Belkide en çok etrafında ( dağınıkta olsa ) dolaştığımız konudur Medya,bir kısmımız şu medyaya öfkeliyken bir kısmımız başka medyalardan haber taşır durmadan,onlara göre halkın sesleridirler bize göre gerçeğin üstünü örtbas edenler.bu minvalden yola çıkarak altaki soruları sormak onlara yanıtlar aramak yavan ve bayıcı da gelse yinede sormak istiyorum...
Medya halkın sesi, gözü, kulağı mıdır? Yoksa toplumdaki güçlü ve baskın grupların sesini duyuran, deyim yerinde ise onların borusunu çalan, bu güçlerin eli-kolu olarak faaliyet gösteren güdümlü araçlar mıdır? Halkın sesini siyasi elitlere ve karar verme sürecini kontrol altında bulunduran güçlere duyurma işlevini mi yerine getirir? Yoksa, toplumdaki etkin güçlerin vazgeçilmez ve çok güçlü silahları olarak, toplumun sosyal-ekonomik problemlerini maniple edip, geniş halk kitlelerinin ilgi, dikkat ve enerjilerini başka alanlara kanalize etme görevlerini mi icra ederler?
Hocam ben çözemedim bu medyayı.Seçicilik yaparak bana hitap eden ve bilgilendiren yazılı- görsel medyayı arıyorum, azda olsa buluyorum.ŞÜKRETMEK LAZIM.Bunlarda olmaya bilirdi
Bağımsız bir medya ( BAĞIMSIZ ) diyorum dikkat edin,ne ifade ediyor bizler için...? veya şöyle sorayım böyle bir talebimiz varmı..? yoksa nedenleri nelerdir..?
Böyle bir şey olabileceğine gerçekten inanabiliyor musunuz? Yani bir patronu, idarecisi olmayan bir medya; yazarlarının hiçbir ideoloji ya da dinle bağlantısının olmadığı bir medya...
Böyle bir şey imkansız, herkes bir tarafı tutar mutlaka; en azından bir gönül bağı, sempatisi vardır. Şunun ya da bunun medyasının kimler olduğu aşikar. Asıl bulunması gereken soru, BİZİM ne zaman bir medyamız olacak?
Elalemin basını soykırımları barış harekatı olarak gösteriyor, bizdekilerse...
Eğer öyle yazmışlarsa, kesin doğrudur. Demek yayın ilkelerine bakmamız yeterli, ne güzel. Diyarbakır olaylarıyla ilgili yazısını da okumuşsunuzdur öyleyse, ya da ermenistanda ki soykırım anıtında yapılan törenle ilgili olanı. Zorla dilini öğretme ve evrim teorisini ıspatlama yönündeki ısrarını zaten konuşmaya bile gerek yok.
Patikaları severim, ama insan yürüdüğü patikanın nereye varacağını merak ediyor.
BİA (İstanbul) - Bağımsız Medya Evreni ve Yaygın Dışı Medyanın Gelişme Olasılıkları panelinde konuşan Dünya Sosyal Forumu, İletişim Komisyonu ve IPS Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Roberto Savio, ticari ile yerel medya arasındaki sınırın giderek azaldığına dikkat çekerek, artık "alternatif medya" kelimesinin yeterli olmadığını, "bağımsız" sözcüğüne doğru bir ilerleme olduğunu belirtti.
İstanbul Uluslararası Bağımsız Medya Forumu'nun ilk günün (4 Kasım) ikinci panelinin başlığı "Bağımsız Medya Evreni ve Yaygın Dışı Medyanın Gelişme Olasılıkları"ydı.
Panelin kolaylaştırıcısı Savio, "İletişim ve bilgi dünyası nereye gidiyor?" sorusunun giderek daha sık sorulmaya başlandığını vurguladı; gazetecilikte pazarlamanın da ön plana çıktığını kaydetti.
Basında "Murdoch fenomeni"nin yaşandığını ifade eden Savio, ilk gazeteciliğe başladığı dönemlerde üç güne yayılan haberlerin süresinin giderek kısaldığını, muhabirlerin hızlı hareket etmeye zorlandığını vurguladı.
İletişimin sosyal ve iki taraflı bir süreç olduğuna işaret eden Savio, günümüzde dikey iletişimin ortaya çıktığını söyledi.
Gazeteleri okuyanların, televizyonu izleyenlerin geri bildiriminin giderek azaldığının altını çizen Savio, giderek iki tarafında üretime katıldığı "yatay iletişimin" yok olduğunu söyledi. Savio, "giderek gazetelerin tirajı düşüyor, bu sistem giderek bazı alanları kapatıyor" dedi.
Downing: Olayları olduğu gibi vermek yeterli değil
Panelin açılış konuşması yapan Southern Illinois Üniversitesi, Küresel Medya Araştırmaları Merkezi'nden Prof. Dr. John Downing, "demokrasi"den herkesin farklı bir şey anladığını, bu noktada, demokrasinin nasıl tanımlandığının önem taşıdığı kaydetti.
Otoriter bir devlete karşı güçlü bir demokrasi olması gerektiğine işaret eden Downing, otoriter devletin Türkiye'de "derin devlet" olarak nitelendiğini söyledi. "Kenan Evren gibilerin bu tür bir devleti tercih ettiği açık" diyen Downing, sosyal hareketlerin medya açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Örnek olarak Kolombiya Bogota'daki yerel bir kadın kooperatifinin gerçekleştirdiği televizyon çalışmasını gösterdi. Başlangıçta, kadınların "büyük medya karşısında küçük kalmaktan korktuğunu" söyleyen Downing, ilerleyen dönemlerde elde edilen sonuçların tatmin edici olduğunu kaydetti.
Medyada "büyük" kavramının tartışılmaya açılması gerektiğini ifade eden Downing, sosyal hareketleri anlatan, aktaran küçük deneyimlerin de çok önemli olduğunu vurguladı. Downing, "olayları sadece olgulara indirgersek, olayları olduğu gibi verirsek her şeyi değiştirebilecek miyiz?" sorusunu yöneltti.
"Hayal gücüne, duygulara hitap eden bir medya düşünmemiz lazım. Yalnızca gerçekler, olgular, gerçekler için değil" diyen Downing, bu medyanın günlük hayatın ayrıntılarını da aktarması gerektiğinin altını çizdi.
Sosyal hareket medyasında aktif olan insanların "ya şu ya bu" mantığını dayatmasının, radikallerin solcular ve aydınların profesyonellikten uzak durmasının çok kolay olduğunu belirten Downing "birbirimize taş atma lüksümüz yok" dedi.
Bağımsızlık ne demek?
Oturumun soru cevap bölümünde, Sevda Alankuş'un "bağımsız mı, alternatif mi, sosyal mi? Medyayı hangi kelimeyle tanımlamalıyız?" sorusu üzerine Downing, sosyal adalet ve değişim kavramlarının farklı anlamlar kazanabileceğini, ana akım medyanın da kendine "bağımsız" diyebildiğini söyledi. Yurttaş medyası kavramını öneren Downing, medyanın alttan organize edilmesiyle sosyal hareketin gücünü taşıdığını kaydetti.
Ertuğrul Kürkçü'yse, bağımsızlık kavramının neyi anlattığının önemli olduğunu söyledi; bunun temelde iktidardan/yürütme erkinden ve sermayeden bağımsızlık anlamına gelebileceğine işaret etti.
Kürkçü; "bağımsız medya dediğimiz zaman hem kavram netleşir, hem de uğruna mücadeleye değer bir hedefimiz olur" dedi.
Uzun ünvanlı arkadaş bu cümleyi gerçekten kullanmış mı acaba? Eğer kullanmışsa halt etmiş. Kenan Evren şöyle ya da böyle bir dönem bu ülkeyi idare etmiş bir insandır. Eli öpülecekse benim öpmem gerektiği gibi, asılacaksa da ben asarım.
Adı geçen arkadaş kendi ülkesini halletmişte bize akıl veriyor. Ne güzel. Bu tiplerin hayırseverliği gözlerimi yaşartıyor. Meğer ne kadar çok düşünüyorlarmış bizi, senelerce yanlış tanımış arkadaşları.
Tarih: Cmt Ksm 18, 2006 10:57 am Mesaj konusu: bağımsız???
bağımsız medya olmaz! bağımsız basın bile ol(a)maz ki bağımsız medya nasıl olsun!? yazılı basından farklı olarak medya görsel ve işitsel yayınları da içerir ki bu da maliyetli bir iş olduğunu gösterir. yüklü miktarda sermaye olmadan olmaz bu iş hocam! yığınlardan alınacak küçük aidatlar (mesela sol bir medya için işçilerden vs.) -sermayeden- bağımsız bir medya için tek yol gibi görülebilir. ancak o da olmuyor! diyesi, önemli olan bağım-lılık/sızlık değil, nasıl bir bağımlılığın söz konusu olduğudur.
tam bağımsız olan yalnız fanzin'lerdir. aman dikkat, onlar biraz arızadır..
amaaaan bana ne yau! muhabbet güzel dediler de geldim! nerde eğlence! q1q1q1q1
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız