11 kişiden 9'u Anayasa yapma yetkisini meclisin elinden aldı kendi düzenledi, üstelik Anayasa'yı en iyi bilecek kurumun yetkilerle donanmış yürütme organı olarak. Artık bu ülkede adaletten söz edip yasama, yürütme, yargı üçlemesinden ilk ikisinin hükmünü hala sürdürdüğünü düşünüyorsak cumhuriyet diye bir rejimin hala ülkede varlığını koruduğunu sanıyoruz demektir. Değilse, ki değil! Bu durumun alkışlanacak ve benimsenecek hiçbir yanı yoktur. Askerler, yüksek yargı organları, ana muhalefet partisi, bu ülkeyi kafalarına göre yönetiyor, biz de onların diktası altında kendi kendimizi yönettiğimiz oyununu oynuyoruz sadece...
Kaportacı kaporta işini yapsın demek, asker de, yargı organları da, hükümette kendi işine baksın demektir aynı zamanda. Artık olay Akp, türban, vesaire ayrıntıları aşıp ülkeyi iki, üç kollu dikta rejimiyle yönetme aşamasına gelmiştir. Bu elbise bu halka dar gelir bundan böyle, eninde sonunda yırtılacaktır inancı ve umudunu taşıyorum içimde...
İki şey söyleyeceğim; ilki, sanırım İsmet İnönü şöyle demiş: "Hükümet kim olursa olsun, iktidar CHP'dir."
İkincisi ise yine bunu doğrulayan bir tesbit: CHP, ideolojik devletimizin iskeletinin siyasal ayağıdır. Yani tartığımız olay, aslında olay bile değil, bir olgudur. O da mevcut politik olguyu aşar. CHP'nin (Ve diğer uydu küçük sol partilerin) açtığı tüm iptal davalarına bakın, hepsi kabül edilmiştir. Statükoyu temsil eden devlet kurumlarından bir tanesi de CHP'dir. Evet, CHP devletin bir kurumudur.
Üçüncüsü ise, siyaset alanımızın gerçekte ne kadar dar olduğunu, asıl ve gerçek iktidarın (muhalefette olsa bile) CHP olduğunu, seçimlerin sadece hakikati örten bir örtü olduğunu, istenen politik sistemin uydu partilerden oluşmasından ibaret olduğunu (etliye sütlüye karışmayan merkez sağ ve sol partiler, ve onların günü kurtarmalık boş vaadleri, ilkesizlikleri) net bir şekilde görmüş oluyoruz.
Bizim meseleyi sadece Anayasa mahkemesi görevini aştı, şu karar, bu karar diye tartışmamız, aslında yanlış bir zeminde olduğumuzu gösteriyor. ÇÜnkü Aynştayn'ın dediği üzere, "Bir problemin halli yanlış zeminde olmaz." Üstelik bu zemin sürekli sorun problem çıkarıyor. Biz ise tek tek problemlerle ilgileniyoruz ama üstünde durduğumuz kaygan ve kaypak zemini göremiyoruz.
Cumhuriyetin sonu mu, başı mı? Bir yanlışın sonu olmasını temenni ediyorum. Çünkü hiçbir zaman insanlar bu kadar bilinçli, hiçbir zaman oynanan bu oyunlar bu kadar kaba olmamıştı. Bu bilincin gitgide arttığını görmek, temellerin sorgulanması, muhakkak bizi arzuladığımız doğrulara götürecek. Ve ve ve.. Hiçbir yapı, tabanından, içinden gelen değişime ve gelişime uzun süre direnemez.
Topluma ilişkin ıskalanan bir gözlem de şu: Modernleşmeciler, modernleşen toplumun çok gerisinde kaldılar. Artan oranlarda orta ve yüksek eğitim, meslekleşme, uzmanlaşma, örgütlenme, içinde yaşanılan her türlü sistemi de sorgulama eğilimini doğurdu. Artık "okumuş adam" illaki Chp'ye veya uydu sol partilere yönelmiyor. Tam bir çuvallama yaşadıklarını göremeyenler olabiliyor, zamanı mekanı dondurup, ülkeyi 30'ların ülkesi sananlar, ya da öyle yapmak isteyenler çıkıyor. Oysa bu ülke artık on yıl önceki ülke bile değil.
Sen üniversitende hukukun ne olduğunu öğret, ondan sonra da gerçekleşen hukuksuzluğu hukuk gibi göstermeye kalk! Varılacağı nokta buydu.
BİLMEYENLER KISA BİR HATIRLATMA
İŞTE ANAYASA
ANAYASA MAHKEMESİ
GÖREV VE YETKİLERİ
MADDE 148 - Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.
Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def'i yoluyla da ileri sürülemez.
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcı vekili yapar.
Yüce Divan kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.
İŞTE SİZE BİR SUÇ DAHA KARAR AÇIKLANDI İKİ HAFTAYI GEÇTİ GEREKÇE YOK
8. ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARLARI
MADDE 153 - Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve y
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız