Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 68 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

FİLİSTİN ŞİİRİ


FİLİSTİN ŞİİRİ
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şairler ve Şiirleri
Yazar Mesaj
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Prş Tem 26, 2007 4:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

KAHRAMAN


Ona sen
ne dersen de.
Kolum onun sesidir,
yüreğimse, barınağı.
Evine dönen bir adam kadar mutlu,
evine dönen, akşamları.
Gider ödevi başına
sessiz ve kararlı.
Yaşar dallarında
tüm ağaçların,
yaşar köhne evin minderinde,
yaşar raflarında kitaplığın.

Bir köprüdür o,
bağlar güneşe eski yarayı.
Kaçar bağrının ağzından sisler oluk oluk,
süzülsün, dışarı çıksın diye ışık.
Bilmez kibarlar gibi konuşmasını,
bilmez yurduna seslenmesini,
toprağı inler durur,
toprağı inim inim,
yoldaştır ona toprağı.

Çimenler kadar ufacık
Uzaylar kadar kocaman.
………
………

Nasıl ayıracak
doğmakla ölmenin sınırını,
cebinde pasaportu yok ki.
Hiç bir şey hatırlamaz o,
anılar parmaklarından sıyrılmış gitmiş,
buğday başakları gibi
yitik bir tarlanın.
Ve yadırgamaz o hiç bir şeyi.
Bir kuş gibidir
yüreğini oyan hasret,
bir kuş,
kafası patlamış,
beyni dağılmış,
boğulmuş.

Sorma bana adını.
Kazılı durur toprakta, güneşte.
Ve her akşam batarken güneş
gitsin ödevini yapsın diye,
her sabah
öldürürler onu.


(Çev. A. Kadir - Süleyman Salom)
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Prş Tem 26, 2007 4:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GÜNCE


Pazar

Sonu pek acıklı biten
bir aşk öyküsü okuyorum.
Son kucaklaşma bölümünü
okuyorum bir kez daha.
Korkunç daralıyor yüreğim
- sanki düşmüşüm çaresiz bir derde-.
Elbet kader bir gün
güldürür bizim de yüzümüzü.
ilk kucaklaşmamız
olur son kucaklaşma.


Pazartesi

Bugün ifadeye götürdüler beni.
Ah, sevgilim benim!
Biliyor musun ne dediler:
Seni dik kafalı, seni asi!

Ne bir lokma ekmek veririz sana,
ne bir tek zeytin.
Geberir gidersin burda açlıktan.
Bir tek kurtuluş yolun var senin:
Resmen bizim örgütün emrinde çalışman.


Salı

Beraber olacağım ben onlarla,
ta sonuna dek,
sessiz sedasız direnenlerin
ekmeğini yapmaktan caymayanlarla,
yaslar içinde bile
yükünü yükleyenle.
Hazır edin ipinizi,
asın, sıkıysa, asın sözcüğü,
asın hadi.
Ben onları vaftiz edeceğim
ezilenlerin teriyle.
Sözcüğüm bir yangın olmalı,
fedailerle tek bir cephe kurmalı.
Gelecek günler onlarındır,
onların ve bizim.


Çarşamba

Senin o mavi gözlerin
verir bana ne verirse.
Seni sevmediğimi diyen kim?
Benim son aşkım değil misin?


Perşembe

Bir gezi sizin kentin yollarında,
bir aşk gezisi...
Savaş,
ayda bir görebilmek için seni.
Aşk ve savaş.
Sakın gücenme,
bu ay bana izin vermediler.
Bekle beni, geleceğim, bekle ama.
Geleceğim, sevgilim,
sıyrıla sıyrıla
karanlık gecelerin arasından.


Cuma

Elli papel,
tatlım benim,
son buluşmamızın fiyatıNeutral
Rüşvet verdim.
Ne dedin, çok mu?
Hayır, değil.
Hem paramı aldılar, hem tutukladılar beni,
yasayı çiğnemişim.
Kapanık gecede
boyuna gidiyorum
bata çıka.


(Çev. A. Kadir - Süleyman Salom)
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Prş Tem 26, 2007 4:35 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GAZZA'NIN UFACIK BAYRAKLARI


Geliyorlar duvarlardan sıyrılıp.
Okullardan, yetimler evinden, aş ocaklarından kaçarak,
yükseliyorlar.
Ölülerin bağrından,
dulların kucağından,
yerdeki çatlakların ölüm ve hüzün türkülerinden
sıçrayarak
kalkıyorlar
şaha.
Tarih kitabından
ve Kuranı Kerim'den sıyrılıp,
ve dolapların aralığından kaçarak
dikiliyorlar
ayağa.


Yükseliyorlar incir ve hurma ağaçlarından,
yaraların tarlasında doğmuş kelebekler gibi.
Benzerken yaraların bahçesine
kentin alanı,
tepinip bağırıyordu dikiş iğneleri:
DAYANIYOR, DAYANIYORUZ!


Tarih ve coğrafya kitaplarında,
bir ışık ipliğinin kurbanlarında,
ve dikiş iğnelerinde
DAYANIYOR, DAYANIYORUZ!


Nişan yüzüklerinde
ve kurşun kaleminde
ve çarıklarda
ve bavullarda
ve her şeyimizde,
kurtarıcı bir anın kurbanlarında,
DAYANIYOR, DAYANIYORUZ!


Süzülüp gelen ölümde, öğleye doğru,
ve her iğnede
ve her dikişte
ve putların tahtasında
DAYANIYOR, DAYANIYORUZ!


(Çev. A. Kadir - Süleyman Salom)
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Sal Eyl 11, 2007 4:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

AlıntıNeutral
Mahmud Derviş

AlıntıNeutral
Arapça’dan çeviren Neutral Lütfullah Bender
Düşün Dergisi / Sayı:56 / Kasım 1988



ÖLÜMÜ SEVİYORLAR BENİM


Ölümü seviyorlar benim, “Bizimdi. Bizdendi.” diyebilmek için! Duydum ayak seslerini, duydum. Tak. Tak. .. Yirmi yıldır yürüyorlar gecenin duvarında. Yaklaşıyorlar. Geliyorlar. Açmıyorlar kapıyı. Ama işte giriyorlar şu an. Dışarıya çıkıyor üçüNeutral Şair, Katil ve Okur. Ve sordum: “Şarap içmez misiniz?”. Dediler ki, “İçeriz”. “Ne zaman kurşun sıkacaksınız kafama?”. Dediler ki, “Hele dur!”. Kadehleri dizdiler ve türküler söylediler halk için. “Ne zaman” dedim, “Ne zaman başlayacaksınız beni öldürmeye?”. Dediler ki, “Başladık bile .. Neden ayakkabı gönderdin ruha? Söyle!”. Dedim ki, “Yeryüzünde yürüyebilmesi için”. Dediler ki, “Toprak kapkarayken, şiiri neden beyaz yazdın sen?”. “Yüreğime” dedim, “çünkü dökülüyor tam otuz deniz”. “Nedendir” dediler, “Fransız şarabına tutkunluğun?”. Dedim ki, “En güzel kadına vurgunum” ... “Ölümün nasıl olsun?”. “Çatıdan geçen yıldızlar gibi masmavi... Biraz daha şarap alır mısınız?”. Dediler ki, “Alırız”. “Yavaş olun” dedim, “Rica ederim, ağır ağır öldürün beni ki son şiirimi yazayım, kalbimin kadını için”. Ama onlar ... Gülüyorlar, gülüyorlar ve hiçbir şeyi çalmıyorlar evden, kalbimin kadınına söyleyeceğim sözlerden başka, çalmıyorlar evden hiçbir şeyi.. .
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Sal Eyl 11, 2007 4:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

AYAK SESLERİ


Sürekli
Yaklaşan ayak sesleri duyuyoruz geceleri
Sürekli
Kapılar fırlayıp kaçıyor odamızdan
Uzaklaşan bulutlar misali


Yatağımdaki mavi gölgeni
Kim çekiyor her gece?
Ayak sesleri geliyor
Gözlerin yurdumdur, kollarınsa
Bir çember, bedenimi çevreleyen.
Ayak sesleri geliyor ...
Ey Şehrâzâd
Niye kaçıyor beni resmeden gölge?
Bir ağaç ol
Gölgeni göreyim
Bir ay ol
Gölgeni göreyim
Bir hançer ol
Gölgeni göreyim gölgemde
Küller arasındaki bir gül biçiminde!

Sürekli
Yaklaşan ayak sesleri duyuyoruz geceleri
Sürgün yerim oluyorsun ve hapishanem
Ha gayret
Öldür beni tek hamlede
N'olur öldürme beni
Yaklaşan ayak sesleriyle!


Arapça’dan çeviren Neutral Lütfullah Bender
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Çrş Nis 30, 2008 6:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
Hece / Aylık Edebiyat Dergisi

Alıntı:
Sayı 136 / Nisan 2008






TAŞ OLAYDIM


Hiç bir şeyi özlemiyorum
Ne geçen günü,ne gelecek yarını
Ne ilerleyen veya yuvarlanan şimdiyi
Hiç bir şey bana bir şey demiyor!
Taş olaydım-dedim-keşke
Taş olaydım su perdahlayaydı beni
Yeşil,sarı...Bir odaya konaydım
Yontulmuş taş halinde veya temrin için...
Ya da zorunsuzluğun saçmalığından
Zorunluluğun fışkırması için bir madde işte.
Taş olaydım da
Herhangi bir şeyi özleyeydim keşke !



MAHMUD DERVİŞ
Çev: İbrahim DEMİRCİ
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Çrş Nis 30, 2008 6:37 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

SAKINCASI YOK



Döşeğimizde,temiz yastıklar üzerinde
Dostlar arasında
Ölmemizin bir sakıncası yok

Bir kez ölmemizin bir sakıncası yok
Ellerimizi göğsümüze kavuşturarak
Sadece solmuş olacak ellerimiz
Sıyrıklar veya bağlar olmayacak
Bayrak da
İtiraz dilekçesi de

Toza toprağa bulanmadan ölmemizde sakınca yok
Gömleklerimizde delikler olmadan
Kaburgalarımızda
Kırıklar

Ölmemizin bir sakıncası yok ve beyaz yastığın
Yanağımızın altında
Bir kurşun olmadan
Av’cumuz sevdiğimizin avcunda,
Doktorun ve hastabakıcıların umutsuzluğu sarmış bizi
Günlerin götürdüklerini saymazsak
Şu varlığı kendi halinde bırakanları
Bir veda güzelliği kalmış bize
Belki "bizden başkaları" ...
Değiştirir onu




MÜRİD EL-BARGUSİ
Çev : İbrahim DEMİRCİ
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Çrş Nis 30, 2008 6:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

KARLI GÜN


İçimde durur hâlâ karlı gün
beyaz bir şarkı
derin bir yankı
onu yaşıyorum capcanlı
ürperiş anları bendedir o günün
Ne tatlıydı Allah'ım o karlı gün

Kendimizi geçide atardık
bir yandan bir yana geçerdik
örtünürdük inerdi karlar
geçit boyu başımızı okşardı karlar
sırlarımızı sıvazlardı

Ah büyük sevdalarım vardı benim
büyük bir şiirim
içimin derinliklerinde kımıldar
uyuklayan düşleri uyandırırdı
Ne paha biçilmez şeydi Allah'ım karlı gün

Ah o gün, ah sevdam o gün
pek söylemedim ben
ama hayatın bütün coşkuluları bizimdi o gün
dopdolu görünürdü bize hayat
arzuları armağan saçar,
bağışlar dökerdi cesurca
Nasıl da cömertti Allah'ım, karlı gün

O gün hayatı kıvançla kucakladığımı
hissettim ya o gün
doruklarına çıkmış buldum ya kendimi
zenginliklerine sahip oldum ya o gün
kendimdim o gün ben kendimdim

Son noktasında sevginin daha canlı olsam
gelecek günlerinde ömrümün
Allah beni bir kez daha
döndürür mü o karlı güne acaba?




FATVA TUKAN
Çev: : İbrahim DEMİRCİ
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Çrş Nis 30, 2008 6:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

AŞK ŞİİRLERİ


I

Ne zaman insana rastlasam
Fısıltılarım ve gülüşlerimle eğlenirler
Garip yolculara acırlar
Delikanlıyı harcarlar

Hoş gör sevgilim
Görmüyorlar seni,ardımdan yürüyorsun
Hoş gör



2

Bana seni görmeyi öğret
Sen bende iken

Bana seni sarmayı öğret
Ben sende isem

Nasıl edeyim de hüznümü
Sevinç edeyim
Sana iyilikler dilerim

Tut elimden akıyor sana
Nehir gibi

Yüce aşk,kutsal kelime



3

Ömrüm boyu kanadım
Kanım coşkun aktı
Olduğum yere kanadım
Kanım bir hengame
Yine de gururm bende kaldı
Çünkü ağıtlarımı paylaştın
Kutsadın şarkılarımı



4

Seni seviyorum
Fısıltıyla, "seni seviyorum"
Haykırışla, "seni seviyorum"
Zamanın başı ol
Mekanın sonu



5

Elin bende
Gözün bende...
Memleket bir katar
Zamanın yitik ufkunun ardında kaybolan
Geriye bir toz girdabı
ve gazete paçavraları
Geriye bir kadın ve erkek,dönüyorlar
Kuşatılmış yığınla bavul
Hüzün yüklü,bekliyorlar




SEMİH EL-KASIM
Çev : Aydın ÜNAL
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3935

MesajTarih: Çrş Nis 30, 2008 6:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

YENİDEN DOĞUŞ


Ben Haziran'da doğdum
Hüzünle sürmelendi kirpiklerim
Neden şafağı bekleyeyim temizlemek için
Gözlerimdeki renkli geceyi

Ben Haziran'da doğdum
Bundandır, cellâdım uğraşır durur
Değiştirmek için adımı
Bıyıklarını düzeltip,
Hücremin küçücük deliklerini tıkar
Kocaman delikleri bırakır yırtıcılar için
Etime susamış yırtıcılar

Haziran'da doğdum ben
Bundandır binlerce korkuluk yapmaları
Benden çaldıkları giysilere bürünmüş
Ayakkabılarımı
Paltomu
Zehirli oklara geçirmişler onları
Benim ülkemde
Dedemin kılıcını sakladılar
Geriye ne varsa sattılar
Gözlerimin önünde

Haziran'da doğdum ben
Haziran'da döndüm hayata
Bundandır şafağı beklemem
Sinirle
Etle
Gözlerimle
Bundandır hala
Çocuklar doğurmam
Somunumu koruyaraktan yırtıcıdan
İşkence boyu gecelerde
Bundandır
Benim eski mi eski zeytin dalım
20 yıl sonra yeniden uyandı
Yeniden doğuşun titremesiyle,
Avucumda ateşli bir kamçı




LEYLÂ ALLUŞ
Çev : Aydın ÜNAL
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şairler ve Şiirleri Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6
6. sayfa (Toplam 6 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok FİLİSTİN KANIYOR! kukulkan Güncel Olaylar-insanlar 9 Cmt Mar 01, 2008 7:05 pm
Yeni mesaj yok ağustos şiiri eylem Şairler ve Şiirleri 1 Pts Oca 28, 2008 2:03 am
Yeni mesaj yok Erzurum'da Aşkın Şiiri 3maymun Kara Mizah 0 Prş Ağu 16, 2007 6:30 pm
Yeni mesaj yok İlk Aşk Şiiri dereotu Şairler ve Şiirleri 0 Cum Mar 30, 2007 1:29 am
Yeni mesaj yok üçüncü şahsın şiiri tu_ce Attila İlhan 4 Çrş Ksm 15, 2006 12:55 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke