Kocaman kız olmuşlar, yüzlerinde bir güzellik... Ağlayacaktım nerdeyse onları görünce ama leke sürdürmeyeyim diye ağlamadım. Bu öğrencilerimle yıl sonunda vedalaşırken çok ağlamıştım zaten. Gerçi ben her sene ağlarım mezun verirken : )
Yaklasık olarak 12 yıllık okul hayatım var. Aöf halkla ilişkileri ekle bu sayı 15 oluyor. Bir de halen işletme okuyoruz. Bu kadar gecen zaman icinde mezun verirken aglayan ögretmen görmedim hic. Yani kötü niyetle söylemiyorum yanlıs anlasılmasın. Belki bana denk gelmedi. Belki de sarkıdaki gibi, aksam olunca gizli gizli aglıyorlardı ve belli etmiyorlardı zeytinagacı ögretmenimiz gibi..
Otoriter, sert, disiplinli ögretmenler cıktı genelde karsıma. Ögretmen olmayı hic istemedim. İnsanlarla ugrasmanın cok zor oldugunu biliyorum. Ama onlara birseyler vermenin, ögretmenin cok büyük bir haz oldugunu da biliyorum. Hele ki gözlerinin önünde bir filiz gibi büyüyüp gelismesini görmek izlemek...
Anneler günü hediyemiz çok ağlatmış, hatta konu komşu toplanıp hep beraber ağlamışlar. Bu kadınları anlamak mümkün değil. Ben şu sıra kendimi de anlamıyorum zaten. : ) Yasemin
Kadınları anlamak konusu acılınca veya bir yerlerde gözüme carpınca bu gibi sözler, aklıma yanılmıyorsam Oscar Wilde ın su sözü geliyor : " Erkekler kadınları anlamaya calısmamalı sadece sevmelidirler "
Kim anlayabilmis ki kadınları ? Yasemin'de oldugu gibi kadınlarda kendi hemcinslerini bazen anlamayabiliyor demek ki... Düsünsenize Freud bile bunu basaramamıs !
Yunan uygarlıgının cok eski olması nedeniyle ve oldukca fazla bilinen, ögretilen bir tarih oldugu da düsünülürse, gecmisten günümüze insanlıga Ege denizi veya o topraklara ait gercek veya mitolojik pek cok hadise anlatılıyor..
Mitler aslında hos, masalımsı bir anlatımla, destansı bir hikaye gibiler... Onları okumayı seviyorum. Mesela bir tanesi tavuskusu'nun kuyrugundaki gözlerin nasıl meydana geldigini anlatıyordu..
Ama Ege nin mavilale ye neden hep yaslı geldigini bilemiyorum bu mit öyküyü aktarmıs olsam bile... Ama Ege deyince, diger bölgelere nazaran daha bir mahzun ve hüzün duruyor gözlerimin önünde...
Kuşadası’nda halkın ziyareti için kıyıya yanaşan askeri gemiye Fenerbahçe bayrağı çektiren gemi komutanı binbaşı hakkında soruşturma açıldı.
Deniz Kuvvetleri’ne ait Yavuz, Gökçeada, Bafra ve Gökova isimli dört savaş gemisi önceki gün Kuşadası Limanı’na yanaşmıştı. Halkla ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla ziyarete açılan gemilerden Burak Sınıfı TCG Bafra Korvetine ligi Galatasaray’ın arkasından ikinci olarak tamamlayan Fenerbahçe bayrağı çekilmişti. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç’ın Galatasaray taraftarı olduğu biliniyor, ancak soruşturmanın, bayrağın renginden dolayı değil, komutanın disipline aykırı davranışından dolayı açıldığı bildirildi.
Hürriyet Gazetesi
evet fanatizm bakalım nereye kadar sürecek Mavilale ?
Erkekler arasında ilk tanısmalarda rutin olarak sorulan sorulardan birisidir " hangi takımı tutuyorsun ? " Bu soru bazen " nerelisin ? " den önce gelir bazen de sonra... Bayanlar arasında da cokca sorulur mu bilemiyorum... Ama fanatizm'in boyutunun son yıllarda cok tehlikeli bir noktaya geldigi muhakkak... ANLAM-SIZ ın dedigi kadar olmasa bile gidisat kötü.
Bize ne ögrettiler dogruyu mu yanlısı mı ? iyiyi mi kötüyü mü ?
İnsanca bir arada yasamayı ögrenebilseydik tüm farklılıklarımızı kabul ederek, birbirimize saygıyla... Ve bize bunu ögretebilselerdi ve bizde bunu alabilseydik... Ki bu bilgiler; mitoz bölünme'den, mitokondri'den, terliksi hayvan'dan, inegin 4 odalı işkembesinden vb cok daha fazla yer tutsaydı ders kitaplarımızda... Ve bu bilgileri yasantımız boyunca ailemizden ve cevremizden aldıgımız pozitif etkenlerle taclandırabilseydik...
Tühh burada gevezelik ederken kacırdık onu ! Ben biraz mola vereyim. Saat 23:30 gibi bir kısa masalımsı bir yazı aktarıp sonrada sevgili yatagıma giderim...
Evet evet yapmayın biliyorum bu futbol konusundan sıkıldınız. Bende sıkıldım acıkcası...
Uzunca bir ara verelim cok önemli bir gelisme olmadıkca. Gerci futbolla ilgilenen birisi ne kadar vazgecer futbol konusmaktan orası ayrı ! Mutlaka önemli bir gelisme bulur kendisine degil mi ? ( mesela su Hakan Sükür, tarikat, milli takım konusu, mesela Sivas'ın neden 4. oldugu konusu, mesela Avrupa futbol şampiyonası bla bla bla !!! ) Şaka şaka hicbirisinden uzunca bir müddet bahsetmeyecegim... Ama simdi cok sevdigim bir siiri size aktaracagım...
ÖNCELEYİN
Önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramda
Sonra birden kapılar açılıverdi ardına kadar
Sonra yüzün onun ardından gözlerin dudakların
Sonra her şey çıkıp geldi
Bir korkusuzluk aldı yürüdü çevremizde
Sen çıkardın utancını duvara astın
Ben masanın üstüne kodum kuralları
Her şey işte böyle oldu önce
Zeus her zamanki gibi gene güzeller peşinde koşuyordu. Bir gün İnakhos'un mavi gözlü güzeller güzeli kızı İo'yu gördü ve ona aşık oldu. Onunla buluşabilmek için gizlice Olympos'tan aşağıya iniyordu.
Bir gün İo'nun yanında her zamankinde fazla oyalanınca Hera durumu farkederek kıskaçlık ateşiyle yanarak hızla dünyaya indi. Karısının Olympos'tan ayrıldığı haberini alınca Zeus, sevgilisini karısı Hera'nın öfkesinden koruyabilmek için beyaz birineğe çevirdi. Hera bu nadir bulunan beyaz ve sevimli ineği görünce hayran kaldı ve onu beraberinde Olympos'a götürmek istedi. Karısının şühelenmesinden korkan Zeus buna karşı çıkamadı, böylece Hera ineği yanına aldı.
Fakat hala bir takım şüpheleri vardı, bu yüzden ineği gözlemesi için yüz tane gözü olan sığırtmaç Argos'u başına nöbetçi koydu. Argos öyle bir nöbetçiydi ki hiç uyumazdı, başının çevresini saran gözleri her yeri rahatça görebiliyordu. Bu yüzden zeus bir türlü sevgilisinin yanına gidemiyordu. Gittiği taktirde Argos onu görecek ve Hera'ya haber verecekti. Ama Zeus sevgilisinin çektiklerine artık dayanamaz olmuştu.
Zeus son çare oğlu Hermes'ten yardım istedi. Hermes yüz gözlü Argos'u uyutabilmek için gecenin oğlu olan uyku tanrısı Hypnos'tan uyku ilacı aldı. Ve bir gece rüzgar gibi İo ile Argos'un bulunduğu yere girdi. Argos daha ne olduğunu anlayamadan rüzgarla birlikte gelen sihirli ilaçla uykuya daldı.
İo kurtulmuştu fakat kıskanç Hera onun peşini bırakmadı, büyük bir sığır sineği göndererek hayvanı göğsünden ısırttı. Hayvan can acısıyla koşmaya başlamıştı. Hiç durmadan koşuyor koşuyordu. Dağları denizleri aştı buna rağmen koşmaya devam etti. Zeus onu Nil nehrinin kıyılarında yakalıyarak göğsüne yapışan sineği çekip aldı ve onu eski, mavi gözlü güzeller güzeli İo haline geri getirdi.
Argos'a gelince Hera onu cezalandırmak için gözlerini alıp onlarla tavus kuşunun kuyruğunu süsledi.
Ben izleyemedim kukulkan bu sıralar tv ye bakamıyorum. Baksam da öylesine. Kimseden ses cıkmadıgına göre izleyen kisi/ler buraya bakmadı demek ki...
Ask bahcesi baslıgı yeniden ortaya cıkınca 2007 de yazmıs oldugum kısa siiri tekrar anımsadım...
benim ask bahcem cok kücük
sadece tek kisilik yer var...
zaten bir insan bir kez asık olur...
benim ask bahcem cok kücük
sadece tek kisilik yer var...
zaten insan ikinciye asık olmaz...
benim ask bahcem cok kücük
sadece tek kisilik yer var...
ben zaten hala asıgım
tek kisiye,
tek kisilik bir bahcede...
vay be bir zamanlar güzel yazılar yazabiliyormusum. ( Bence arada güzel yazılarda cıkartıyorum hemen yok falan deyip haksızlık etmeyin canım ! ) Simdilerde ise savruk dagınık yogurdun kaymagı gibi yüzeysel yazılar cıkmaya basladı bende... Ordan burdan alıntılar, copy pastelerin cogalması, haberleri,olayları degerlendirmeler derken yazı yazmayı unuttuk...
Hani spor yazılarına ara verdim ya, copy paste de yapmayacagım artık... Cok kısa 1-2 satırlık alıntılar haric...
Yolculukların tatlı yanlarından biri (özellikleri evden gidişleri azıcık güzel kılan bir yan) Afyon molasında fıstıklı çifte kavrulmuş lokum...
Evdekilere ayrı al, otobüste yemek için birkaç ytllik küçük bir paket...
sevgili cibran, güzel başlığını özür dilemek için kullanmak istediğimi söylesem, "hayır" demezdin diye düşünüyorum, hatta eminim bile bundan. peşinen teşekkür ediyorum. güzel uyu...
***
mavilale'yi çok üzen bir mesaj yolladım bugün. dangalaklığım için kendisinden, özür diliyorum . özel mesaj aynen şuydu;
Tugce ( böyle yazsam mahsuru var mı ) elbette ki yok, canın nasıl ve ne zaman isterse, istedigin gibi...
Mavi lale arkadasımız günün en mısrasına, en mısra olacak birseyler yazmamıssın... Az önce okudum... Artık yazmayacagım ne demek ! hic öyle en mısra olur mu ?
Bir önce ki mesajı okuduguna göre sorun yok demektir diye düsünüyorum... Cünkü daha Ege nin hüznünü yasını anlatacaktın yanılmıyorsam...
Hala işteyim az sonra cıkacagım atacagım kendimi istanbul'a.. Gecelere falan akmayacagım yanlıs anlamayın... İstanbul'u kucaklayacagım sadece...
Yasemin alacagın olsun ! O ne görüntü, güzellik, iştah acıcı bir manzara ! Allah'tan yanımda cikolata vardı lokum niyetine yedik !
hepinize iyi hafta sonları
Pazara gidelim bir havuc alalım
Pazara gidip bir havuc alıp napalım
beni takip edenler bilir cok fazla düzeltme yapmam yazdıklarımda.. hatta hic yapmam... belki gecmiste vardır " en son cibran tarafından su tarihte düzeltildi " seklinde bir uyarı kimi yazılarımda.. Ama ben hatırlamıyorum...
bir kac mesaj üstte de mahsur yazmısım mahzur yazacagıma ! Sagolsun bir arkadasımız beni uyardı...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız