Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 36 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gazete Kültürü
 ERTELEYEN ÖĞRENCİ PSİKOLOJİSİ
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Nuh'a Gemi Resimleri


Nuh'a Gemi Resimleri

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şairler ve Şiirleri
Yazar Mesaj
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Pzr Şub 04, 2007 6:38 pm    Mesaj konusu: Nuh'a Gemi Resimleri Alıntıyla Cevap Ver

I

Gençtim şiire hevesim vardı
Büyük sözlerden utanmıyordum henüz
Alnım kırış kırıştı daha o yaşta
Bir nalbant çırağı kadar sıkıntılıydım
Atların toynaklarını yonta yonta
Çöl gemileri yapıyordum
Uçan gemiler
Bej üstüne lacivert duygular
Bırakan ruhumda
Yelkenlerine su renginde atlar koşulmuş
İçimizin karanlığından türemiş
Sayısız hayaletin
Mağripli cinlerin isimsiz ifritlerin
Kum üstünde iterek yürüttüğü
Can sıkıntısı ve boğuk neşidelerle yüklü
Sahra gemileri
Kaleleri yıkan
Şehirleri ehramları yutan
Şiir sefineleri...

II

Eğilip taşgemiden bakıyorum şimdi
Bozbulanık akşam saatlerinden geçen
Silinmiş istim almış - İskelede
Bekliyor gemi
Çelik kasların sabrıyla öyle masum ve davetkar
Bütün yükümüzü almaya hazır
Yüzlerimizi çukurlaştıran hüznü
Zırhlarımızı ağırlaştıran
Önce kuşlarımızı uçurup dallarımızı budayıp
Gövdelerimizi soyan
Sonra her boya uygun
Bir çarmıh mıhlayan.
(Çarmıh mı dedim, bağırdım mı?
Bunu yolcular duydu mu?
Göğüslerine indirip kafataslarını
Mahzende uyuklayan şehirliler:
Mezar komşularımız
Beşkırkbeş vapurunun lahûtî figürleri
Şişko tezgâhtarlar ebedî kızlar daktilolar
Terziler hünsa çıraklar simsarlar
Memurlar kâhinler duahanlar
Gözlemci melekler
Ve öteki ruhaniler

Ufuktan belâlanmış kavimler geçiyorlar
Yoksul günümüzün dumanları içinde
Kaynıyor yukarda kazan
Kaynıyor ve taşıyor - Melekler
Sirkeciye açılan sokaklara boşaltıyorlar onu
İnsan eti kokan ucuz otellerden
Piyango gişelerinden plakçılardan
Sızan cinneti
Yarı bizans yarı taşra kılan akşamı
Bu borulara üflenen dakikalar
Kanallardan üstgeçitlerden taraçalardan
Toprağın altından, ta yedi şehir aşağılardan
Sızan fışkıran akan şehirliler
Mezar komşularımız

Ne serin avlularda göç-ricat hutbeleri
Ne inzarcı divaneleri kavmin
Ne de 'şehrin ta ucundan koşarak gelen haberci'
Hiç biri

Uykunun karanfil kokulu
Şerbetiyle ıslanmış bıyıkları
Şehre inince küçülen omuzları
Ve sıkılgan elleriyle
İnsanın dayısına benzettiği
Köylüler de yok artık
Hepsi geminin karanlık mahzenine gömüldü
Topkapı minibüsleri yuttu onları.

III

Nasıl da tükenmişiz biz yolcular
Mağrur perçemlerimizden tutulmuş
Göğüslerimiz kurumuş
Erimiş hançeremiz
Göz oyuklarımıza
Batan şehirlerin kumu dolmuş

Asık suratlarla geçiyoruz koridorları
Yorgun / inançsız
Günbatımının tabanıyla ezilmiş
Gözden çıkarılmış
Peygamber katleden kavimler gibi

Ve eriyip akıyoruz
Sulardan dışarı
Yorgun develerimizin
Biçimsiz atlarımızın üzerinde
Mağlup omuzlarımıza sitemle
Göğün ağırlığını indiren
Gözdağı veren
Meş'um çığlıkları içinde
Sahra kuşlarının

IV

Oturmak istiyorum
Biraz sıkışır mısınız
Bakın ellerim dolu
Ellerim ceplerim ve kafam
Yolcuyum/sorulur mu/nereye gidiyor bu gemi
Biraz sıkışır mısınız

Ruhumu kurtarmaya çalışıyorum
Dualarla perhizlerle susarak somurtarak
Ve gizlenerek kıyı bucak
- Biz zavallı küçük sırlar -
Biz zavallı sırlar
(küçük)
Biraz sıkışır mısınız

Öleceğim, efendim
Bir gün mutlaka öleceğim
Ama beşkırkbeş vapuru
- Kim durdurabilir onu -
Beşkırkbeşte kalkacak yine
Biraz sıkışır mısınız

Günahlarım
Tövbelerim sadakalarım
Heveslerim erdemlerim başarılarım
Kâğıtlarım muskalarım madalyalarım
Traşlı fotoğraflarım traşsız fotoğraflarım
Ruhum cesedim göz yaşlarım
Burda büyüğüm burda küçüğüm
Burda büyüğüm
Buraya sığarım buraya
Sığarım buraya sığarım
Biraz sıkışır mısınız biraz
Sıkışır mısınız
Biraz
sıkı
şır


n
ı
z


V

Kalkıp bazı fikirleri bazı hacimlere
Koymam gerekli
Aklı sicimlerle bağlamam
Kamçılamam kamçılamam
Günlük hayatı balkondan yuvarlamam
Delilleri yok etmem hatıraları yakmam
Gerekli

Gidip kâtipleri
Muhasipleri uyandırmalı
Karıncaları yuvadan çıkarmalı
Gemiye katılsınlar

Su/Kereste
Ve uzaklık
Taşısınlar

Bal güğümünü borazanımı
Baltamı eşeğimi
Ve önsezisini eşeğimin
Almam gerekli

Önce
'Gemiye bakmak' için
Su
Ağaç
Ve derinlik

Sonra
'Gemiden bakmak' için
Susuzluk
Ve
M
i
n
a
r
e

VI

Düşünceyi kaptan köşküne koyuyorum
Hayâlgücünü güverteye
Uykuyu yelkenlere
Ve ölümü dümene

Sonra inip gemiye kıyıdan bakıyorum
Ve bu fazlasıyla insanbiçimli
İnkâr yüklü gemiyi
Gaz döküp yakıyorum

Şüphe'yi abesle azdırılmış zekâyı
O cam gözlü geometriyi
Bin başlı levyetanı
Kabaran sulara salıyorum
- Biraz hafiflesin diye gemi -
Sonra kırk yıl peşinde dolaşıyorum onun

Ve inançla zıpkınlaya zıpkınlaya
Sonunda, 'iyi huylu' bir merak
Türetiyorum ondan
İlham'la yürüyen bir dağ,
Yaklaştıkça gizemlenen ada:
Yollarda bulunan
Ve yollarda yitirilen İthaka

Uykuyu çocuklara ayırıyorum
Gençliği annelere babalara
Umudu gemiden bakanlara bırakıyorum
Korkuyu kıyıdan bakanlara
Tufanı kendime ve biletsiz yolculara


Cahit Koytak
Başa dön
hemze
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Dec 29, 2006
Mesajlar: 18

MesajTarih: Pts Şub 05, 2007 12:14 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Upuzun soluk günler
Artık ne gencim
Ne yeterince yoksul
Ne de yollara düşecek kadar budala
Ne olacağım Yarab!
O hercaî bulut tepemde hâlâ
Otuz yedi yaşındayım:
korkuyorum.

Cahit Koytak
Başa dön
KediKara
Yeni Üye


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 72

MesajTarih: Cmt Mar 22, 2008 10:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Öteki

Ah bu kuş, bu gidişle
Uça uça gök bırakmayacak
Öteki kuşlara

Yaşlı bir boğanın ruhu
Orta halli bir ozanın kanatlarıyla
Uçuyor semada

Dürüst görünmesini sağlıyor
Baston yutmuşçasına dimdik
Gagasına kadar yükselen
Üstünlük duygusu

İçbükey aynalar gibi kullanılan
Ve sık sık tuz buz edilen dostluklar
İyi savunulmuş kin
Yıkıcı sevgi ve bir ölçek de felsefe

Kuyruğa girmişler
Küçük süs hayvanları
İndirimli fuarda
Edinmek için onun
İmzalı tüylerini
Ve tebessümlerini.

Cahit Koytak
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şairler ve Şiirleri Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok RİMBAUD:Le Bateau Ivre/The Drunken Bo... sartre Yabancı Dildeki Şiirleriniz 0 Prş Hzr 14, 2007 10:42 am
Yeni mesaj yok DENİZ ve GEMİ MiskinYUNUS Şiirleriniz 1 Çrş Oca 24, 2007 12:22 am
Yeni mesaj yok Sarhoş Gemi unlem_isareti Şairler ve Şiirleri 0 Cum Tem 14, 2006 7:33 pm
Yeni mesaj yok gemi hayalet Poe Şiirleriniz 1 Prş Hzr 01, 2006 1:41 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke