Tarih: Sal Ağu 28, 2007 7:36 pm Mesaj konusu: Pazarlık
Eskiden,çok eskiden değil,sadece 10-15 sene önce,bir dükkana müşteri olarak girdiğimizde, hoşgeldinizle ,mütebessim bir yüz karşılar, size ne hakkında yardımcı olabileceğini sormadan evvel,hal hatır sorar,sizi sanki senelerdir tanıyormuşcasına bir alakayla, alışverişe geçilir ve PAZARLIK faslıyla alışverişi tatminkar bir ortamda tamamladığınızın huzuru ile dükkandan ayrılırdınız,hem de en yakın zamanda tekrar buluşma ümidi ile.
Şimdiki günlerde, bir dükkana değilde,mağazaya gidiyorsunuz ve fiyatlar dahil herşey malın etiketine iliştirilmiş,sizin onu oradan alıp, kasiyere verip, ödemeyi kuruşu kuruşuna yaparak,yapmacık bir alaka ile mağazadan ayrılıveriyorsunuz.Kuruşu kuruşuna derken,abartmadığımı biliyorum çünkü konuşma hakkınız alınmıştır elinizden,siz artık etiketlerin hükümperva sürdüğü bir alemin mevcudiyetiyle hemhal olmakla, çoğu değerlerimiz gibi mağaza sahibinin bizzat ilgilendiği pazarlık edebilmeyi bile unutmuş,Batının ,batık fikirlerinin esaretinde yaşamaya mahküm edilmiştik.Otomasyon para kazanma ve otamasyon para harcama makinesine döndürüldükten sonra, gelsin; bumbuz ifadeli bakışlarımız...
Sizden önce aklıma gelse aynı konuyu benzer bir üslupla ben yazardım.
Yapmayı en çok sevdiğim şeylerden birini yavaş yavaş elimizden aldılar.
Hayat gittikçe tekdüzelleşiyor. Ama bizim Mahallenin bakkalı hala var ve ben alışveriş için bakkaldan pazardan öteye gitmemeye çalışıyorum.
Şimdilik gitmemeye çalışıyorum, bir zaman gitmeye başlayacağım, sonra hep gideceğim. Maalesef
Bu konuda tam sizinle anlaşamıyoruz sayın sabandal. Ben fıtratım sonucu ne yazık ki pazarlık yapamıyorum. Bazen alış verişin tadı bu diye düşünüyorum. Ancak şu gerçek ki fiyatlarda standart oluşturmamış bir esnaflık son yıllarda gördüğümüz. Yaşadığım kente ilk geldiğimde dostlarım sıkı sıkı tembih etti aman alışverişte beraber olalım diye. Bir basit ayakkabıyı 100 liradan başlayan pazarlıkla yemin ve adeta tehditler karşısında 30 liraya almak, ne derece geleneksel esnaflık anlayışı. İlk yıllarda dostlarım söylenen fiyatın bazen 1/3'ü fiyat verirler ben şaşırır utanırdım ama sistem buymuş meğer. İşte bu yüzden batı tipi alışveriş esnaf ahlakını Allah korkusunu kaybeden pazarda tercihimdir.
Konu başlığı her nekadar "pazarlık " ise de, samimiyetimizi metaya teslim edişimizin macerasıdır, aynı zamanda. Alışverişe giderken , güvenmediğim mağazaya zaten gitmem. Güvendiğim mağazada da" nazım geçtiğince" pazarlık ederim. Bu eskiden de böyleydi , şimdi de böyle. Bizim toplum yapımızı bozan," hatır gönül " mecrasının çeşitli entrikalarla "etiket" kültürüne indirgenmesidir. Tabiiki; pazarlık sevmeyen bir yapıda olan ben ve benim gibiler, bu ortamdan istifade etmesin mi?. Esnaf olmak zor zenaat, şimdilerde zaten can çelişen bir meslek oldu . Esnaf diye geçinen nice dalevereciyle, gerçekten işini "adab-ı muaşşeret" mucibince yapanları karıştırmayalım.
Küçükken babamla bana bayramlık almaya gitmeyi hiç sevmezdim. Babam pazarlık yaparken ben utanırdım. Neden bu kadar uzatıyor kaç paraysa versin çıkalım derdim içimden. Ama daha sonra esnafın pazarlık yapmamayı kendisine hakaret olarak algıladığını gördüm. Pazarlık yaparken satıcı ve alıcı arasında indirimden ikram diye söz edilir. "Bir şeyler ikram edersin artık" veya "fiyatı bu ama sen bu kadar ver, ikramımız olsun" gibi. Sanırım pazarlık yapmamak ikramı red etmek olsa gerek.
Parayı ödeyince , malı satan şahıs size; ALLAH BEREKET VERSİN, der ve siz de bu güzel duaya; BEREKETİNİ GÖR diye mukabelede bulunursunuz. Bu ne güzel bir adettir. Daima muhafaza etmeli..
Kayıt: May 26, 2007 Mesajlar: 245 Nereden: Muğla/Yatağan
Tarih: Sal May 13, 2008 1:05 am Mesaj konusu:
Buraya ilk taşındığımda pazarcıların tuhafına gitmişti. teşekkür ediyor ve hayrını gör diyorum. aslen istanbulluyum ve istanbulun sebze meyve pazarında elletmezler mallarını her kez kendince haklı tabi. istanbullu olduğu açıkca belli olan bir bayan yanaştı tezgaha ve domatezleri mıncıklaya mıncıklaya koydu poşete kadına tekrar sordu kaça diye kadın seçtikleriniz diğerinden 50 kuruş fazla deyince hırsla boşalttı domatezleri tezgaha rasgele hemde utandım yerin dibine girdim ve dayanamadım kadına ayıp değil mi teyze dedim yaptığın? istanbulda seçemezsin bile... aşşağılayıcı bir bakış fırlattı bana ve paramla alıyorum dedi
iyi de teyze oldu mu şimdi
İstanbulda olsan yaşına başına başına bakmazlar bi güzel şamarlardı seni
Ah nerede o İstanbulumun beyfendileri hanfendileri...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız