| Yazar |
Mesaj |
mavisurgun Yazar

Kayıt: Jan 25, 2007 Mesajlar: 350 Nereden: ankara
|
Tarih: Cum May 09, 2008 7:04 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bir kalemin ucu kadar sivri söz(cük)lerin,
Körlüğümün şahdamarına ansızın iniyor...
Kağıda zehir damıtan mürekkebin, yayıldıkça ruhuma
Dilindeki her cümle kabzandaki mermi gibi, vurdukça şakağımdan
Devrildikçe sırt üstü mayınların ortasına...
Uslanmıyorsun...
Saç tellerimi satır yapıp kendine kusuryorsun yazgına bulaşan firariliğimi... |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Cum May 16, 2008 9:00 am Mesaj konusu: |
|
|
Benim sana olan sevgim
ayaklarına turab olsun.
Sevilmeyi bekleyen her kadın
bunun tozundan medet umsun. |
|
| Başa dön |
|
 |
AYYIL Yeni Üye

Kayıt: Oct 03, 2007 Mesajlar: 64
|
Tarih: Sal May 20, 2008 4:59 pm Mesaj konusu: |
|
|
Her gidişim özüme dönüşümdür aslında,
Özümün sen olduğunu unutarak her defasında.....
Ya yolumu kes ya da çekil yolumdan,
Bırak artık özümseyemediğim hayatı yaşayayım,
Yaşayamasam da yaşatmak zorunda olduklarıma
Bağışla beni hayat........... |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Sal May 20, 2008 6:00 pm Mesaj konusu: |
|
|
Beş kardeştiler.
Çatısız bir evde, yanmakla sönmek kararsızlığında ipildeyen mumun ışığında, zifiri saçlarını gecenin gözlerine düşürmüş çaresizliği delmek için dördü göğe bakarak (onurlu), biri gözlerini yere dikerek (mahcup) birer dilek tuttular.
Herkes, kendi dileğini; kendine diledi.
O’nun dileği; kardeşlerinin dileği(nin gerçekleşmesi) oldu.
Ve
İçlerinde sadece O’nun dileği kabul oldu.
Şimdi dört kardeşi de kendi mutluluğunu yaşıyor.
O ise beş kişinin mutluluğunu hala o günün sırrıyla gözlerinde taşıyor. |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Çrş May 21, 2008 2:22 pm Mesaj konusu: |
|
|
Armağan
-sen bana hak değil mükafatsın-
-ağla, beni iliklerime kadar ısla-
ne zaman
aklıma tanrı gelse
gölgesinde seni görüyorum
bir tüye bindiriyorum seni
ve nişan diye sol omzuma konduruyorum
herkes beni yüzümden değil
artık
omzumdan tanıyacak. |
|
| Başa dön |
|
 |
mavizeytin Yazar

Kayıt: Mar 21, 2007 Mesajlar: 105
|
Tarih: Prş May 22, 2008 5:27 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bir şey var söyleyemediğim
Söylersem gidersin diye
Söyleyemeyip ben gidiyorum
Aklında hoş bir anı olarak kalmayı tercih ediyorum |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Prş May 22, 2008 6:28 pm Mesaj konusu: |
|
|
başkalarının eskilerini giyerdim çocukken
oysa
giydiğim eksiklik duygusuymuş
küçükken duyduğun eksiklik
büyütebilirsen zenginlikmiş |
|
| Başa dön |
|
 |
basak44 Yeni Üye

Kayıt: Feb 05, 2008 Mesajlar: 87 Nereden: Mardin
|
Tarih: Cum May 23, 2008 7:27 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Okumak düşünmekten daha kolay... |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Cmt May 24, 2008 9:45 am Mesaj konusu: |
|
|
Hünerli YalnızLık
Yalnızlığı kimsesizlik mi sanıyorsun?
Yoksa tenhalık mı?
Yalnızlık, tanrının yalnızlığına karşın
insanca bir yalnızlık değilse
tenhalıktır.
Tanrı kimsesiz
ve tenha
olduğu için değil
tanrı olduğu için
yalnızdır.
Tanrının yalnızlığı
kendine yazgısıdır.
İnsan asla yalnız değildir.
Ve yalnızlık insana göre hiç değildir.
Yalnızlık, insan için ne bir tercihtir ne de bir kaderdir.
Yalnızlık, insan için ancak hünerdir.
Meğer ki insan yalnızlığı ile kendini değil
kendi ile yalnızlığını emzirmeyi bile.
Yalnızlaşmaya çalıştıkça çoğalıyorsan
değil;
çoğaldıkça yalnızlaşıyorsan;
herşey ve herkes
sana dair olsa(ydı) bile; yalnızsan
yalnız sana “yalnız” derim "ben".
her yalnız ben; sen. |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Pzr May 25, 2008 12:29 pm Mesaj konusu: |
|
|
taflandan değil
arastadan hiç değil
ruhumun salkımlı yerinden
balkıyan
gücü, boşluğu olan
sabun köpüğü
bugün tartımlı bir ölümle
öldü. |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Çrş May 28, 2008 6:37 pm Mesaj konusu: |
|
|
Gökyüzü gözlerine taşınmış sanki.
Masmavi bakıyor.
İnce bir boşluk, alemi düz bir çizgi gibi hizalayıp kararak “hiç”liğe karıştırıyor.
Kendini hiç terk etmeyenle, kendine en çok muhalefet eden, “hiç”liğe en çabuk karışıyor.
Ne olduğu belli olmayan ise “piç olmuş bir hiç”likten öte gidemiyor.
Her şeyin merkezi sen olduğunu sanırsan,
hiçbir bok olmadığını
en son sen anlarsın. |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Cum May 30, 2008 2:37 pm Mesaj konusu: |
|
|
Kesik Hava
1
ne verdiyse; armağan
ne aldıysa; ödünç |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Cum May 30, 2008 2:38 pm Mesaj konusu: |
|
|
2
şehrin göğü sarkmış
güneş kokulu omzuna |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Cum May 30, 2008 2:39 pm Mesaj konusu: |
|
|
3
herkesin denizcilikten konuştuğu limansız şehir
karaya oturmuş bir yalan |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 324
|
Tarih: Cum May 30, 2008 2:40 pm Mesaj konusu: |
|
|
4
yola dökülmüş erkekler
meyvesi acı bir ağaç gibi
ölümü bekler. |
|
| Başa dön |
|
 |
|