Mutlaka değiniz gibidir diyecektim, lakin şüphelerim var. sunulan reklamların menşeini biliyoruz, onlardaki "toplum mühendislerinin"! mürşidleri işbaşındadır, bundan şüpheniz olmasın. Öyle olmazsa "sana yağı tu kaka, bizim yağ helal" olmazdı. Margarinin geçmişindeki kirlilik izole edilmiştir. Bunun sizce bir maananası olmamalı mı? Bu misalin peşinden gidersek nelerle karşılaşırız, kim bilir.?Şüphe iyidir.
Bir sokaktan başka bir sokağa geçerken, başka bir kişi oluruz. Sonra daha başka bir sokakta çok daha başka biri.
Dönüp dolaşacağımız bir ev çoğunlukla yoktur. Olanlar için ise bu evin adı, genellikle "gelenek"tir. Ancak o dahi, belli bir sokakta mukimdir. Dolaşageldiğimiz sokaklardan yalnızca bir sokak.
Buraya yazan arkadaşların çoğu "parçalanmışlığın ya da diğer bir deyişle melezleşmenin" kötü bir şey olduğuna inan-dırıl-mışlar oysa ki fark edemedikleri şey şu dünyanın son üç yüz yılda geçirdiği akıl almaz değişim merkezdekilerle periferidekiler arasında bir çatlak oluşturmuştur; modernizmi doğuranlarla modren olmaya mahkum edilenler... Modernizmi doğuranlar, yani gelişmiş Batı ülkeleri için, parçalanmışlıktan kısmen söz edilebilir bu parçalanmışlıkta netice itibariyle onları kendi kültürüne yabancılaştırmış olmaz; parçalanmışlık kendi kültürleri içindeki bir yol ayrımıdır olsa olsa, bir yenilenme, bir değişim... Oysa dünyanın doğusu için parçalanmışlık bütün her yerdedir; bilinç artık bir süreklilik arz etmez... Kırılmalarla ve kopuşlarla doludur; bir öncekini bilememek, yeterince tanıyamamak, yeni olduğu söyleneni yakalayamamak... Örneğin bir Türk insanını ele alalım... Türk olmak modern bir olgudur o Türk olmayı seçmekle kendi kişiliğinin parçalandığının farkına varır çünkü günümüz Türkiyesinde Türklükle İslamlık gizli de olsa aynı şeyi tam olarak ifade etmez. İslam olmayı seçerse bilimadamı olamaz çünkü din gericilik alametidir. Sosyalist olduğunda askere sırtını dayamak zorunda kalır ki böyle bir sosyalizmden bahsetmek de olası değildir. Kürt olursa -ki bu resmi söyleme uygun olmadığı için olamaz zaten. Kemalist olursa az çok kişiliğini parçalanmışlıktan kurtarmış olacak diyebiliriz fakat bu da bugünün dünyasında olası görünmüyor; dünya liberalizme doğru ilerlerken otoriter-devletçi-bürokratik vesayetçi görünümüyle Kemalizmin modern bir ideoloji olduğunu söylemek zor görünüyor... Bilim felsefesindeki gelişmeleri göz önüne aldığımızda, örneğin pozitivist paradigma Batıda yavaş yavaş terkedilirken, progressif, pozitivist kimliğiyle Kemalizm 20yy ideolojisi olarak sırıtmaktadır ve henüz 21yy uyarlanamamıştır...
Velhasılı kelam ne yaparsak yapalım "parçalanmışlık" uzun bir süre daha bizim yazgımız olacak gibi görünüyor...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız