Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 233 Üye Adayı ve 14 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

"Özgürlüğümü ülkemden çok seviyorum..."


"Özgürlüğümü ülkemden çok seviyorum..."
Sayfa 1, 2  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Felsefe
Yazar Mesaj
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2816

MesajTarih: Prş Hzr 22, 2006 3:10 pm    Mesaj konusu: "Özgürlüğümü ülkemden çok seviyorum..." Alıntıyla Cevap Ver

"özgürlüğümü ülkemden çok seviyorum,zira kölelerin ülkesi olamaz.Şayet Rus olmak uşak ya da köle olmak anlamına gelecekse;o halde ben Rus olmak istemiyorum" demiş Dimitrij S.Merekovskij(Vol' naya Russija Moskva 1911)

Siz özgürlüğünüzü ne kadar seviyorsunuz.Kişisel özgürlüğünüz ile ülkenin özgürlüğü size neler anlatmakta?

Neden başkalarının özgürlük arayışlarını kontrol altında tutmak isteriz?Kişisel hapishane mimarlarımız kimler?

sanal özgürlüklerimiz mi daha fazla?

Benim görüşlerim mi?

Ben kuyuya taşları attım.Sıra sizde,buyurun lütfen!
Başa dön
tohum
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 553

MesajTarih: Prş Hzr 22, 2006 4:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

kırıntıları vardı, onları da geri aldılar.
Başa dön
HB2
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1049
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Prş Hzr 22, 2006 7:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili fadim, kuyuya öyle taş filan atmamışsın. Koskoca bir kayayı, bir dağı koparıp bulabildiğin en derin kuyuya salmışsın.
Bu özgürlük dağını kuyudan çıkarmak için, öyle birkaç satır cümle yeterli olmaz. O kuyudan; o koca dağı çıkarmak için, Sosyolojiden, Eğitimden, Felsefeden, Ekonomiden, Siyaset ve Politikadan ve psikolojiden birer DEV VİNÇ gerekecek.
Sevgi ile kalın ve sevilin.
Başa dön
Dimitri
Yazar


Kayıt: May 23, 2006
Mesajlar: 448
Nereden: istanbul

MesajTarih: Cum Hzr 23, 2006 3:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yönetenler paraya güce sahip olmanın, diğer insanların özgürlüklerini kısıtlamaktan, tanımlamaktan geçtiğini bilirler. Bu yüzden çeşitli araçlarla insanların özgürleşmesini istemez, düşüncenin önüne bin türlü taş koyarlar. Günümüz piyasa ekonomisinde insan sadece tüketiyorsa insandır. Dolayısıyla sermayeyi böyle davrandığı için suçlayamayız. Doğası bu! Yapılacak tek şey bu küreselleşme saçmalığına dur deyip emperyalizmi yıkmak.

Gün gelecek ulus devletlerde yıkılacak. Ancak önce emperyalizm ve kapitalizm...

Özgürlük o zaman mümkün!
Başa dön
HB2
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1049
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Cum Hzr 23, 2006 8:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çok saçma; sermaye olmayacak, para olmayacak, istihdam olmayacak.
Peki, o zaman biribirinizi mi yiyeceksiniz.?

Sevgi ile kalın ve sevilin.
Başa dön
asosyal_demokrat
Yeni Üye


Kayıt: Jul 05, 2005
Mesajlar: 78
Nereden: her yerden

MesajTarih: Çrş Tem 12, 2006 5:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Özgürlüğünüzü sevin, ülkenizi de sevin ama hükümete asla güvenmeyin. Wink
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2816

MesajTarih: Çrş Tem 12, 2006 9:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Vaktiyle biri demişti ya kazık yemeyin yerseniz de bana gelmeyin diye.Bana bunu hatırlattı.
Başa dön
unlem_isareti
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jul 08, 2006
Mesajlar: 1126

MesajTarih: Çrş Tem 12, 2006 9:37 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sayın leydim bir de buradan bakın;

Birey dünyada yaşam bulduğu andan itibaren;başta aile tarafından,sonra toplum tarafından şekillendirilir. Aile ve toplum tarafından şekillenen birey;kendi kararını alma dürtüsünden uzaklaşır ve toplumun benimsediği örf ve adet diye tanımlanan doğruluğu veya yanlışlığı tartış-maya açık olmasına rağmen tartışılmayan (yargıların bir süre sonra doğmatikleşmesi) kurallar çerçevesinde hareket etmesi sonucu oluşur. Bir noktadan sonra birey tamamen toplum tarafından yaratılır. Toplumun değer ve yargıları bağlayıcı,kendi görüş ve düşünceleri bağlayıcı değildir.

Freud “Adamın biri, açık saçık (pornografik) resimlere bakmaktan gizli bir haz duyuyor olabilir.Kendisinin böyle bir ilgisinin olduğunu kabul etmez.Ama bilinçli olarak bu tür resimlerin zararlı olduklarını düşünüp hiçbir yerde sergilenmemelerini sağlamayı kendilerine ödev edinir.” der ve bilinç,bilinçdışılılığa vurgu yapar.Buradaki insan modeli toplumsal yargıların altında kalmış ve aslında düşündüklerinin toplum tarafından yanlış diye bahsedilmesinden dolayı savaşılması gereken bir şey olarak düşünmüş ve pratiğe geçirmiştir. Bu olay bireyin özgür seçimi değil toplumun seçimidir.Birey olarak içimizde var olan duyguları toplumsal kaygı nedeni ile ortaya çıkaramaz ve yapmak istediğimiz,fakat toplumun yanlış bulmasından kaynaklı yapamadığımız bir çok şeye savaş açarız. Lokantada elleriyle balık yiyen bir adamı gördüğümüzde hemen görgüsüz damgasını vururuz.Aslında o an bizimde içimizden balığı elimize alıp zevkini çıkararak yemek geçer fakat toplumun ayıplaması ve yanlış bulmasından kaynaklı çatal kullanmak zorunda kalır ve çatal kullanmayanlara karşı bir savaş başlatırız.Burada çözüm toplumsal yargıları bir an için bile olsa kafamızdan atmak olursa özgür irademizle bir eylem gerçekleştirecek olacak ve özgürlük kavramını pratikte yaşamış olacağız.

K.Marx “…toplumun kendisi insan olarak insanı ürettiği gibi, o da insan tarafından üretilmiştir.” der. Toplumun insanlardan oluştuğunu düşünürsek mantıklı;fakat değişmesi gereken bir nokta var,olması gereken toplumun insanları yarattığı ve toplumsal ret’i gerçekleştiremeyenlerin toplum üzerinde etkisi olmayışı,gerçekleştirenlerin ise toplumsal yargılar karşısında ezilmesi ve zamanla yok olması,toplumsal yargıların hep aynı kalmasına neden olmuştur.Bu yüzden insan (artık) toplumu üretmemektedir.A.Smıth’in ekonomi üzerine söylediği “…kendi niyetiyle ilgisi olmayan bir ereğe ulaşmak üzere görünmez bir el tarafından yönlendirilir.”insan şekillenişine uyarlanırsa karşımıza şöyle bir sonuç çıkacaktır.İnsan kendisiyle ilgisi olmayan bir düşünce tarzına görünmez bir el tarafından yönlendirilir.Buradaki görünmez el toplumsal yargılardır.Birey yaşamına başladığı andan itibaren avukatlık,doktorluk gibi mesleklerin prim yaptığını,saygı gördüğünü görür ve hayatını bir noktada bu ve bu tür meslekler üzerine adapte eder. Birey şarkı söylemeyi sever ve müzik ile ilgisi yoğundur, fakat meslek olarak avukatlık,doktorluk gibi saygı gören mesleklerin seçimini yapar.Birey farkında değildir,ama görünmez bir el tarafından aslında bu tür mesleklere yönlendirilmiştir.

Olaya J.P.Sartre’nin yaklaşımı ile bakarsak yani “varoluş özden önce gelir” mantığını benimsersek;bireyin düşünce tarzının, bireyin bilinçsizliğine bağlayabiliriz.Fakat bu ne kadar doğru olur? Tabi ki yanlış ve ya yetersiz; Birey toplumsal açıdan dünyada varlığını sürdürmeye başladığı andan,son noktaya kadar şekillenmesinden dolayı böylesi bir durum (artık) mümkün değildir.K.Marx “Bilinçlilik yaşamı değil,yaşam bilinçliliği belirler” der. İnsanın bilinçliliği de bilinci de toplumsal yargılar ile şekillenir.Çocuk kumbara almak için para biriktirir,fakat biriktirdiği parayla kitap alır.Üstelik bu olguyu hiçbir öneri almadan gerçekleştirir.Bu çocuğun dünya üzerinde bulunduğu andan itibaren toplum tarafından şekillenmesi sonucu oluşur.

Eğer K.Marks’ın “yabancılaşma” kavramı üzerinde duracak olursak ve işçiyi örnek alacak olursak;işçinin üretimde bulunduğu mala ve emeğe yabancılaşması karşımıza çıkacaktır. K.Marx “İşçi yaşamını objeye katmakta ve yaşamı artık kendisine değil objeye ait olmaktadır.” der. K.Marx bu konuda tamamen haklı olmakla birlikte eksiktir. K.Marx yabancılaşmayı sadece üretim sürecine yaymaktadır.Fakat yabancılaşma bireyin dünya üzerinde varlığını sürdürmesi ile başladığının farkında değildir.Yabancılaşma bireyin yaşam bulduğu andan itibaren kendini aile ortamına dahil etmesi ile başlar,daha sonra kendini topluma dahil eder ve bu dahil etme süreçlerinin her birinde kendine yabancılaşmasının dozaşı artar.Bu olgudan dolayı birey hiçbir zaman kendini tanımaz.

Toplumun,bireyin düşünce tarzını ve bununla oluşan yaşantısını şekillendirdiğini açıklamaya çalıştım.

Eğer toplum bireyin düşünce tarzını,yönlendiriyorsa özgürlüğün oluşabilmesinin tek koşulu bireyin toplumu ret etmesidir.Birey kendisine toplum tarafından dayatılan düşünceleri ret edebilirse ancak özgürlüğüne ulaşır



aytaç aydın
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2816

MesajTarih: Prş Tem 13, 2006 8:14 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aytaç Aydın ile değil Sizinle forumdayız Sn.Ünlem İşareti.

Bi de buradan bakın al bi de buradan yak gibi alıntılar- üstelik yorum katılmamış- başlığın muhtevasına uymuyor.

Burada yabancılaşma ve kişisel özgürlük tartışılmıyor.

Burada kişisel bağımsızlık ile ülke bağımsızlığı tartışılıyor.
Başa dön
unlem_isareti
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jul 08, 2006
Mesajlar: 1126

MesajTarih: Prş Tem 13, 2006 8:26 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

özgürlük ve bağımsızlığı anlatır mısınız biraz. İkisi aynı şey gibi duruyor da Rolling Eyes
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2816

MesajTarih: Prş Tem 13, 2006 8:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

son cümleyi oku

bağımsızlık ve/veya özgürlük değil tartiştığımız

kendi özgürlük anlayışımızı korumanın ülkenin bağımsızlığına,emperyal baskılara başkaldırmanın ,onurlu bir devlet olmanın yolunu açabileceğinden konuşuyoruz.
Başa dön
unlem_isareti
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jul 08, 2006
Mesajlar: 1126

MesajTarih: Prş Tem 13, 2006 8:50 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben de diyorum ki kişisel özgürlük ile kişisel bağımsızlığın arasında bir fark göremiyorum. Ülke geleneğine adapte olup olmamakla ilgili değil insanın kendi özgürlüğü. Bu yüzden o yazıyı aldım, ondan şeyettirdim Rolling Eyes
Başa dön
Beauvoir
Yeni Üye


Kayıt: Apr 07, 2008
Mesajlar: 42

MesajTarih: Çrş Nis 23, 2008 2:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Fadim cok guzel bir tartisma baslatmissiniz, yürütülmedigine üzüldüm.
Ülke ve Özgürlük filmi geldi aklima.
Özgürlüğümü seviyorum, ülkem özgür olsa daha cok özgürleşirim...
Aslinda birbirine o kadar bağli ki.
Ünlem işaretine de hak vermemek olmaz.

Tartismayi canlandirmali.
Ha bir de sanalken daha özgürüz sanki... Wink
Başa dön
Beauvoir
Yeni Üye


Kayıt: Apr 07, 2008
Mesajlar: 42

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 2:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Eğer toplum bireyin düşünce tarzını,yönlendiriyorsa özgürlüğün oluşabilmesinin tek koşulu bireyin toplumu ret etmesidir.Birey kendisine toplum tarafından dayatılan düşünceleri ret edebilirse ancak özgürlüğüne ulaşır "

Unlem isaretinin alintalidigi yazidaki su paragraf ozet olabilir mi?
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 232

MesajTarih: Prş Nis 24, 2008 6:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Benim kendimi çok seviyor olmam, seni sevdiğim için. Seni seviyor olması ona özen göstermemi gerektiriyor.

Nasıl ki bedenim özgürlüğüme engel değilse, özgür olmam için ülkemi çok sevmem gerekmiyor mu?
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Felsefe Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok " Doğan Grubunu boykot çağrısı&q... Poe Güncel Olaylar-insanlar 21 Prş Eyl 18, 2008 11:20 pm
Yeni mesaj yok "İyi şiir her zaman dinidir" Poe Şairler ve Şiirleri 0 Pzr Ağu 03, 2008 1:30 pm
Yeni mesaj yok "Düşünün artık! Kamer Genç devre... warlord Güncel Olaylar-insanlar 0 Çrş Nis 23, 2008 11:21 am
Yeni mesaj yok "SÜRÜN BU HALKI DA..." YAZARIM Güncel Olaylar-insanlar 74 Cum Mar 14, 2008 7:40 pm
Yeni mesaj yok Seviyorum neclabolat Saçmalama Bölümü 56 Cum Mar 07, 2008 1:11 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke