Kara çirkin bukağı, sarsakça sarkıtıyor
Çirkin pençe yüzünü, aydınlığına kalbin
Bir çuvaldız tenime dirice batışıyor
Aşk kırığı gönlümde kamaşıyor gözlerin
Yarılınca gökte ay, şaşkın diyor bir çocuk
Şimdi parçalanacak dimağı kör fenerin
Kadim bir düşman gibi, kesiliyor her soluk
Hangimiz parçasına nasıl düşer gösterin
Değildi o bir hayal, ve vuslata erdi ay
Billurdan ellerini koydu gebe gönlüme
Sen beni kösnül aşkın delice bir sonu say
Ebu cehilin bile gözü deydi hüsnüme
Yürüyüp gittim yine, dağı eyledim ova
Sesime nağme kattı içimdeki yaygara
Geçtim bütün zorları, bildim ki hepsi zırva
Beni sensiz düşündüm, döndüm koca sıfıra
Darası alınmadan, koydum koyu gönlümü
Bir tarafta dereyim, öte yanda bir derya
Bedenim dünya denen bu mezarda gömülü
Ruhumsa yaşla yanan kurulardan bir rüya
Kalbim 0 yarılan ay, arada bir parlıyor
Duyuyorum andını bir yüce peygamberin
Pencereme konan kuş, beni fena paylıyor
Yok oluyor içimde korkusu gecelerin
Herkesle barış yapıp, kendime savaş açtım
Aşkla besledim bana verilmiş hediyeyi
Ne isa’ya üzüldüm, ne de musa’ya şaştım
Ne cahilin oldum ben, ne çözdüm bilmeceyi
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız