Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.
Yüreğini elime koyduğunda anladım…
“Sana ihtiyacım var, gel!” diyebilmekmiş güçlü olmak. Sana "git" dediğimde anladım…
Biri sana “git” dediğinde, “kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek.
“Git” dediklerinde, gittiğimde anladım…
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım…
Özür dilemek değil, “affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak.
Gerçekten pişman olduğumda anladım…
Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş.
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım…
Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım…
Sevgi emekmiş.
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…
Yalnızlığa dayanırım da,
bir başınalığa asla.
Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama; "günün aydın, akşamın iyi olsun"
Diyen biri olmalı.
Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
Yoksa zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta
Karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama; "çaya kaç şeker alırsın?"
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra.
bilmelisin ki ...
duvarda asili diplomalar insani insan yapmaya yetmez.
bilmelisin ki ...
ask kelimesi ne kadar çok kullanilirsa, anlam yükü o
kadar azalir.
bilmelisin ki ...
karsindakini kirmamak ve inançlarini savunmak arasinda
çizginin nereden geçtigini bulmak zor.
bilmelisin ki ...
gerçek arkadaslar arasina mesafe girmez. gerçek
asklarin da!
bilmelisin ki ...
tecrübenin kaç yasgünü partisi yasadiginizla ilgisi
yok, ne tür deneyimler yasadiginizla var.
bilmelisin ki ...
aile hep insanin yaninda olmuyor. akrabaniz olmayan
insanlardan ilgi,sevgi ve güven ögrenebiliyorsunuz.
aile her zaman biyolojik degil
bilmelisin ki ...
ne kadar yakin olursa olsunlar en iyi arkadaslar da
ara sira üzebilir. onlari affetmek gerekir.
bilmelisin ki ...
bazen baskalarini affetmek yetmiyor. bazen insanin
kendisini affedebilmesi gerekiyor.
bilmelisin ki ...
yüreginiz ne kadar kan aglarsa aglasin dünya sizin
için dönmesini durdurmuyor.
bilmelisin ki ...
sartlar ve olaylar, kim oldugumuzu etkilemis olabilir.
ama ne oldugumuzdan kendimiz sorumluyuz
bilmelisin ki ...
iki kisi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini
sevmedikleri anlamina gelmez. etmemeleri de sevdikleri
anlamina gelmez.
bilmelisin ki ...
her problem kendi içinde bir firsat saklar. ve
problem, firsatin yaninda cüce kalir.
bilmelisin ki ...
sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pismanligin uzun yillar
sürüyor.
Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu
Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde
Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi
Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim
Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mi
Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç
Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış
Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık
Sabahçı kahvelerde bir çiroz ötüyordu
Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri
Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler
Uyuklar gibi üstünde mermer masaların
Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış
Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında
Öbür tahtalara öbür insanlara doğru
Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum
Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu
Ağardım, nişanlayınca gece ve yavrulayan yalnızlık
Ya da ilk insanın doğdugu, öldüğü dağdi Moby Dick
Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan
çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu
Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri
Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde
Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu
Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız