Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 31 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gazete Kültürü
 ERTELEYEN ÖĞRENCİ PSİKOLOJİSİ
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

"SÜRÜN BU HALKI DA..."


"SÜRÜN BU HALKI DA..."
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar
Yazar Mesaj
serdarkaya
Yazar


Kayıt: Apr 26, 2006
Mesajlar: 163

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 10:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sevgili(derin639)
Yukarıda başkasından aldığınız ve içinde size ait ufacık bir fikir kırıntısı olmayan iddialardan ibaret hezeyanlar. Ayrıca o değerli resamımız acaba bu tablolar için kaç para aldı bide onu açıklasanız (değerli gazetecimiz) tıpkı Çankaya belediyesinin hergün cumhurriyet gazetesinin merkezinden belediye araçları ve elemanlarıyla alıp bedava dağıtığı onbin gazete gibi olmuş bu iş. Ayrıca Aydın doğan gazetelerinden kes yapıştır yöntemiyle burda fikir tartışması yapmanız sizin acziyetinizi gösteriyor. aydın doğanın işçilerine fazla gövenmemenizi tavsiye ederim. Neden mi? 1-) sizin gibi insanları galeyana getirmek için yaptıkları haberlerlerin çoğu için sonradan tekzip yemiş ve özür dilemek zorunda kalmışlardır. 2-)poaş ve hilton Birazda vergi işlerini yoluna soktuktan sonra hükümete kuyruk salamaya başlar. O zaman ortada bu fantastik masallarınızla başbaşa kalırsınız. NOT: Yukarıda kendinize o kadar iltifat ettikten sonra(ki bizde hoş karşılanmaz) kendinize ait fikirlerle mücadele etmenizi beklerdim. Ayrıca Atatürkçülüğü tablo asmaya indirgediğiniz için sizi teprik ederim.( Bu şekilde düşünmek derin ve çok okumanızın ürünü olsa gerek)
Başa dön
derin639
Yeni Üye


Kayıt: Sep 08, 2006
Mesajlar: 93

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 11:05 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

kaldığım yerden devam edeyim...

Almanlar, sahil şeridinden sonra GAP'a yöneldi: 70 bin yabancı Türkiye'de 37 milyon metrekare alan satın aldı Almanlar ve Yunanlar ilk sırada
Almanlar, sahil şeridinden sonra GAP'a yöneldi. Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep ve Mardin'den 1.3 milyon metrekare taşınmaz mal aldı. Yunanların vazgeçilmez ili İstanbul oldu. GAP'a ilgi gösteren bir diğer ülke ise İsrail.

Yabancılara bugüne kadar Türkiye'de 37 milyon 125 bin 330 metrekarelik alan, 60 bin 351 taşınmaz satıldı. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'den taşınmaz alan yabancı sayısı Ocak 2008 itibariyle 70 bin 336 oldu. Alımlarda Almanlar birinciliği kimseye kaptırmadı. 15 bin 109 Alman 15 bin 911 taşınmaz alırken, bu ülke vatandaşlarını İngiliz, Yunan, ve İrlandalılar izliyor. GAP bölgesinde büyük toprak sahibi oldukları söylenen İsrail ise 17 bin 803 metrekareye denk gelen 101 taşınmaz ve 72 kişi ile diğer ülkelerin gerisinde kaldı.

Taşınmazların il bazında dağılımında en çok ilgiyi Antalya'ya gösterildiği gözleniyor. 25 bin 24 yabancı Antalya da 18 bin 327 taşınmaz aldı. En çok yer alan ise 6 bin 265 kişiyle Alman vatandaşlar oldu. Almanları 4 bin 150 kişiyle İngilizler izledi. İstanbul ise çekim merkezi olan bir diğer il. 8 bin 675 yabancının 7 bin 776 taşınmaz aldığı İstanbul'a Yunan ilgisi dikkat çekiyor. Veriler, 11 bin 85 Yunan vatandaşının 10 bin 59 taşınmaz aldığını söylüyor. İsrailliler de İstanbul'a ilgi duyanlar arasında... GAP bölgesine talep gösteren ülke ise Almanya. Alman vatandaşlar Adıyaman, Batman, Diyarbakır, G.Antep ve Mardin'den toplam 1.4 milyon metrekare taşınmaz aldı.

PKK’ya af çıkarın.
* Türkiye’deki Kürtler Erdoğan’ı desteklesin. Kaypak politik tutumu nedeniyle dünya basınında “dansöz” olarak da ünlenen ABD kuklası Celal Talabani, AKP yanlısı medya aracılığıyla Türkiye’ye yol haritası çizdi! Talabani, Başbakan Erdoğan’ı öve öve bitiremedi...
Talabani’den af tavsiyesi: Terör örgütü PKK’yı, Başbakan Erdoğan’ın bitirebileceğini savunan Talabani, çıkarılacak bir affın da çok iyi olacağını söyledi. AKP iktidarına yakın gazetelerin, peşmergeyi şirin gösterme ve af için alt yapı oluşturma gayretleri sürüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’ın kuzeyine gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyon öncesi meydan okuyan peşmerge, şimdi Türkiye’ye akıl vermeye çalışıyor.
Bugün gazetesi yazarı Mehmet Metiner’e konuşan Irak’ın kukla Devlet Başkanı ve eski peşmerge reisi Celal Talabani’nin röportajından çarpıcı bazı başlıklar:
* Bence Sayın Erdoğan Türkiye’de çok büyük bir demokratikleşme projesine önderlik ediyor. Erdoğan’a ve hükümetine düşmanlık yapmak, Türk halkına ve demokrasiye düşmanlık yapmak demektir./ * Savaş çözüm değildir. AKP Hükümeti’ne karşı savaşmak, Kürt halkının çıkarlarına karşı savaşmak demektir. Benimle görüşmeye gelen DTP’ lilere de bunu söyledim. Başbakan Erdoğan sorunu çözmek istiyor, ama sıkıntıları ve zorlukları var.
* Savaşla sorun çözülmüyor. PKK tek başına savaşla bitirilemez. Bu sorunu siyaseten çözerseniz PKK da kendiliğinden biter./* Ben demokratik süreci çok önemsiyorum. Siyasi çözümü savunuyorum. Bence af, demokratikleşmeyle beraber çözüm olabilir. Başbakan Erdoğan affı çıkarırsa çok iyi olur./* Irak için Şii lider Ayetullah Sistani nasıl büyük bir nimet ise Erdoğan da Türkiye için büyük bir nimettir. Türk halkının Erdoğan’ın kıymetini bilmesini ve onun sürdürdüğü demokratikleşme sürecine katkı sunmasını diliyorum. Türkiye’nin Kürtlerine gelince, onlara diyeceğim şu ki, Erdoğan Hükümeti’ni desteklesinler. Türkiye Kürtleri kendi gelecekleri için Erdoğan’ı desteklemelidirler. / * Abdullah Gül’ün dili de gül gibidir bilirim. Kendilerine selam ve hürmetlerimi iletiyorum. Tabii resmi davet gelirse memnuniyetle gelirim, niçin olmasın! Sayın Gül’ü Bağdat’ta ağırlamaktan şeref duyarız. Umarım koşullar elverdiğinde bu davet de gerçekleşir. Küstah ve haddini bilmez Talabani sıkı bir Erdoğan ve Abdullah Gül hayranı. Özellikle Erdoğan’ı, yürüttüğü demokratikleşme projesi sebebiyle yere göğe sığdıramıyor. Kaynak: Yeniçağ
İşte gidişatla ilgili Erkan Mumcu’dan çarpıcı saptamalar: Erkan Mumcu, yeni yıl dolayısıyla parti teşkilatlarına gönderdiği mesajda, önemli değerlendirmeler yaptı. Bakın çok haklı tespitleri var. Bunlar: “* Türkiye’de siyaset artık sadece ulusal çerçevede yapılan bir şey olmaktan ne yazık ki çıkmıştır. Uluslararası sistemin Türk siyaseti üzerindeki etkinliği zirveye çıkmış durumdadır. / * Ödediğimiz bütün bedellerin arkasında akıldan, ahlaktan, adaletten mahrum bir düzenin yattığını görmemiz gerekiyor.
* Kahredici olan şey, toplumsal zihniyet alanımızın da aleni bir ‘siyaset mühendisliği’ ile paramparça edilmesidir. / * Bizi kemiren yozlaşma ve çürüme adli bir vak-adan ibaret değildir. Sıkıntılarımızın temelinde ‘verimsizliğe, adaletsizliğe ve imtiyazlara ayarlanmış’ topyekûn bir düzen bozukluğu vardır. Yolsuzluğun kendisi, imtiyazlar düzeninin ta kendisidir.
* Türkiye’de nüfusun yüzde 10-15’ini bir biçimde az veya çok imtiyazlı kılan, ama nüfusun yüzde doksanını, bu imtiyazlılara hizmet eden köleler durumuna dönüştüren bu adaletsiz sistem, yozlaşmanın ve çürümenin kaynağıdır.
• Milletimiz sürekli ’üretilmiş korkular üzerinden tehdit ve baskı altına alınırken, yani Türkiye bir kamplaşma oyununa sürekli bir biçimde zorlanırken, itilmeye çalışılırken... Biz, Türkiye’nin temel gerçeğinin bağımsızlığını yitirmek olduğunu söylemeye çalışıyoruz.
* Söylemeye çalıştığımız şeyin özeti; ‘Türkiye’mizin tam bağımsız bir ülke olma imkânını kaybetme’ tehdidiyle karşı karşıya olduğudur. Türkiye ulusal egemenlikle idare edilen ve milli bütünlüğü olan bir ülke olma durumunu kaybetmektedir. / * Bu konudaki tehditleri, Türkiye’nin etrafında daralan çemberi önemsemeyenler, görmezden gelenler, hatta belki ona hizmet edenler ne yazık ki vardır. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi kendi şahsi emellerini, siyasi emellerini, müstevlilerin emelleriyle birleştirecek tevhit etmeye tenezzül edecek, dâhili bedhahlarımız ne yazık ki vardır. / * Kendi şahsi ve siyasi emellerini, ülkeyi de içine alan daha büyük kapsamlı projelerin içinde görüp, orda ülkeyi adeta piyonlaştıran, uydulaştıran bir role razı olan anlayışta insanlar ne yazık ki vardır. Ne yapacağız, yani bunlar karşısında teslim mi olacağız? Hayır, elbette teslim olmayacağız. /* Asıl büyük bölücüler ise, insanlarımız arasında paralel kültürler, paralel toplumlar, paralel kurumlar algılaması yaratanlardır. Büyük bir hınçla kadrolaşanlar, iktidarlarını sağlamlaştırmak için kendilerine içeride ve dışarıda müttefikler arayanlar bu ülkeye ne verebilir?
* Bizi Anadolu’da var kılan, Türkiye’de var kılan milli devlet ilkelerine sonuna kadar sadık kalacağız. Demokrasinin, hürriyetin, vicdanın ve insanlığın bayrağı olacağız. Bizi birbirimize düşman eden organize sürece karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Milletimize, vatanımıza olan tartışmasız sadakatimizin gereklerini umutsuzluğa düşmeden yerine getireceğiz.
* Ülkemizi bu siyasi esaretten, bu iktisadi esaretten, bu yabancı sermayenin kölesi olmaktan ve bu adaletsiz düzenden kurtarmak için var gücümüzle, bıkıp usanmadan, tehditlere boyun eğmeden çalışmaya devam edeceğiz.”
İşte bu olanlara rağmen Talabaniyi köşke çıkartmanın adını ispat bekleyenler koysun.

ABD Türkiye’ye asla gerçek dost olmadı:
Osmanlı’nın son 100 yılında, tüm yıkıcı faaliyetlerde hep başrolleri ABD üstlendi. Sözde Kürt devletinin oluşturulması adına ise hala çaba harcıyor. ABD’nin, Osmanlı’nın güç kaybından istifa eden İngilizlerle birlikte, özellikle 19. yüzyıldan itibaren bizden nemalanmak istediği, ülkeyi bölüp, parçalayabilmek için kışkırtma operasyonlarına daha o tarihlerden başladığı gözlerden kaçmıyor. Kendilerini dünyada ilk haraca bağlayan devlet olan Osmanlı’nın “Sadık Teba” olarak adlandırdığı Ermenileri, Anadolu’ya akın eden Amerikalı misyonerler aracılığıyla ayartmasıyla başlayan bölücü hareketlerde sahte müttefikimiz ABD’nin rolü büyük. ABD, Türkiye’yi eyaletlere bölebilmek için her türlü çabaya destek verdi. ABD, ideolojik çatışmalardan, etnik bölücülüğe, irticai faaliyetlerden, azınlık sorunu yaratmaya kadar birçok faaliyetin baş senaristi olarak karşımıza çıktı. Bunların dışında Türkiye’ye yönelik direkt tehdit ve saldırılar da dikkatlerden kaçmadı. Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı döneminde, 4 Temmuz 2003 tarihinde Süleymaniye’deki irtibat bürolarında rutin görevlerini icra eden Türk askerleri, peşmerge destekli ABD’lilerin baskınına uğradı. Askerlerimizin başına çuval geçirildi. Amerikalılar pişkin pişkin askerlerimizi suçladı ve haklı olduklarını iddia etti.
Türk-Amerikan ilişkilerinde kırılma noktalarından biri, dönemin Jandarma Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis Paşa’nın uçak kazasında şehit olmasıydı. İlk defa bir kuvvet komutanının uçağı düşmüş, kazadan hemen sonra, bilirkişi raporları olayın nedeni için “buzlanma” açıklaması yapılmıştı. Fakat sonradan ortaya çıkan bazı bilgiler ve o dönem Bitlis Paşa tarafından yürütülen çalışmalar bir kazadan çok suikasta işaret ediyordu. Bitlis Paşa, bölgede konuşlanmış durumda bulunan Çekiç Güç kuvvetlerinin Türkiye’den ayrılması gerektiğini açıklıyor ve ABD’nin Irak’ın kuzeyinde oluşturmaya çalıştığı kukla devletin, Türkiye’nin zararına olduğunu söylüyordu. Türk halkı,“Türkiye’de konuşlanan Çekiç Güç’e bağlı helikopterlerin Kuzey Irak’taki PKK militanlarına silah ve mühimmat götürdüklerine dair elimizde videobantları bulunmaktadır, bunları ortaya koyabiliriz” açıklamasında bulunan Bitlis’in bu açıklamalarından en çok Amerikalılar rahatsızdı. Bu nedenle ABD Büyükelçiliği tarafından birkaç defa hükümete şikâyet edildiği bile oldu.
17 Ocak 1993 tarihinde Diyarbakır’a gitmek için bindiği uçak, kalkıştan 5 dakika sonra Yenimahalle’ye düşmüş ve Eşref Bitlis Paşa ile beraberindekiler hayatını kaybetmişti. 2’nci pilot Tuğrul Sezginler’in ailesi, kazanın takipçisi olmuş ve hukuk sürecini başlatmıştı. Bu süreçte, uçakta bir arıza olmadığı ve Sibirya soğuklarına dayanan uçağın Ankara’da buzlanma ile karşılaşmayacağı ortaya çıkmıştı. Gazeteci Yazar Adnan Akfırat, “Eşref Bitlis Suikastı” kitabında, Bitlis Paşa’nın ölüm emrinin şu an ABD İkinci Başkanı olan Dick Cheney’in de bulunduğu bir ekip tarafından kazadan kısa bir süre önce İncirlik Üssü’nde verildiğini vurguluyor.
Hala Dost diye ABD'NİN Reklamını yapanlara...
Milliyet gazetesinden AHU ÖZYURT’ UN haberine göre, Jeffrey Goldberg'in kaleme aldığı kapak yazısında ABD'nin Irak'ı işgalinin 5. yılında "hesapta olmayan" sonuçlar ortaya çıktığı ve bunlardan Kürt bölgesinin bağımsızlığının ilk sırada bulunduğu dile getirildi. Goldberg, Akdeniz'den İndus Nehri'ne kadar uzanan bölgedeki bütün ülkelerin sınırlarının tartışmalı olduğuna dikkat çekti.
Yazıda 2006'da ABD Silahlı Kuvvetler dergisinde Türkiye'nin bir bölümünü içine alacak şekilde Kürdistan haritası yayımlayan emekli asker Ralph Peters'in görüşleri de aktarıldı. Haritanın Türkiye'de "paranoya yarattığını" söyleyen Peters,"Haritayı kalemle rasgele çizdim. Ama Türklerin çok kızdığını biliyorum. Herkes o haritayı ciddiye aldı, 50 mil ileriye 20 mil geriye tartışmaya başladı" dedi. Peters, Avrupalı devlet adamlarınca geçen yüzyılda çizilen sınırlara ABD yönetiminin hâlâ sadık kalmasını "garip bulduğunu" da sözlerine ekledi.
Goldberg, "Wilson Beyannamesi"nin 12. maddesinde Kürtlere bağımsızlık sözü verildiğini hatırlatarak, "Türkiye, en fazla desteğe muhtaç olduğu bir sırada ABD'ye yardım etmedi. ABD, Türkiye'ye pek çok kişinin iddia ettiği kadar borçlu sayılmaz. Oysa Kürt liderler, sorumluluk içinde davranarak ülkelerini bir arada tutmaya çalışıyorlar" diye yazdı. Kerkük Valisi Abdülrahman Mustafa'ya "Halkınız bağımsızlık istemiyor mu?" diye sorduğunu belirten Goldberg, Mustafa'nın "Dikkatli konuşacağım, istediğimizi yakında alacağımızı düşünüyorum. Bana neyi istediğimizi daha fazla sorma" yanıtını verdiğini aktardı. Goldberg'in yazısı www.theatlantic.com adresinde yer alıyor.
** Anadolu’yu bölmek istedi: ABD Temsilciler Meclisi, Anadolu’da kışkırttığı Ermenilerin ayaklanmasının ardından 1896’da hazırladığı yasa taslağı ile Türkiye’yi parçalamak istediğini açıkça gözler önüne sermişti: Buna göre, dünyanın dört bir yanında yaşayan Hıristiyanlardan oluşan bir komisyon, Türkiye’yi yönetmek için başkan seçecek. Ülke yönetimi Türkler den alınarak, Türkiye eyaletlere bölünecekti. Ancak, bu oyun tutmayınca sözde Ermeni soykırım yalanı peydahlandı.
**Lozan’ı hâlâ tanımadı: Osmanlı ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması’na imza atan ABD, her ne hikmetse Türkiye Cumhuriyeti’nin “Kuruluş Senedi” olan Lozan Antlaşması’nı resmen tanımadı. Türkiye Cumhuriyeti’nin, bağımsız bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesini sağlayan bu antlaşmadan rahatsız olan sahte müttefikimiz ile ilişkiler ikili anlaşmalarla yürütülüyor.
**Kore’de 721 şehit verdik: Demokrat Parti hükümeti TBMM’nin onayını almadan 4 bin 500 kişilik bir askeri birliği ABD’nin Sovyetlere karşı mücadele verdiği Kore’ye gönderdi. BM Güvenlik Konseyi’nin çağrısına uyan Türkiye’nin ABD’ye yaptığı bu jestin karşılığı NATO’ya üyelik oldu. Ancak bu cephede en fazla zayiatı 721 şehit ile bizim birliklerimiz verdi.
** Kıbrıs için ambargo: Kıbrıs’ta 1963 yılında yaşanan ve tarihe ’Kanlı Noel’ olarak geçen katliamın ardından Türkiye Ada’ya askeri müdahale kararı aldı. Ancak, ABD’nin engeliyle karşılaştı. ABD, Türkiye’ye sağladığı askeri malzemenin kullanılmasına izin vermeyeceğini ilan etti. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra da Türkiye’ye ambargo uyguladı.
**Muavenet’i füzeyle vurdu: Ege Denizi’nde gerçekleştirilen “Kararlılık Gösterisi–92” adlı NATO tatbikatında Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait “TCG Muavenet Muhribi”, ABD uçak gemisi Saratoga’dan ateşlenen 2 füze ile vurulmuştu. Firkateynimizi enkaza çeviren acı olayda 5 denizcimiz şehit olurken, 22’si de yaralanmıştı. Eski düşmanlar hiçbir zaman dost olmadılar…
*** *** ***
Operasyona hep itiraz ettiler…
Bugünlerde Türkiye’ye verdiği desteklerden dem vurularak yerlere göklere sığdırılamayan ABD, bundan birkaç ay önce onlarca kez operasyona karşı olduğunu açıklamıştı. İşte o açıklamalardan bazıları: **ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice: Türkiye’nin PKK’ya karşı düzenleyeceği sınır ötesi bir operasyon, bölgesel gerginlikleri genişletme riskini beraberinde getirebilir. Sınır ötesine kuvvetli bir hareket, hiç kimse için iyi değil. Ne Irak için ne Türkiye için iyi. (08 Haziran 2007)
**ABD Bağdat Büyükelçisi Ryan Crocker: Amerika, Türkiye’nin Kürdistan topraklarına askeri operasyon düzenlemesine kesinlikle karşıdır. Sınır ötesi bir operasyon ne Türkiye’nin, ne de Irak’ın çıkarınadır. (03 Temmuz.2007)
**ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tom Casey: Washington, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta düzenleyebileceği olası bir askeri operasyona karşıdır. Biz, Irak’ın toprak bütünlüğüne inanıyoruz. Biz, PKK’ya karşı mücadelede işbirliğinin geliştirilmesi için hem Türk, hem de Irak hükümetiyle iyi şekilde çalışıyoruz. (12 Mart 2007)
**ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü McCormack: Türkiye Kuzey Irak’ta bulunan Kürt göçmenlere karşı sertliğe başvurmamalı. (27 Mart 2007)
**ABD’nin Irak koordinatörü David Satterfield: Bu kabul edilemez durumu bitirmek için yapılması gereken şudur. Kürt bölgesinin liderleriyle görüşülmelidir. Biz, askeri bir operasyon yapılmasını gerekli kılmayacak önlemlerin alınacağını umuyoruz. (20 Nisan 2007
Ve son olarak; ABD Dışişleri Bakanı Rice, Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi’ni “Fas’tan Endonezya’ya kadar 22 İslam ülkesinin haritası değişecek” diye açıklamışken Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı, bu projenin eş başkanı olduğunu söylemişti.
AKP mitingi serbest, şehitlerimizi anma yasak
Milli Eğitim Bakanlığı, bütün il müdürlüklerine yazılı bir emir göndererek, şehitlerimizi anmak
ve terörü protesto etmek için yurt genelinde düzenlenen mitinglere öğrencilerin katılımına izin verilmemesini istemiş... Bazı Milli Eğitim il müdürlükleri de okul müdürlerine yazdıkları yazıda, bu tür gösterilere katılan öğrencilerin sayısını ve isim listesini talep etmiş!
Dağlıca’dan gelen haberleri Kitle iletişim araçlarından (RADYO ve TV’de) yayınlamak yasak kararı da ikinci defa Yargıtay tarafından bozuldu. Çünkü Halkı PKK propagandası yapan bölücülerin eylemleri ve söyledikleri değil Dağlıca’dan gelen haberler ve zamanında askeri üst düzey yetkili olup bu gün emekli olanlar ve sınır ötesi operasyon hakkında önemli görüşlerini ve tecrübelerini paylaşanlar galeyana getiriyordu(?) Yazıklar olsun böyle düşünenlere…
Demokrasi dersi veren Avrupa, terörü lanetleyen Türk gençlerini döverken terörist PKK yandaşlarına müdahale etmiyor Buna Neden Türk yetkililerden ses çıkmıyor?
Terörü lanetleyen gurbetçi Türk gençlerini döverek gözaltına alıp işkence yapan Avrupalılar, PKK yandaşlarının gösterilerine ise müdahale etmeyip sessiz kalıyor. Bölücü terör örgütü PKK yandaşları Paris, Berlin ve Stockholm başta olmak üzere gösteri yaptı. PKK'lılar yürüyüş sırasında Türkiye'ye kin kustular. Fransa'nın başkenti Paris'te bölücüler dün Türkiye aleyhtarı bir gösteri yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşe katılan PKK'lılar, ellerinde bölücü başı Abdullah Öcalan'ın posterleri ile Türkiye aleyhtarı sözlerin yazılı olduğu pankartlarla başkent Paris'in Republique meydanında toplandı.
400 kişiye yakın PKK'lı, slogan atarak Bastille Meydanına kadar yürüdü. Yürüyüşe Kürt kökenli Berlin Parlamentosu milletvekilleri de katıldı. Sol Parti Milletvekili Gıyasettin Sayan, PKK'nın terör örgütü olmadığını iddia etti. İsveç'in başkenti Stockholm'de de küçük bir grup PKK yandaşı, Türk Büyükelçiliği'nin önünde gösteri düzenledi.
Terör örgütü PKK yandaşları Avrupa'nın çeşitli kentlerinde düzenledikleri gösterilerde Türkiye aleyhine sloganlar attı. PKK yandaşları taşıdıkları pankart ve sözde örgüt bayrakları ile Türk Büyükelçiliklerine yürüdü. Terör örgütü lehine slogan atan göstericiler kendilerine tepki gösteren gençlerle de çatıştı. Polis bölücülere müdahale etmedi.
Sunday Times: "Kandil'de İngilizler de var" LONDRA (ANKA) – PKK'nın yanında çeşitli uluslardan vatandaşların da "savaştığı" bildirildi. The Sunday Times gazetesi, PKK'nın yanında “İngilizler, Ruslar, Almanlar, Yunanlılar, İranlılar ve Arapların da savaştığı”nı yazdı. Kandil'e çıkan gazete muhabiri, “Dağa giderken Irak ordusunun kontrol noktalarında gerilla mevzilerine giden yolu bize neşe içinde tarif ettiler” diye yazdı.
İngiliz The Sunday Times gazetesi, Kandil'e çıkan muhabiri Hala Jaber'in izlenimlerini yansıttığı uzun haberinde “The Sunday Times, Kuzey Irak'ta Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile birlikte Türk kuvvetleri ile savaşan yabancıların arasında Britanyalıların da bulunduğunu açıklayabilir” dedi.
Kandil Dağı'ndaki PKK'lılara dayanarak bazı Avrupalıların PKK ile güç birliğini yaptığını belirten gazete, “3 bin” kişiden oluşan PKK gücünde en az üç Britanyalı olduğu”nu belirterek şöyle devam etti: “Diğerleri arasında Ruslar, Almanlar, Yunanlılar, İranlılar ve Araplar da var. PKK, hem Avrupa, hem de Amerika tarafından terörist bir örgüt olarak nitelendiriliyor.”(?)
PKK'lılara yönelik ikmal yollarının da kesilmediğine dikkat çeken Jaber, Kandil'e çıkarken yolda gıda malzeme ile dolu birkaç aracı gördüklerini de anlattı.
Her hain saldırıya yurtdışından 150 Euro
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Vekilliğinden Maliye Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığına atanan Genç Osman Yaraşlı, terör örgütü ile bağlantılı kişilere yurt dışından, yaptıkları eylem öncesi ve sonrası her seferinde 150’şer Euro olmak üzere para gönderildiğini belirlediklerini açıkladı. Bu yolla 69 kişiye 25- 30 bin Euro civarında para gönderilirken, söz konusu terör örgütünün PKK olduğu öğrenildi.
Buyrun işte bunlar hala dost mu?
Yanıltıcı açıklamalar yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış yabancılar tarafından tekzip edildi. GlobeScan ve IFF tarafından British Council için yapılan araştırmaya göre Türkler ABD’den nefret ediyor.

Irak’ın kuzeyine gerçekleştirilen sınır ötesi harekatın ardından Türkiye’deki ABD desteğinin yüzde 69’a yükseldiğini iddia eden AKP Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış’ın yalanını, yabancılar belgeledi. GlobeScan ve IFF tarafından British Council için aralarında Türkiye, ABD ve Almanya’nın da bulunduğu çeşitli ülkelerde gerçekleştirilen bir anket, Türkiye’de ABD’ye olan nefreti gözler önün serdi. Ankete göre, Türk halkının, ABD’liler konusunda da pek olumlu görüşleri bulunmuyor. ABD’lileri “güvenilir” gören Türklerin oranı yüzde 10’da kalırken, yüzde 90’ı ise tam tersini düşünüyor. Ankette, ABD’lileri “manipulatif” olarak nitelendirenlerin oranı da, yüzde 78’ye çıkıyor. Türklerin yüzde 31’i, ABD’lilerin işbirliği yaptığını düşünürken, onları “agresif” (saldırgan) olarak görenlerin oranı yüzde 61’e çıkıyor. Türklerin yüzde 59’u da, ABD’lilerin “egoist” (bencil) olduğuna inanıyor.

Olumsuz etkisi çok
GlobeScan ve IFF tarafından British Council için Türkiye’nin yanısıra ABD, İngiltere, Kanada, Polonya, Almanya, Fransa, İspanya ve İrlanda’da 7-22 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen anket ile Avrupalıların ve Amerikalıların birbirini nasıl gördükleri, nasıl algıladıkları da araştırıldı. Türkiye, Kanada ile birlikte Almanya’dan sonra ABD’nin dünyadaki etkisi konusunda en olumsuz düşünen ülkeler oldu. Ankete katılan Türklerin yüzde 55’i, ABD’nin dünyada olumsuz bir etkisi olduğuna inanıyor. ABD konusunda olumlu düşünen Türklerin oranı ise, yüzde 33 olarak hesaplandı. ABD’de iki binden, İngiltere’de binden fazla, diğer ülkelerde en az 500 kişi arasında yürütülen anket, Türkiye’nin “en izole” ülke olduğunu gösterdi.



‘Amerika sevgisi artıyor’ demişti
AKP Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, Los Angeles Times’a gönderdiği mektupta, Türkiye’deki ABD desteğinin yüzde 69’a yükseldiğini iddia etmişti. Gazetede Soner Çağatay imzasıyla yayınlanan yazıda, “Türk halkının ABD’ye düşmanlık beslediğinin öne sürüldüğünü” kaydeden Bağış, mektubunda şunları söylemişti: “ABD’nin Kuzey Irak’ta istihbarat paylaşımına başlamasından sonra Türkiye’deki desteği yüzde 69’a yükselmiştir...Yüzde 50, AKP’nin şu anki seçmen desteğidir. Yüzde 62 de partimizin kapatılması halinde alacağımız minimum oy oranıdır. ABD’deki Hürriyet Heykeli ne kadar sağlamsa, Türkiye’de de AKP’nin meşruiyeti ve demokrasiye bağlılığı o kadar sağlamdır.”

İzleri tarihten siliniyor mu?Türk Eğitim-Sen yönetmeliğin iptalini istiyor
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin Resmi Gazete’de yürürlüğe girdiğini, ancak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yönetmelik değişikliğiyle, ’Atatürk Köşesi’nin özel öğretim kurumlarının yönetim bölümünde bulunması zorunluluğunun ortadan kaldırıldığını hatırlatarak, “Bu durum eğitim camiasında infiale yol açmıştır. Bakanlığın hangi gerekçeyle böyle bir karar aldığını anlamak mümkün değildir” dedi. Koncuk, yönetmelikte değişikliğe gidilmesi gerektiğini savunarak, sendikanın yönetmeliğin iptali için dava açacağını belirtti. Koncuk, “İstiklal Marşı töreni, Andımızın okunması, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Atatürk köşesi okullarda olmazsa olmazlarımızdır. Biz eğitimciler, Atatürk köşesinin tüm eğitim kurumlarında zorunlu yer alması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Andrew Duff
(Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkan Yardımcısı)
“Türkiye bir şekilde Kemalizm tanımını reforme etmeli ve devlet dairelerinin duvarlarından Kemal Atatürk’ün fotoğraflarını indirmeli...”

Prof. Atilla Yayla
“Kemalizm, ilerlemeden çok gerilemeye tekabül etmektedir. İleride bizlere, neden
her yerde bu adamın heykelleri var diye soracaklar”

Prof. Zafer Üskül
(AKP Milletvekili)
Anayasa’da Atatürk milliyetçiliği ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık yer alıyor. Bu ifadelerin çıkarılması mı gerekecek?
Yer almaması doğru olur diye düşünüyorum
Ve sahnede Milli Eğitim Bakanı; Biz elin çocuğuna her sabah yalan söyletmek zorunda mıyız? (Okullardaki andımız merasimiyle ilgili olarak.

Duff: Fotoğrafları indirilsin
Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkan Yardımcısı olan Atatürk düşmanı İngiliz Liberal Demokrat Partili Andrew Duff, şu küstah açıklamada bulunmuştu: “Türkiye bir şekilde Kemalizm tanımını reforme etmeli ve devlet dairelerinin duvarlarından Atatürk’ün fotoğraflarını indirmeli... Atatürk bugün yaşasaydı Türkiye’nin AB üyeliğine evet demezdi...”



YAYLA: Bu adamın heykeli her yerde...

AKP İzmir Gençlik Kolları’nın düzenlediği panelde konuşan Prof. Atilla Yayla, Atatürk’ten, ’Bu adam’diye sözederek şunları söylemişti: “ Kemalizm, ilerlemeden çok gerilemeye tekabül etmektedir. İleride bizlere, neden her yerde bu adamın heykelleri var diye soracaklar... Soyut özneyi yüceltmek anlamsız....”

Üskül: Anayasadan çıkarılsınAKP’li Zafer Üskül de , Anayasa’da Atatürk ilke ve inkılapların çıkarılmasını isteyerek şunları söylemişti: “ Renksiz bir anayasa lazım. Herhangi bir ideolojiyi öngörmeyen, dayatmayan bir Anayasa lazım. 1982 Anayasası Kemalizm ideolojisini mi yansıtıyor? Anayasa’nın başlangıç bölümünde ve birçok maddesinde bu var.
Başa dön
derin639
Yeni Üye


Kayıt: Sep 08, 2006
Mesajlar: 93

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 11:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ay sevsinler sizi beyefendi haber budur işte tabloya indirgemek gibi basit görüş diye diye diye boşverci zihniyetle bu hale geldik. Benim sizin gibi düşünen kişilerin durumunun ne olacağı ilgili hiçbir kaygım yok. Her millet hakettiği şekilde yönetilir. Yazılanları bir tarafından kırpıpı kırpıp okuyarak bana ders vermeye çalışmayınız ayrıca sizin benim hakkımda ne düşündüğünüz benim kendimle ilgili görüşlerimin hoş karşılanıp karşılanmaması da hiç umrumda değil. Haber olaylar zinciri bir bağ gibidir her kaynak birbirinden beslenir ve yanlış varsa karşı tarafa cevap hakkı doğar. Bir zamanlar Aydın Doğanla yandaş olduğunuz taraf yağ baldı ne oldu da çamur atmaya başladınız haberciliklerine? Kopyalayıp yapıştırmak dediniz, gördüğüm kadarıyla siz etrafınızda olanlardan bihaber yani kopyalayıp yapıştırmaktan bile acizsiniz. Örnek aldığınız öğreticiniz gibi belliki sadece laf salatası yapıyorsunuz. Sizinle tartışmanın yersizliğini yazık ki şimdi anlamış bulunuyorum. Sizinle uğraşamayacağım kendiniz yazıp kendiniz okumaya devam edin. En ufak fikir kırıntısı dediğiniz şey gözlemlerek okuyarak araştırarak kişilerin dünden bu güne hayatın neresinde olduğunu nereden nereye geldiğini anlamak için çaba harcamaktır. Üç maymunu oynamayan her insan etrafında olan biteni analayacak kadar Allah vergisi zekaya sahiptir. Bir insan hayatta nerede olduğunu nereye doğru götürüldüğünü sorgulmıyorsa aklını kullanamaz. Tukaka ve çamur tekniği kendini ifade edemeyenlerin tekniyidir. Sizi kendinizle başbaşa bırakıyorum.

En son derin639 tarafından Pzr Mar 23, 2008 11:28 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1450
Nereden: gebze

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 11:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bana göre ise Prof. Atilla Yayla fikirlerini açıkladığı için bin bir türlü baskı ile karşı karşıya kalan ve sonuçlarına katlanmak zorunda kalan fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir vatan evladıdır...

Herkes Atatürkçü düşünmek zorunda mıdır? Herkes Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmek mecburiyeti ile varolmalı mı bu ülkede? Kemalizm içi boş ve modası geçmiş bir takım yaptırımlar zinciri olmaz mı gerçekte? Allah kelamı mıdır ki tartışılamaz ve değiştirilemez maddeler içersinler? Benim anaysamda yer almak zorunda mıdır? Mustafa Kemal Atatürk'ü bu kadar vazgeçilmez kılan nedir?

Sevgili kardeşim, hakikaten aydınlanmak istiyorum, araya almanları, ıvırı zıvırı, hele hele akp yi, yandaşlığını falan katmadan bana bunları ama sadece bunları açıklayabilir misiniz rica etsem?

Vallahi öğrenmek maksadım...
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 947

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 11:35 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
Financial Times:Bir Avrupa ülkesi düşünün, yargı bir anda iktidar partisinin kapatılmasını, başbakan ile cumhurbaşkanının da siyasetten men edilmesini etsin... Hem de seçimlerde büyük bir zafer kazanmalarının hemen ardından... Türkiye’ye hoşgeldiniz...

Bunun adı “Çıplak darbe”

Erdoğan’ın neo-İslamcı ve Avrupa yanlısı hükümetini devirmek isteyen laik kurumlar bunu yaparken hem meşru hem de meşru olmayan yoları kullanmaya hazır olduklarını gösterdi. Laik kesimin bu çabaları anayasal meşruiyetin incir yaprağıyla gizleniyor olsa da seçimde kazanamayan güçlerin çıplak darbesi anlamına gelmektedir. Ve eğer bu darbe başarıya yaklaşsa bile Türkiye, Avrupa’yı unutmalıdır...

Erdoğan kasılmayı bıraksın

Başsavcının açtığı bu davanın hiçbir yararı yoktur. Ve bu bir utançtır. Kıbrıs sorununu çözmek için eli güçlenen ve seçimden büyük bir zafer ayrılan Erdoğan çok daha büyük bir güce sahip. Ancak bu gücünü Türkiye’yi kasıla kasıla dolaşıp popülist konuşmalar yaparak ve türban yasasını çıkarmaya çalışarak kullanmaya çalışıyor. Oysa ki bundan daha önemli işleri var. Örneğin 301 yasası... Artık Erdoğan da bunu ertelemeyi bırakıp başlattığı anayasal devrimi devam ettirmelidir.


Financial Times nasıl bir Türkiye istiyor? Neden? Kimi yandaş kimi karşıt olarak görüyor? Hepsinden önemlisi de, Türkiye'nin iç sorunlarından ona ne? Rahatsız olan var mı bu tavırdan?
Başa dön
YAZARIM
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1343
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 11:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Her iki davanın niçin açıldığına ve gelişmelerine bakıyorum...
Kapatma davasının haklılığı ciddi biçimde hazırlanmış. Hukuk ve demokrasi saksağanları buradan yola çıkarak ''felaket tellallığı'' yapabilirlerdi. O zaman hoca kızardı.

***

Davada suç aletleri toplanır veya kanıtlar... sonra şüpheli yakalanır. Kapatma davasında böyledir. Son göz altılarda ise önce suçlular yakalanmış sonrada kendilerine ait evraklarda suç unsuru olabilecek ıvır zıvırlar aranıyor.

***
Kapatma davasında yer alan suçlamaların bir kısmını göz altına alınanlar ifade etmiştir...
Kapatma davası, çok övdükleri Avrupa Mehkemelerinin yasalarından da yola çıkarak bir iddia hazırlamıştır...


Göz altına alınanlara bakınca; Avrupa ve Amerika' nın yapılmasının ve kabullenmesini emrettiği tüm yaptırımlara rest çekenlerdir.

Göz altına alınanlardan Türk Devletini, Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Dış Siyasetini yere çalanların itibarını kurtaranlar var.

Gülen amca ve tayfasının şifresini çözenler göz altına alındı.

***

İşçi Partisi Gençlik Kolu olan Öncü Gençlik bir dönem illegalite yapısına bürünecek faaliyetlere girişince(parti kurallarına aykırı duvar yazıları, istibaratçı yönetim üyeleri v.b.) parti merkezi tarafından gençlik kolu yok olması pahasına gereken yapılmış ve gereken kişilerin parti ile bağı kesilmiştir...
Bunlar da varken Ergenekon ile bağlantı kurmak akılsızlıktır...''felaket tellallığıdır.''


Karamizahı severim, beni sevmeyenler sevmesede.
Hani bizim millet madurları severdi, dava açılanları kollar, oyunu ona verir ya. Buradan yola çıkarak bu Perinçek Başbakan mı olacak ne? (Elbette böyle birşey olmayacak... acaba?)


En son YAZARIM tarafından Pzr Mar 23, 2008 11:43 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
serdarkaya
Yazar


Kayıt: Apr 26, 2006
Mesajlar: 163

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 11:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yine cevap verme yerine çamura yatmalar ve çamur atmalar artık ben yokum masalcı teyze. siz kendinizi kes yapıştırlarla aydın zanetmeye devam edin. Tıpkı türkiyedeki profların %80 ninin yaptığını yapın sizde (bir kitap al türkçeye çevirt. yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, utanmadan adını yaz yayınla) veeeeeeeeeeeeee profsunuz tebrikler.

En son serdarkaya tarafından Pzr Mar 23, 2008 11:45 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 947

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 11:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sn Serdarkaya, ben hala yanıt bekliyorum.
Başa dön
YAZARIM
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1343
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 11:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili tian, M.Kemal kazanımlarının hangisi bu memlekete zarar vermiş? diye bir soru sorup geçmişi tartışmaya açmak fayda getirmez şimdilik. Davalardandan şaşmayalım ki % bilmem kaçta bilgilensin yahu...sen yapma bari kardeş.

Serdar birşeyler öğreniyoruz, parazit yapmasan iyi olur.
Başa dön
serdarkaya
Yazar


Kayıt: Apr 26, 2006
Mesajlar: 163

MesajTarih: Pts Mar 24, 2008 12:03 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sayın kukulkan geç cevap verdiğim için sizden özür dilerim. isim vermeyecem ama bana göre dokunulmazlara dokunan, kral çıplak diye bağıran herkesin kanunlar gereği saygı duymak zorunda olduğu kişi ve kurumların hatalarını yüzlerine mertçe vurabilen herkes gözümde aydın payesini haketmiştir.(herkesin padişahım çok yaşa diye bağırdığı ve bunun karşılığında payeler ünvanlar edindiği bir zamanda )
Başa dön
derin639
Yeni Üye


Kayıt: Sep 08, 2006
Mesajlar: 93

MesajTarih: Pts Mar 24, 2008 12:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben artık gerçekten sizin anlayış kapasitenizden şüphe etmeye başladım cevap tam karşınızda. Zannetmek sizin kişisel takıntınız.Ben kendimi aydın falan zannetmyorum. Her vatandaş gibi çevremde olan bitene bakıyorum. Çamura yatma poltikasını ilk yazıma karşı verdiğiniz cevapla sizden öğrendim. Estağfurullah ben sizin teyzeniz falan olmak istemem. Aramızda derinnnnnnnn bir anlayış farkı var. Siz kendinize en iyisi başka akıl hocaları bulun. Sürekli laf salatası yapıyorsunuz ama kanıt yok adam akıllı bir cevap yok. Siz yazdığınız her satırda kendinizi tanımladınız. Eğer biraz kendinize saygı duyuyorsanız. Ne olur bir defa da susmayı öğrenin bu yazıyada laf salatası yapmayın lütfeeeeeeeeeen Smile Şayet parmaklarınızı da yorup karşılık vermeye de kalkışmayın çünkü bir daha, gerçekten bir daha bu konuya açıp bakmayacağım. Tartışmaya başladığın kişilerden farkın kalmayınca... neyse.
Başa dön
derin639
Yeni Üye


Kayıt: Sep 08, 2006
Mesajlar: 93

MesajTarih: Pts Mar 24, 2008 1:02 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

serdarkaya demiş ki:
sevgili derin639 ''Ben bir yazarım tarihi geçmişiyle bugünüyle sürekli takip eden araştıran ve sürekli okuyan bir gazeteciyim.'' diyorsunuz ama ileri sürdüğünüz görüşler türkiyenin ciddi hiç bir aydını tarafından ciddiye alınıp dile getirilmiyor ne hikmetse sadece aşırı uçlarda yer alan cumhurriyet, yeniçağ, milli gazete ve komik çocuklar bekir coşkun (boyuk yazar)yılmaz özdil ve ne olduğu belirsiz aydınlık dergisi tarafından dile getiriliyor. ayrıca köşk, başbakanlık,cumhurriyet tarihindeki demokrasi ve seçimler,Ata yı silme konusundaki verdiğim bilgilere bir cevap verme yerine konuyu başka taraflara kaydırmanız. kendi fikirlenizden vazgeçtiğinizin delilidir. Masal kısmına gelince Tarihi gerçekler masal olamaz ama korkulardan meydana gelen görünmeyen düşmanlar tam anlamıyla masaldır hatta fantastik masal

Bu yazıların neresinde bilgi verilmiş te benden cevap isteniyor Allah aşkına bu kadar da olmaz pes pes pes!
sevgili(derin639)
Yukarıda başkasından aldığınız ve içinde size ait ufacık bir fikir kırıntısı olmayan iddialardan ibaret hezeyanlar. Ayrıca o değerli resamımız acaba bu tablolar için kaç para aldı bide onu açıklasanız (değerli gazetecimiz) tıpkı Çankaya belediyesinin hergün cumhurriyet gazetesinin merkezinden belediye araçları ve elemanlarıyla alıp bedava dağıtığı onbin gazete gibi olmuş bu iş. Ayrıca Aydın doğan gazetelerinden kes yapıştır yöntemiyle burda fikir tartışması yapmanız sizin acziyetinizi gösteriyor. aydın doğanın işçilerine fazla gövenmemenizi tavsiye ederim. Neden mi? 1-) sizin gibi insanları galeyana getirmek için yaptıkları haberlerlerin çoğu için sonradan tekzip yemiş ve özür dilemek zorunda kalmışlardır. 2-)poaş ve hilton Birazda vergi işlerini yoluna soktuktan sonra hükümete kuyruk salamaya başlar. O zaman ortada bu fantastik masallarınızla başbaşa kalırsınız. NOT: Yukarıda kendinize o kadar iltifat ettikten sonra(ki bizde hoş karşılanmaz) kendinize ait fikirlerle mücadele etmenizi beklerdim. Ayrıca Atatürkçülüğü tablo asmaya indirgediğiniz için sizi teprik ederim.( Bu şekilde düşünmek derin ve çok okumanızın ürünü olsa gerek)
_________________
dünya üç günlüktür dün geçti yarına kavuşmak meçhul içinde bulunduğun günün değerini bil
bir diğeri
yine cevap verme yerine çamura yatmalar ve çamur atmalar artık ben yokum masalcı teyze. siz kendinizi kes yapıştırlarla aydın zanetmeye devam edin. Tıpkı türkiyedeki profların %80 ninin yaptığını yapın sizde (bir kitap al türkçeye çevirt. yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, utanmadan adını yaz yayınla) veeeeeeeeeeeeee profsunuz tebrikler.
bir diğeri daha... Bu gün gazetesi kaynaklı uçaklarda insanlara bedava dağıtılan bir gazeteden... Nersinde bilgi neresinde ha Serdar Kaya?
İlhan Selçuk saygın bir isim mi? Her şeyden önce bu sorunun doğru cevabını vermemiz gerekir. Eğer "evet saygın bir isimdi" diyecek olursanız, hemen karşınıza 9 Mart Cuntası ile çıkarlar.
Yeni kuşaklar bu cuntanın Türkiye'de bir Baas rejimi tesis etmeye çalıştığını bilmezler. Baas rejimi, tıpkı bugünkü Suriye ile devrilen Irak rejimi, Saddam rejimi gibi bir rejimi ifade eder. 9 Mart Cuntası yarısı asker yarısı sivil bir konsey tarafından yönetilen bir ülke öngörüyorlardı. İlhan Selçuk eski bir cuntacıdır. Eğer cuntacılar saygın adamsa İlhan Selçuk da saygın olmalı!

Arkadaşları Doğan Avcıoğlu, Cemal Reşit Eyüpoğlu, Mümtaz Soysal ve İlhami Soysal'dı. Bunlarla birlikte Yön hareketini başlattı. Yön hareketinin yayınladığı yön bildirisi, ki bu bir manifestoydu ve Yön Dergisi'nin sahibi Doğan Avcıoğlu idi, imza koyanlar arasında bugün Bugün Gazetesi'nde çalışan Can Aksın da vardı. Selçuk ve arkadaşları ordu içindeki genç subaylarla birlikte 9 Mart 1971 günü darbe yapmayı planlamışlardı.

Bu darbenin hazırlıkları yapılırken İlhan Selçuk'un Cumhuriyet Gazetesi'ndeki odası karargah olarak kullanılmıştı! Cuntanın adına Madanoğlu Cuntası deniliyordu. Bugün de Cumhuriyet Gazetesi'nin AK Parti hükümetini devirmek için karargah olarak kullanıldığı iddiaları var. Ne ilginç değil mi, Dünya değişiyor ama cuntacı cuntacılığından hiçbir zaman vazgeçmiyor.

9 Mart Cuntası'nı 12 Martçılar önledi. Zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur saf değiştirince Cemal Madanoğlu Cuntası başarısız oldu. Eğer 9 Mart Cuntası başarılı olmuş olsaydı 27 Mayıs'ın devamı olacaktı. İlhan Selçuk Ziverbey Köşkü'nde sorgulandı. Belki de işkence gördü. Cumhuriyet'in solcu ve komünist gazete olarak anılması İlhan Selçuk ile birliktedir. Ondan önce Cumhuriyet solda sol, sağda sağcı yazarların yazdığı bir gazeteydi.

Mahir Kaynak işte bu cuntanın içine sızmış bir ajandı. Kaynak, İlhan Selçuk ile beraber "darbeciler" birbirlerinin ev ve işyerlerinde toplantılar yapmaktaydı. Bunlardan biri de Cumhuriyet Gazetesi'nde yapılmıştı. O dönemde sadece İlhan Selçuk değil Cumhuriyet'in tüm çalışanlarının cuntanın içinde olduğu ifade ediliyordu Sol çevreler 12 Mart Muhtırası'nı kendi darbeleri sanmış olsalar da birkaç gün sonra 9 Martçılar'ın tasfiye edildiği anlaşılmıştı. Yeni kuşaklar bu dönemi pek bilmez.

Onun için öğrenmek isteyenlere bir tavsiyem var. Hasan Cemal'in -ki Cemal Cumhuriyet'in yayın yönetmenliğini de yapmıştır İlhan Selçuk'un muhalefetine rağmen- "Cumhuriyeti çok sevmiştim" kitabını okuyun. Ve görün Cumhuriyet denilen gazete neymiş, İlhan Selçuk denilen yazar neymiş!

ngonultas@bugun.com.tr

ayrıca kimse kızmasın kendimi yazdım kitabıda tavsiye edilir hasan cemalin.


Hala ne yazdınız da karşılık bekliyorsunuz? Valla pes! Bütün, bir nevi dandik diye nitelendirdiğiniz aydınlar tukaka yalancı yanlış bir tek siz ve sizin zihniyetiniz doğru. Neden olan bitene belgesiyle bilgisiyle yaşananlara göz gezdirmek yerine bir çıkış yolu arıyorsunuz. Cevap beklemem yormayın kendinizi. Çünkü yukarıda da ifade ettiğim gibi bu saatten sonra kendinizi yazar kendiniz okursunuz...
Başa dön
foxmuld3r
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Mar 20, 2008
Mesajlar: 3

MesajTarih: Pts Mar 24, 2008 4:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu kördüğüm tartışmaya bir düğüm daha atarak girmek istemiyorum. Ancak taraf olarak hükümetin düzeni taraftarıyım. Başka da birşey söylememe gerek yok bu konuda.

Asıl bahsetmek istediğim konuya döneyim. Herkes suçu birbirine atıyor, binbir türlü kumpas, dönen dolaplar, yasal olmayan yapılanmalar, hepsi bir tarafa. Bunu oluşturan bizleriz. Bizden öncekiler. Ta ki Cumhuriyetin çiçeği burnunda yıllardan başlayan hatalar dizesi... Halkın bir kısmını yok görme, popülizm, elit olma kaygısı, hakimiyet, hegomanya, çıkar. Tüm bunların arasında 2008 yılına geldik.

1960'dan, 70'den 80'den pek de farklı olmayan bir durumdayız ne hazindir ki.

PKK terörizmi, benle yaşıt.
Ekonomi olması gereken noktada değil.
Askeri gücümüz sadece caydırıcı konumda.
Sanayimiz geriydi hala yeterince ilerleyemedik.
Bilgi toplumu haline de gelemedik.

Bugün burda nitelikli şeyler konuşmak isterdim (dik). Kendi içinde düğümlenen bir iplik yumağı yerine sistematik bir toplumda yaşamayı dilerdim. Ama halen ufku görmek yerine bastığımız yere bakınıyoruz.

Hayal gücü olmayan bir toplumuz. Kesinlikle hayal kuramıyoruz. Bunu kuran toplumlar bizden çok çok ilerde şimdi. Her alanda...

Platformlarda bu konuları kısır döngüye geldiğinde bırakma taraftarıyım. Herkes fikrini belirttikten sonra vicdana ve değerlendirmeye kalmalı. Gerisi sadece ayrıma, kavgaya dönüşür.

Mesela konuyu değiştirir veya yeni bir konuda, olmasını istediğiniz devlet / ülke / toplum üstünde ütopya kurulabilir. Bu fikirleri daha anlaşılır hale getirip ezberden kurtarır diye düşünüyorum. Fazla fantastik olmamaları kaydıyla tabi Smile
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 235

MesajTarih: Pts Mar 24, 2008 6:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Şimdi türkü dinleme zamanı. Sesi güzel olanlar söyleyebilir. Ordunun dereleri ile başlayıp, mühür gözlümle dinlemeye devam ediyorum. Türküyle hayaller bile çok güzel...
Başa dön
warlord
Yazar


Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 162
Nereden: Oradan, buradan, her yerden...

MesajTarih: Pts Mar 24, 2008 10:44 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Seni gerçekten severim "YAZARIM".

Yeter kırmayalım birbirimizi dostlar da uyarıyor hem.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5
5. sayfa (Toplam 5 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok " Doğan Grubunu boykot çağrısı&q... Poe Güncel Olaylar-insanlar 21 Prş Eyl 18, 2008 11:20 pm
Yeni mesaj yok "İyi şiir her zaman dinidir" Poe Şairler ve Şiirleri 0 Pzr Ağu 03, 2008 1:30 pm
Yeni mesaj yok "Düşünün artık! Kamer Genç devre... warlord Güncel Olaylar-insanlar 0 Çrş Nis 23, 2008 11:21 am
Yeni mesaj yok Rıce: "Biz 50 Milyon İnsanı Kurt... 08parpali Güncel Olaylar-insanlar 0 Prş Arl 27, 2007 9:40 am
Yeni mesaj yok "AN"lar... sabandal Kişisel 264 Çrş Ksm 28, 2007 1:32 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke