Tarih: Cum Tem 14, 2006 11:37 pm Mesaj konusu: Metropolis
Metropolis filmi, Fritz Lang tarafından 1927’de çekilmiş. Sessiz film.
“Metropolis, sadece döneminin değil, tüm zamanların en üstün bilim kugu yapıtlarından biridir. Endüstrileşme çağının etkisini hissettirdiği bir dönemde, Lang’in gelecek tasarımı dabundan payını alır. İnsanlar ikiye ayrılmıştır. Yeraltında makinelerle birlikte yaşayan sınıf ve yukarıda daha konforlu bir yaşam süren yönetici sınıf. Lang , bölünmüş toplumsal yapıyı, insanı bir aşktan yola çıkarak, uzlaştırmaya çalışır.
Dönemine göre mükemmel sayılabilecek bir şehir tasarımı vardır filmde ve kendisinden sonra gelen bütün bilim kurgu filmlerini etkilemiştir.
Özellikle ,filmin genel atmosferinden uzak, naif sonuyla eleştiriler almış olsa da , bu durum kesinlikle filme gölge düşürmez. Bilim kurgu sinemasının, bilimsel yönünün en büyük keşiflerinden biridir.”
....................
“Fritz Lang'ın 1927 tarihli film klasiği Metropolis, gerçekleştirildiği dönemde sanat ile sosyal/politik meseleler arasında güçlü bir bağ oluşturmuştu. Lang'ın düşünsel ve politik temelli görüşlerinin yanında yenilikçi sinema ve fotoğraf teknolojisine duyduğu ilginin de etkisiyle, Metropolis yeni ve ödünsüz bir estetiğin müjdecisi oldu”
....................
“Sinemanın en önemli bilim-kurgusal yapıtını Fritz Lang, Metropolis (1927)'le verdi. Geleceğin dev kentini, insanları köleleştirmek isteyen dengesiz Bilim Adamlarını gösteren filmde Brigitte Helm ikili bir ruhu yaşatıyor; sonunda da gerçek kişiliği ile bu dev kentin yerle bir edilmesinde rol oynuyordu.
Bu filmde yapma robot Rothwang tipi, Henrik Geleen'e Mandragore (1927)'u özendiriyordu. Richard Oswald, Kötülük Kızı (Die Tochter des Bösen, 1932)'nda yeniden aynı temayı ele alacaktır.
Thea von Arbou hazırladığı Aydaki Kadın (Die Frau im Mond, 1928) adlı senaryo ile, kocası Fritz Lang'a, Metropolis'in Maria'sını andıran Friede'nin yıldızlar arasında bir yolculuk yapan Bilim Adamlarının yanı başında yer almasına olanak sağlıyordu.”
Evet izledim. Gerçekten çok güzeldi. Arada o yazılar olmasa tam bir şölen olcaktı ama adamlar ne yapsın henüz insan sesini keşfetmemişlerdi:))
Beni en çok şaşırtan hani orada bir işçi var devamlı kocaman bir saatle uğraşyor:)) O saatin boş kaldığına şahit olmadım
Bir de en sonunu izleyemedim, hani o güzel kadın var ya yeraltında işçilerin önderliğini yapan onun sonu ne oldu hep merak etmişimdir. Anlatabilir misin?
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız