Bu güzel dilekler karşısında sadece teşekkür edebilmek biliyorum ki yetersiz, ama inanın cümle kurmakta en zorlandığım anları böylesi durumlarda yaşıyorum...
Yıllar boyunca yazılarımın beş para etmediğini düşündüm, bir kısmını ortaya koyacak cesaretim dahi yoktu, bir şeyler ters gidiyordu hep, bütün dünya gerçeği biliyor ama ben akıntıya karşı yalnız başıma kürek çekiyor gibi hissediyordum kendimi. Bu bir ara tuhaf bir arsızlığa dönüştü, evet zerre değeri yok ama var gibisinden bir kayıtsızlığa sardırdı kendini, neden, neden inatla devam ediyordum ki? Ekmeğimi yazıdan kazanmıyorum, hayatımın yazı ile varolanı okumaktan başka hiçbir kesişme noktası yok, tamam iyi de bir okur sayılarım, en azından zaman içerisinde süzgeçden geçmiş ve değerlendirme noktasında estetik bir boyuta ulaşmış okumalarım ama neden zahmetli ve çıldırasıya yalnız gerçekleşen bu eylemi neredeyse gittiğim her yere taşıyorum sanki sorusu ile epey bir müddet haşır neşir oldum. Ve artık cevabı biliyorum...
Sizi burada görünce aklıma hep Evliya Çelebi gelir. Bugün birisinin böyle bir rüya sonucu gezmesinin çok daha zor olacağını düşünürüm. Kimbilir kaç pasaport lazım.
Evliya Çelebi hiç pasaport kullandı mı acaba?
Evliya Çelebi ile bir akrabalığınız var mı merak etmiyor değilim?
Gece boyu satırlarınız arasında dolaştım durdum. Sabahın dördü… Horultunuz belki karşı mahalleden duyuluyordur şu an. Nedense aklıma Sinekli Bakkal mahallesi geldi… Sinekli Bakkal sokağı… Sinekli Büfe de desem yeridir. Oğlum, dedim kendime, erkenden git büfeyi aç, ortalığı sil süpür, temizle, çayı da koy… Tian abin gelsin, oturup sadece yazsın, hep yazsın…
Babamız bizi neden sevmez? Herkes en az biz kadar çirkin? Babamız neden sadece bizi sevmez?
Bugünü İbrahim Tatlıses günü ilan ettim kendime, "Ah aşkım" dan başladım "Eşarbını yan bağlama" dan çıktım. Hala da yolumu bulmadım...
Baba bir figür, Allah, devlet, toplum, aile büyüğü, her ne ise yara oradan vuruyor seni, yani beni...
Bunu sorgulamak yerine kabullenmek gerek dedim ben en sonunda. Yıldız Tilbe dinlemek hiç de yadırganmayacak bir merhem olabilir mesala, ya da deniz kıyısında taş kaydırmak.
Biz, çirkinliğimizle bu dünyayı güzelleştiriyoruz farkında mısınız?
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız