Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 30 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Medyada Taciz


Medyada Taciz
Sayfa 1, 2, 3, 4  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sosyoloji
Yazar Mesaj
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2151
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Çrş Ağu 09, 2006 8:57 pm    Mesaj konusu: Medyada Taciz Alıntıyla Cevap Ver

MEDYADAKİ TACİZ KONUŞULAMIYOR!!!


Kadın gazeteciler medyadaki tacizi, kendilerinden ve çevrelerinden örneklerle tartışıyor. Tacizle başa çıkılabilir mi, şikayet edilebilir mi?
Medyadaki taciz haber olabilir mi?


Kadın gazeteciler Şükran Soner, Eylem Düzyol, Emine Algan, Ayça Özyiğit, Selen Topçan, Ayşe Düzkan ve isimlerini vermeyen kadın gazeteciler medyadaki tacizi, kendilerinden ve çevrelerinden örneklerle tartışıyor. Tacizle başa çıkılabilir mi, şikayet edilebilir mi? Medyadaki taciz haber olabilir mi?
"Taciz/tecavüz" haberlerini kadınları teşhir ederek genelde veren medyada kadın bir gazetecinin taciz edildiğine dair bir haber okuduğunuzu hatırlıyor musunuz?

İşyeri tacizi bilinen bir şeydir ve yaygındır. Denir ki; medyada işyeri tacizi her yerden daha yaygındır.

Biz de kadın gazetecilere sorduk: Tacize uğradınız mı? Tanık oldunuz mu? Tacizle nasıl başa çıkılır?

Türkiye Gazeteciler Sendikası eski başkanlarından Cumhuriyet yazarı Şükran Soner, ANKA'dan Eylem Düzyol ve Ayça Özyiğit, Sabah'dan Ayşe Düzkan, en son Vatan'da çalışan Emine Algan, NTV'den Selen Topcan, Adana İlkHaber'den Süreyya Uri ile isimlerini vermek istemeyen kadın gazeteciler bianet'in sorusu üzerine tacizi tartıştı, yaşadıklarını, tanık oldukları durumları anlattı.

Yunanistan'da kadın gazeteciler arasında yapılan bir araştırmada, konuşulanların yüzde 50'ye yakını tacize uğradığını söylüyor. Acaba, her konuşulan gazeteci açıkça taciz uğradığını söyleyebildi mi?

Türkiye'de ise biz böyle bir araştırmaya ulaşamadık. Tacizle ilgili düşünürken, önce medyada çalışanların en yüzde 30'unun kadın olduğunu, ama yöneticilerin erkeklerden oluştuğunu ve zaten ortaya çıkan ürünün de erkek olduğunu belirtmeli. Tacizin iktidarla ne kadar ilişkili olduğunu kadın gazetecilerin anlatımları da ortaya koyuyor.

Soner: Taciz uğramadan gazeteci olunur mu?

Şükran Soner, iletişim fakültelerinden staj için gelen öğrencilerin grup halinde "Tacize uğramadan bu mesleği nasıl yapacağız?" diye sorduklarını aktarıyor.

Soner, soldan biri olarak siyasi bir kimliğinin ve siyaset yapan ve bir Karadenizlinin eşi olmanın kendisi için özel bir konum yarattığını düşünüyor ve "boşandığımda da zaten abla olmuştum," diyor. İşte tacizden kurtulmanın bir yolu.

"Arkadaşıma 'programın ne zaman başlıyor' diye sordum. Programı konuşmak için gittiği yemeklerden birinde yapımcı kendisine 'akşam bana geliyorsun' demiş. İtiraz edince de 'ne sanıyorsun' yanıtını almış. Program kalmış. Bu çok yaygın."

Soner, sendikacılık yaparken kadın gazetecilerin tacizle ilgili pek çok şikayetini dinlediğini, ama önlem alınmasının istenmediğini aktarıyor.

"Meslekten aforoz edilmekten korkuluyor. Pek çok başarılı olmuş, nitelikleri olan, eğitimi iyi olan kadın gazetecinin özel hayatına bağlı olarak yükselip, özel hayatına bağlı olarak atıldığını biliyorum."

"Stajyerlere yönelik taciz yaygın"

Meslekte 15 yılı geride bırakan, adını vermek istemeyen B.A. ise tacizin daha çok stajyerlere ve sekreterlere yönelik olduğunu söylüyor.

B.A.'ya göre bir başka taciz de yönetim kademesinde olmayan, eski gazetecilerden kaynaklanan taciz:

"Onlar reddedildiklerinde iyice çekilmez oluyor. Dedikodu yapıyor, haberi kötülüyor, azarlıyor, sözle, mektupla taciz ediyor, özel yaşamınızı eleştiriyor. Bütün bunların yıkıcı sonuçları oluyor. Bir arkadaşım psikolojik yardım aldı ve mesleği bıraktı. Neredeyse intihar edecekti."

Düzyol: Yöneticinin yatağına girmeden olmaz!

Gazeteci Eylem Düzyol kadın gazetecilerin giyimlerine çok dikkat etmeleri gerektiğini, mesela biraz dekolte ve mini etek giymenin bakışları değiştirdiğini söylüyor.

"Ben hiç tacize uğramadım ama gazeteciler arasında dilden dile dolaşan 'kötü anı'ları ben de duydum."

Algan: İması bile yeterli

Emine Algan da doğrudan temasla ilgili taciz duymadığını ve yaşamadığını ama kulaktan kulağa dolaşan taciz öykülerini dinlediğini söylüyor.

"Tacizin iması bile yeterdir. Öyle şeyler her zaman oldu. Özellikle yönetici erkeklerin bana ya da yakın arkadaşlarıma böyle yaklaşımları oldu. İlişkiye geçersen 'her şey daha kolay olur' iması hep var.

"Erkek yöneticilerin gönlünü hoş tutmak gerektiğini gözlemledim. İlle de ilişkiye girmek gerekmiyor. Onlara hoş davranmak, gülümsemek yetiyor bazen. Doğru bildiğini söylerken, sert davranırsan erkek muamelesi gören kadın olursun."

Düzkan:Taciz her yerde var

Feminist gazeteci Ayşe Düzkan "Tacize uğramadım" diyor. Yaygın medyaya 45 yaşından sonra girdiğini söyleyen Düzkan, daha önce feminist kadın dergilerinde çalıştığı için tacizle karşılaşmadığını belirtiyor.

"Taciz her yerde olduğu gibi medyada da var. Rahatsız edici açık seçik konuşma da taciz bence. O da çok yaygın. Bana bugüne kadar tacize uğradığını söyleyen kadın gazeteci olmadı."

Özyiğit: Onlar erkekliklerinden vazgeçsinler

Stajyerlik başvurusu görüşmesinde yöneticinin endamını görmek için pencereyi kapatmasını istemesini hatırlayan Ayça Özyiğit, "bu da bir tacizdi," diyor.

"Ne manaya geldiğini anlamadan kalkıp camı kapatmıştım. Sonra, bana, 'televizyonda fiziğe de dikkat ederiz' demişti. Şaşırmıştım."

Özyiğit, Televizyonlarda, "Lolipop şekeri" gibi kadınlar istendiğini söylerken, "TV kanallarında erkek berberi yoktur ama kadın kuaförü vardır. Neden?" diye soruyor.

"Ben kadınım. Ne göğsümü saklayabilirim ne peçe takabilirim. Kadın olmaktan hiçbir zaman vazgeçmem. Erkekler erkekliklerinden vazgeçsin."

Peki tacizler neden açıklanamıyor? "Mümkünse onları deşifre etmek gerekiyor. Kadınlar 'iş bulamayız' diye düşündükleri gibi 'adımız çıkar' diye korkuyorlar."

Özyiğit, sözlü ve psikolojik tacize çok uğradığını söylüyor: "Bedenime rızam dışında dokunulmasından hoşlanmam. Ama sevgi ifadesi gibi tacizleri yaşadım. Kadın, gazeteci olmuşsa rahattır, 'ulaşılır' dır görüşü yaygın. Bu tür tacizlere tüm kadın arkadaşlarım uğruyor."

"'Asılmayan' erkeğe gey deniyor"

Bir yıldır stajyerdi, yenilerde kadroya geçti. Peki stajyerlik nasıl oluyor?

"Stajyer olarak genellikle 'genç, güzel kadınları' tercih ediyorlar. Gazetecilik kriterleri o kadar önemli değil. "Gazetenin çiçeği" muamelesi var. Yaptığı iş işten sayılmadığı gibi kimsenin ona haber öğretmek derdi de olmuyor. O gazete mekanında dekoratif bir unsur oluyor"

Diyor ki; yeni başlayan genç kadınlara "asılmak" adeta bir gelenek. Öyle ki 'asılmayan' erkekler 'gey' oldukları iddiasıyla o erkek dünyadan dışlanıyor. Onlara göre böyle bir fırsatı kaçırmak delilik."

Tacizle başa çıkılamaz mı? "Medya erkek ya da kadın isminizle varolabileceğiniz, çok kişisel bir alan. O nedenle kadınlar hukuki bir mücadele yolunu seçmiyor. Hatta mücadele etmiyor. İspatlama zorluğu da var tabii. Çünkü yıllar sonra bile adının önünde böyle bir 'leke' taşıyabileceğinden korkuyor."

Topcan: Her gün taciz ediliyorum

Selen Topcan, bir yıldır NTV'de, öncesinde kısa dönemli pek çok medya kuruluşunda çalıştı. "Elle tutulur" bir taciz olayının başına gelmediğini söylüyor.

"Erkekler uyanıklar. Kadın olup da hissettiğiniz pek çok mimik, söz, tavır sizi rahatsız ederken, bunu açıklayamıyor ya da tepki veremiyorsunuz. Bunu sürekli yaşıyorum. 'En aydın, ilerici medya kuruluşuyum' diyenler de var."

Topcan tepki verildiğinde yanlış anlamış duruma düşme tehlikesine dikkat çekiyor.

"Öyle uyanıklar ki insan kendine 'acaba ben yanlış mı anladım?' diye sormadan edemiyor. Bu duruma düşmemek için de kimseyle başınıza geleni paylaşamıyorsunuz."

Topcan, başına "aleni taciz" gelirse durumu yöneticilere bildirmekte kararlı, ve caydırıcı bir çözüm bulunacağından da umutlu.

Uri: Yerel medyada da var ama yöntemler farklı

Süreyya Uri tacize uğramamasının, tacizin olmadığı anlamına gelmediğini söylüyor.

"İdeolojik ve dini sebeplerle onaylamadıkları bir kadın gazeteci iftiralar atılarak taciz edildi. BU gazeteci bütün bunlarla mücadele etti, ama sonunda mesleği de bıraktı.

"Yerel medyada da tıpkı yaygın medyadaki gibi taciz var, yöntemler değişik. Medyada kadına yönelik yargılar çok daha acımasız. Kadına çoğu zaman cinsel obje olarak bakılıyor. Medyada gösterdikleri gibi görüyorlar."

Peki Uri tacize uğrarsa ne olur? "Gelmemesi için etrafımda bir duvar oluşturuyorum. Gelirse de teşhir ederim. Şikayet ederim."

Uri'ye katılmak gerekiyor. Taciz ve belki de daha fazlasını önce konuşmaya başlamalı.

AYŞE DURUKAN - EMİNE ÖZCAN / BİANET
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2151
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Çrş Ağu 09, 2006 9:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Medya towerlardaki taciz iyi, sokaktaki hanzoların tacizi kaka. Çağdaş zihniyet buymuş demek. Çağdaşlık satıcılarının amelleri bunu gösteriyor.
Başa dön
progenic78
Yeni Üye


Kayıt: Jun 06, 2006
Mesajlar: 51

MesajTarih: Prş Ağu 10, 2006 10:22 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu zihniyetteki gruplar Türkiye'nin gündemini belirliyor ve hergün okuduğumuz yazıları yazıyorlar.
Televizyon kanallarının vizyonlarına göre bu tip durumların hangilerinde daha çok yaşandığını kestirmekte zor olmasa gerek. Taciz konusuyla ilgili programlar yapmalarıda ayrı bir komedi doğrusu...Smile
Başa dön
HB2
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1049
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Prş Ağu 10, 2006 11:31 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Medya veya diğer herhangi bir yerde, nerede olursa olsun, "Taciz" gerçek bir olgudur, doğrudur.
Ancak; anlayamadığım bir nokta var. Cinsel taciz el ile veya söz ile yapıldığına göre, olaya neden hep tek yönden bakıyoruz. Devamlı olarak yerleşmiş ifade ve iddalar; Tacizin erkekler tarafından yapıldığıdır. Peki; kadınlar taciz fiili işlemiyorlar mı ? Kadınlar; cinsel cazibelerini hedeflerine ulaşmada silah olarak kullanmıyorlar mı ? Cinsel taciz; hangi eylem veya söz halinde geçerlidir. Hiçbir erkek; cinselliğe açık olduğunu ima etmeyen bir kadına, cinsel yaklaşım cesaretini gösteremez. Erkekleri bu konuda cesaretlendiren; Kadınların rahat ve umursamaz tavırlarıdır. Mesele; çağdaş ve modern gözükme hastalığında yatmaktadır.
Kadın veya erkek; her iki cins de, kişilik sahibi olmanın, görüntüden daha önemli olduğu bilincini benimsemeleri gerekir.

Sevgi ile kalın.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2151
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cum Ağu 11, 2006 11:34 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dsotum, sizin bu suçalamnıza karşılık, bir kadın halen mini etek giyme, göbeğini açık bırakma özgürlüğünü savunuyordu. Yani demek istiyor ki, "ben kışkırtıcı olabilirim, ama sen kışkırmamaya bak." Kadınlarda genel düşünüş bu yöndedir.

Kışkırıyor musun? O halde medeni değilsin! (Medeni olmak, erkeklik güdülerini mızrak gibi yutmak demekmiş anlaşılan. Ama medeniler de yutamayaınca insan ne diyeceğini şaşırıyor.)
Başa dön
Dimitri
Yazar


Kayıt: May 23, 2006
Mesajlar: 448
Nereden: istanbul

MesajTarih: Cum Ağu 11, 2006 12:17 pm    Mesaj konusu: ... Alıntıyla Cevap Ver

Kadınlar taciz ediliyor, tecavüz ediliyor..

Suçlu kadınlar!

Neden?

Çünkü bu sahte ahlakta böyle. Bu sahte ahlakta, kadın kılığı mumyalaştırılır kadın kutsal diye.. Konsept dışı kalanlara saldırılır.. Nasıl olsa ahlak yok ya onlarda!

Denir ki bunlar şunlar bacımız! Diğerleri..? Bir kadın etek mi giydi? "Vay adi.. vay ahlaksız!" denirrr.. Ama gözler dönmüş bir şekilde o ahlaksızlığın hakkı verilir. Son giysi parçalarıda hayalinde yerlere düşmüştür o modern-muhafazakar abimizin.

Heryerde iki yüzlülük.. Ahlak polisliği yapanlar kendinde aramalı arızayı! Kimse kimsenin ahlakının muhasebecisi değil. Herkes isteğini yaşayacak kadar özgür olmalı. ama olmaz. bu toplumda en moderni de aç, en muhafazakarıda aç-ıkta!

Ama nerde.. Bi kere estetik değerleri yoktur bu ayıların, akılda sadece seks.. Ehh, ne bekliyorsunuz! hayatı boyunca bir kadınla arkadaşlık etmemiş, çocukken kızlarla oynamamış.. Ortaçgil'in dediği gibi;

Normaaaal!
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2151
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cum Ağu 11, 2006 3:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dimitri'ye bakılırsa biz Afganistan'ın dağlarından gelme yabanıl insanlarız. Kadın nedür bilmeyiz. kadını hep kapatmışızdır çadırlara da, korkmuşuzdur kendilerinden.

Sanal senaryolar üreten bir kafa. Senin sürtüğün kaldırımlarda ben de sürttüm. Geldim, gördüm, yendim. En doğrusu 'din' dedim. Hepsi bu kadar!

İngiltere'de herkesin ortasında adamlar bir kadına tecavüz ediyorlar. Müslüman olmadıkları için çok büyük ayıp yapmışlar valla. Ben de hiç yakıştıramadım kendilerine. Batı'da en aydın kesilen Fransızlar'ın kadını neden en çok döven insanlar olduklarını da anlayamadım. Cahiliz işte. Oysa bilirim ki Fransızlar'da ahlakçılık diye bir akım vardır, ama azdır. Dünya üzerinde her bilmem kaç saniyede bir, bir kadına tecavüz ediliyormuş. Ahlakı aşmış durumdaki batı da bu istatsiksel ortalamadan nasibini alıyormuş, ama yine de şaşılacak bir şey. Bu haberi okuyan dimitri kafalılar 'dünya hepten ne zaman müslüman olmuş ki?' diye kendine sorması gerekirdi. Ha eğer sosyalizm bu ahlakçılığın panzehiri ise, sosyalizmle aydınlanmış, üniversiteli rus kızları neden beyaz et ticaretinin odağında yer aldılar birden? Sorular çok, bilgimiz az.

Doğal olanın gerektirdiğini red edeni hiç bir zaman sevmedim.
Başa dön
Dimitri
Yazar


Kayıt: May 23, 2006
Mesajlar: 448
Nereden: istanbul

MesajTarih: Cum Ağu 11, 2006 9:44 pm    Mesaj konusu: ... Alıntıyla Cevap Ver

takunyalarla etrafta seyirtmeye devam ediyorsunuz bakıyorum! Very Happy

ben nerede müslümanlık ya da islam dedim?? nerde?? ha?

ahlak ile din aynı ve/ya özdeş kavramlar değildir. bunu bi idrak etseniz! problem dinde değil, sahtekar muhafazakarlarda.. dininde suyunu çıkardınız! helal, devam edin..
Başa dön
melki
Yazar


Kayıt: Dec 29, 2005
Mesajlar: 228

MesajTarih: Cum Ağu 11, 2006 10:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dimitri senin yazılarını okuyunca aklıma Bakara Suresi
8-20 ayetler geldi. Yorum yapmayacağım okumanı tavsiye ederim.
Başa dön
HB2
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1049
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Cmt Ağu 12, 2006 7:01 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili Dimitri ! Yokluğunu hissetmedim dersem, yalan olur. Nedendir, bilinmez ? Her fırsatta; dindar insanlara, dolaylı da olsa, saldırmak, onları kötülemek için bir bahane buluyorsun.

Felsefeyi, psikolojiyi yuttuğunu, bu konuları, çok iyi bildiğini iddia ediyorsun. Ama, gel görki; öyle bir zamanda, öyle bir şeyler söylüyorsun ki, kendin ile tezata düşüyorsun.
Yukarıdaki yazının tümünün içeriğinde; sadece bir noktada, sana hak verebilirim. O da; Bir kadın ile dialogda, hemen akla sex gelmesi konusudur. Ancak; senin iddia ettiğin gibi, bu sadece riyakar muhafazakarların değil, çağdaş geçinenlerin de sorunudur. Hatta; çağdaş dediklerin, muhafazakarlardan, çok daha fazla bu konuya eğilimlidir.
Dedim ya; felsefede, psikolojide iddialı birinin, kalkıp da tabiat kanunlarını gözardı etmesini anlayamıyorum. Tabiat; kadın denilen varlığı öyle mükemmel yaratmıştır ki, gerek fiziki güzellik, gerekse diğer özellikleri ile erkeği her an ve her şartlarda tahrik etme gücüne sahiptir. Erkekler arasında bunun istisnası yoktur. İstisna yalnızca, nefsine hakim olmakla sınırlıdır. Bu nef'se hakim olmak, günahtan uzak durmak eylemi ise; kendisinde, Allah korkusu bulunan kişiler için geçerlidir. Bunun dışında ileri sürdüğün "Ahlak" kavramının içi boş kalır. Neye göre ahlak ? Hangi temele dayalı ahlak ? Ahlakı belirleyen kıstaslara esas olan nedir?
Ahlakın içi; ya beşeri kanunlar ile, ya da ilahi kanunlarla doldurulur. Bu konudaki karar da kişilere aittir. Kişi ya beşeri kanunlara uyar, ya da ilahi kanunlara. İnsanların yaptıkları kanunların, ilahi kanunlardan daha üstün olduğunu iddia etmek; Doğanın yarattığı güneşten, insanın yaptığı sun'i güneşin daha güçlü olduğunu iddia etmekle eşdeğerdir.
Bir de, takunyacılar meselesi vardı değil mi ? İlahi Dimitri, senden de hiç bir şey saklanmıyor doğrusu. Hamamda takunya giydiğimi nasıl gördün. Herhalde sen, hamama terlik yada çizme ile giriyorsun. Kimbilir ?

Sevgi ile kalın.
Başa dön
Dimitri
Yazar


Kayıt: May 23, 2006
Mesajlar: 448
Nereden: istanbul

MesajTarih: Cmt Ağu 12, 2006 10:36 am    Mesaj konusu: Re: ... Alıntıyla Cevap Ver

[quote="Dimitri"]....Ama gözler dönmüş bir şekilde o ahlaksızlığın hakkı verilir. Son giysi parçalarıda hayalinde yerlere düşmüştür o modern-muhafazakar abimizin.
....[/quote]

Okuman vardı değil mi? Bak ne demişim! Sorunun sadece toplumun bir kesimiyle ilgili olmadığını ben yazdım. dinle ilişkisi olmağını da.. ama hala sure yazın okuyun siz!

yine olmuyooor arkadaşlar!
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Cmt Ağu 12, 2006 11:36 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hala tartışma adabını öğrenemedik.Ne yazık!
Başa dön
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Cmt Ağu 12, 2006 2:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Şu kadın tabiatını nasıl da öğrenmiş bazıları! Kadın şunu şunun için yapar, kasıt budur, vs...

Nedense insan haklarından uzak meramlarda yapılıyor bu tür tartışmalar. Toplum şeysi her neyse, ona uymalıymış vs, vs.Toplum dediğin otobüste, sokak ve caddelerde et avına çıkmış adamcağızlar mıdır? Ya da o adamcağızların sapıkça düşüncelerine ahlak kılıfı geçirip, onlara destek veren kadınlar mıdır?

Sağlıklı bir insan, taciz edilmek için hareket etmez. Mini etek, ne zamandır kapalı davetiye görevi görmekte? Kadın açılıp saçılıyorsa, ya sevdiği için, ya da -ki bu hanımları pek yadırgarım- ilgi çekmek için yapar bunu; ve bu ilgi özellikle kadınlara yöneliktir. Bu olgunlaşamamış kadın aptallığını erkek öğrenemedi gitti! Kadın birçok garip davranışı, diğer kadınlarla rekabet içinde olduğu duygusundan dolayı yapar. Fakat beklenen ilgi elbette taciz değildir! Kadının bu konudaki fikri ne denli kurnaz ve çirkin olsa da, asla sonu taciz ve tecavüze varan bir amaç gütmez. Bu nasıl kışkırtmadır o halde? Sunduğun gerekçeler ne denli yakındır kadın tabiatına ki savunursun? Bunu anlayamayan adamcağızlar, kendi kusurlarını örtmek için, kışkırtılma zırhlarını takınmış, pis pis sırıtıyorlar, ve iğrenç görünüyorlar!

Hakime, 'Ne yapayım, kız çocuğu görünce dayanamıyorm' diyenle, açık bacak görünce dayanamayan arasında ne fark var? İkisi de doğuştan değil mi ya! Komik...

Sen aptal mısın ki, yaptığın davranışın sorumluluğunu yüklenmiyor, ve doğuştan dediğin nedenleri mazeret olarak sunuyor, ve hatta bunu bir hak olarak gözetip benimsetmeye çalışıyorsun? Ne yani, karşındaki çarpık diye, sen de havaya mı girdin hemen? Yazık, yazık...

Hayır efendim, taciz konusunda tek suçlu vardır; taciz eden. Taciz eden nefsine hakim ola inşallah.
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2844

MesajTarih: Cmt Ağu 12, 2006 3:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kimsenin "kışkırtıldım"demeye hakkı yoktur.En kapalı kıyafet içindeki kadınlara bile tacizin sözkonusu olduğunu biliyoruz.Eğer erkek bu içgüdüsünü ıslah edemiyorsa evinden çıkmasın.Çünkü zarar veren kendisidir.

Ne yani

"açtım lokantada yemek gördüm,saldırdım"

"Çok sıcaktı suyu görünce bi yıkanayım dedim kavşaktaki süs havuzuna don gömlek atladım"

diye içgüdülerinin peşinde gitmiyorlarsa burada sorun,ahlaksızlıkta.

Maalesef bunu modern veya dindar veya eğitimli etiketini taşıyan herkes yapabiliyor.
Başa dön
ebral
Yazar


Kayıt: Aug 17, 2005
Mesajlar: 105

MesajTarih: Pts Ağu 21, 2006 5:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Görünenin namusunu tartmak seyredene düşmez.

Alıntılanan yazıdan, medya towers daki tacizlerin iyi olduğu ama sokaktakilerin kötü olduğu sonucuna nasıl varıldığı büyük muamma.

Ufff. Kadınlarla ilgili bir tartışmayı (kadının çalışması, ondan beklentiler...) okumamaya bile özen gösterdim, fakat bu başlık, kuralımı bozdurttu. Sandım ki, tacizi erkekler tartışıyor ve her türüne tu kaka diyor.

Kendi bacına, anana, karına yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma, savunma, doğal görme! Bu kanun değil! Kural değil! Ahlak! Beşeri mi ilahi mi bilmem ama doğru olduğunu bilirim.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sosyoloji Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3, 4  Sonraki
1. sayfa (Toplam 4 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Medyada 28 Şubat eğilimleri mavisurgun Güncel Olaylar-insanlar 4 Prş Eyl 06, 2007 7:26 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke