Ne yani Nihat Genç eleştirdi diye bahsi geçen isimleri bir kalemde silecek miyiz? Hayır. Gerek Necip Fazıl, gerekse Karakoç bizim yazınımızda yerinden sökülmeyecek birer kilometre taşıdır. Peki Nihat G. yanlış bir eleştiride mi bulundu? Bildiğim kadarıyla, hayır. Evet doğru "açlık" ile ilgili bir şiir bende anımsamıyorum. Peki "açlık" yeryüzünde önemsiz bir sorun mudur? Hayır. O halde neden Nihat G. eleştirisini yadırgıyoruz? Ya da hanginiz farketmiştiniz daha önce bu durumu? Ateş gibi çocuk maşallah. Bence iyi yapıyor.
İsmi geçen yazarlara göre daha genç bir yazar Nihat. Elbetteki onların gediklerini yakalayacak. Elbette ki o veya bir başkası o boşlukları dolduracak. Elbette ki geçmişi bir şekilde aşmanın yollarını arayacak ki yeniyi inşa edebilsin. Hem bu yeninin temellerinin nereye attıldığı da mühim.
Yalnız şunu söyleyebiliriz. Bahsi geçen şairlerin içinde yaşadıkları dönemde öncelikli sorunlar listesinde "açlık" acaba kaçıncı sıradaydı? Yine aynı yazar ve şairleri midesinden daha fazla etkileyen başka konular mı vardı gündemde?
Cahil birisini olarak haddimden fazla laf ettim.Susmak zamanı şimdi.
Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 495 Nereden: baktığınız yerden
Tarih: Prş Eyl 14, 2006 12:58 pm Mesaj konusu:
Ne Nihat Genç ne Sezai Karakoç ne Necip Fazıl... Hiçbiri ilmihal yazmıyor... üçü de birbirinden değerli... ama bunların cümlelerini bir ilmihal okur gibi okumamak lazım... Nihat Genç'in Sezai Karakoç'u, Sezai Karakoç'un Necip Fazıl'ı, bizim Nihat Genç'i... benim seni... senin beni... hulasa birbirimizi eleştirme hakkımız var... sorun nerede ki...
Nihat Genç'in islami bilgileri eksik... İslami konularda fazla da derinlere inmiyor zaten... Ama Sezai Karakoç ve Necip Fazıl'ı eleştirebilecek cümlelere, birikime, samimiyete ve onura sahip biri...
Hepsinin gönlümüzde yeri var... Bizim toprakların devasa ağaçları bunlar...
Nihat Genç'in neredeyse tamamına yakın kitaplarını okudum, televizyondan da takip ediyorum, daha önceden günlük gazetesinde de okurdum (Engin Ardıç'la kavga edip ayrılmadan önce)...
Benim kanaatim şu Herkesi kendi kategorisinde değerlendirmek gerekir... Herkesin eleştiri hakkı vardır... Yani ben Nihat Genç'i eleştirebilirim, Nihat Genç'te Sezai Karakoç'u... Aslında eleştirilen doğrudan insanların kendileri değil, fikirleri olmalıdır...
Ben Nihat Genç'in pek çok fikrine saygı duyarım... Ama yazdıklarını, dinlediklerimi tartarım...
Ne benim beğendiklerimi eleştiriyor diye kızarım, ne de benim düşündüklerimi söylüyor diye saygım artar..
O benim için bir yazardır sadece, düşündüklerini söyleyen, eleştiren, başka bir bakış açısı getiren...
Bu yüzden Sezai Karakoç'un veya Necip Fazıl'ın haksız eleştirildiğini düşünüyorsak, eleştirildiği konularda cevap vermeli veya eleştirinin lüzumsuzluğunu ifade etmeliyiz...
Bilmiyorum, doğru mu düşünüyorum?
Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 495 Nereden: baktığınız yerden
Tarih: Prş Eyl 14, 2006 1:26 pm Mesaj konusu:
Açlık hakkında üç cümle kuruldu diye açlık şiirlere taşınmış olmuyor..
Açlığı şiirlerine taşımadıkları doğru olabilir ama açlık gibi bir sorunlarının olmadığını söylemek biraz haksızlık ve iddialı bir yargı olur...
Şiirlerinde açlıktan bahsetmiyorlarsa bir şair olarak eleştirilirler... kimlikleri ise ortada... ve taşıdıkları kimliğin açlığa bakışı da ortada...
Ben burada Necip Fazıl ı,Sezai Karakoç u veya Nihat Genç i tartışacak değilim.
Ama biz şairleri ve yazarları anlamak için onlar gibi düşünmeliyiz(gerçi zor ama).Necip Fazıl ın açlık ile ilgili şiiri yokmuş diyor zat.Efendim var.Buyrun okuyon şiirlerini.Eğer orda açlık ilgili şiirlerini bulamasanız ben Üstatı yıllarca boşuna okumuşum:) ÜStat aç ama bizim düşündüğümüz gibi yemeğe aç değil.Bizler bugun hep yemeği düşündüğümüz için anlayamıyoz.Midemiz neredeyse 24 saat dolu olmasına rağmen açlığı düşünüyoruz.
Buyrun,Necip Fazıl ın diyet programı
Allah, Resûl aşkıyle yandım, bittim, kül oldum!..
Öyle zayıfladım ki, sonunda herkül oldum
Ve benim onun gibi düşünmem demek onun orda olmaması demek.Umarım bu sözü anlarsın.Ben yazarı Akşam gazetesindeki yazılarından daha sonra yazmış olduğu kitaplardan takip ettim.Ve bunların harmanlayıp empati kurdum.Siz farklı ben farklı kurmuş olabiliriz.Fakat Yazarın bazen böyle ses getirmek için yapmış olduğu demeçler var.Hepsine saygılıyız.
Herkesin eleştiri hakkı olduğu gibi, herkes de eleştirilebilir. Ancak; Her kim olursa olsun, eleştirdiği kişiyi açık veya dolaylı bir ifade ile küçümser veya küçük düşürme çabasına girer ise; Eleştirdiği kişi karşısında, peşinen mağlup olmuş demektir. Çünki, küçümseme; Eleştiride bulunan kişinin, o kişi karşısındaki acziyetinin ifadesidir.
Eleştiriye, mavi_dokuz'un bakış açısı ile bakmanın doğru olacağı düşüncesindeyim.
Tüm saatler GMT +2 Saat Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7Sonraki
1. sayfa (Toplam 7 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız