Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 46 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gazete Kültürü
 ERTELEYEN ÖĞRENCİ PSİKOLOJİSİ
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Türkiyem çetelerden nasıl kurtulur?


Türkiyem çetelerden nasıl kurtulur?

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar
Yazar Mesaj
serdarkaya
Yazar


Kayıt: Apr 26, 2006
Mesajlar: 163

MesajTarih: Cum Mar 21, 2008 11:07 pm    Mesaj konusu: Türkiyem çetelerden nasıl kurtulur? Alıntıyla Cevap Ver

Okuduğum son bin yıllık siyasi tarihimizde çeteler hep olmuştur. kimi zaman direk ikdidar kimi zaman dolaylı. Ve arada hep halk ezilmiş. yok edilmiş anlayacağınız katırların tepişmesinden hep kuzular helak olmuş. evet bu kirli oyuna nasıl son vereceğiz? hepimiz çeteleşerekmi? yoksa..............hımmmmm
Başa dön
cazmanya_yeniden
Yeni Üye


Kayıt: Dec 11, 2007
Mesajlar: 32
Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!

MesajTarih: Cum Mar 21, 2008 11:30 pm    Mesaj konusu: Re: Türkiyem çetelerden nasıl kurtulur? Alıntıyla Cevap Ver

serdarkaya demiş ki:
Okuduğum son bin yıllık siyasi tarihimizde çeteler hep olmuştur. kimi zaman direk ikdidar kimi zaman dolaylı. Ve arada hep halk ezilmiş. yok edilmiş anlayacağınız katırların tepişmesinden hep kuzular helak olmuş. evet bu kirli oyuna nasıl son vereceğiz? hepimiz çeteleşerekmi? yoksa..............hımmmmm


Okudugun son 1000 yıllık tarihimizde çeteleşme varsa ve bitirilememişse,sen de yaklaşık 70 yıl olan hayatının 20 küsür yılını tükettiğin halde bunun bitmediğini gördünse,bırak geri kalan 40 küsür senende bunları düşünme...

Kavga Habil ve Kabil ile başladı yani neredeyse dünya kuruldugunda ve kıyamete kadar da bitmeyecek.Sebebi mi?;ne yazık ki yaratılışımızda ihtiras ve haset var,bende de var sende de var...
Başa dön
serdarkaya
Yazar


Kayıt: Apr 26, 2006
Mesajlar: 163

MesajTarih: Cmt Mar 22, 2008 12:04 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yaşım yirmi değil onu söyleyeyim düşündüğünden epey fazla ama yirmilik delikanlı olarak gördüğününüz için size bir renkli gazoz ısmarlamam gerek dostum:) Very Happy
Başa dön
cazmanya_yeniden
Yeni Üye


Kayıt: Dec 11, 2007
Mesajlar: 32
Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!

MesajTarih: Cmt Mar 22, 2008 12:30 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Daha kötü ya,perdenin kapanması biraz daha yakın demektir.Ben vazgeçtim ulusal ya da global sorunlarla ugrasmaktan.Bu çabaların faydasızlığı aşikar.Ben artık çevremdeki 5-10 kişiyi değiştirebilirsem onlarda 5 er kişi değiştirse 650 sene sonra dünya kötülükten arınır gibi saçmalıklar peşinde koşuyorum.Bölesi biraz daha mantıklı Very Happy


Renkli gazozun içine bişeyler atmicaksan tamam,ısmarla....
Başa dön
serdarkaya
Yazar


Kayıt: Apr 26, 2006
Mesajlar: 163

MesajTarih: Sal Mar 25, 2008 1:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Crying or Very sad

En son serdarkaya tarafından Sal Mar 25, 2008 2:37 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 947

MesajTarih: Sal Mar 25, 2008 1:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sn Serdarkaya, bilindiği gibi bu soruşturma üzreinde yayın yasağı var. Buna rağmen Medyanın bir kısmı sürekli olarak soruşturma ile ilgili "bilgi" veriyor. Bu "deliller"e nasıl eriştikleri ayrı soru, bunların gerçek olup olmadıkları ise apayrı bir soru. İnternette, ararsanız, karşı cenahtan da bir sürü iddia ve belge var. Bunların da buraya dökülmesi forumu bir istihbarat savaşına çevirir.
Naçizane fikrim, varsa kendi düşüncelerimiz üzerinden konuşmak, toz-dumanın dağılmasını beklemek ve bugün en çok gereken şey, itidal, sağduyu için, tehlikeli bir gidişi, kutuplaşmayı önlemek için çaba göstermek.
Yine de seçim sizin.
Başa dön
serdarkaya
Yazar


Kayıt: Apr 26, 2006
Mesajlar: 163

MesajTarih: Sal Mar 25, 2008 2:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yeni bir kavganın çıkmaması, ülkemin içinde bulunduğu kutuplaşmadan kurtulup Herkesin özgürce ve kardeşçe yaşadığı bir yer için dua olması ve de Sizi kırmamak adına yazıyı siliyorum.
selamlar
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2840

MesajTarih: Pzr Ksm 30, 2008 12:03 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çetelerin çetelesine internet çeteleri de eklendi. Ekşi sözlük için ekşi ezgiler:


"İnternet çeteleri mi kazanacak yoksa internet siteleri mi?

EKREM DUMANLI


İnternet çeteleri Ergenekon çetesinden daha tehlikeli; hiç olmazsa yargı derin yapıların yakasına yapışabiliyor. Oysa internet çeteleri hâlâ hukukun boşluklarından yararlanıyor. Ancak unutmamak lazım ki bunun bir sonu var; umarım o son, internet gazeteciliğinin de sonu olmaz.
Neden bu ülkede iyi başlayan bir süreç aynı güzellikte sürdürülemez? Ya da niçin iyi yapılan işlerin arasına berbat örnekler girer ve her şeyi mahveder? Örnek mi? Buyurun size internet siteleri! İyi başlayıp kötüleşen de var; kötüler yüzünden iki ara bir derede sıkışıp kalan da. Bu manzara, dışarıdan eleştiri yapmayı da engelliyor. Sanki görünmez bir zırh var karşımızda. Öz eleştiri yapana da hayat hakkı tanınmıyor. Oysa ki meraklısına yepyeni imkânlar ve değişik modeller sunan internet siteleri, gün be gün kendini tüketiyor, bindiği dalı kesiyor.

Söylemek istediğimi somut örneklerle açıklayacağım; ama dostlarım beni ısrarla uyarıyor. 'Aman internetçilere bulaşma, burada hakaretin bini bir para' diyerek bana engel olmak isteyen dostlarımı dinlemeyeceğim. Sadece bu itiraz bile meselenin dehşetini anlatmaya kafi. Bir korku salınmış etrafa. Aman üzerime sıçratmayayım diye tir tir titriyor bazı insanlar. Halbuki bugün doğruyu yazmayan yarın yanlışı alkışlamak zorunda kalır. Kaldı ki bu tür kritik yazılar gayet iyi niyetle, her türlü garaz ve öfkeden arındırılarak da yazılabilir.

En dramatik örneklerden başlamam gerekirse interaktif sözlüklerden söze girmem daha sonra da haber portallarından devam etmem gerekir. Bilindiği gibi interaktif sözlükler yayına başladığında herkesin merakını, hatta takdirini toplamıştı. Entelektüel bir düzeyi vardı. Esprili yazılar kaleme alınıyordu ve oradaki zeka parıltısı, mesleği yazarlık olan insanlara bile ilham veriyordu. Fakat zaman içinde bu seviye korunamadı. Hakaretamiz laflar yer almaya başladı sitelerde. Küfürler, hakaretler, aşağılamalar gırla gidiyordu. Daha ötesi ve daha acısı; yalan, yanlış ve iftira denecek derecede laflar da yayınlanıyordu.

Oldum olası şu 'nickname'lerden şüphe ederim. Sanal âlemde uyduruk bir ismin arkasına saklanmak, insanları kalleş yapıyor bazen. Yazarlık, maskeli baloda ona buna çimdik atmak değildir. Yazının gücüne inanıyorsan; insafınla, vicdanınla yazacaksın; sonra da yazdığın her satırın arkasında duracaksın. Kâh eleştiri oklarıyla delik deşik edileceksin, kâh zafer şarkılarının eşliğinde uyanacaksın. Ne eleştiri aldım diye eğilip bükülecek, yerlerde sürüneceksin; ne takdir aldım diye kendine karşı hayranlık duyup egon altında ezileceksin. Gün gelecek mahkemelere verileceksin yazdıkların için; gün gelecek kürsülere çıkacaksın alkışlar eşliğinde. Hiçbiri asil duruşunu bozmayacak senin. Yazarlık böyle bir şey; onurla, namusla, cesaretle yapılabilecek bir meslek. Ortam sanal olunca, hak hukuk aramak zorlaşınca, bir de nickname arkasına gizlenince öyle şeyler yazılıyor ki! Zalimce karalanan yazılar nedeniyle mağdur olan biri hakkını nasıl savunabilir? Mahkemeye gitse, internet hukuku tam oturmuş değil. Tekzip gönderse her metin sanal dehlizlerde dipsiz bir kuyuya düşer gibi kaybolup gidiyor. Üstelik kimin umurunda!

Adamın canına tak etmiş olsa gerek ki kalktı Ekşisözlük'e bastı küfrü. Sanal alemde şiddetli bir depreme yol açan bu küfür, gazetelere yeterince yansımadı. Sus pus olmayı tercih etti yazılı medya. Türkiye'de Rap'in en etkili ismi Ceza, fiyakasını bozmak istercesine Ekşisözlük'e 'ayar yapma'ya karar vermişti. Aslında bu, ilginç bir tartışmanın, hatta kavganın ilk işaret fişeğiydi. Öteden beri devam eden genel bir rahatsızlık, sivri dilli bir sanatçının dobra dobra ifade edilen isyanıyla gün yüzüne çıkmış oldu. Konuya uzak oldukları için sessiz kalmayı tercih edenler oldu; ama derin sükûtun asıl nedeni korkuydu. Kimse bulaşmak istemiyordu küfürlerin uçuştuğu internet tapınaklarına.

Ne demişti Ceza? Tabii ki buraya hepsini alıntılamam mümkün değil; ancak bana en can alıcı gelen kısmını nakledebilirim: 'Yazarım ben kalemim dik/ Ekşisin ama insanlığın eksik' bundan sonraki cümleleri ne ben söyleyeyim ne siz merak edin. Lakin şu 'İnsanlığın eksik' sözü üzerinde durmak gerekiyor. Ceza'nın tasvip edilemez küfrünü internet dünyasıyla iç içe yaşayan bir yazara sordum ve dedim ki 'Ceza niçin Ekşisözlük'e küfretmişti?' Cevabı beni ürkütmeye yetti: 'Onlar da hak ediyorlar be kardeşim.' Bu yorumu yapan, bir zamanlar bahsi geçen siteye inanmış, güvenmişti. Bu platformun yeni nesil yazarlarının müjdecisi olduğuna bile hükmediyordu. Ne olmuştu da fikirleri değişmiş, bu kadar menfi bir kanaate ulaşmıştı. Ben 'Ekşisözlük' hakkında bu kadar olumsuz düşünmek istemiyorum; ancak, mesela, bir yazarla ilgili ilk cümleye "ne b... yediği belli olmayan" diye başlanmasını da kendilerine yakıştıramıyorum.

Maksadım Ekşisözlük'ün (ya da bir başka sitenin) uğradığı hakareti burada tekrar etmek ve 'oh olsun; bu size az bile' demek değil. Zaten mevzuun bir sözlükle sınırlı tutulamaması gerekiyor ki asıl sorun tam anlaşılabilsin. Önemli olan, nefesini ensemizde hissettiğimiz bir tehlikeye dikkat çekmek ve daha makul bir yol haritası çizmek. Ceza'nın hakareti alkışlanacak cinsten bir tavır değil kuşkusuz; ama isyanı üzerinde düşünmek gerekiyor. Zira aynı isyan pek çok insanın içinde fokurdayıp duruyor ve pek çok internet sitesini kapsıyor. İnsanlar internet sitelerinden çok şey de istemiyor aslında; birazcık insaf, birazcık adalet, birazcık hakperestlik...

Çok mu zor insaf ölçüleri içinde kalmak? Çok mu zor hakarete, yalana, iftiraya başvurmayacak siteler yapmak? Tabii ki hayır! Bir yandan özgür düşüncenin platformu olabilirsiniz, bir yandan da interaktif özelliğinizi koruyarak çok sesli bir atmosfer oluşturabilirsiniz. Hiç kimseye yağ yakmanız da beklenmiyor. Sermayeniz dürüstlük olsun yeter...

Nitekim Ekşisözlük'ün zorlandığı, bocaladığı yerde, belli bir oranda da olsa, Uludağ sözlük bir mücadele veriyor. Vikipedi öne çıkıyor, bu işin daha kaliteli ve objektif yapılabileceğine dair umutları diri tutabiliyor. Demek ki olabiliyor, yapılabiliyor. İfrattan tefrite savrulmadan da orta yol bulunabilir.

Bakmayın siz interaktif sözlüklerden bu kadar uzunca bahsettiğime; mesele çok daha geniş bir alanda ölüm kalım mücadelesini ortaya çıkarıyor. Siteler biliyorum bütün sermayesi yalan ve iftira. Güya kendilerini haber sitesi diye tanıtıyorlar; haber ile ihbar arasında ne kadar mesafe varsa, bu sitelerle meslek ahlakı arasında o kadar mesafe var. Siteler biliyorum istihbarat örgütlerinin oyuncağı haline gelmiş. Ellerine tutuşturulan psikolojik harp müsveddelerine binaen ona buna çamur atıyor. Siteler biliyorum korkakların sığınağı. Öyle sığınak ki cesaret maskeleriyle katılıyor herkes balolarına. Ne acıdır ki habere, haberciliğe gönül vermiş insanlar bu gürültücü zümrelere karşı bir şey diyemez hale gelmiş. Bu tehlikenin hakkından ancak yine internet gelebilir. Çünkü özgürce yazmak ile sinsice sövmek arasındaki büyük fark hiç bugünkü kadar ayan beyan ortaya çıkmamıştı.

Mağdur olmayan, bilemez. Türk siyasetinin çok duru ve zirve bir ismi bir gün dedi ki: 'Hakkımda bir haber çıktı; yıllardır çalışıyorum, silemiyorum bu lekeyi.' Merak ettim, sonuna kadar dinledim hikâyesini. Meğer uzaktan akrabası bir genç bir olaya karışmış vaktiyle ve bu olay internet sitesinde filanın akrabası diye verilmiş. Doğrusunu ilgili siteye ulaştırmış, onlar da düzeltmiş ama iş işten geçmiş. Haberi alıntılayan o kadar çok kaynak var ki! O siteleri tek tek bulmak ve o bilgiyi tashih etmek imkânsız. Aradan onca zaman geçmiş, adam konuşurken hâlâ sesi titriyor, gözleri doluyor...

Eğri oturalım doğru konuşalım; vaktiyle Mor ve Ötesi'nin bir haber sitesi için yaptığı dokundurma dikkate alınsaydı Ceza'nın küfrüne mahal bırakılmazdı. Daha ileride daha büyük patlamalara, çatlamalara da rastlayabiliriz. Üstelik isyan çığlıkları her defasında sanat canibinden gelmeyebilir de. Ne demişti Mor ve Ötesi 'Ne habersin ne Türk'sün/seni gören yollara dökülsün/ kul oldun köle oldun/ kurşungeçirmez cam oldun/ bütün dünya izler durur/ afet-i azam bekler durur...'

Şüphe yok ki internette güzel şeyler oluyor. Entelektüel çıtayı bir seviyenin altına indirmeden yayın yapan siteler hâlâ var. Ne var ki kötü örnekler bin bir ihtimamla yapılan siteleri gölgede bırakıyor; hatta bazen ezip geçiyor.

Acı gerçek şudur: Maalesef internete tünemiş bir yığın dedikoducu, sağdan soldan duyduğu her lafı allayıp pullayarak dalga dalga yayıyor ve bunlara bir şey demekten herkesin ödü kopuyor. İnternet çeteleri Ergenekon çetelerinden daha tehlikeli; hiç olmazsa yargı derin yapıların yakasına yapışabiliyor. Oysa internet çeteleri hâlâ hukukun boşluklarından yararlanıyor. Ancak unutmamak lazım ki bunun bir sonu var; umarım o son, internet gazeteciliğinin de sonu olmaz. Yakında göreceğiz, internet siteleri mi ayakta kalacak internet çeteleri mi?"


29 Kasım 2008, Cumartesi / ZAMAN
Başa dön
981044
Yazar


Kayıt: Apr 22, 2008
Mesajlar: 132
Nereden: neden sordun?

MesajTarih: Pzr Ksm 30, 2008 12:15 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Soru: Türkiyem çetelerden nasıl kurtulur?

Cevap: Ne çetesi?
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Öfkenizi nasıl kontrol edersiniz? gifrer Vesaire 35 Prş Ksm 01, 2007 1:42 pm
Yeni mesaj yok Sendikaları ve Sendikacıları Nasıl Bi... fadim Güncel Olaylar-insanlar 8 Çrş Eyl 19, 2007 12:16 am
Yeni mesaj yok Bukalemun nasıl yaşar, nasıl beslenir... sabandal Genel 2 Prş Ağu 30, 2007 7:29 pm
Yeni mesaj yok nasıl canlandırdınız... missvecchio Vesaire 15 Pzr Ağu 19, 2007 10:13 am
Yeni mesaj yok Nasıl Su Tüketiyoruz? istanblue Sosyoloji 4 Çrş Tem 25, 2007 11:49 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke