dünyada çok güçlü bir geleneğe ve yere sahip olan yeraltı edebiyatının ülkemizde de kendini var etmesi için bütün sosyal, kültürel koşullar çok uygun diye düşünüyorum.ama Türkiye’de yeraltı edebiyatının gelişmiş olduğunu söylemek zor. bunun nedenleri niçinleri sizce ne olabilir sevgili karakutu'cular,kayıtsızlığınız ve katkılarınız için şimdiden teşekürler.
Yer altı edebiyatı,sokak edebiyatı ya da fanzinler…Kendilerini toplumun oluşturduğu kurallar dışında hisseden ,çemberi zorlayanların başvurduğu bir biçim.Popüler yazarlar doğrularını söylerken çok sivri olmayan bir dil kullanıyorlar genellikle.Toplumla çatışmayı göze almak istemiyorlar.Ama yer altı edebiyatı çok keskin bir dile sahip olabiliyor.Ben okumaktan rahatsız oluyorum açıkçası.Ancak sanatın özgürlükle beslendiğine inanıyorum ve kalıpları sevmiyorum o nedenle bu edebiyat biçimi de elbette var olmalı,olacaktır da…
Jean Genet,Chuck Palahniuk ve Ola Bauer gibi isimler dünyada bu edebiyatın temsilcisi sayılıyorlar.Türkiye de ise Oğuz Atay’ dan tutunda Küçük İskender’e ya da Altay Öktem’e kadar bazı yazarlar bu guruba dahil edilmek isteniyor.Oğuz Atay’ı ben kendimce yer altı edebiyatına dahil edemem.Onun eleştirisinin şiddeti ortadadır.Ancak küfür ya da iç bulandırıcı ifadeler yoktur.Küçük İskender ise marjinal bir söyleme sahiptir.Çok keskin bir dili vardır.Sisteme yönelttiği eleştiriler ise delikanlıcadır.Ancak onun şiirlerini okurken midemin bulandığını ve hatta kabus görmeme neden olduğunu belirteyim ki artık O’nu okumama nedenim budur.Altay Öktem ise çok güzel yazıyor.hele de yalnızlık cinnettir,cennettir cinayettir diye biten şiirini beğenirim.Fanzinlerin fotokopi ile çoğaltıldığı Beyoğlu pasajlarında elden ele dolaştığını okumuştum,bu yazılar satanistlik ya da uyuşturucu ile özdeş görüldü…Son olarak kendini toplum dışı hisseden ve bu dışlanmışlıklarını kullandıkları keskin dille ifade edenlerin dayandığı edebiyat diyebilirim.Ancak içinde barındırdığı küfür,şiddet teması ve sapkın cinsellik bana ters geliyor…
Merhabalar aranızda yeniyim..neyse konuyla ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum..Bence herşeyden önce edebiyat sonsuz bir okayanus gibidir bunun içinde anlatım tarzaları yada kullanılan üslupların farklı olmasından yanayım.ŞÖyleki yeraltı edebiyatı dediğimiz edebiyat tarzı Türkiyede pek bilinmememekdir.Bunu sebebi de kendi kültürümüze ters düşmesinden dolayıdır.Az öncede dediğim gibi edebiyat bir okayanus gibidir ve yeraltı edebiyatıda mutlaka olacaktır.ben pek okumadım.Her alana hitap edecek olması gerektiğine ınanıyorum dolayısıyla yer altı edebiyatı tanıtılmalı ve o yöndeki okurları bilgilendirilmelidır. sevgilerımle..
Tarih: Cmt Tem 08, 2006 3:22 pm Mesaj konusu: ha underground
evet,oldukca marjinal ve ufuk genisletici,gelistiricidir..ama genelde bu akımın yazarlarının gecmisleri pek de parlak degildir..acıda ve igrenclikte dibe vurmus yazarların basındadır mesela Genet..ömrü mahpushanelerde gecmis escinsel bir yetimdir..daha ne olsun derken yazmak gibi bir boyunduruga girmistir...Beckett da cok farklı degildir mesela..Harold Pinter da öyle..absurdun adamlarıdır sonucta..yanıp kül olmadan yeniden dogamayacaklarına inanmıslardır ki haklıdırlar da..
Marques de Sade nin sadist yazılarıyla ortaya çıkıp Charles Bukowski gibi ustalarla gelişmiştir... Cinselliği,alkolizmi,sıradışılığı gerçeklik ve hayalgücüyle birleştirmişlerdir.Yazılar genelde sert ve eleştirilseldir..Ayrıca Chuck Palahniuk un Dövüş Klubü sinemaya uyarlanmış ve daha fazla insana ulaşması sağlanmıştır... Bence varolmalı.
Kapitalist sisteme iyi bir başkaldırıştır.
"Görünen tüm farklar indirgenecek, eşitlenecek. Dibe vurulacak, dibin dibine vurulacak, dibin dibinin dibine vurulacak, dipsizleşilecek. Kavramsızlaşılacak, anlamsızlaşılacak. Tüm öğretilenler sıfırlanıp sıfır yok edilecek. "
Kapitalizmin tuzağına düşmeyin. Kapitalizm'e bir başkaldırıdır deyip. Malesef yeraltı edebiyatı da sistem tarafından içselleştirme, evcilleştirme çabaları arasına girmiştir. Chuck Palahniuk'un Dövüş Kulubü sinemaya uyarlanmış, başrolünde Brad Pitt oynatılmış ve izlenme rekorları kırmış. Ve yine Chuck Palahniuk un resmi web sitesinde kendi resminin basılı olduğu tişört satışları yapılması, yeraltı edebiyatını öven reklamlar, bunlar artık yeraltı edebiyatından sıyrılan şeylerdir.
Yeraltı edebiyatı yapan kişi yaptıklarını saklama durumundadır, bandrol alıp fiyat biçilen ve rant haline gelen kitaplar ne kadar yansıtır yeraltı edebiyatını?
Ve bir kitap mevcut yasalarca takip edilmiyorsa , nasıl bir yeraltı edebiyatndan bahsedilebilir günümüz açısından?
Genet'te söz konusu mevzu bahisken; Sartre 'ın Jean Genet incelemelerinde "hayatının sefalet dilencilik ve yankesicilikle sürdüğü, herkese ihanet edip yaşamını bilinçli olarak kötülüğe adadığı bir dönemde; her koşulda mümkün olan en kötü şekilde davranmaya karar verir. Ve en büyük alçaklığın kötü şeyler yapmak değil kötülüğü ortaya dökmek olduğunu düşündüğünden hapishanede kötülüğü öven yazılar yazmaya başlar ve yasaların pençesine düşer. Fakat aynı neden hapishnaneden kurtulmasına yol açar. Ünlü bir tiyatroda eserleri yayınlanır. Cumhurbaşkanı cezasını erteler vs.;vs... " diye bahseder.
Genet'in bile böyle devlet tarafından sahiplenilmesi, sistemin birşeyleri evcilleştirme çabalarıdır. Ama Yeraltı edebiyatı en vahşi hayvanlardan bile yabani olmak zorundadır kanımca.
Velhasılı Popülizm işin içine girince yeraltı edebiyatı tepetaklak olur üstlere çıkmaya başlar.
Türkiye' de yada Dünya'da , popülizmin artık birer parçası haline gelinildiği için yeraltı edebiyatı yapılamıyor olabilir mi?
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız