Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 30 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Aşkın halleri...


Aşkın halleri...
Sayfa 1, 2  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Okur Adayları İçin
Yazar Mesaj
-katre-
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Aug 12, 2006
Mesajlar: 5

MesajTarih: Prş Eyl 14, 2006 10:35 pm    Mesaj konusu: Aşkın halleri... Alıntıyla Cevap Ver

...'Sessizlik sır saklamaz' diyor Uriah Heep bir şarkısında. Aşk yorgunu bir dostumla sohbet ediyoruz. Cep telefonu vızırdayıp duruyor. Sevdiğinden birbiri ardına, mermi gibi, hüzünlü mesajlar. Kaza okları yüreğine saplanan o kocaman adam, acı ve tereddüt içinde kıvranıyor. Aşk artık gürültücü. Artık aşkın gürültüsünden durulmuyor. Aşkı ruhunda dinlendiren sevgililer yok, ortalığı telaşa vermek, yakmak, yıkmak, kırmak istiyor aşk. Yok olurken yok etmek istiyor. Eskinin sessiz ve içli âşıkları nerede şimdi? Aşkını içinde bir ateş gibi gezdiren, 'yaktığımdan daha büyük ateşlerde yandım' diyen o mahzun sevgililer. Onları çıkardıkları sesten değil, ruhlarının üzerinde gezinen sessizlik hâlesinden tanıyabilirdik. Onlar içe çekilir, içe doğru derinleşir, varoluşun kemikleri yakan ıstırabıyla sarhoş olabilirlerdi.

Onlar bu sızıdan hiç uyanmak istemez, bir afyonkeşin mahmurluğuyla 'aşk derdiyle hoşem/el çek ilacımdan tabib' diyebilirlerdi. Onlar âşıkın asıl derdinin çileyle pişmek, çilede yanmak ve bu çileyle tamamlanmak olduğunu bilirlerdi. O yüzden erenler yüzyıllar boyu mum alevinde eriyen pervaneyi âşıka misal verdiler. Yanmazsan olmazsın. Ağlamaz isen, çöle düşmez isen, inlemez isen tamamlanmazsın. 'Mecnun olup çöle düşmeyeceksen/Ne Leylâyı çağır ne çölü incit' dedi bu toprakların bir türküsü. Çölü incitme! Onun uğruna cefa çekmeyi göze almıyorsan varlık vadisinde berduşluk etme. Ol ya da öl. Olmak için sefer etmen gerek, kendinden sefer etmekle başla işe, kendi evinden ayrıl ve yola koyul. Belki bir çölü aşman gerekecek, belki yedi vadiden geçeceksin, belki bir dağı delmen istenecek senden. Aşkın bir çabayla sınanacak önce. Ayrılıkla imtihan edileceksin. Ona âyan olan sana, sana âyan olan ona âyan olacak. Aranızdaki sessizlik sır tutmayacak. Eğer aşk 'sadâkatin kapısında köpeklerle birlikte beklemek'se bundan erinmeyeceksin. Ruhun onu beklemekle dem tutacak. Kendinden ölerek onda olacaksın. Sessizliğin sesiyle. Kuş sürülerini ürkütmeden. Rüzgârla, yağmurla, ırmak ve dağlarla konuşarak yalnızca. 'Ben rüzgârım sen ateş/Seni alevlendiren benim' diye gözyaşında yıkanarak. 'Sen uyuduğunda/ kapanan benim gözlerimdi' diyecek kadar o olacaksın. Aşkın olduracak, hem seni hem onu.

Günümüzün aşkları görünmek istiyor. Kıyıda köşede gizlenmek istemiyor, bilinmek, ilân edilmek, ses çıkarmak istiyor. Özlemek istemiyor âşık, hemen kavuşmak istiyor, chatleşmek, mesajlaşmak, cep telefonuyla onu hep kapsama alanında tutmak, hapsetmek, boğmak istiyor. Aşk, beklemeye tahammül etmiyor. Âşık sevmek değil sevilmek derdinde. Sevilsin, şu karanlık dünyada kendisine bir ışık dehlizi açılsın, bu dünyada sevilmeye değer olduğunu birisi kendisine söylesin istiyor. Yücelmek için yüceltiyor, sevilmek için seviyor. Istıraba tahammülü yok, yanmaya gelemiyor, varlığını alevde eriten bir pervane yerine kandile sitem okları yağdıran bir pervane olmayı yeğliyor. Gürültü yapıyor. 'Ne olur beni sev!' diye ulu orta bağırıyor, sessiz bir ağlayışla yapılmadığı için bu çağrı, masum bir yakarı olmadığı için ötelerden yankı bulmuyor.

Aşk artık sessizliğe katlanamıyor. Âşık sanıyor ki ne kadar ses olursa o kadar iyi anlaşacak, çıkardığı sese karşılık bir ses istiyor, iniltisine bir iniltiyle cevap verilsin istiyor. Oysa o cep telefonu her çaldığında sesler daha bir anlamsızlaşıyor. Hiçbir şey iletmeyen, bir çağrı, bir duygu taşımayan her konuşma insanı kendi zindanına daha da çok gömüyor. Fazladan sarf edilen her kelime, oluş çabasıyla sınanmamış her söz, sevgiliyi sırlar mağarasına daha çok çekilmeye mecbur ediyor. Fuzulî sözler aramıza sırlardan bir duvar örüyor. Aşkın işlevi eskilerde perdeleri yırtmak iken şimdilerde örtülere bürümek. Sevgiliden saklanmak ve kendinden saklanmak. Oysa âşığın feryadı susuşunda gizlidir. 'Ancak söylenemeyen aşk aşktır' diye yazmıştı Blake. O asırlar öncesinden seslenen Mevlâna'yı yankılar gibiydi : 'Dil, kelimeler pek çok şeyi açıklar ama aşk, üzerine kelimeler düşmediğinde daha berraktır'. İnsanların mezar taşlarından ve kitabelerden daha çok bildikleri vehmiyle durmadan konuştukları bir çağda, gökler susuyor. Ve aşk, günümüzde yaramaz bir çocuk gibi tepinip yaygara koparıyor. Modern dünya her türlü tasallut aletiyle suskun âşıkları bertaraf ediyor. SMS'ler, chat odaları, telefonlar insanın iç uzayını boş yer bırakmamacasına dolduruyor. Sessizlik bütün asaletiyle hayatımızın her cephesinden geri çekiliyor. Ruhumuzun kıyılarını döven ses dalgaları bize ne bir özlem duygusu ne de bir kavuşma heyecanı bırakıyor. Hız ve gürültü, sonunda aşkın yüzlerce yıllık anlamını da yutuyor. "

Doç.Dr.Kemal SAYAR
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2151
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Prş Eyl 14, 2006 10:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İdeali bulup yaşamak ne güzel! Sonra doğru şeyler yaptığını tekrar tekrar anlamak ne büyük mutluluk!
Başa dön
kilit
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Aug 13, 2006
Mesajlar: 20

MesajTarih: Cum Eyl 15, 2006 12:17 am    Mesaj konusu: Aşkın sorunu........... Alıntıyla Cevap Ver

Aşkın sorunu halleri değil bence,beklentileri.
Kafamızda kurduğumuz ,bir gün aşık olursak yaşamak istediğimiz şeylerin listesi o kadar uzun ki,aşk bunlara yenik düşüyor,yetişemiyor.Yaygarası da bundan olsa gerek.
Eskiye oranla değişme sebebi de bu çünkü önümüzde akan dünya ,çok daha hızlı herşey olacaksın diyor artık sosyal yaşam,kendimizi o kadar büyük bir yarışa sokuyoruz ki...durduğumuz da nerde olduğumuzu bile kavrayamıyoruz.
Aşkta elbette payına düşüne alıyor...
Zamanı yakalayamıyacağımızı anlamıyoruz bir türlü,tükenirken ,tüketiyoruz.
Hızlı yaşamalıyızya bir de duyguların çokta geçerli olmadığı bir zaman da,aşkta sesini yükseltmek istiyor bir yerde ,
Yoksa...
Yok olacak...
Başa dön
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Cum Eyl 15, 2006 4:20 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kişinin kendine ulaşmak için deneyebileceği yolların toplamı, aşkın hallerini oluşturur.
Başa dön
ASK-iPeRVaNe
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Aug 24, 2008
Mesajlar: 1

MesajTarih: Pzr Ağu 24, 2008 1:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Evet her şeyin bir anlamı var. Aşığın derdi de teslimiyet. Ötekini yücelterek, onunla özdeşleşip onun vasıtasıyla yücelerek kusurlarımızı örtmek istiyoruz. Aşığın tasası teslimiyetle faniliğin sınırlarını zorlamak. Kendi yalnızlık ve kısıtlamalarını fark eden aşık; anlam, kuvvet ve gayesini maşukuyla yekruh olmakta buluyor. Kendini aleve atan pervane misali. Olmak bilmektir. Daha da ilerisi var : Yanmak bilmektir.

Kemal SAYAR
Başa dön
nas
Yeni Üye


Kayıt: Jul 18, 2008
Mesajlar: 73

MesajTarih: Sal Ağu 26, 2008 9:17 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yalın hali güzel diğer hallerinden...
Başa dön
wayoflife
Yeni Üye


Kayıt: Aug 27, 2008
Mesajlar: 41
Nereden: Sal'dan

MesajTarih: Çrş Ağu 27, 2008 10:42 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Elimde olmayan hal.
Başa dön
wayoflife
Yeni Üye


Kayıt: Aug 27, 2008
Mesajlar: 41
Nereden: Sal'dan

MesajTarih: Çrş Ağu 27, 2008 6:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Elinde değil, sürmüşsün kendini peşine umarsızca ve kaygısız. Yüzüne asılı kalan o muhteşem tebessüm...
hali.
Başa dön
mavilale
Yazar


Kayıt: May 26, 2007
Mesajlar: 245
Nereden: Muğla/Yatağan

MesajTarih: Çrş Ağu 27, 2008 8:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sana uygun kaftan değil bu giydiğin diyeceklerini bile bile, meydan okuyarak hayata, meydan okuyarak kendine... Hep gülümseyerek el ele................................
Başa dön
sayha_kar
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Aug 31, 2008
Mesajlar: 3

MesajTarih: Pzr Ağu 31, 2008 1:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mutlu olduğun bir hali vardır aşkın. Huzurlu atar kalbin o hali hep kalsa.
Başa dön
wayoflife
Yeni Üye


Kayıt: Aug 27, 2008
Mesajlar: 41
Nereden: Sal'dan

MesajTarih: Pzr Ağu 31, 2008 7:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aşk; aşığın toprağıdır!
Başa dön
wayoflife
Yeni Üye


Kayıt: Aug 27, 2008
Mesajlar: 41
Nereden: Sal'dan

MesajTarih: Pzr Ağu 31, 2008 7:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

güneş besler-bazen yakar, su hayat verir, hava soluğunu güçlendirir, sürekli boy verir, filizlenir... Aşk aşığın toprağıdır.
Başa dön
zeytinagaci
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Mar 08, 2007
Mesajlar: 572
Nereden: kocaeli

MesajTarih: Pzr Ağu 31, 2008 9:16 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bebek!
Başa dön
kalem_kelime
Yazar


Kayıt: Oct 10, 2008
Mesajlar: 226

MesajTarih: Cum Ekm 10, 2008 7:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kor ve kör hali.
Başa dön
havadansudan
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Jun 11, 2008
Mesajlar: 2

MesajTarih: Cum Ekm 10, 2008 8:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

aşk mı? dokusu iç cebimizde bir ateş yığınağı. nefesi kesilmeyene gül dür sonu.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Okur Adayları İçin Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Erzurum'da Aşkın Şiiri 3maymun Kara Mizah 0 Prş Ağu 16, 2007 6:30 pm
Yeni mesaj yok divan,aşkın celladı Etna Yabancı Kitaplar 5 Pzr Eyl 25, 2005 8:01 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke