Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 35 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...
 Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
 Seçmece
 İmkansızın peşinden koştunuz mu hiç ?
 Hakim Anlatı

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Kir...


Kir...
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4 ... 18, 19, 20  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel
Yazar Mesaj
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Pts Mar 17, 2008 8:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...derken su aslında başka birşeymiş. Isınan hava genleşir ve yükselir.Yükselme, soğuma, yoğuşma,siklon ve antisiklon, Zeus'un kırbacı ve o müthiş mucize yağmur...

Buharlaşan yağmur tanecikleri geldikleri yerin özlemiyle yerde dalaşırlar bir süre. Bir yaprak üzerinde dururlar sakince... Küçük bir su birikintisi olurlar...Şemsiyelere çarparken "Neden bu şemsiyelerin çoğu siyah?" derler. Süzülürler şemsiyelerin damarlarında güneşin sıcaklığını bu renkte ararlar. Siyahta. Kir gibi durur bu renk. İnsanlar, bu rengi yağmurda yıkama dürtüsüyle mi hareket ederler şemsiyeyle?İnsanlar neden bu renge bu kadar meraklı gerçekten? Kirlerini sevdiklerinden midir şemsiye taşıma tutkusu insanlarda? Nedir bu temizlenme korkusu?

Yağmurdan korunmak için tüm şemsiye imgesinin rengi siyah. Başlarının üstünde dolaştırırlar bu rengi insanlar. Kirlerini mi yıkamak isterler çaktırmadan yağmurlarda şemisyeleri ıslatıp yıkarken?Arınma dürtüsü mü şemsiye taşımak? Yağmurlar bir bir dökülür o insanların kulaklarına patırtılarla. Şemsiye rüzgar olur eğilir bükülür. İnsanları altında taşımaktan rahatsız gibi davranır. Kirli ellerin avcunda kararan yağmur çiçeğidir şemsiyeler.

Bana şemsiyenizi verin. Şairin değimiyle: "günahlarınızı hatalarınızı..."
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Pts Mar 17, 2008 8:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...derken,
duygularına sarılır insanlar kirlenmenin sımsıcak bir şey olduğunu görürler. Duyumlarını kirletirler.

Bir kaç hayat çıkarırlar temizlik alışkanlıklarından, tutkularından. Temizlik alışkanlıklarını kirletirler.

Tertemiz bakarken birbirlerinin suratlarına duyguları kirlenir. Gözbebeklerini büyütürler, göz renklerini kirletirler.

Dokundukları/okudukları her kitaptan bir kahramanın hayatını çalarlar, kitap kirlenir. Hayatlarını kirletirler.

Dinleyemedikleri kutsal sözlerin anlamlarını tanrıya iade ederler, varlık sebeplerini kirletirler.

Uyurken geride kalan gündüzün zamanına ihanet ederler kızarak,bağırarak,çağırarak geleceğin gelmesini geçiktirirler. -mişli geçmiş zamanın rivayetlerini biraz daha ihtiyarlatırlar. Böylelikle,dilbilgisini değil ; bilginin dilini kirletirler.

Korkarak kirlenmekten; kirlenmek isterler. İsteği kirletirler.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 434

MesajTarih: Pts Mar 17, 2008 11:05 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Demiş… Demek su yağmur olmuş temizlenmiş , arınmış, gelmiş yine yeryüzüne, gökyüzünün hangi katmanlarından geçip hangi hallere bürünüp hangi halleri değiştirmiş orası hep rivayetmiş. Ama arınarak gelmiş su tekrardan. Temizlenmiş çünkü bir şans daha verilmiş temizlemesi için tüm siyahları. Siyahları çok sevmiş su. Aşk bu. Ferman dinlermiymiş. Belki de aşkmış tek sebebi temizlenmesinin.
Siyahın üzerindeki her su tanesi önce bir durup beklermiş, sonra kavuşmak edasıyla ve sarhoşluğuyla hemhal olurmuş siyahla. Siyah bu, hem arınmak ister hem de doymak bilmezmiş suya.
Hep daha fazla imtiyaz daha fazla su tanesi istermiş.

Temizlenme isteği mi bu kadar kirletmiş siyahı. Çözememiş.
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Sal Mar 18, 2008 6:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Uzun bir süredir Bağdat'ım. Kirlendim. Dünyanın neresinden geldikleri belli olmayan postalların ayak numaralarını taşıyorum kaç zamandır suratımda. Kokan bu numaralar değil,dünyanın susan ruhu. Bu numaralar bayatladı, eski zaman küfü bile kalmadı. Demokratik kirlenmeden kıyamet kirlenmelerini yaşıyorum.

Babil'in Asma Bahçelerinde kırılganlıktan anlamayan bir sürü salağın isimlerini mermilerin üzerinden okuyorum. Asalak bedenlerin asalak ruhları. Talan edilen bir coğrafyanın hafızası. Şuur altı çıldırmış bir coğrafyanın hayal kentiyim. Hayalet ve Alaaddin'in sihirli lanbası...Benim sokaklarımda oynayan hikaye kahramanları...Hikaye çocukları...Evet bu şehir.Ben yani. Bağdat.

Kafalarında taşıdıkları metal parçalardan kendilerine düşünme organı yapan bu kalabalıklar sokaklarımı dolaşıyor. Sert hakaretler, tozuna bile dokunulmamış toprak, farkında olunmayan peri inceliği, kocaman kocaman patlamalar, keskin gürültüler, bir yılan kıvamında uzayıp giden koyu renk kamyonlar...Gözlerini hayatın karşısına oturtan güzeller, çölün ucsuz bucaksız sonsuzluğu..ve buna benzer bir sürü zıtlık...bir sürü hayat pası...Kirlendim. Ucuz bir kirlilik, basit bir kirlilik...
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Prş Mar 20, 2008 6:27 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ebabilleri çağırmam lazım içimde bir sürü goril var. İçim kirli…
Sokağa çıkabilecek tanıdık ayakkabılar arıyorum. Tanımlamalarım kirli…
Pencerenin camına çarpan bu sinekleri kim gönderdi,kimin ajanları? Huzursuzluk kirli…
Elimi cebime her attığımda başkasına ait eller var. Cebim kirli...


Çekilen hayat karelerini kendi içinde değiştirecek dijital hayatlar üretilecek biliyorum. Eski fotoğraf basımı kirlenecek.

Şiirlerde çırılçıplak güller ve ötmeyen bülbüller olacak biliyorum. İmgeler kirlenecek.

a-
b-
c-
d-
e-
"Aşağıdakilerden hangisi yukardadır, yeri geldiğinde yukardakilerden hangisi aşağıdadır?" denilerek mekan kavramını ast-üst ilişkilerine dayandırıp algıda kast sisteminin devamı için ne gerekiyorsa yapmaktan geri kalmayacaklarını biliyorum. Seçme hakkı kirlenecek.

Bakılan yerlerde bir şeyin olmaması,bir şeyin görünmemesi çok da önemsenecek bir şey olmadığını , önem arz eden şeyin zamanı tüketmek olduğunu öylesine hayatı bir zaman boşluğuna çevirmeye vurgu yapıldığını biliyorum. Boşluk kavramı kirlenecek.

Dinlendiren ritimlerde,suskularda, sessizliklerde bir daha bir daha dirilmenin güzelliğini kalabalıklar gürültülerle görünmez kılacak biliyorum. Sukunet kirlenecek.

Bağdat olmaya devam ediyorum bu günlerde. Biraz daha ucubeleşecek sokaklarım biliyorum. Paris kirlenecek.
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Prş Mar 20, 2008 9:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kurumuş gibi duran dallar kulaklarını açma telaşında. Dinliyor rüzgarın uğultusunu, sağa sola savruluşunu, dışarıda olan insanların saçlarını savuruşunu…

”Çok yüksekten atlasam bir şey olur mu?" diye düşüneceğim bir toprak.Toprak iyice kabarmış. Pişmiş bir pastaya benziyor. Kalabalıklar 21 Mart’a hazırlanıyor. Baharın gelişini neyle kutlayacak bu kalabalıklar? Ezilmiş halkların ezilmiş renkleri ve körelmiş duyguların kavgaya dönüşecek şekli.

Bayramlar lastik yakarken döne döne çıkacak siyahlamalar. Dağların yeşile boyanacak yüzü. Durmadan şekil şemal değiştirecek görünümü. Kayalar, altında saklanan sırlar, geçmişin dağa ve dağlara melül melül bakışı…tüm bunlar bir bahar bayramının adını çekecek sağa sola; sağ kavgaya sol kavgaya.

21 Mart’ın ağıtı yakılacak halaylarla. Kuru gürültü, şarkı ve türkülere konuk olacak. Bunlar yapılırken bahar kirlenecek. Bahar kavgaya dönüşecek. Bahar, güzellik motifini kaybedecek. Evet, bahar kirlenecek.
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Cmt Mar 22, 2008 7:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tapınaklara doluşur kalabalıklar. Yıkanmamış düşünceleriyle ve ruhlarıyla. Beraberlik bir uyum gibi durur kalabalıklarda. Uyum bir başka şey. Tanrı bunu bilir. Ben bunu kimsenin kulağına fısıldayamam. Tanrı ile böyle bir mukavelemiz var. Kimse bilmeyecek insan tekinin fısıltılı gerçeğini.

Gerçek gürültüyle var etmez kendini. Tanrısal bir yaklaşım mesafelerle anılacaksa mesafe fısıltıdır. Ses, sessizlikten geçtiğinde anlam bulur mabetlerde. Mabet nedir peki? Kalabalıkların eridiği potalar mı? İnsan teki bir kalabalıkta bulamaz kendini. Kalabalıklar hacimleriyle döverler yalnızlığı,sessizliği. Bir kadın kırılganlığı var sessizlikte.

Kirlenen mabetler ve kadının kırılganlığı.
Başa dön
bodosalbatros
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 388
Nereden: kuyu'dan

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 2:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son bodosalbatros tarafından Cum Hzr 20, 2008 12:37 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 6:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-ler -lar...
daha...
fazla...
hızlı...
çok...

...kuralım:
daha-lar...
fazla-lar...
hızlı-lar...
çok-lar...
daha fazla...
çok fazla...
fazla hızlı...
daha hızlı...
...
...
...

Edatlar kirlendi.
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Pzr Mar 23, 2008 7:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir kilisenin bahçesine oturdum bugün. Gelenleri izledim. Gelenlerin gelişlerinde çok ciddi bir yokuş vardı. Güzellik kokan bir yokuş. Yavaş yavaş kendine yaklaşan, kendisinden hoşnut olunan, kendisiyle olmaktan zevk duyulan bir güzellik. Hareketleri kadınlık kokan birkaç güzel. İzlendiğinin farkında olmanın cazibesi. Seyrediliyor olmanın hafifliğine davetiye. Yürüyüşlerindeki abartı. Kıvrak hareketler ve tanrının evindeyiz.

Kilisenin mudavimlerinden çay istedim. Çoğu zaman yaparım bunu. Çayı içerken çay isteyen diğerlerini de gördüm. Saçlar uzun, salınışlar yerinde kendi tenleriyle barışık bu bayanları izlemeye bir süre devam ettim. Tanrı da öyle. Kozmetik ürünlerinin dokunmadığı her ten güzeldir. Alışımı olmayan bir güzellik. Tanrı çizimi. Saf , sade ,duru, yapmacıksız, kendine dönük,kendiyle bağlantılı ,çalıntı olmayan, zorlamasız…Güzelliği kutsadım, baba oğul ve ruhul kudus adına.

PaRa duaya kozmetik ürünlerini kattığı günden beri dua kirlendi.
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Pts Mar 24, 2008 6:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Parmak uçlarına basa basa yürüyorum. Bu yürüme mi bir şeylerden saklanma mı bilmiyorum. Gerekli olan bu mu? Saklanarak duygu cinayetleri işlemek bir meslek haline mi geliyor? Bunlar,cevabı verilecek şeyler değil . Sadece yaşarsın ve cevap değerlendirilecek bir çağrışım olmaktan çıkar.

Parmak uçlarına basa basa konuşuyorum. Kelimelerim parmak izlerinden belli olacaklar ,tanınacaklar, mimlenecekler, peşine tüm mahalle çocuklarının takıldığı birer soytarıya dönüşecekler. Kendi kirli ceketinin altında saklanan, mavi gözleri olan periler taşıyan ve bakışlarını dünyaya hediye eden bir pejmürde.

Dilin parmak uçları, dilin tırnakları ve bu tırnak altında saklı duran kişilikler. Saklı olan bir mikrop güzergahı. “Kişi kendini dilinin altında saklar.”
Uzayan tırnaklar, uzayan kelimeler,uzayan bakışlar…durmadan durmadan uzayan her şeyin altına saklanma ihtiyacı.

Parmak uçlarına basa basa yaşıyorum. Ayağımı birilerini korkutacak şekilde yere bir asker tavrıyla vuramıyorum. Topuklarım çok ağır. Acıyor. Vuramıyorum… Sağ ve sol yönlerine sert müdahaleler yapamıyorum.

Düdük sesi beni korkutuyor. Maç başlamıştır, maç bitmiştir, hizaya gelinmiştir…bu ve buna benzer bir sürü komutlamalardan ürküyorum. Ürkme kirlenmiştir. Korku kirlenmiştir. Parmak uçları kirlenmiştir.
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Çrş Mar 26, 2008 1:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Okulun bahçesine hapsedilen çocuklar görüyorum. Volta atıyorlar. Dingin, amaçsız, suskun, bir ihtiyar bezginliği var üzerlerinde. Okul lokma lokma yutuyor bu çocukları. ve "Ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde." Ölü cümleler, bir zabıt titizliğiyle defterlere yazılıyor. Dirilmeyecek hiç bir zaman bu ölüler. Kalacaklar iki kapak arasında ve daima. Geçenler bu çocukların faaliyetlerine garip bir gülümsemeyle bakacaklar. Umut yeşertilecek her bakışta. Okul ve bu çocukların anlamı olmayan bir ayazda kurumaları...

Çocuklar gidiş gelişlerini sıklaştırıyor okulun bahçesinde. Okul ve kimsesiz yanılmaları barındıran koridorlar,kapının önü, kırılan camlar, zil sesi, tenefüsün sunni nefesi...ne bitmez aktörleri var bu bahçenin.

,
Virgülü bilerek yukarda unutan benim. Kaç tanesi ya konulmamıştır yada yanlış yerde konulmtur bu çocuklar tarafından? Bir tanesi anlamsız asılı dursa bu sayfanın ortasında ne olacak? Diğer noktalama işaretlerine bir işaret olup okulun bahçesine dolmazlar/doluşmazlar mı? Kalabalıklara has tavırlarla...

Okul, içindekilere verilen sınırlı zamandır. Tahtalar ve tahtaya yakın duran tahtalar için yaş kavaramı hep var olacak.

Kirli olan tebeşir çok kirlendi.
Başa dön
semud
Yeni Üye


Kayıt: Mar 23, 2008
Mesajlar: 68
Nereden: Bilinmezden...

MesajTarih: Cum Mar 28, 2008 12:42 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ellerim çok kirlendi.Toz kokuyor...Yıkamalıyım.

Acaba diğer kirlerim de yıkamakla geçer mi?
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Cum Mar 28, 2008 8:29 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Diğer kirlerini bana ver onlardan tebeşir yapayım.
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 292
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Cmt Mar 29, 2008 11:13 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sesler kirlendi...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4 ... 18, 19, 20  Sonraki
3. sayfa (Toplam 20 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke