Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 26 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Her Anne Faşisttir


Her Anne Faşisttir

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Okur Adayları İçin
Yazar Mesaj
AyEsHa
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1090

MesajTarih: Çrş Ağu 16, 2006 12:05 am    Mesaj konusu: Her Anne Faşisttir Alıntıyla Cevap Ver

İnsanı kim yoldan çıkarır? Tabii ki kötü arkadaş! Peki nasıl bir şeydir bu kötü arkadaş, neye benzer, ne yer, ne içer? Benim bazı tahminlerim var bu konuda. Sanıyorum korku filmlerinden fırlamış zombi gibi bir şeydir bu kötü arkadaşlar. Acayiptirler. Düşünsenize, adam hem arkadaş, hem de kötü. Allah düşmanımın başına vermesin! Seni içkiye, uyuşturucuya, sekse, kavgaya, gürültüye, hatta cinayete alıştırmak üzere görevlendirilmiş bir çeşit tuhaf yaratık. Zaten kötü arkadaşın bütün amacı başkalarına arkadaş kisvesi altında yanaşıp onları kötülüğe sevk etmektir. İş edinmişlerdir bunu.

Bu ne ya? Pamuk prensese zehirli elma yediren cadı masalının çok mu etkisinde kalmış bizim yöneticilerimiz, medyamız, özellikle de ana babalarımız? Yoksa bir şeylerin etkisinde kalmamışlar da, kendi kötülüklerinin üstünü örtmek için hayali arkadaş mı uyduruyorlar?

Kötü arkadaş lafı, kendini bilmez büyükler tarafından zart diye hayatımızın ortasına oturtulmuş bir kavram. Yalan, hatta yapyalan, tamamen uydurma bir kavram. Bana arkadaşını göster sana kim olduğunu söyleyeyim şeklindeki deyimi de anmak gerekiyor konunun burasında. Hatta anmak değil, hafiften bozmak gerekiyor. Bana ananı babanı göster sana kim olduğunu söyleyeyim diyorum mesela ben. Hem de herkesin önünde, açık açık diyorum. Hatta bana müdürünü göster sana kim olduğunun söyleyeyim, bana başbakanını göster sana kim olduğunu söyleyeyim… diye uzatırım istersem. Uzatmakla kalmaz, pat diye kim olduğunuzu da söyleyiveririm yüzünüze!

Geçenlerde fazla dozdan ölen genç ve güzel bir kız yüzünden ortalık yine karıştı. Televizyonlar, gazeteler hemen bu makbul konunun üstüne atlayıp aileleri pilli fenerlerle kötü arkadaş arama turlarına davet ettiler. Bu arada, yukarıdaki genç ve güzel lafını özellikle kullandığımı da belirtmeden geçemeyeceğim. Yaşadığımız çağda ölüler değil, ölülerin fotoğrafları önemlidir. Yaşlı ve çirkin adamlar uyuşturucu kullanmıyor mu, ölmüyorlar mı sokak aralarında? Ya da alkolden karaciğeri infilak eden bet suratlı kimse yok mu bu memlekette? Niye haber olmuyor bunlar? Niye o çirkin portrelerini çarşaf çarşaf görmüyoruz gazetelerde? Evet, onlar öldükleriyle kalıyor. Kimse çıkıp da bu elemanların kötü arkadaşları var mıydı, hadi onları avlayalım demiyor…

Allahaşkına, hiç sokakta kötü arkadaş gördünüz mü? Mesela bakkalın yanındaki sokağa sapıyorsun, o da ne… Aniden bir kötü arkadaş çıkıyor karşına… Yüzünden kötülük akıyor, gözlerinden fenalık fışkırıyor… Ayaküstü bıçak sallama sanatının inceliklerini, falçatanın keskin ucunun saplanma açısını öğretiyor sana, bu arada cebinden çıkardığı bir avuç ne idüğü belirsiz hapı dolduruyor ağzına…

Kötü arkadaş diye bir şey yoktur. Yanlış av peşindesiniz efendiler. Silkelenin de yüzünüze bakın aynada… Kötü olan, çekirdek aile zırvalığının neferleri olarak ortalığa salınmış ana babalardır. Her anne faşisttir bir kere. Çocuğunun kendi anlayışının dışında bir kişilik geliştirmesine, açıkçası ayrı bir birey olmasına hiçbir anne izin vermez. Aslında elinde değildir bu. Sistem, çocuğunu robotlaştırmak üzere görevlendirmiştir anneyi. Anne, hayatta bir insanın karşılaştığı ilk baskı unsuru, ilk politik travmadır.

Babayı saymıyorum bile. Eve ekmek getirmek ve o ekmeğin boğazınızda kalmasını sağlamak için görevli dış kapı tokmağıdır baba. Töreler gereği sizi sevmez. Okşamaz. Kucağına alıp pışpışlamaz. Disiplin bozulmasın diye sert takılır. İhtiyaçlarını karşılamakla görevlidir ve ha bire harçlık verir. Biraz büyüdüğünde asilik yapıp babana karşı çıkma cüretini gösterebilirsen eğer, “Ne diyorsun ulan, neyin eksik… Her istediğini almadım mı…” diye gürler. Bir çocuğun ayakkabı parasına, kaşarlı tosta ve uzaktan kumandalı arabaya asla ihtiyacı olmadığını, içten bir gülümsemenin, yapay olmayan bir sevginin bunların açığını bir anda kapatacağını anlayamaz baba. Anlasa, baba denmezdi zaten ona.

Kötü arkadaş, geleneksel aile yapısının baskısından ya da geleneğe uyamayan aile yapısının dağılmışlığından (aynı şey ikisi de) dolayı kendini sokaklara atıp sersem sepelek çıkış yolu arayan iki çocuğun, bir diğerine göre durumudur. Her ikisi de diğerinin kötü arkadaşıdır. Aslında ikisi de iyidir. Peki anneleri, babaları için aynı şeyi söyleyebilir miyiz?

Kötü arkadaş, ya da kötü arkadaşa uyduğu iddia edilen öbür arkadaş, her ikisi de bir kurumun ve o kurumun çürüttüğü bir adet erkekle bir adet kadının kurbanlarıdır sadece.



Altay Öktem
Başa dön
samilmurat
Yeni Üye


Kayıt: Jun 29, 2006
Mesajlar: 42

MesajTarih: Çrş Ağu 16, 2006 2:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Şimdi her anne, baba çocuğunu korumak ve kollamak istiyor. Yani onların açısından bakarsak da haksız sayılmazlar. Ancak bazen sınırı geçiyorlar. Farkında olmuyorlar ancak belki de evlatlarına yapılabilecek en büyük tehlikeyi yapmış olabiliyorlar. Velhasıl annelik yeryüzündeki en zor şey. Bu yüzden de en değerli şey.
Başa dön
cazmanya
Yeni Üye


Kayıt: Jun 01, 2005
Mesajlar: 74
Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!

MesajTarih: Prş Ağu 17, 2006 7:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili Ayesha; yazıyı okurken ilk önce senin yazdığını düşünerek baya bi bozuldum sonunda ise Altay ÖKTEM'i görünce anladım ki bu yazı bir alıntıdır.Ama Altay ÖKTEM'de kimdir.Bazılarının "ıgghhh gerzek daha Altay ÖKMEN'i tanımıyor" dediğini duyabiliyorum ama eminim o da beni tanımıyordur: Very Happy Her neyse araştırıyım bi dedim,kim bu dedim ve inernet sayfasıyla karşılaştım.Ama tepedeki yazan cümle ilk bakışta nasıl birisi olduğunu analtıyordu bana.Sakın kırılma sana veya senin sevdiğin bir yazara değil sözlerim sadece internette okuduğum bir adam hakkında konuşuyorum.Tekrar papaz olmak istemem senle...Her neyse cümle şu:"Hiç kimseyi özlemeyecek kadar sevmiyorum kendimi!".Zihnimi zorladım defalarca sesli olarak tekrarladım cümleyi ama sonu hep bir anlamsızlık...Sonunda dimağım güçsüz düştü.Evet anlayamadım :?Bu tür yazılardan hoşlanmıyorum hiç,tamam Orhan KEMAL gibi düpdüz yazmaya da gerek yok.Biraz süslensin tabii yazılar ama anlaşılmaz ya da çok zor anlaşılan olmasın.Zaten Nietzche'den bıkımışız bu konuda bir de şu çağda bunlarla uğraşmak yorar beni.Kitap isimlerine baktım genelde bu tür tezat başlıklar."Eski Bir Çocuk,Sukuşu,Beni Yanlış Öptüler Aslında(gerçi bu hoş)" türünden cümleler.Yeni moda,yeni kafa bir yazar olduğu anlaşılıyor.Kitaplarını okumadım zaten dedim ya yeni duydum ismini eğer güzel dersen okurum da.Ama soğudum bu isimlerden,zamanında Mina URGAN'dan kitabının önsözündeki ilk cümleden soğuduğum gibi Very Happy Yanlış yapıyorum biliyorum okumalıyım ama ilk defa böyle bir şey yapmışımdır o kadınla beraber.Her neyse Altay ÖKTEM'i okumuşum aslında bu yazıyla ve yazıyı hiç beğenmedim.Bir tek kısmı kaydadeğerdi benim için o da şu çirkinlerin ölümleriin gazetelerde yer almaması olayı.O da yer alsa zaten 2. sayfa haberleri 45-50 sayfayı bulurdu herhalde.Yalnız yazıda kitapların başlığındaki gibi bir tezat mevcut ve yazının neden bahsettiği anlaşılmıyor.Yani tam anlaşılacakken(ki öyle devam etse de zaten katılmıyordum) birden araya anneleri babaları sokmuş ve olayı arapsaçına döndürmüş.Her "anne faşistmiş de babalar çocuklarını sevmezmiş de getirdiği ekmekleri kursağımızda bırakan bir kapı tokmağıymış da" yuhh be adam 1964 yılında doğmuşsan babandan anandan bunları görmüşsen şimdiki anaları babaları da mı görmezsin.Değişmedi mi artık kültür,ahlak örfler adetler çok çok büyük ölçüde.Zaten benim annem hiç faşist olmadı babamda beni dizlerinden indirmedi.Bunlara da katılmıyorum.Ama asıl çelişen nokta da şudur bence;"bana aileni söle sana kim olduğunu söyleyeyim" demiş ya,yani anan baban kötüyse sen de kötüsün demeye getirirken,bir yandan da her annenin faşit olduğunu,çocuğunun kendisinden başka bir kişiliğe sahip olmaması gerektiğini düşüdüğünü ve bunun için çabaladığını söylüyor.Peki faşist olmayan anne yok mudur.Her çocuğun kakakterini anne baba mı belirler.Ne kadar eğitim verilse de bazı fakir veya orta direk ailelerin çocukları zengin arkadaşlaının hayatlarına imrenemez mi ve imrenme neticesinde onlar gibi yaşamaya çalışmaz mı onlarla gezip tozmaz mı?Şimdi orta direk ailemizin çocuğunun gezdiği zengin ailelerin çocklarının aile yapısına bakalım derim.Eğer anne kumar partilerinde baba iş güç derdinde,şirket peşinde aileden bi haberse ve bu çocuklar yalnızlığa itilip ceplerinde avunmaları için verilen bi tomar parayla uyuşuturuya alışmışsa,en pahalı fahişelerle birlikte olma hakkını kendinde görmüşse,erken yaşta alkole abanıp sigarayı çerez gibi tüketiyorsa suç faşist annede midir.Yani anne mi bu çocuğu bu hale getirmiştir.Bana anneni söyle sana kim olduğunu söyleyeyim çocuğum.Annem ünlü fabrikatör bilmem neyin karısı,babam da o fabrikatördür zati.E o zaman sen şerefsizin teksindir onlar çoook pislik insanlar.Hayır ben ne annemi ne babamı görürüm ben onlarsız bugünlerime,bu pislik hallerime geldim.Arkadaşın kim peki.O orta direk bir ailenin çocuğu babası bilmem nerde memur.Şu kadar maaş alır anası ev hanımı.Hımmm tanımıyorum babasını ama memur adamın çocuğu genelde iyi olur.Hayır o da benim gibi uyuşturucu kullanıp sex yapıyor bu yaşında.Hem de bunları benle beraber yapabilmek için çalıp çırpıyor.Vay seni kerata ben de ananı babanı adam sanmışttım.Seninkiler de işe yaramzmış."Haydaaaa eee ilgilensen de batakta çocuk ilgilenmesen de.Güzel yetiştirmeye çalışsan da demek ki başka hayatlara özenerek kötülüğe sapabiliyor.Off karıştı her şey di mi?Ama zaten karışık.Altay ÖKTEM bu karşılığı çok basitleştirmiş ve analar faşisttir,çocuk anası yüzünden kötüdür(ki anaların iyiliğinden hiç bahsetmemiş,çünkü o aykırı bir yazardır),baba evle ilgisizdir,kazandıklarıyla seni besler sonra yüzüne vurur."Neyini eksik ettik len eşş...su"der.Ama her iyi anne babanın çocuğu mutlaka çok iyidir.Böyle saçmalık olmaz.Her olayın gelişmesini etkileyen bir çok sebep olabilir ki genelde de böledir.Hatta şartlar farkılık gösterirken,olaylar aynı sonuçlanabilir,ya da şartlar aynıyken olaylar farklı sonuçlanabilir.Böyle bir konuda bu kadar kesin yorumlar yapılamaz.Kötü arkadaş her zaman vardır.Benim de oldu,senin de oldu,kızın da oldu erkeğin de oldu.O kötü arkadaş neden kötüdür bilinmez ama bir kere kötü olduktan sonra etrafındakileri çok kolay zehirleyebilir.Ana baba yalvarır etme eyleme oğlum diye,o anasına da bir tane vurur babasına da vurur çeker gider.O çocuğun arkasından gitmek yerine Altay ÖKTEM diyor ki "gidin anasını babasını bi de siz dövün bu çocuğun hali ne böyle,nasıl yetiştirdiniz diye".Birey demişiz adına bir kere şahıs,kişilik,karakterdir bunlar ana baba kötü eğitim verip çocuk iyi olabilir,ana baba iyi eğitim verip çocuk kötü olabilir,bunun çözümünü psikologlar,sosyologlar bulamamışken böyle saçmalar canımı sıkıyor işte.Altay ÖKTEM'i sevmedim Ayesha ama netteki denemelrini okuyacağım bir ara,eminim beğendiğim tarafları da çıkacaktır.Yalnız sana ve senin gibi davrananlara teşekkür etmeliyim ki değişik düşünceleri barındıran insanlardan haberdar olmamızı sağlıyorsunuz.Genelde alıntıları pek sevmez insanlar aciz olduğunu düşünürler alıntı yapanların aksine paylaşımıdır bu.Ben sevmem ama belki senin sayen de başka biri sevebilir bu adamı ve kazandırırsın O'na.Her neyse konu sapıtmaya başladı.Böyleyken böyle işte...
Başa dön
AyEsHa
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1090

MesajTarih: Prş Ağu 17, 2006 8:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili Cazmanya;

Eski bir arkadaşım bana bir gün bir şey söyledi. Onu paylaşmak istiyorum. "Bir cümlen olsun" dedi. "Asla anlamayacağın bir cümle." Onun bir cümlesi varmış, ve anlamlar yükleyip dururmuş. Çok ilginç gelmişti. Evet ben de anlamıyorum bahsettiğin cümleyi. Anlaşılacak bir şey değil gerçekten... İnsanın kafası karışıyor sanki!

O da senin cümlen olsun Cazmanya; asla anlama... Ama istediğin şekle getirirsin cümleyi Wink

Altay Öktem'e gelince, her yazısını olmamak kaydyla genelde beğenerek okurum. Penguen'de yazıyor. Tuhaf cümleler kuruyor, olmadık yerlerden konuları birbirine bağlıyor. Hoşuma gidiyor.

Bu yazısını çok beğenmedim ama bu yazının üzerinde çok düşündüm. Kötü arkadaş... Hayata yolumuzu çizen bir şey kimi zaman. Kötü arkadaşı biz seçmiyoruz o geliyor bizi seçiyor. Bu ilgimi çekmişti en çok.

Başka yazısını okudun mu Altay Öktem'in?
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Prş Ağu 17, 2006 8:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kötü arkadaş metnin içindeki tek konu değil.Anneler neden faşist tepkiler,baskılar geliştirirler genellikle?Eğitim vermek adına mı yoksa amaçlı amaçsız kontrol etmek için mi?Çok sevdikleri evlatlarını neden kafalarındaki şablona yerleştirmek için uğraşırlar?Neden törpülerler onları?Farklı olan yönlerini ve olmak istedikleri hayallerini,yaramazlıklarını neden neden hiç beraber yaşamazlar?

Demokrat olmak onlara çok mu acı vermiştir yoksa?
Başa dön
cazmanya
Yeni Üye


Kayıt: Jun 01, 2005
Mesajlar: 74
Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!

MesajTarih: Prş Ağu 17, 2006 8:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ya nerden çıktı bu anneler faşist demek anlayamıyorum.Hep anneler minnet duyulmaz mıydı düne kadar nedir bu annelere olan tepkiler.Anne baba yönlendirmeyecek eğitmeyecek te ne olacak çocuklar.Her hayallerini nasılm paylaşsınlar."pikaçuyu seçtim anne atlayacam 7. kattan" diye basbas bağıran çocuğun hayllerine mi katılsın anneler."Gel yavrum uçalım ben de balbazarı seçtiydim zaten".E tabi ki önce uyaracak çocuk anlamazsa sert çıkacak.Gelelim 15 yaşındaki delikanlının geceleri dışarılara çıkma isteklerine"git gez yavrum,hakkındır,secgi kelebekleri omuzndan eksik olmasın yavrum" mu dessin adamcağız kadıncağız.Tabii ki "otur otuduğun yerde diyecek başedemeyince.Çıkması çok mu mantıklı.Gelelim ünüversitedekine "ben artık büyüdüm tek başıma eve çıkacam,şuralara çalışmaya gide4ceğim,şurda şunu yapacağım,araba alacağım zart zurt" e al yavrum biz faşist değiliz,kredi kartından da harca bol bol hatta okul bitmeden evlen ben çekerim cefanı iş de bulma okulu da bitirme.E diyeceksiniz ki bana bunlar zaten karşı çıkılmöası gerken şeyler biz bunlara demiyoruz faşistlik diye başka şeyler var.E neler onlar söyle fadim Allah aşkına.Nerde faşistlik yaparlar.Elbette müdahale etmeyi abarrtıkları konular var ama birey olgunlaşmışsa ve savunduğu olayın mantığı varsa büyük ölçüğde kabul ettirebilir,çok çok da hayati bir mesele değilse ve hala kabul ettiremiyorsa on u da analık babalık hakkı sayıp sineye çekiversin bi zahmet.Ana baba ipe sapa gelmz insanlarsa da terketsin kendi bildiğini yapsın ama onlar onu terketmdenm o terketmesin onları.Ve ipe sapa gelmez ana baba çok zor bulunur eminb olun.Şimdi fadim gözlerini kapat ve Allah nasip eder de sana bağışlarsa çocuk ve ya çocuklar,yavruların tavırlarını hayal et."anne-baba artık 18ime geldim mantıklı olgun bir kızım Tanay'ı seviyorum ve onunla evlenmeyi düşünüyoruz.Bu yaz birlikte tatile çıkacağız.Ön balayı gibi yanii" Hönnkkk.ne diyorsun yavrum.Aman anne sen de benim hayllerimi paylaş artık biraz yaaaa.Tamam kızım paylaşayım mı dersin.
Yoksa bu yaşta aşklar nisan yağmuru gibidir.acele etmeyin mi dersin.Hani ben değişir dedikçe değişmemeli dediğiniz örf ve adetleriniz nerlerde yahu.Hepiniz anlaştınız mı ben ne dersem terisni mi savunacaksınız Very Happy Anne'ye faşist sözünü nasıl yakıştırsınız faşistin anlamı nedir bilmez misiniz.Diktatör deseniz bi nebze diyeceğim ama faşist nedir yaa.Eğitim aile de başlar haklısınız,evet her anne kendi yavrusunu kendi bildiği doğrulara göre eğitmek yetiştirmek ister onda da haklısınız ama emin olun çok az aile çocuğunu yanlış yetiştirir.Her kötülük bireyin kendi karaketrinin zayıflığıyla o kötülüklere direnciyle alakalıdır.Hepsi demiyim bir çoğu diyim.Ama iyi olan bireyin %1 ini bile bulmayan oranlarda kötüdür ana babası.Bana göre çok yanlış yoldasın fadim ama dediğim gibi bana göre...Anne baba olmadan da bunları tam olarak anlayabileceğimizi sanmıyorum...
Başa dön
cazmanya
Yeni Üye


Kayıt: Jun 01, 2005
Mesajlar: 74
Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!

MesajTarih: Prş Ağu 17, 2006 8:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yok daha okumadım ama sayfasında denemelerini yayınlamış.onalrı okumayı düşünüyorum.ama ben yanlış mı anladım acaba okuduğumu sen diyorsun ki yanlış arkadaşın bizi bulduğunu anladım ama ben Altay ÖKTEM'in yanlış arkadaş diye bişey yoktur dediğini anladım.Tmam bir yere kadar mantıklı yazısı hani her şeyi yanlış arkadaşa bulşmamak lazım anne baba olayı da var ama bu adam diyor ki yanlış arkadaş yoktur ve her anne faşisttir her baba kapğı tokmağıdır.buna sinirlendim.hoşlanmıyorum bu adamlardan.büük konuş muyum ama bir yazsını okurum ve çok beğernirim diğer tüm yazılarından veya kendin nefret de etsem o yazının hatırına överim.Alakasız,durup dururken geldi övmek diyince.kaç gündür Vedat TÜRKALİ'nin "mavi karnlık" ını düşünüyorum.ne kitaptı bee.Öyle bir anlatmış ki inan bana tüm olaylar önümde yaşandı ve sanki hepsi gerçekmiş de şu an o adamlar,o karakterle napıyr ne işle uğraşıyorlar bodrumdalar mı hala diye düşünesim geliyor Very Happy kitap bu işte yaaaa Very Happy bak gene çok alaksız kapattım konuyu hastayım sanırım ben daldan dala atlama hastalığı ama bu kitab ı tavsiye etmek istedim sana.tek kelimeyle muhteşem Very Happy
Başa dön
AyEsHa
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1090

MesajTarih: Prş Ağu 17, 2006 9:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Cazmanya gidişin olaylıydı hakkını verdin gelişin de olaylı olsun takdire şayan Very Happy

Ve bence sen genel olarak başlığa takılmışsın içerik kenarda kalmış şu anda Razz
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Prş Ağu 17, 2006 9:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hislerime tercüman olmuşsunuz Sn.Cazmanya.Vallahi! Teşekkürler.

Ben de biri yazsın diyordum.Ohh be faşist değilmişim! Laughing
Başa dön
AyEsHa
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1090

MesajTarih: Prş Ağu 17, 2006 9:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Cazmanya bak istersen;


http://www.karakutu.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=3856
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Okur Adayları İçin Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Sözümü kes anne Yagmurca Şiirleriniz 8 Pzr Eyl 14, 2008 8:42 pm
Yeni mesaj yok Anne yasemin111 Genel 9 Cmt May 10, 2008 1:26 pm
Yeni mesaj yok Anne bak! peruza Saçmalama Bölümü 53 Çrş Ağu 23, 2006 5:32 pm
Yeni mesaj yok Anne yemekleri fadim Sosyoloji 13 Çrş Tem 05, 2006 3:35 pm
Yeni mesaj yok Her anne neden mükemmeldir? arkasokak Psikoloji 21 Prş Eyl 29, 2005 5:34 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke