne geçirilen, varlığın olmazsa olmazı kabul edilen, nüfus cüzdanı ile tasdik etme gereği duyulan, kişilerarası önyargıları besleyen, kişinin içkin çatışmasını körükleyen, benliği sınırlayan, benliği yontulması gereken bir taş gibi gösteren, yapay kuralları doğallaştıran, toplumda çatışma ve ayrımı destekleyen, insanların arasına belirgin sınırlar koyan bir statüko savıdır.
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1351

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 5:48 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hepsini seviyorum ve hepsini önemsiyorum .ayrımcılık imkanı değil kişiyi tanımlama imkanı veriyor kimlik. Kİmliğimizin en başında ne yazdığı önem sırası sıfatlarımızın işi kişiselleştiriyor.
Başa dön
simone
Yazar


Kayıt: Jan 01, 2006
Mesajlar: 753

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 7:57 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Amin Maalouf'un "Ölümcül Kimlikler "adlı deneme kitabı bu konuyu sorgulamaya yönelik.

Hiç bir kimliğin insanı tanımlamak için yeterli olmadığına inanıyorum,hatta ikisini üçünü bir arada kullansak bile.
Başa dön
kafkara
Yazar


Kayıt: Aug 29, 2005
Mesajlar: 128

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 8:18 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Açık duralım , açık kalalım ...
Başa dön
HB2
Yazar


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1049
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 9:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kişi ; Kişiliğini ve kimliğini sorguladığı sürece problem yok. Problem: Kişinin; Kişiliğinin ve kimliğinin farkında olmaması ile başlar.
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2697

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 10:02 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ya da tam tersi!
Başa dön
tohum
Yazar


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 554

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 12:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Baştan, bir iki ve dördüncüyü çıkarıp atalım...
Başa dön
utarant
Forum Admin


Kayıt: Apr 24, 2005
Mesajlar: 764

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 1:16 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kim olduğum kimliğimde yazmıyor.
Başa dön
tohum
Yazar


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 554

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 2:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Benim yanlış yazılmış.
Başa dön
utarant
Forum Admin


Kayıt: Apr 24, 2005
Mesajlar: 764

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 2:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kimlik, kişilik, karakter vs... Tüm tanım cümleleri bir ölçüde sakattır.Bir kerteden sonra da tamamı işlerliğini kaybeder.

Her sözcüğün o sözcüğü kullanan insan sayısınca kavramı, karşılığı vardır. Bu kavramlar belirli ölçüde benzerdir. İnsan bu benzerliği kullanarak hemcinsleriyle ilişkiye girer. Toplumlar, milletler, kabileler, hatta küçük arkadaş grupları arasındaki "birbirini tanıma ve tanımlama"ya dayalı iletişim, bu benzerliğin ürünüdür. "Kavramları, kavrayışları benzeşen insan topluluğu denilince", insan tekinden tüm insanlığa uzanan parabolik bir grafik akla gelir. İnsan tekinin dahi farklı zaman ve mekanlardaki kavrayışı birbirinden farklıdır. Yani "insan" dahi bu anlamda tanımsızdır, çünkü her an "oluş ve yok oluş halindedir", bu grafiğin de yaklaşık değerini alırsak "insan her an değişmektedir" diyebiliriz. Değişen bir şeyin tanımı da ancak yaklaşık bir tanımdır, yani gerçekte insan tanımsızdır. Ya da her insan tanımı yuvarlanmış, ondalık kısmı alınmış bir tanımdır.

Bir kerteden sonra bu yuvarlak insan tanımı geçerliliğini yitirir. Virgülden sonraki sayı büyük önem arzetmeye başlar. Virgülden sonra onuncu, yüzüncü, bininci basamaklar dahi insanı tanımlamada ve ayırmada yetersiz kalır. Günümüzde bilimin pratikte ulaştığı düzeyden, nanoölçekten bahsetmek gerekirse makroölçekte farklıymış gibi görünen kavramların nanoölçekte aslında hemen hemen aynı olduklarının gözlemlenebildiği düzeyde (virgülden sonraki dokuzuncu basamakta), tam sayılara göre yapılan insan tanımı ayırıcı özelliğini yitirir.

Örneklemek gerekirse "Maddenin atomlardan oluştuğu" gerçeği maddeler arasındaki ayrımı kaldırır. Atomun içine girildiğinde "atomun yapısındaki farklılık" göze çarpar ve aslında "atom" teriminin de yuvarlak bir tanım olduğu anlaşılır. Bu kertede "elektron ve proton" terimleri devreye girer. O düzeye inildiği takdirde bunların da yuvarlanmış terimler olduğunun anlaşılma ihtimali her zaman vardır.

Nereden nereye geldik. Sözü şuna getirme istiyorum. "Oluş"u yaşıyoruz, "oluş"tan mamul bir hayatı yaşıyoruz. İşte bu "oluş" tüm kimlikleri, tüm tanımları tanımsız ve geçersiz kılıyor. Kimlikleri etrafımıza örülü duvarlar, sınırlayıcılar olarak karşımıza çıkarıyor. Anlık yaşam da bu duvarlar içerisinde yaşanıyor.

Gerek varoluşçu filozoflar, gerek mistikler tüm kavram ve kimlikleri reddederek kimliksizliğe ve kavramsızlığa (ki kimliksizlik ve kavramsızlık tek kimliklilik ve tek kavramlılık demektir) teslim olmayı öne çıkarırlar. "Ben" olmak da fenafillah'a ermek de Nirvana'ya ulaşmak da gerçek anlamda kimliklerin reddiyle mümkündür.

Kimlik reddi yasal olmadığı için ben henüz kimliklerimi reddedemiyorum. Anarşizm belki buna olanak sağlar... Wink
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2697

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 2:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Utarant'a

İyi ki yazmıyor.Yoksa!
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2697

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 2:35 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mahkeme kararıyla adıma ad eklenmişti.Çocukken.


Kimliğimdeki fotoğrafdaki ben değilim.Hiç benzemiyorum zaten.
Başa dön
tohum
Yazar


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 554

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 2:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

''Bütün herşey belli bir arazi parçasının etrafına insanın çitler çakması ile başladı''der RUSO...
Kırılma noktası orda başladı,izini antropolojik sosyolojik biyolojik felsefik mistik her açıdan sürebiliriz.bu iz sürme macerasında önümüze bizi kuşatan ne kadar kimlik varsa çıkacaktır,genel ve geniş derin ve uç entelektüel kapasitemiz buna izin verirmi bilmem ama sorun olarak süreceğine benziyor şimdilik.
Başa dön
asya
Yazar


Kayıt: Sep 20, 2005
Mesajlar: 192

MesajTarih: Cum Ksm 10, 2006 3:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben tüm kimlikleri reddediyorum bu yüzden ne nirvanaya ne de fenafillaha eremeyeceğim. Rabbinin biçtiği ilahi kimlik tanımlamasına uyduramıyorum ruhumu.
Bence red ile değil sahiplenişle başlar herşey.
Herşeyi bir şeyde birleştirmekle.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Felsefe Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Kimlik... guest-only Osmanlıca 0 Cum Oca 19, 2007 1:25 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke