ben bir duvarım hiç güneş görmedim
sen hiç güneş görmemiş bir başka duvar
yüzümüz benek benek tahta kurusundan
ve sinemiz baştan başa ak üstünde karalar
- kelepçeden kahroldu kahroldu bileklerim
- sıyrılıp çıktım artık ölüm korkusundan
- dilim dilim sırtımdaki yaralar
ben demirbaşım sığır siniriyle dayak yedim
biz de duvarız dinleyen duyan düşünen duvarlar
bizim kucağımız terkedilmiş bir yatak gibi kirli soğuk
ve bizim kucağımızda kasırgalı insanlar ...
A.İLHAN
Dışa kapılarımı kapadım.Yazmak gene bir firarperestlikti özünde ama artık dışarıya değil, içeriye kaçıyorum.Kendime...
Ben o ihtimali seviyorum, seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını.Durmuşum bir eşikte, ne bir adımgeri, ne bir adım ileri...
Özgürlük çıkış kapılarının gümüşi aralığında...
Yarı yolda bıraktığımız tasarılar, hayal bile etmeye cesaret edemediğimiz özlemler, içimizde ukte kalanlar ve hayaller, hırslar ya da hatıralar... Vazgeç hepsinden.Kapan kendine, kendi içine.Zira bütün kötülüklerle dolu bir kara ormandır.Fitne fücur diz boyu baksana.Hele kadınsan aman dikkat et üstüne başına, adımına adamına, sen iyisi hiç çıkma, hiç koşturma, otur oturduğun yerde, büzül kal benimle, tortop olalım, ne olur ne olmaz, kabuğumuzdan ayrılmayalım.
Acaba ersem varsam ne olur?Acaba olmasam ermesem varmasam ne olur?
Yıkılmışlık...
Geç kalınmışlık...
İçimin arka sayfalarındaki altı çizili hayallere veda bunun adı...
Şimdi bin ömür , bin öykü , bin "Yusuf " , bin " Züleyha " geçiyor gözlerimden.
Her dönüş bir yıkılış... Her gidiş bir yok oluş...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız