Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 68 Üye Adayı ve 5 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gazete Kültürü
 ERTELEYEN ÖĞRENCİ PSİKOLOJİSİ
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

"Ve" Asla Sadece Bir Bağlaç Değildir...


"Ve" Asla Sadece Bir Bağlaç Değildir...
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 15, 16, 17 ... 30, 31, 32  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz
Yazar Mesaj
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Pts Nis 28, 2008 12:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Rizeli neneye verdiğim Pascal'ın ablası Ayşe doğuracakmış yakında, kısmetse bu ailenin dördüncü neslinden küçük bir yavru daha yetiştiririz, de Kennedy ailesi gibi mübarekler, bir Feyyaz yırttı paçayı dükkanı terkederek, geri kalanların hepsini trafiğe kurban verdik. Bir de şöyle bir ayrım var, dişi kediler daha akıllı, yolu pek kullanmıyorlar...

Hava epeyce soğuk, işler bıçak gibi kesildi. Alev Alatlı'nın son kitabı var elimde ama hem Rusya anlatımı, hem de dipnotlu bir roman okumak pek de zevkli değil işin doğrusu, ancak görev icabı bitireceğiz o ayrı. Sevgili Gunfrfd'nin Martin Eden eklemelerinden sonra, nihayet bu kitabı da okuma imkanına kavuştuk. Hanım sağolsun bana sürpriz yaparak Gebze gibi kitabevi fakiri bir ilçede, epeydir aradığım bu kitabı buluvermiş. Kitap güzel ve sarsıcı, ama daha başlarındayım, hele demini alsın bakalım. Bu arada ölmeden önce yapılacaklar listesinden bir madde daha eksilmiş oldu, yaşlanıyor muyum nedir?..
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Çrş Nis 30, 2008 6:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Subcomandate Marcos, Angelina Jolie için "O benim imkansız aşkım, onun için deliriyorum. Buraya da davet ettim zaten..." dedi diye bir haber uydurulur, hemen yanına Angelina'nın yarı çıplak bir resmi attılır ve bu haber ve fotoğraf gazete köşesinde yer alır. Sonrası bunca yoğun gündem içerisinde bula bula bunu mu buldun oğlum, manyadın mı geç gelen bahar güneşinin dükkana vuran ışıkları sonucu diye kendi kendime hayıflanırken bulurum kendimi ve fark ederim ki, korkunç sıkılıyor aslında memleket ve onun aynası medya sektörü. Sadece Hıncal Uluç rahat ama o her dem rahat zaten.

Büyüdüğümde düşlediğim ülke bu değildi, tamam karnaval istemiyoruz her gün, ama haftanın bir günü de ulusal sukunet günü ilan edilsin arkadaş, ne var sanki. Bir mayıs geldi yine gerildik, bir Taksim takıntısına tutuldu iki taraf, işçi bu memleketin işçisi, hükümet bu memleketin hükümeti, ayaklar, başlar, kafalar, kollar, ne muhalefet muhalefet ne iktidar iktidar, anayasa mahkemesi bir tarafa çeker, genelkurmay öbür yana, YÖK zaten tek başına bu memleketin her sorununu çözer ve hemen hemen hiçbir kurum ülkeyi kurtarmaktan kendini alamaz ve ben bildim bileli bu kurumların asıl işlerini yapmaları ve kurumlarının sorunlarını çözmeleri bir şekilde mümkün olamamaktadır.

Sivil toplum örgütleri bir taraftan, medya diğer taraftan borusunu öttürür de, bu Bülent Ersoy ağzıyla maymunlaşıp "Helk" a dönüşen insanlar bu esnada ne ile meşgul olurlar akla geliyor mu? Halk adına konuşanlara da dikkat etmek gerekir, kesinlikle bir yerlerden çıkar davası peşindedir. Sendika ağalığına mı el atayım, Koç'un açıklamalarına mı giydireyim, mercimek fiyatlarının seyrine mi dalayım derken, al sana haber; "hastasıyım ulen angelina'nın". Şimdi sen bir maskenin ardında onca mücadeleye giriş, bin bir türlü entellektüel eyleme imza at, tırnak yedirten ve tüyler ürperten metinleri kaleme al, sonra zırtapoz bir gazetecinin madarası ol, oh ne ala memleket...

Bu gece polis kontrolü çok olur, en çok yakalayacakları da alkollü araç kullananlar olacaktır. Milli gelir'e katkı ne de olsa, yaz 480 lira ceza, al ehliyeti altı ay, ikinci kere yakalanıyorsa ehliyetini iptal et de bir daha çıkarsın lavuk...

Bu arada benim şu ana kadar gördüğüm en pasif Cumhurbaşkanı ile birlikte yaşıyoruz, sizin de dikkatinizi çekti mi bilmem?
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Prş May 01, 2008 6:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Polis devleti nasıl olur, işte aynen böyle olur!"

Bu bir slogan, Bir Başkan'ın Ölümü filminde Bush'u protesto eden kızlı erkekli bir grubun joplu, biber gazlı, maskeli ve donanımlı polislerin kalkanları önünde çala oynaya söyledikleri bir slogan...

Sabah erken kalktım, çarşıya gittim hanımla birlikte yürüyerek, kendisi benden erken başlar işe ama bugün benim için büyük gün İstanbul'a gideceğim. Sekiz otuz gibi Harem-Gebze dolmuşuna bindim çarşıda ve aman Tanrım şoför tanıdık değildi bu sefer ve aylardan beri ilk defa gazete alarak yerleştim arka koltuğa. Çayırova civarında başlamıştı hareketlilik. Biz yan yoldan gittiğimiz için sorun yoktu ama E-5 tıkanmıştı her nedense. Meğer polis çevirme yapmış daha İstanbul girişinde. Daha çok yabancı plakalar ve otobüsler durduruluyor ama arkada ki kuyruk git gide uzuyor bu arada, çünkü Yeni Mahalle civarında olduğumuz için tepeden görme şansımız var yolu. Herneyse Şifa mahallesinde inip Tuzla-Cevizlibağ otobüsüne biniyorum bu sefer. Yolculuk olağan seyrediyor hatta vaktinden daha evvel sona eriyor, yolların boş olması sebebiyle.

Dört Levent durağında inip metroya giriyorum...

Az biraz işim çıktı, arkası sonra artık!
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Prş May 01, 2008 8:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"İnsanlar hükümetlerinden korkmamalı, hükümetler insanlardan korkmalı..."
V for Vendetta

Daha metrodan giriş yapar yapmaz anonslar başlıyor, "İstanbul valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, metro hizmetleri Dört Levent Mecidiyeköy arasında gerçekleştirilmektedir. Osmanbey ve Taksim istasyonları ikinci bir karara kadar kapalı kalacaktır..."

Sıkı yönetim ordu komutanlığı sanki anasını satayım, neyse moral bozmak yok, güzergah üzerindeyiz nasılsa, derken hemen hemen ilk defa oturarak yaptığım metro yolculuğum Mecidiyeköy'de son buluyor. Yukarı tırmanıp uzun koridordan ilerlerken metro güvenliğinden bir eleman bağırıyor, "Taksim hattı kapalıdır, sadece Dört Levent istikametine gidiş vardır" diye. Dışarıya bir çıkıyorum, aman Allah'ım aklımı esirge, yüzlerce ebat ve tipte polis. Sağda solda, kıyıda köşede, heryerde. Trafiğe kapatılmış alan ve hoplaya, zıplaya, sıyrıla, takıla geçiyorum polisleri ve asıl hedefime odaklanıyorum. İşler güçler bir yarım saat içerisinde hallolduktan sonra dönüşe geçmem gerekiyor ama nerde öyle kolay geri dönmek, burası İstanbul, vali canımıza okuyor her fırsatta. Kimin aklına geldiyse metro girişini kapatmışlar, polisler karşı kaldırımdaki girişi gösteriyorlar, hay aksi Ali Rıza Binboğa, onu da kapatmışlar, başka bir polis Cevahir girişini deneyin diyor, salak kafa inanmasana, yok illa gideceğiz bu sıcakta, polislerle selamlaşa, omuzlaşa, öpe, koklaşa Cevahir girişine gidiyorum, akıbet aynı. Eh be Tayyip ben sana ne diyeyim şimdi, bu sıcakta yorulan ayaklarımın hesabını nasıl vereceksin bakalım bu saatten sonra. Otobüs zaten yok, taksiler dersen cebimi ağlatmalarından korkuyorum, yollar kapalı, derken bari Gayrettepe'ye yürüyeyim diye karar veriyorum ve artık hiçbir polise bir şey sormuyorum. Bir slogan bile attıramadan yollara düşüyorum ki çok şükür Gayrettepe metrosunun kapıları açık ve inanır mısınız onca yol üzerinde tek bir tane polis yok. Hatta Dört Levent'de de yok ve hatta, neyse abartmayalım fazla ama aklıma gelmiyor da değil; bunca polis, emek, para, işgücü ve zaman bir kere olsun gerçek ve işe yarar bir amaç için harcansaydı, mesala kap kaç çeteleri üzerine gidilseydi bence İstanbul daha yaşanılır bir yer olurdu...

Sonrası dönüş ciğerim, bu arada köprüyü geçtikten sonra harika çiçekler ekmişler yol kenarına, Anadolu yakası tarafında. Pembe, pespembe, çingene pempesi ne derken bu mayıs önemli bir ay, bir mayıs işçi bayramı, üç mayıs Türk bayramı, altı mayıs çingene bayramı...
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Cum May 02, 2008 2:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

tu_ce demiş ki:
Kimbilir şimdi, hangi şanslı sokak kedisi Pascal'ın yerini alıp, sevgiye doyacak.


O şanslı kedi Amokaçi'ymiş meğer, ama sana söz Allah gecinden versin bir daha kedim olursa, ismini bu sefer futbolcu değil ressam ismi koyacağım...

Allah'ın ayarına oldum bittim hayranım. Dün akşam bizim hanım eve dönerken çocukların elinden küçücük bir yavru kurtarmış. İnsan evlatları kendilerinden küçük canlılara ne kadar gaddar davranabiliyorlar bilmez miyim. Bu da siyah beyaz, ama o kadar küçük ki, daha yemek yemeyi bile beceremiyor. Et suyu veya çocuk maması hazırlayıp şırıngayla ya da çay kaşığıyla ağzına götürebiliyoruz sadece, o da diliyle yalayıp ağzına atıyor. Üstelikte gözleri de rahatsız, ama çok şanslı bir kedi. Eczaneye gittim ne yapabiliriz diye, meğer eczacı ablanın kedisinin de böyle bir sorunu varmış, veterinere gitmiş, göz damlası almış ve kedisi iyileşmiş, unutmazsa evden getirecek.

Kedili büfe geleneği devam etmekte, ah ulan Pascal, çok başkaydın sen ama ne yapalım, olacakla öleceğe çare yok...
Başa dön
mavizeytin
Yazar


Kayıt: Mar 21, 2007
Mesajlar: 110

MesajTarih: Cum May 02, 2008 4:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Merhametli tiananmenian'ın kedisi olmak, her kediye nasip olmaz Amokaçi çok şanslı.
Başa dön
akrebingozleri
Yazar


Kayıt: Jul 26, 2007
Mesajlar: 214

MesajTarih: Cum May 02, 2008 4:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

tian hocam
bence kedine pascal yerine "hakan şükür" adını koymalıydın,
gitmezdi kolay kolay sanırım. Wink
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Cum May 02, 2008 7:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Eyvallah dostlarımSmile

Farid Farjad'an bir parça ele geçirdim, "Persian violin song" yazıyor üzerinde ama isminden emin değilim, mükemmel bir şey. İsteyene msn'den yollarım, çünkü youtube'da aynısını bulamadım. "Müzik en somut sanattır" önermesi ile baş başa verdim kendimi bu akşam. Söylemesi ayıp bir iki bira içmeyi düşünüyorum ilerleyen saatlerde. Olsun gözüm olsun, ne olacaksa olsun. Hayat devam eder, kıllanarak, küfrederek, içlenerek, ağlayarak, gülerek, eğlenerek. Ve en sonunda her birimiz gölgelerimizi yakarak imamın kayığında kısa bir yolculukdan sonra, bir parça bezle sarılıp gireceğiz toprağın altına. Önemi olmayacak hiçbir şeyin. Kasıntı yürüyüşler ve afilli söyleyişlerin yerini toprak kokusu alacak. Ölümden korkmak ondan bahsetmemeyi gerektirmez. Elbette her türlü çözümü hayatın kendinde ararım. Ama anlam katmaya çalışıyorum süprüntü yaşantıma, üç beş tane kedi bakmışım bu sürede, bir kaç beş para etmez eyleme imza atmışım, geleceğe sarkmışım çoluk çocuğa karışıp, ağaç dikmişim bir yerlere, hepsi öldüğüm vakit benimle birlikte gelecek. O zaman tüm yargılar, önermeler, sözler ve yazı değersizleşecek. Gönlüne taht kurduğum insanlarda yaşamayı sürdüreceğim bir müddet, sonra onlar da yanıma gelecek, sonra herkes yanıma gelecek ve ben hayata President George W. Bush olarak değil de ucuz ve uyuz tian olarak geldiğime ve yaşadığıma şükredeceğim. Ve o muhteşem gün geldiğinde gözlerim arkamda olmayacak, cevabını veremeyeceğim günahım ve defterini dürmediğim hesabım kalmayacak. Yani inşallah!

Hayat geçer, herşey geçer, ne kadar zararsız olduğunla ilgilidir diğerleri, onlarda geçer, "itin biriydi" ile "Allah rahmet eylesin" arasında ortalarda bir yerde, yani yerin dibinde, bir uzun beklemedir ölüm. Bunu düşünerek çıldırmak yerine, iki bira içip kediye süt vermek daha iyidir...
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Cum May 02, 2008 8:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir mayıs günü tian'ın Mecidiyeköy'de ne işi vardı peki?

Tayyip sağolsun sadece ayaklarımızı yormadı yürüterek, o gün bana randevu veren gaste editörünün benimle buluşmasını da engelledi.

Bu gaste meğer eski başbakan danışmanı Cüneyt Zapsu'nun ağabeyinin başında bulunduğu, İstanbul belediyesi destekli, sadece reklam gelirli bedava dağıtılan bir gazeteymiş. Günler önce amatör köşe yazarları arıyoruz diye ilan vermişler ve bizim hanım bana ulaştırdı bir şekilde. Yahu bunlar benim dilimden anlamazlar ne dediysem de, kaybedecek neyin var sanki diyerek beni ikna etti ve İstanbul üzerine üç beş yazımı seçip belirtilen adrese mail attım. Aradan bir ay geçti, gaste'den bir mail geldi, dört yüz yazı arasından sizinki de seçildi, bizimle görüşmek için telefon numaranızı istiyoruz diye. Gönderdim ve benim için en uygun olan gün, yani hiçbir siparişin verilmediği ve sadece bir kaç önemsiz toptancının geldiği perşembe gününe saat on bir de randevu verdim. O gün sabah erken kalkarak tam saatinde Profilo iş merkezi birinci katta randevuma gittim tabi. Ama benimle görüşme yapacak editör ortalıkta yoktu ve gelmesi öğleden sonra saat ikiyi bulacağı için ben geri dönmem gerektiğini söyleyerek ayrıldım oradan. Kendisi Kadıköy'de imiş ve bir mayıs dolayısıyla aksayan trafik nedeniyle gelemiyormuş. Yürüye yürüye geri döndük tabi...

Madara olmayayım diye etrafımda ki kimseye bahsetmedim, ama mahallemden esirgeyemezdim bu haberi elbette, selametle...
Başa dön
birbardaksu
Yeni Üye


Kayıt: Feb 05, 2008
Mesajlar: 93
Nereden: keman sesinden

MesajTarih: Cum May 02, 2008 10:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

http://www.youtube.com/watch?v=H0JDyMZFd-M&feature=related


Farid Farjad eşliğinde sizin yazılarınızı okumak daha bir güzel oluyor.
Hayat kokuyor..
Başa dön
solipsist
Yazar


Kayıt: Mar 09, 2008
Mesajlar: 106

MesajTarih: Cmt May 03, 2008 2:18 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

.............................

En son solipsist tarafından Pts Tem 28, 2008 10:12 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Cmt May 03, 2008 10:48 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Hayır! Hayır! Kafiyeli şiir okunmaz Chinaski'nin evinde!"

Kadınlar, C.Bukowski
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Pzr May 04, 2008 10:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yazı dediğin nedir ki? Bir parmak bal çalmak ağzına. Su uyur, düşman uyur, sen uyursun, herşey uyur ve hiçbir şey kalmaz yarına...

Amokaçi'nin tek gözü hala perdeli bakıyor, diğeri gibi parlak değil. Eczacı ablanın ilacı iyi geldi aslında, iltihap falan kalmadı, ama eksik olan bir şeyler var hala. Çorbayı çay kaşığıyla yedirmeye devam ediyoruz, çok güzel bir kızımız olacak ilerde ve annesini özlemesin diye termos ile altını ısıtıp kumaş parçalarını sererek üstüne yatırıyoruz. Bir kalın plastiğin ısı yayan garipliği ve insanların kıçını başını okşamasını anne sanıyor garip. Ama tutunuyor dört ayağıyla ve bulabildiği her fırsatta. Mesela göz damlası damlatıldığında hiç sesini çıkarmıyor ve sabırla bekliyor, biliyor daha yaradılıştan kendine yararlı şeyi ve yardım etmek isteyen eli. Ağzına uzatılan çay kaşığını parlatana kadar yalıyor yine. Bir gün paça suyu, diğer gün yürek, sonrasında haşlama ne derken kemiklerini ve yaşama azmini kuvvetlendiriyor. Onda ki isteğin yarısı ben de olsaydı dünyanın hakimi olurdum ne diyorum ya her biri traş. Her canlı kendi meşrebinde Yaradan'ına ulaşma azmiyle var olmuştur ne de olsa. Bugün pazar, işlerim yoğun ve korkunç yorgunum. Sanki yüz yıllardır aynı haldeyim ama bir yandan da biliyorum ki abartmayı severim ezelden beri.

Üstteki alıntı için ne demeli bilmem ki şimdi? Sevgili solipsist'in yazdıklarını görünce ilk aklıma o geldi ve alıntıladım, hiçbir açıklaması da yok. Varsın olsun dedik ve oldu.

İssinabi hala özlemle beklenmede ve eylem çok şükür epey aradan sonra ilk mesajını atıverdi. Kutu hareketli, ben yorgunum, hayat devam ediyor ve çok şey önemsiz...
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Sal May 06, 2008 5:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bugün altı mayıs, hıdırellez. Yazın başlangıcı ve Deniz Gezmiş ile arkadaşlarının idam edildiği gün. Ben bir yaşındaymışım onlar asıldığı gün, gençlerin ölümünü kim ister, hele hele devlet elinden gerçekleşenini. Sebepsiz değil, elbette var geride kalan bir takım eylemleri, ama tamı tamına 14 kişinin ölümünden sorumlu ve mahkemeye giderken "Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır..." deyiveren Malatyalı çete lideri Abdullah Sülük'ün müebbet hapsinin ve hatta şu ülkede aklıselim kim varsa hepsinin ortak olarak nefret ettiği ve akla gelen gelmeyen binlerce ölümün birinci dereceden sorumlusu, sadece Leyla Zana ve zevatının baştacı Abdullah Öcalan'ın hapis cezasını da akla getirerek, "Adaletin bu mu dünya?" türküsünü dinleyip Selda Bağcan'dan, diye tam aklıbaşında bir cümle kuracaktım ki, hayır dinleyemiyoruz çünkü bu sefer sebebi açıklanmadan yine kapatılmış tüm dünyanın video arşiv sitesi youtube. Yememiş içmemiş, bu sefer alternatif erişim kaynaklarına da el atmışlar, ulan sıfatı büyük beyni küçük savcı bozuntusu seni okutan hukuk fakültesinin...

Yok bu konu küfretmeden bitmeyecek her halükarda, en iyisi ben kendimi kapatayım, akşama görüşürüz nasılsa...
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Sal May 06, 2008 8:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ara sıra da olsa askerlik hatıralarına dalacağız bundan böyle...

Eğirdir-Giriş.1


Okulu bitirdikten sonra iş sınavı cenderesinde epeyce beynim buruştu ve girdiğim hiçbir sınavı kazanamadım bu süreçte. Kimisinin yazılısında elendik, kimisinin sözlüsünde derken, o yılın nisan ayı erken askere gitmek için başvurdum ama geç kalmışım beni kasımda asker görmek istediklerini ifade eden bir yazı ile dilekçeme cevap verdiler. O sıralar borsa ile ilgileniyorum ve ben hayatımın vurgununu vurdum 98 yılının mayıs ayında. Cavit Çağlar'a ait Alternatifbank hisse senedini 1200 liradan satın almışım, üç hafta geçmedi fiyat oldu 6700. Benim için deli para, şuanın ne kadarına denk gelir bilmiyorum, sanırım 6000 dolar civarında. Neden aldığımın bir açıklaması yok, tamamiyle tesadüf, o sıralar Alanya'da geçirecek üç ayımız varmış demekki. Elbette haydan gelen huya gider, hazır askere daha dört ay var iken almanların çok sevdiği şu mekanı bir de ben göreyim dedim. Ama parayı bitiremedim Allah'ı var, askerde de epeyce kullandığım oldu. O sıra bir arkadaşım Kombassan'ın Ar-Ge servisinde çalışıyor Sivas'tan gitmiş ve henüz evlenmemiş. Kombassan'da henüz batmamış, hatta bu Ar-Ge servisini Tansu Çiller açmış. Amerika'da denenen ve tutmayan bir güneş enerji sistemini getirmişler, Alanya'da bu sistem ile elektrik üretecekler. Ah Haşim ah, ABD'nin neyi sana yaramış ki kendi başaramadığı sistemi yarasın ama amcam tesisi kurmuş, bizim arkadaş da motor teknisyeni olarak oradan ekmek yiyor. Telefon açtım atla gel dedi. Neyse uzatmayalım bu süreçte saç telimin bitim noktasından ayak tırnağıma kadar kömür gibi yandım ve yemek yemek, güneşlenmek ve uyumak haricinde neredeyse hiçbir şey yapmadım. Arkadaş evlenince oturacağı evi taşıdığımız günün akşamı da Sivas'a geri döndüm. Sonra Ankara'ya sınava gittik. Şimdilerde asteğmenlere komando kapısı kapatılıyormuş, ben gözüm kapalı oldum, gönüllü. Sebebi yok, cebimde Cavit'in hisse senedi parası ( Ben paramı çektikten sonra senet 9200 lirayı gördü, ama ardından bir düştü ki tutabilene aşk olsun...), yazdım forma öylesine. O sıra da Ankara'dan bizi seven bir dost Asal'dan bir tanıdığını devreye sokmuş meğer benim haberim olmadan, telefonda aynen şöyle bir cevap almış; "Bu salak gönüllü komando olmuş, yapabileceğimiz hiçbir şey yok..." Ben söylememiştim, hava atmak gibi olmasın, aynı zamanda bir takım uyuz nasihatlare maruz kalmayayım diye. Hatta sevgili ailem hala kurada ya da sınavda öyle denk geldiğini zannederler, burayı okumayacaklarına göre ömür boyu da öyle düşüneceklerdir. Herneyse, Ankara daha dış kapının mangalı, aradan bir hafta geçti geçmedi, beni Eğirdir'e 20 Kasım'da beklediklerini yazan bir kağıt çıkageldi eve. Yaş yirmi yedi, toy olsak davul zurna çaldıracaklar, aldım bavulu elime düştüm yola, cebimde hala Cavit'in parası var, hatta banka da bile bir miktar mevcut...

Devam edecek!
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 15, 16, 17 ... 30, 31, 32  Sonraki
16. sayfa (Toplam 32 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok " Doğan Grubunu boykot çağrısı&q... Poe Güncel Olaylar-insanlar 21 Prş Eyl 18, 2008 11:20 pm
Yeni mesaj yok "İyi şiir her zaman dinidir" Poe Şairler ve Şiirleri 0 Pzr Ağu 03, 2008 1:30 pm
Yeni mesaj yok Futbol Sadece Futbol Değildir akrebingozleri Güncel Olaylar-insanlar 9 Pts Hzr 23, 2008 3:45 pm
Yeni mesaj yok Ya Şimdi Ya Asla ozanyazar Kısa Öyküler 0 Sal Hzr 03, 2008 3:29 pm
Yeni mesaj yok "Düşünün artık! Kamer Genç devre... warlord Güncel Olaylar-insanlar 0 Çrş Nis 23, 2008 11:21 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke