Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 227 Üye Adayı ve 8 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Siz hic kuslarla dertlestinizmi?


Siz hic kuslarla dertlestinizmi?

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz
Yazar Mesaj
fazilbey
Yeni Üye


Kayıt: Nov 06, 2005
Mesajlar: 58
Nereden: Rotterdam/ Hollanda

MesajTarih: Prş Oca 12, 2006 3:21 am    Mesaj konusu: Siz hic kuslarla dertlestinizmi? Alıntıyla Cevap Ver

Siz hic kuslarla dertlestinizmi?

Akreple yelkovan arasında süren yarış artık ilgilendirmiyor beni. Çoktandır duvarlarımda

takvim de eskitmedim... Zaman, en çok sahip olduğum; ancak, bir o kadar da sahiplenmekten nefret ettiğim tek sermayem. Dünyam, herkesin dünyası kadar geniş de değil. Ben bu küçük odayı bilirim, bu küçük oda da beni. Bir de, benimle

birlikte bu garip mahkumiyeti paylaşan muhabbet kuşum...
Siz hiç kuşlarla konuştunuz mu? Ben ürkütmekten korkarak, pencereme konan, küçük serçelerle konuşurum. Uzak yerlere, içimdeki hasreti gönderirim onlarla. Aslında, bilirim uzak

yerlere gidecek dermanları olmadığını... Ama; ya giderse diye de, içimdeki hasreti onlara anlatmadan edemem.


Artık serçelerde konmaz oldu pencereme. Şimdileri muhabbet kuşumla dertleşir oldum. Vakitsiz kaybedince eşini, aynı

kaderi paylaşır olduk. Öyle mahzun boyun büküşü, öyle içli seslenişi var ki, bilirim beni anladığını. Bir saksı begonyam vardı. Yeşil yaprakları arasında pembe çiçekler açardı. Kuşlara anlatamadıklarımı ona anlatırdım. Bazen, pembe pembe

gülümsediği, bazen de, sarı sarı hüzünlendiği olurdu. O da vefasız çıktı. Belki de dayanamadı anlattıklarıma.Bir sabah, küçük saksısında kurumuş buldum. Gerçekten vefasızlık begonyada mıydı, yoksa begonyayı kurutan kaderimde mi?




Sabahın ilk ışıklarından, gecenin koyu karanlığına kadar, karşı evlerin ruhsuz duvarlarını seyrederim. Bir de benim kadar yalnızlık çeken komşu bahçedeki elma ağacını. Bütün dünya aynı noktada donar kalır. Rüzgarlar da esmese, sadece silik

bir tablodur seyrettiğim. Renklerin değişmesi için, mevsimlerin merhametine sığınmış olmak ne acı. Ve küçük bir pencereden küçük bir dünyayı yaşamak... Kimi zaman uzak bir yerdeki kalabalıkların anlaşılmaz uğultuları dolar odamın

yalnızlığına. Duvarlarımda, eskiden yankılanan küçük kahkahalar ve sevda dolu şarkılar, yerlerini anlamını bilmediğim uğultulara bırakır. Koridorlardan çekilen ayak sesleri, parkeler üzerindeki sıcaklığı bile yanında alıp götürmüştür çoktan.

Eşyaların üzerlerine sinen mutlu dokunuşlar, duvarlar arasında büyüyen çatlaklarda kaybolmuştur.


Siz hiç kuşlarla konuştunuz mu? Geceler ağır bir yük gibi omuzlarınıza çöktüğünde, yalnızlığın girdabında boğulmamak için, bir kuşun

kanadına yazdınız mı en içli sevda şiirlerini? Kendi gözyaşlarnızı, bir kupaya doldurup, yalnızlığın can çekiştiren acılarına inat, bir hayalin şerefine kadeh kaldırdınız mı? Yıldızların bile göz kırpmaktan çekindiği, ayaz bir gecede, avuçlarınızda

geçmiş yıllardan kalma dost bir sıcaklıkta ısındınız mı? Siz hiç yüreğinizde sevda taşıdınız mı?


Yağmurlar ıslatır camlarını penceremin. Bir eski şarkıda can bulur umutlarım. Geçmişin tatlı hatıraları ıslanır geceler boyu. Ben, yağmuru

hep pencerenin gerisinden seyrederim. İçimde, kaldırımların ıslaklığında yansıyan ay ışıltıları gülümser. Bir sokak lambasının altında sarhoş narasını dinlemek isterim. Bir sokak kedisiyle dost olmak, bir garibin akşam yemeğinden bir lokma

tatmak isterim.Yurtları ellerinden zorla alınmış mülteci çocukların muşamba çadırlarında ay ışığı olmak isterim. Boşlukta kalan ellerim, manasız savaş meydanlarında atılan mermileri yakalasın isterim. Yakalasın da, çocuklar tatmasın yalnızlığı

isterim. Siz hiç içinizde umut taşıdınız mı?


Ben çoktan yitirdim zamanı. Geçmiş günlerde kaybettiklerime ağlamıyorum, gelecek günlere de ulaşacak hayallerim yok. Zamansız bir hayatın en ortalık yerindeyim. Gözlerimde şekillere

mana verecek ışık, dizlerimde beni taşıyacak güç kalmadı. Bir pencere boyundaki dünyamda, bir muhabbet kuşum var, bir de; içimde hiç eksilmeyen sevdam.


Siz yalnızlığın vampir gibi ruhunuzdaki güzellikleri emmeye başladığında

içinizdeki sevdaya sığındınız mı? Siz, hiç kuşlarla konuştunuz mu? Mahzun boyun büküşlerinde, yarınlara uzanan bir umut arayıp, sessiz çığlıklarında yalnızlığınızı boğmaya çalıştınız mı?
Geceler ağır bir yorgan gibi sarar etrafınızı. Sesler

çekilir, şekiller silinir. Duvarlara sinmiş eski kahkahalar çınlar sofalarda. Defalarca seyretmek zorunda bırakıldığınız siyah beyaz bir filmi yeniden seyreder gibi geçmişinizi yeniden yaşamaya başlarsınız. Gözyaşlarınız bilmem kaçıncı kez ıslatır

yastığınızı. Sıkıca sarıldığınız yorganınız, bir ısırgan otu merhametsizliğinde yakar bedeninizi. Hıçkırıklarınız, yalnızlığınızın koyu karanlığında boğulur. Bir dostun sıcacık elini arayan elleriniz, çaresizlikle dökülür yanlarınıza. Sadece dualarınız kalır

dudağınızda.


İçinizde, hep gelecek yarınlara ertelediğiniz umudunuz körelmeye başladığında; varlığınızın, kendinize bile yük olmaya başladığını düşünürsünüz. En zorlu fırtınalarda sığınacak bir limanınız olsun istersiniz. O zaman;

içinizde hiç eksilmeyen sevdanız sahiplenir sizi. Siz, hiç sevdanızı kuşlara anlattınız mı?


Gün doğumu saatlerde yeni umutlara açarsınız gözlerinizi.Ya bir postacının hiç alışık olmadığınız vuruşlarıdır beklediğiniz, ya da; eski bir dostun,

sokaktan geçerken şöyle ayak üstü uğrama ihtimali. Saatin, zamanı her aşındırdığında, umudunuz, umutsuzca ertelenmeye başlar. Kendi gönlünüzce, sıralamaya başladığınız ihtimallerin arkasına sığınmaya çalışırsınız. Unutulmuş olma ihtimali

hiç geçmese de aklınızdan, içinizdeki garip ürperti bedeninizi sarsar. Sararmaya yüz tutmuş mektupların solgun satırlarında mutluluk ararsınız. İkram etme hevesiyle hep elinizin altında bulundurduğunuz sigaranın dumanında huzur ararsınız. O en

umutsuz anınızda kafesinde ötmeye başlayan muhabbet kuşu, umudun hiç bitmemesi gerektiğini fısıldar. Onun tatlı şakımalarında yeniden umut yüklenirsiniz. Bütün beklentileriniz, bilinmeyen bir zamana ertelenir. Siz, hiç ertelenmiş umutlarda

mutluluk aradınız mı? Siz, hiç kuşlarla dertlestinizmi?

SIZ HIC BAYRAMLARI GURBETTE, GURBETI BAYRAMLARDA YASADINIZMI YAPAYALNIZ?

Ben...

M. Taş

Kalin saglicakla
Başa dön
lamia
Yazar


Kayıt: May 05, 2005
Mesajlar: 194

MesajTarih: Prş Oca 12, 2006 3:43 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Fazilbey ellerinize saglik son zamanlarda okudugum en guzel yaziydi sanirim.
Başa dön
elif_
Yeni Üye


Kayıt: Dec 21, 2005
Mesajlar: 34
Nereden: konya

MesajTarih: Prş Oca 12, 2006 5:30 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

çok içtendi teşekkürler...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke