Tarih: Pts Eyl 11, 2006 1:34 am Mesaj konusu: Bir Erkek, Bir Kadın Ve Pazarlık
Onlar ilk değildi elbet;ilk pazarlık yapan çift.Kadın ve erkek söz konusu olunca ,pazarlık üçüncü bir şahsiyet gibi bir kanarda durur her an devreye girmesi gerekebilir ne de olsa.Kuzenimi bekliyordum Ulus ta bir cafe de.Onlar da, müstakbel çiftimiz benden bir kaç dakika sonra gelip oturdular,hemen yanımda ki masaya.Ben mi hayır insanlara kulak kabartan biri değilim zaten buna gerek yoktu ,çünkü epey yüksek sesle konuşuyorlardı.Konu örtünmek adam çok rahat bir tavırla bunu istiyordu,anladığım kadarıyla kadın da zaten kabul etmişti.Sorun,şekildi aslında konuşulan, ibadet gereği kapanmak isteği değil,şeklen adamın kadın üzerinde ki hükmünün ifadesi olacak ,yerlere kadar uzun o pardasüyü giymek istememesiydi kadının.Şeklin ,şekli tartışılıyordu.Baş örtüsü yeterli değil...Tabi ya gösteri tam olmalıydı bir de yere kadar uzun pardesü...
Ağız dalaşı bir süre daha devam etti,sonra sessizlik.Kadın tartıyor acaba çekip gitmeli mi?Ben bekliyorum ve düşünüyorum.Eğer kadın çekip giderse ,helal olsun der,peşine koşturup bir de alnından öperim.Bu durumu feminist gruplara da haber vermeli belki de...
Ama gitmedi ben de doğrusu yargılamadım ,otuzunlarında bir kadındı,evlilik için çok fazla vaktinin kalmadığını düşünüyordu belki de ve bundan önce denedikleri ve bundan sonra deneyecekleri çok farklı olmayacaktı büyük ihtimal.Bedeli en başından ödemek daha mı doğru acaba.
Zaten bir bedel varsa kadın bunu tek başına ödemeyecekti.Bir süre sonra kadın peki Hasan dedi.
Sen onu bırakta şu benim saat işi ne oldu,ayağıma giyecek hiç ayakkabım yok,kontorüm de kalmadı.
Hasan,istemeyi bildiği gibi,bedelini de ödeyeceğini o ana kadar anlamadıysa da, o dakka anlamış oldu ve her pekiyi duyduğunda bu kabulün onun önüne de kabule mecbur bir dolu şey getireceğini.
Çapraz yanlarında yaşlı bir çift oturuyordu,rahatsız olup kalktılar,adamın söylendiğini duydum eşine.
-Gel Allahını seversen benim bunlardan miydem bulandı,bu nasıl pazarlık.
Merak ettiğim tek şey neden evleneceği kadını böyle zorladığıydı sebeb ne olursa olsun ,her sevdiğimiz şeye kendi şeklimizi veya beklentilerimizi dayatmak zorundamıyız.Ve bir dolu kutsallığın ardına gizlenerek,karşımızda ki insana neler yapıyoruz öyle?
Bunu o yaşlı çift asla yapmadı bence,bu yüzden sağlam ve dik bu yeni evlenecek çiftin duyacağı şekil de söylenerek yer değiştirdiler.
Yargılamadım...Her ikisini de,sadece üzüldüm başamıyacaklardı giriştikleri işi.Evliliği daha başından bitmeyen bir pazarlığa döktükleri için,
Pazarlıkların en çirkinlerinden birisi olmuş.Ama bu durum var maalesef ülkemizde.Artık bu giyim-kuşama karışma,kısa giydin uzun giydin,neden başörtüsü takmıyorsun gibi hayatın küçük ayrıntılarına bile müdahele eden mihraklar bu gericilikten,amiyane tabirle insan olmaya karşı olan aymazlıklarından ne zaman vazgeçerler?Bilenler söylesin lütfen
Kabul ettiğimizde...Olduğu gibi,neyse öyle.Bize benzediğinde değil de ,kendi gibi kendince sevdiğinde.
Kabul ettiğimizde,isteklerimizi dayatmadan sadece sevgisine razı olup onunla mutlu olabildiğimizde...
Bu yazıyı kim yazmış?
Apaçık mukaddesat iftiracısı Ertuğrul Özkök mü, yahudi uşağı Engin ardıç mı? Yoksa daha eskilerden birileri mi?
Üniversitelerde "ikna" odaları kurulurken sesleri çıkmayanlar kafalarınca hikayeler uydurup sanki bu memlekette en çok ezilenler yine tesettürlüler değilmiş gibi afaki ve ancak bireysel olabilecek mevzuları onbinlerin yüzbinlerin canına okuyan kahredici ve faşist yasakların, ortaçağ ayrımcılığının önüne minare kılıfı gibi koyuyorlar.
Şükür ki Müslüman Türk milleti herşeyin farkında.
Allah sonumuzu hayretsin...
Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 128 Nereden: Ýstanbul
Tarih: Sal Eyl 12, 2006 10:04 pm Mesaj konusu:
Yukarıda konu edilen anlatıdaki mesaj ne?
Yani, siz sevgili kadınlar bu gerici masallarına ve kurallarına daha ne kadar tahammül edeceksiniz, mi?......
Bu konunun sağlıklı temeller üzerinde oturtulması için, aslında usanç verecek derecede çevresinde dönüp durulmalı. Çünkü kapalı, bulanık ve asla bağlayıcı olmayan bir durum söz konusu. Burada farkına varılması gereken gerçek şu; salt kendi düşüncesiyle ve isteğiyle ötekini ikna etmek mümkün değildir. Tebliğin açık seçik olması gerekir. Hikâyedeki adamın kadına neden örtünmesini istediğini vuzuha, açıklığa kavuşturamadığını görüyorum. Dinin emirleri sırf birisi istiyor diye yerine getirilmez. Bu, inançla ve imanla ilgilidir. Bu anlamda bir (ikna demeyeceğim) tebliğ metodu uygulanması gerekirken, bu ve benzeri emirleri akli ve nakli ilimlerle delilllendirmeden ve bilgilendirmeden tepeden inme şahsi şartlara bağlamak cehaletten başka bir şey değildir! Çinli bilge: "Eğer düşüncelerimi ihtiyar komşuma anlatamıyorsam, benim düşüncelerim yok demektir." şeklinde müthiş bir tesbitte bulunmuş. Şimdi, eğer İslam'ın yüce emir ve nehiylerini bir diğer kişiye bahsettiğim şekliyle izahtan aciz ise bir kişi, görüldüğü gibi olay hemen baskı ve zorbalığa dayandırılmakta...Ve bu da din düşmanlarınca anında suistimal edilmekte tabii...
Çok ince ve nazik bir konu bu, fakat uzatmadan söyleyebileceğim son şey güzel dinimizin pazarlıklarla veya zorlama ve baskılarla yaşanamayacağıdır. Her şeyden önce muhatap konumundaki insanın bilincinin aydınlatılması gerekir ki, ikrah yöntemi kullanılmadan Allah'ın nuru olan apaçık deliller cehalete alet edilmesin. Bu espriyi kavrayabilen herkesin bu gibi yanlış tutumlardan uzaklaşması son derece mühim. Yoksa olan insanoğluna oluyor; zihin kirliliği, yanlış bilgilenme, kırılması oldukça güç ön yargılar ve neticede Allah(c.c)'ın nurunu ağızla söndürme çabaları!...Yazık!
Tarih: Sal Eyl 12, 2006 10:13 pm Mesaj konusu: Amin...
Ben yazdım ve konusuda kadın,erkek ilişkileri veya çiftlerin birbirine dayatmaları diyebiliriz ama asla başörtüsü değil.
Yazıyı okumuşsunuz da anlamanız ne kadar sürer.
Tartıştıkları şey ,pardesüydü,zaten onu belirttim ve yazıda bir kere bile başörtüsü kelimesi geçmiyor, bu sonucu nasıl vardığınız herhalde size özel bir sır olsa gerek.
İkna odalarında neye ikna edildiğinizi bilemem.
Başörtüsünün ne demek olduğunu emin olun sizden daha iyi bilirim,hiçbir zaman bu konuda fikirlerimi de tartışmadım fakat size özellikle belirtmek isterim ki tercihtir.Kadın, dinini nasıl ne şekil yaşayacağına karar verirken bir de başını örtme kararı alırsa büyük ihtimal ya çantasına ya eteğine uygun olanı seçer.Bu kadar büyük manalar yüklemez. Cennetin anahtarı olarakta da görmez,cehennemden kurtuluş olarakta.Bir örtünün dini veya Allahı temsil ettiğni düşünmüyorum o zaman hepimiz bir başörtüsü takardık imanada gerek kalmazdı.
Bu ülkede birlikteyiz ne olduğumuzun önemi yok ama karşımızdakini anlamadan aklımıza geleni de söylemeyiz.Allah bizi önce sizin gibi ne denmek istendiğini tartmadan taaruza geçenlerden korusun diyeceğim.
Amin...
Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 128 Nereden: Ýstanbul
Tarih: Sal Eyl 12, 2006 10:36 pm Mesaj konusu:
Sayın kilit, din terminolojisi konusunda ciddi eksikleriniz olduğu apaçık görülmekte. Yoksa iman ile amel kavramlarının içeriklerine zıt görüşler ileri sürdüğünüzün farkında olurdunuz. Örtünün dini bir emir olduğuna iman/sızlık durumunun veya mucibince amel edip etmeme tercihinin kişiyi nerelere götürebileceğini bilmem idrak kabiliyetinde misiniz?
Üstelik olayı anlatışınızdaki ifadelendiriş biçiminize ve çelişkilerinize şaşmamak elde değil: Başörtüsü veya pardesü ya da herhangi bir tesettür şekli, ne fark eder ki?...Sonuçta konu edilen dini emir çerçevesindeki remzler her biri...Ve zaten siz bunların dini bir anlam taşıdığına da inanmadığınızı itirafta bulundunuz, öyle değil mi?...
Demek ki, haddi zatında sizinle tartışmayı veya bir takım şeyleri izah etmeyi gerektirecek bir durum da yok ortada...
İlim, ilim bilmektir...
[quote="kilit"]Ben yazdım ve konusuda kadın,erkek ilişkileri veya çiftlerin birbirine dayatmaları diyebiliriz ama asla başörtüsü değil.
Yazıyı okumuşsunuz da anlamanız ne kadar sürer.
,
İkna odalarındaneye ikna edildiğinizi bilemem.
Başörtüsünün ne demek olduğunu emin olun sizden daha iyi bilirim,hiçbir zaman bu konuda fikirlerimi de tartışmadım fakat size özellikle belirtmek isterim ki tercihtir.Kadın, dinini nasıl ne şekil yaşayacağına karar verirken bir de başını örtme kararı alırsa büyük ihtimal ya çantasına ya eteğine uygun olanı seçer.Bu kadar büyük manalar yüklemez. Cennetin anahtarı olarakta da görmez,cehennemden kurtuluş olarakta.Bir örtünün dini veya Allahı temsil ettiğni düşünmüyorum o zaman hepimiz bir başörtüsü takardık imanada gerek kalmazdı.
Bu ülkede birlikteyiz ne olduğumuzun önemi yok ama karşımızdakini anlamadan aklımıza geleni de söylemeyiz.Allah bizi önce sizin gibi ne denmek istendiğini tartmadan taaruza geçenlerden korusun diyeceğim.
Amin...[/quote]
Tarih: Sal Eyl 12, 2006 11:37 pm Mesaj konusu: Amin...
Yazıyı yazarken yaptığım hatayı düzeltmeye çalışmak daha büyük sıkıntı yarattı.(Başörtüsünü tartışan bir ima geçmiyor yazmak istemiştim)
Bu yannışlık için özür dilerim.
Ben bir insan ,diğerine bir şey dayattığında ne sebele olursa olsun hangi kutsallığın ardına gizlenmeye çalışılırsa çalışılsın hakkaten bir şaşkınlığa düşerim...
Bu forumda da bildiğinizden öte şaşkınlığım.
Ben ne yazdım ne anlatmaya çalıştım ve nasıl cevaplar geliyor..Yazının sonunda ne düşündüğümü zaten belirttim.Adam ,kadına neden başörtüyü dayatıyor veya pardesüyü diye bir yorum yok.Karşılıklı olarak süren bir pazarlık var.
Sorun dayatma insan ruhu ibadette de,sosyal yaşamın da yada her işinde diyelim özgürlüğü seçer,en azından ben ve kimse diğerine bir şey dayatmamalı.
Böyle düşünmüyorsanız onu belirtin.Konu dini bir tartışmaya gitti,anladığım kadarıyla bunu siz herkezden iyi biliyorsunuz.
İnsanların olayları gözlemleyip yorumlaması biraz da durduğu yer ile ilintilidir. Yukarıdan, sağdan,soldan ve aşağıdan baktığınız zaman manzara hep değişik olur.
Ayrıca olayı gözleyen kişi de önemlidir. Tezgahta gördüğüm bir gömleğe benim bakışım başka, tezgahtarın bakışı başka, atölyedeki bir işcinin bakışı başka, o gömleğin üretildiği atölyenin sahibinin bakışı başka başkadır.
Şimdi ben kalkıp desem ki "helal olsun o adama!" diye korkarım kıyamet kopar, demiyorum o yüzden
sevgili kilit;
gayet güzel bir şeye tanık olmuş, ve bize aktarmışsın. Gördüğüm kadarıyla yazlıklarından yanlış anlamlar çıkaranlar da olmuş. İnsan tercihlerini eleştiri konusu yapmıyoruz, inasan davranışlarını eleştiri konusu yapmak en mantıklısı. Bir kadının imanına baş örtüsüne veya paltosuna vs. lafımız olmamalı. Benim yazdıklarımdan da yanlış şeyler çıkmasın diye biraz açayım. Kilit'in tanık olduğu olay hepimizin üzülebileceği bir konu aslında. Neden pazarlık ediyorsun? Bir mal mı alıyorsun? Kadın için söylüyorum: Kontör almak için mi evleniyorsun? Niye evliliği bu kadar hakir görüyorsun. Sana acıyorum... Ama asla yargılamıyorum. Bu senin tercihin, başörtüsü taktığın, uzun paltolar giydiğin gibi.
Kayıt: Jun 01, 2005 Mesajlar: 74 Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!
Tarih: Çrş Eyl 13, 2006 4:02 pm Mesaj konusu:
merhabalar.kilit bize aktardığın hikaye etrafımızda dönen binlercesinden sadece biri ve senin gibi insanlar bu konuları gündemden düşürürlerse tamamen rutin bir hal alacak ve alışılmış bir durum olacak.öncelike tebrik ve teşekkür diyorum bize örnek teşkil edebilecek bir olayı paylaştığın için ve senin yerinde olup da bu iki saçma insanı görmediğim,bu mide bulandırıcı olaya şahit olmadığım için şanslı sayıyorum kendimi.Yalnız şunu belirtmeliyim ki ben bu pazarlıkta dini inançlara dair zerre kadar pay çıkarmadım.Kanaatimce başından sonuna karakterleriyle birlikte her ayrıntısı iğrenç olan bu olayın tertemiz tek tarafı olayın dini boyutudur.
[quote="reinaldo"]Pazarlıkların en çirkinlerinden birisi olmuş.Ama bu durum var maalesef ülkemizde.Artık bu giyim-kuşama karışma,kısa giydin uzun giydin,neden başörtüsü takmıyorsun gibi hayatın küçük ayrıntılarına bile müdahele eden mihraklar bu gericilikten,amiyane tabirle insan olmaya karşı olan aymazlıklarından ne zaman vazgeçerler?Bilenler söylesin lütfen[/quote]
Ne yazık ki reinaldo olayın hala farklı boyutlarında.Kapanmak hayatın küçük bir ayrıntısı değil,kapanacağı zaman dini vaziflerinden biri olduğuna inandığı bu eylemi gerçekleştirdiğini düşünen insanlar için hayat tarzıdır.Kesinlikle küçük bir ayrıntı değildir.Diğer bir konu da neden kapanmak insanlar gericiliğin simgesidir,veya kapanmak neden insan olmaya karşı olan akılsılıklardan biridir.Böyle bir hakaret hakkını nasıl bulur bir insan kendinde.Eğer kapanmak insan olmaya engellse ki bu deyimi yukarda görebilirsiniz o zaman hali hazırda kapalı olan insanlar yaratılmışların içinde hangi sınıftadır.Kapalı bir kıza evlenmek için açılmasını şart koşan,yani yukardaki örneğin tamamen tersini isteyen bir erkek,bu kapalı kızı medeniyete veya insanlığa davet mi etmiş olacaktır... Yoksa bu gericilik lafının sebebi,kıyafetin dini boyutlarından değilde gerçekten tarih olarak eski zamanlarda giyilmesinden mi kanaklanıyor öyleyse boşuna günahınızı almıyım)Ama son dediğimi kastediyorsanız tüm modacılara da gerici demeniz gerektmekte maalesef.Bu sabah haberlerde Cengiz ABAZOĞLU konuşuyor ve diyor ki 80 lerin vatkalı omuzlar geri gelecek,hatta leopar kürklerde tekrar moda oluyor."Aman Tanrı'm gericlik bu!!!")Reinaldo ben de bunu merak ediyorum işte ne zaman vazgeçeceksin her türbanlıya gerici demkten.Biliyorsan söyle Allah aşkına.Bu olay sadece bir insanın başka bir insana isteiği gibi olması için yapılmış bir baskı ve karşısındakininde bu olayı kabul etmesi için bedelleri sıralamasından başka bir şey değil.Din burda her yerde olduğu gibi gene tertemizdir...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız