Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 38 Üye Adayı ve 3 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Fazıl Hüsnü Dağlarca
 Bugün Sokağa Çıktım!
 Edebiyatta Dine Yaklaşımlar
 Kargalar ve Türkler...
 Çakallar ve Araplar
 William Street, birinci sokak
 KORKUYORUM
 NİCCOLO MACHİAVELLİ
 İç...
 Yarış
 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 Ayaklarının üstünde

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

"SÜRÜN BU HALKI DA..."


"SÜRÜN BU HALKI DA..."
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar
Yazar Mesaj
derin639
Yeni Üye


Kayıt: Sep 08, 2006
Mesajlar: 93

MesajTarih: Cmt Mar 15, 2008 7:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bırakın bu yüzde 47 palavraların! Yok halk hiçe sayılıyormuş yok biz bu gücü halktan aldık.
Çiftçiyi çalışamaz hale getirdiniz.
ABD'nin AVRUPA'NIN ÇİFTÇİSİNİ ZENGİN ETTİNİZ...
85 yıllık kazanımları tek tek elden çıkardınız.
Ata'nın izlerini heryerden silme gayretindesiniz.
TDK, TTK vs vs gibi daha birçoğuna, el atıp da ters yüz etmediğiniz hiçbir kurum kalmadı.
Çankaya'yı tanıyamaz oldu halk.
Gece yarısı yasalarıyla mantıksız uygulamalara kendi sağlığınızı emekliliğinizi beleşe getiren uygulamalara imza attınız.
Vakıflar yasasını onaylayarak misyonerliğe resmen izin verdiniz.
301' kaldırma peşindesiniz, herkes Türk'e rahat rahat hakaret etsin diye geçmişte kalan söylemlerinizle bu temelleri kökten kaldırmayı kafanıza koyduğunuz sözlerinizden belliydi ama halk bunu çabuk unuttu. Avrupa ülkeleri her fırsatta Türk'ü aşağılayarak yakarak iterek hatta Tük insanını terörsit ilan ederek rahatlamaya çalışıyor. Bu fırsatı bu böceklere kim verdi dersiniz?
Satılmadık neresi kaldı? Şimdi bu vatan bizim desek, ne sizin olması kardeşim hangi toprak hangi kurum senin ki vatan toprağı da senin olsun demeyecekler mi?
Dil kültür diyerek, içimizdeki diğer insanlara farklılıklarınızı ortaya çıkarın diye gaz veren hain batı ülkelerine bu halka ceza verildiği kadar ses çıkarılmadı. Hatta federasyon eyalet talep edecek kadar küstahlaşıldı.
Daha ne gibi yok olma paketleri açılacak bu ülkede?
% 47 oy almış olmak her şeyi paşa keyfinize göre yapma hakkını vermez size beyler.

Göttürün, beyler götürün, uçurun beyler uçurun yola devam...
Başa dön
sabandal
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2006
Mesajlar: 668

MesajTarih: Cmt Mar 15, 2008 8:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Yüce Türk Milleti'ne, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, Ulu Önder Atatürk'e ve Başbuğum Alparslan Türkeş'e bağlılığımı hiç kimseyle tartışmam, tartıştırmam.

Bu benim demokrasiye olan inancımla, haksızlığa karşı isyanımdır.

Ülkemizin kaderini demokratik hakları olan oylarıyla belirlemiş, Yüce Türk Milleti'nin büyük bir çoğunlukla iktidar ettiği partiyi kapatmak ne kadar hukukidir, çözüm müdür?

Bu iktidar ki, her iki kişiden birinin oylarıyla hükümet olmuş bir partidir. Şahsımın AKP ile uzaktan yakından alakası olmamıştır. Buradan sesleniyorum. Bu gün bu gelişmeye sevinen CHP veya bekle gör politikasıyla el oğuşturan MHP. Akibetiniz hiç iyi olmayacaktır. Türk Milleti her zaman olduğu gibi sizlere tokatını sandıkta atacaktır. Belki ismi AKP olmayacak, farklı olacak; ama milletimi tanıdığım kadarıyla yüzde 60 oyla tekrar iktidar olacaklardır.

Bizler Allah kaderine iman ederiz. Kul kaderini Allah kaderi diye yutturmaya çalışanlara da isyan ederiz.

Şimdi soruyorum. Ülkemin kaderini bir kaç kişi mi, yoksa 70 milyon mu belirleyecek? Şayet 70 milyon değil de bir kaç kişi belirliyorsa soruyorum:

Allah mısınız?"

www.ibrahimersoz.org
**
İbrahim Ersöz, İsviçre de ticaret yapan ve son seçimlerde bağımsız aday olan Ersöz, bu yazıyı kendi sitesinde kaleme almış.
Başa dön
kkutkan
Yeni Üye


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 44

MesajTarih: Cmt Mar 15, 2008 8:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

derin639 demiş ki:
Bırakın bu yüzde 47 palavraların! Yok halk hiçe sayılıyormuş yok biz bu gücü halktan aldık.
Çiftçiyi çalışamaz hale getirdiniz.
ABD'nin AVRUPA'NIN ÇİFTÇİSİNİ ZENGİN ETTİNİZ...
85 yıllık kazanımları tek tek elden çıkardınız.
Ata'nın izlerini heryerden silme gayretindesiniz.
TDK, TTK vs vs gibi daha birçoğuna, el atıp da ters yüz etmediğiniz hiçbir kurum kalmadı.
Çankaya'yı tanıyamaz oldu halk.
Gece yarısı yasalarıyla mantıksız uygulamalara kendi sağlığınızı emekliliğinizi beleşe getiren uygulamalara imza attınız.
Vakıflar yasasını onaylayarak misyonerliğe resmen izin verdiniz.
301' kaldırma peşindesiniz, herkes Türk'e rahat rahat hakaret etsin diye geçmişte kalan söylemlerinizle bu temelleri kökten kaldırmayı kafanıza koyduğunuz sözlerinizden belliydi ama halk bunu çabuk unuttu. Avrupa ülkeleri her fırsatta Türk'ü aşağılayarak yakarak iterek hatta Tük insanını terörsit ilan ederek rahatlamaya çalışıyor. Bu fırsatı bu böceklere kim verdi dersiniz?
Satılmadık neresi kaldı? Şimdi bu vatan bizim desek, ne sizin olması kardeşim hangi toprak hangi kurum senin ki vatan toprağı da senin olsun demeyecekler mi?
Dil kültür diyerek, içimizdeki diğer insanlara farklılıklarınızı ortaya çıkarın diye gaz veren hain batı ülkelerine bu halka ceza verildiği kadar ses çıkarılmadı. Hatta federasyon eyalet talep edecek kadar küstahlaşıldı.
Daha ne gibi yok olma paketleri açılacak bu ülkede?
% 47 oy almış olmak her şeyi paşa keyfinize göre yapma hakkını vermez size beyler.

Göttürün, beyler götürün, uçurun beyler uçurun yola devam...


Çok haklısınız kendinize göre.Ama bana göre çok komikl.Paranoyak olduk çıktık.
Başa dön
YAZARIM
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1253
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 12:27 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ve celladınız konuştu...

Memleketi kaosa depar atarken göremeyenler, kapatılma davasından sonraki olası (şimdiki durum) senaryoları diziyorlar. Kimler diziyor; Nazlı gelinlerimiz, soldan kıvırmalı zennelerimiz...

''Aman'' dedim kendi kendime...''Bu aptallar (milli iradeleri) yavaş yavaş uyanmaya başladı, malın kelek olduğu anlaşıldı, Allah verede ORDU konuşmasa zira memleketin girmiş olduğu batağın sorumluısu olacaklar'' derken birde baktım KAPATMA DAVASI.

Bu kapatma davasını açanların ardında ''SAYIN'' Erdoğan' ın ardındaki güçler var. Yoksa pislikleri nasıl örtülürdü. Ve her girdikleri .oktan durumlarda bir el çıkıp bunları kurtarıyor. Bu el sözde Laiklik zerzevatçısı gibi görünen ama hiçte öyle olmayan bir el.
İstibarat savaşlarına hoş geldik.

''BEN TANRIYIM!''
Hallâc-ı Mansûr
Başa dön
YAZARIM
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1253
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 12:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu adamların Demokrasi adına yaptıklarını sıralayacak olan var mı?
Demokrasi karşıtı hareketleri ortadayken bu adamları konuşurken demokrasiyi kullanmak akılsızca bir savunu olarak geliyor.

Laikliği kendilerinin gücüne güç katarak, kattıkça aç gözlülüğü artarak bunu benimseyen, bu olmadan nefes alamayanların Laiklik madurları roline bürünmelerini yiyen var mı?

% 47 kocaman bir yalandır. Yazmaktan usanmayacağım. Barajı geçemeyen halkın oy sayısını yok sayarak % 47 ve hatta % 85 gibi rakamları ağızlarına alan sözüm ona demokrasi neferlerine bir tek kelime söylerim...

Hadi, hadi ordan!

Silinmeyecek olanı buydu...
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1399

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 12:39 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

47 yıl oldu başbakan asmayalı yahu....
alışkanlık.....

our guys ok.....
Başa dön
warlord
Yazar


Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 161
Nereden: Oradan, buradan, her yerden...

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 1:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ooooo geç bile kaldın, felaket tellalı...

Sevemediniz gitti içinden çıktığınız milleti!

Egosantrik narsist!!!
Başa dön
warlord
Yazar


Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 161
Nereden: Oradan, buradan, her yerden...

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 1:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

YARGITAYI KAPATMA EYLEMİ"NE HOŞ GELDİNİZ!

Kompleksli, 3. (üçüncü) sınıf bir ülkenin insanları olmak istemiyoruz.

Herkesi aynı kafatasında toplamak isteyen kafasızların ülkesinde de...

Keyfi uygulamalardan bıktık. AKP'ye "kapatma davası" açan Yargıtay'ı, onlar Akp'yi kapatmadan biz kapatıyoruz....

www.izdiham.com
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1284
Nereden: gebze

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 1:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

(1970-1979)

Boğaz Köprüsünün temeli atıldı (20 Şubat 1970)
İstanbul Boğaz Köprüsü'nün temeli atıldı.

Arabesk doğuyor (1970)
Orhan Gencebay'ın "Bir Teselli Ver" plağı satış rekorları kırdı. Köyden kente göçün müziği kabul edilen "Arabesk" akımı böylelikle doğmuş oluyordu.

15-16 Haziran (15-16 Haziran 1970)
Sendikalar kanununu protesto eden DİSK'e bağlı işçilerle güvenlik kuvvetleri çatıştı. Sıkıyönetim ilan edildi.

U-2 Skandalı (21 Ekim 1970)
Sovyetlerle U-2 casus uçağı krizi yaşandı.

"Dağlar Dağlar" (1971)
Barış Manço'nun "Dağlar Dağlar" parçası Türk Popunda yeni bir zirve yarattı. Uzun süre listelerin başında kaldı.

12 Mart Muhtırası (12 Mart 1971)
Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Mart'ta muhtıra verdi. Başbakan Demirel görevinden istifa etti. 12 Mart'ta Türkiye'nin önemli dönemeç noktalarından biri olup, tarihe daha çok baskıları ve işkenceleriyle geçmiştir. Ordu içindeki radikal subaylara karşı, statükocu subayların bir karşı-hamlesi olmuştur.

Erim Kabinesi (26 Mart 1971)
Kocaeli milletvekili Nihat Erim başkanlığında "teknisyenler kabinesi" kuruldu.

Elrom kaçırıldı (17 Mayıs 1971)
İsrail'in İstanbul Başkonsolosu Efraim Elrom, THKP-C militanlarınca kaçırıldı ve öldürüldü.

Kızıldere Olayı (30 Mart 1971)
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamını engellemek isteyen THKP-C ve THKO militanları Ünye radar üssünde görevli üç İngiliz teknisyeni kaçırdı. Tokat'ın Niksar ilçesi, Kızıldere köyünde güvenlik güçlerince kuşatıldılar. Çatışma sonucu militanların biri hariç (Ertuğrul Kürkçü), hepsi öldürüldü.

Yüksel Menderes intihar etti (8 Mart 1972)
Adnan Menderes'in oğullarından Yüksel Menderes intihar etti.

"Gırgır" Dergisi (1972)
Oğuz Aral'ın yönetimindeki "Gırgır" dergisi Türk mizah dergiciliğinde bir patlama yaparak 500 Bin tiraja ulaştı.

Denizler'in İdamı (6 Mayıs 1972)
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamlarının infazı Ankara Cebeci Sivil Cezaevi'nde uygulandı.

Cemal Kamacı şampiyon (1 Ekim 1972)
Cemal Kamacı 63,5 kiloda Avrupa Boks Şampiyonu oldu.

İsmet İnönü Öldü (25 Aralık 1972)
Kurtuluş Savaşı komutanlarından, eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlarından ve CHP genel başkanlığı yapan İsmet İnönü öldü.

Boğaz Köprüsü açıldı (26 Mart 1973)
Boğaz Köprüsü tamamlandı ve hizmete açıldı.

1973 Seçimleri (14 Ekim 1973)
12 Mart dönemi sonrası ilk seçimler yapıldı. CHP 185, AP 149, MSP 48, CGP 13, MHP 3, TBP 1 milletvekili çıkardılar. Ardından CHP-MSP hükümeti kuruldu.

CHP-MSP Koalisyonu (26 Ocak 1974)
12 Mart sonrasının ilk seçimli sivil hükümeti CHP-MSP koalisyonu kuruldu.

Kıbrıs Barış Harekatı (20 Temmuz 1974)
Kıbrıs'ta darbeci Nikos Sampson'un hareketi sonucu oluşan fiili duruma karşı Türkiye adaya silahlı kuvvetlerini çıkarttı. Böylelikle Türkiye ilk defa Cumhuriyet döneminde bir askeri harekata kalkışıyordu. Ayrıca bölgesel bir güç olduğunun işaretlerini veriyordu.

2. Kıbrıs Harekatı (14 Ağustos 1974)
Yapılan diplomatik görüşmeler netice vermeyince, Türk ordusu tekrar harekete geçti ve adada ilerlemesini sürdürdü.

Yılmaz Güney savcı vurdu (14 Eylül 1974)
Türk Sinemasının "Çirkin Kral"ı Yılmaz Güney, Adana'nın Yumurtalık ilçesinde tartıştığı yargıç Sefa Mutlu'yu vurarak öldürdü.

Sezen Aksu olayı (1975)
Popta o güne değin adı hiç duyulmamış bir isim göze çarptı. 1975'in yılbaşı gecesi ilk kez TRT'ye çıkan Sezen Aksu "Kusura Bakma", "Yaşanmamış Yıllar" isimli parçalarıyla bir anda tanındı. Ondan sonra "Minik Serçe" olarak popta kendi tarzını geliştirdi.

Eurovizyon (1975)
O yıllarda oldukça önemli bir yarışma olan Eurovizyon'da Semiha Yankı "Seninle Bir Dakika" ile sonuncu oldu.

MC Hükümetleri (31 Mart 1975)
Türk siyasi hayatına "Milliyetçi Cephe Hükümetleri" olarak geçecek olan ilk hükümet kuruldu. Ondan sonra ülkede cepheleşme iyice artacak, Demirel 2 ayrı MC hükümeti daha kuracaktır. MC hükümetlerinin belkemiğini AP, MSP, MHP ve CGP oluşturacaktır.

Diyarbakır'da deprem (6 Eylül 1975)
Diyarbakır'ın, Lice, Kulp ve Hani ilçelerinde deprem. 2384 kişi öldü, 8149 bina yıkıldı.

Yahya Demirel'e tutuklama (28 Şubat 1976)
AP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel hakkındaki yolsuzluk iddialarından dolayı tutuklandı.

1 Mayıs Katliamı (1 Mayıs 1977)
DİSK'in Taksim meydanında düzenlediği 1 Mayıs İşçi Bayramı mitingine, toplantının bitimine doğru ateş açıldı. 34 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı. Olay "sol gruplar çatıştı" diye gösterilse de, sonradan "Kontgerilla" ile izah edildi. Bu olayla Türkiye'de sola yönelik kitle katliamlarının pimi çekilmiş oldu.

Çiğli Olayı (29 Mayıs 1977)
CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e İzmir-Çiğli havaalanında şüpheli suikast girişimi. İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan ayağından yaralandı.

CHP Birinci Parti (6 Haziran 1977)
Seçim sonuçları belli oldu. CHP %41.4, AP %30.9 oy aldı.

Sabahattin Savaşman Olayı (24 Aralık 1974)
MİT İstihbaratçısı Sabahattin Savaşman CİA adına casusluktan tutuklandı.

2. MC iktidarı devrildi (31 Aralık 1977)
Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde ilk defa bir hükümet, gensoru ile devrilmiş oldu.

"Sürü" (1978)
Türk sinemasının başyapıtlarından kabul edilen Zeki Ökten'in yönettiği, Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı, Tarık Akan, Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz'in rolleri paylaştığı "Sürü" gösterime girdi.

Ecevit Kabinesi (2 Ocak 1978)
Bülent Ecevit, AP'den devşirdiği 11 Bakanla birlikte kabine kurdu.

16 Mart Katliamı (16 Mart 1978)
İstanbul Üniversitesi önünde sol görüşlü öğrencilerin üzerine bomba atıldı. 5 kişi öldü, 47 kişi yaralandı.

Server Tanilli Felç (8 Nisan 1978)
Doç. Server Tanilli evinin önünde uğradığı saldırı sonucu aldığı yaralar yüzünden felç oldu.

Hamit Fendoğlu'na bomba (17 Nisan 1978)
Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu öldürüldü.

Bedrettin Cömert öldürüldü (11 Temmuz 1978)
Hacettepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Bedrettin Cömert öldürüldü.

7 TİP'li katledildi (9 Ekim 1978)
Ankara'da 7 TİP üyesi öğrenci kaldıkları evde katledildiler. Katillerin "ülkücü komandolar" olduğu bildirildi.

Karafakioğlu öldürüldü (20 Ekim 1978)
İTÜ Elektrik Fakültesi Dekanı Bedri Karafakioğlu öldürüldü.

Maraş Katliamı (23 Aralık 1978)
Kahramanmaraş ilimizde, karşılıklı olarak öldürülen kişilerin cenazeleri sonrası, muhtelif provakasyonlar tertiplenmiş, özellikle Alevilere yönelik kitle saldırıları düzenlenmiştir. Kundaktaki bebekler dahil, 33 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış, evler, dükkanlar yakılmıştı.

Abdi İpekçi öldürüldü (1 Şubat 1979)
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü ve Başyazarı Abdi İpekçi öldürüldü.

İpekçi'nin katili yakalandı (10 Temmuz 1979)
Abdi İpekçi'nin katili M. Ali Ağca yakalandı.

Cevat Yurdakul öldürüldü (28 Eylül 1979)
Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul ülkücü katillerce öldürüldü.

Ağca Kaçırıldı (25 Kasım 1979)
Abdi İpekçi'nin katili Mehmet Ali Ağca cezaevinden kaçırıldı.

Tütengil öldürüldü (7 Aralık 1979)
İktisat Fakültesi öğretim üyesi, demokrat kimliğiyle tanınan Prof. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü.


Çağrı reddedildi (5 Ocak 1980)
AP genel başkanı Süleyman Demirel, CHP genel başkanı Bülent Ecevit'in teröre karşı işbirliği önerisini reddetti.

Cumhurbaşkanı seçilemedi (23 Mart 1980)
Partiler bir isim üzerinde uzlaşamadığı için yapılan turlarda Cumhurbaşkanı seçilemedi.

Raki Yakalandı (1 Nisan 1980)
Ünlü dolandırıcı "Raki" (Güney Zobu) yakalandı.

Ümit Kaftancıoğlu öldürüldü (11 Nisan 1980)
Yazar, TRT Yapımcısı Ümit Kaftancıoğlu öldürüldü.

Gün Sazak öldürüldü (28 Mayıs 1980)
MHP yöneticilerinden Gün Sazak öldürüldü.

Çorum Katliamı (5 Temmuz 1980)
Çorum ateşler içinde. 20 ölü, yüzlerce yaralı.

Kemal Türkler öldürüldü (15 Temmuz 1980)
DİSK Genel Başkanı ve sendikacı Kemal Türkler evinin önünde öldürüldü.

Nihat Erim öldürüldü (20 Temmuz 1980)
12 Mart döneminin Başbakanlarından Nihat Erim, Dragos'taki evinden çıkarken Dev-Sol militanlarınca öldürüldü.

12 Eylül Harekatı (12 Eylül 1980)
Ülkedeki "anarşi ve terörü önlemek ve akan kanı durdurmak amacıyla" Türk Silahlı Kuvvetleri bir kez daha yönetime el koydu. Tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildi. Genelkurmay başkanı Kenan Evren başkanlığında, Kara Kuvvetleri komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi yürütmeyi eline aldı. Siyasi parti liderleri "gözetim altına" alındı.

Ulusu Başbakan (20 Eylül 1980)
Eski Deniz Kuvvetleri komutanı Oramiral Bülent Ulusu başkanlığında bir hükümet kuruldu.

İdamlar başladı (7 Ekim 1980)
Balgat katliamı sanıklarından sağ eğilimli Mustafa Pehlivanoğlu ve Telsizler katliamı sanıklarından sol eğilimli Necdet Adalı idam edildiler.

Ecevit'in istifası (30 Ekim 1980)
CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, konseyin siyasi partileri temelli kapatmak istemesinden dolayı CHP Genel Başkanlığından istifa etti.

"Tatlıses" olayı (1980)
İnşaat işçiliğinden bir imparatorluğa yükselen İbrahim Tatlıses "Ayağında Kundura" ile kendini o yıl topluma tanıttı. Arabeskte yeni bir dalgayı temsil eden Tatlıses, giderek yükselen bir grafikle "olay" haline geldi.

Cahide Sonku öldü (18 Mart 1981)
Türk sinemasının ünlü kadın sanatçısı Cahide Sonku öldü.

Danışma Meclisi (23 Ekim 1981)
Milli Güvenlik Konseyi'nin seçtiği 160 üyeden oluşan "Danışma Meclisi" faaliyete geçti.

Turan Güneş öldü (10 Nisan 1982)
Eski Dışişleri Bakanlarından, CHP yöneticisi Prof.Turan Güneş öldü.

Banker Kastelli İsviçre'de (20 Haziran 1982)
Ardarda patlak veren bankerlik skandalları sonrası "Banker Kastelli" diye bilinen Cevher Özden ve eşi İsviçre'ye kaçtı.

Esenboğa Baskını (8 Ağustos 1982)
Ermeni terör örgütü ASALA, Ankara Esenboğa Havaalanı'nı bastı. (Bir terörist ölü, diğeri yaralı ele geçti. 8 ölü 72 yaralı.)

Anayasa Referandumu (7 Kasım 1982)
12 Eylül yönetimin hazırladığı Anayasa halk oyuna sunuldu. Yüzde 91.5 evet oyuyla anayasa kabul edildi ve Kenan Evren'de otomatik olarak Cumhurbaşkanı seçilmiş oluyordu.

Washington Otel Yangını (7 Mayıs 1983)
Laleli Washington Otel'de yangın çıktı. 36 turist öldü. 65 yaralı.

Vetolar (23 Haziran 1983)
SODEP'in aralarında Erdal İnönü'nünde bulunduğu 21 kurucusu MGK vetosu yedi. BTP ise kapatılmış ve yöneticileri Zincirbozan'a gönderilmişti. Böylelikle seçimlere MGK'nın onayladığı Turgut Özal önderliğinde ANAP, Necdet Calp'in Halkçı Parti'si ve generallerin desteklediği Turgut Sunalp'in Milliyetçi Demokrasi Partisi katılabilecekti.

Seçimler yapıldı (6 Kasım 1983)
12 Eylül sonrası ilk sivil seçim yapıldı. ANAP birinci, HP ikinci ve MDP üçüncü oldu.

İlk sivil hükümet (13 Aralık 1983)
Turgut Özal başkanlığında ANAP hükümeti kuruldu.

Yaşar Kemal'e nişan (9 Mayıs 1984)
Yaşar Kemal'e Fransız "Legion D'Honneur" nişanı verildi.

PKK Eylemleri Başladı (15 Ağustos 1984)
PKK Eruh ve Şemdinli baskınları ile ülkeyi kana boğacak terör eylemlerinin düğmesine bastı.

Ümit Yaşar öldü (5 Kasım 1984)
Şair Ümit Yaşar Oğuzcan öldü.

SODEP-HP birleşti ( 25 Eylül 1985)
Yeni Partinin adı Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) oldu. Başkanlığa Aydın Güven Gürkan getirildi.

DSP Kuruldu (14 Kasım 1985)
Eski partisi CHP ile arası açılan siyasi yasaklı Bülent Ecevit, solda yeni parti oluşumuna imzasını attı. Demokratik Sol Parti (DSP) kuruldu. Başkanlığa Rahşan Ecevit getirildi.

Sedat Caner olayı (1 Şubat 1986)
Daha önce medyaye işkence yaptığına dair itiraflarda bulunan polis memuru Sedat Caner 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Jaguar Olayı (12 Temmuz 1986)
Galerici Zeki Küçükberber'in başbakan Turgut Özal'ın kızı Zeynep Özal'la damadı Asım Ekren'e Jaguar otomobil hediye etmesi skandal yarattı.

Sinagog Baskını (6 Eylül 1986)
İstanbul Neve Şalom Sinagogu'na baskın. 21 kişi ölürken 2 terörist bombalarıyla öldüler.

Türban yasağı (12 Ocak 1987)
YÖK'ten ilk türban yasağı uygulaması gündeme geldi.

Rabıta Olayı (28 Mart 1987)
Cumhurbaşkanı Kenan Evren, devlet memurlarının maaşını uluslararası islami sermeye kuruluşu "Rabıta"nın ödemesini dövizsizlik nedeniyle imzaladığını kabul etti.

Yasaklar Referandumu (6 Eylül 1987)
MGK kararıyla politika yapması yasaklanan eski siyasi liderlerin tekrar politika sahnesine dönüp dönmemesi üzerine bir halk oylaması yapıldı. Sonuç % 50.16 evet, %49.84 hayır oldu. Böylelikle Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Alpaslan Türkeş, Necmettin Erbakan gibi liderlere tekrar siyaset yolu göründü.

TBKP'liler gözaltında (17 Kasım 1987)
Yurda dönen TBKP liderleri Nihat Sargın ve Haydar Kutlu gözaltına alındılar.

MİT Raporu (9 Şubat 1988)
Kimin sızdırdığı belli olmayan "MİT Raporu"nun basında yeralması bir skandal havasına büründü.

Özal'a Suikast (18 Haziran 1988)
Başbakan Turgut Özal'a ANAP kongresi esnasında eski ülkücü Kartal Demirağ tarafından suikast düzenlendi. Özal, parmağından hafif yaralı olarak kurtuldu.

Kemal Horzum skandalı (18 Temmuz 1989)
Emlak Bankası'nı dolandırdığı iddiasıyla yargılanan Kemal Horzum tutuklandı ve cezaevine gönderildi.

(1990-1999)

Muammer Aksoy öldürüldü (31 Ocak 1990)
Eski CHP milletvekili, Atatürkçü Düşünce Derneği kurucularından Prof. Muammer Aksoy "İslami Hareket" örgütü tarafından öldürüldü.

Çetin Emeç öldürüldü (7 Mart 1990)
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü ve yazarı Çetin Emeç evinin önünde arabasına açılan ateş sonucu öldürüldü.

İlk Özel Televizyon (1990)
Türkiye'nin ilk özel televizyonu "Magic Box" kuruldu.

Turan Dursun öldürüldü (4 Eylül 1990)
Özellikle dinle ilgili yazılarıyla tanınan yazar Turan Dursun, Koşuyolu'ndaki evinden çıkarken öldürüldü.

Hiram Abas öldürüldü (4 Eylül 1990)
Eski MİT müsteşarı Hiram Abas iki saldırganın açtığı ateş sonucu öldürüldü.

Bahriye Üçok öldürüldü (6 Ekim 1990)
İlahiyat Fakültesi eski dekanı ve SHP parti meclisi üyesi Doç. Bahriye Üçok, evine yollanan bir bombalı paketin patlaması sonucu öldürüldü.

İncirlik üssü kullanıldı (17 Ocak 1991)
Körfez Savaşı esnasında İrak'a operasyonda İncirlik üssü kullanıldı.

Yunan otobüsüne saldırı (9 Nisan 1991)
Yunan turist otobüsüne akli dengesi bozuk bir kişi tarafından saldırı yapıldı. Otobüste 3'ü çocuk 36 kişi yanarak öldü.

İlk kadın vali (6 Temmuz 1991)
Muğla Valiliğine atanan Lale Aytaman, Türkiye'nin ilk kadın valisi oldu.

Vedat Aydın öldürüldü (20 Temmuz 1991)
HEP'li Vedat Aydın öldürüldü. Diyarbakır'daki cenazesinde olaylar çıktı.

Seçimler yapıldı (20 Ekim 1991)
Seçimlerin sonucunda DYP: 177, ANAP: 115, SHP: 89, RP: 62, DSP: 7 milletvekili çıkarttı. Bu tablo neticesinde DYP-SHP koalisyonu kurulurken, başbakan Süleyman Demirel oldu.

Çetinkaya Mağazası saldırısı (25 Aralık 1991)
PKK'lı bir grup Bakırköy'deki Çetinkaya Mağazasına molotof kokteyli attı. Çıkan yangında 11 kişi öldü.

Nevruz Olayları (21 Mart 1992)
Şırnak, Cizre, Nusaybin'de Nevruz kutlamaları sonucu olaylar çıktı. 73 kişi öldü.

Musa Anter öldürüldü (20 Eylül 1992)
Kürt aydın ve yazarı Musa Anter Diyarbakır'da öldürüldü.

Uğur Mumcu öldürüldü (24 Ocak 1993)
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Uğur Mumcu evinin önünde otomobiline konan bomba ile öldürüldü. Böylelikle Kemalist aydınlara yönelik suikastler zinciri içinde o ana kadar en önemli isim kaybedilmiş oluyordu.

Eşref Bitlis öldü (17 Şubat 1993)
Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis "uçağındaki buzlanma" nedeniyle öldü. Resmi açıklama bu yönde olsa da olay sonrası toplanan kanıtlar neticesi çıkan kanaat bunun bir suikast olduğu şeklindeydi.

Turgut Özal öldü (17 Nisan 1993)
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal kalp yetmezliği nedeniyle öldü. Böylelikle Özal'la simgelenen bir devir de noktalanıyordu.

Çöplük Faciası (28 Nisan 1993)
Ümraniye çöplüğünde metan gazı birikmesinden patlama meydana geldi.

Demirel Cumhurbaşkanı (16 Mayıs 1993)
Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı olarak Süleyman Demirel seçildi. Demirel'den boşalan DYP genel başkanlığına Tansu Çiller getirildi.

Sivas Katliamı (2 Temmuz 1993)
Sivas'ta Pir Sultan etkinliklerine katılan Aziz Nesin ve bir grup aydın-sanatçı, kaldıkları Madımak Otel'de gericiler tarafından yakılmak istendi. Olay sonucunda 37 kişi dumandan boğularak öldü.

Göknel Skandalı (4 Temmuz 1993)
İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel'in boşandığı eşi Nurdan Erbuğ'a ödediği nafakanın milyarları bulması sonucu ortaya çıkan skandal biranda SHP-Belediye ilişkisinde dönen dolapların ortaya çıkmasına yol açtı. İstanbul Belediye Başkanı Nurettin Sözen ve SHP İstanbul İl yöneticileri zor durumda kaldılar.

Behçet Cantürk öldürüldü (16 Ocak 1994)
Uyuşturucu ve silah kaçakçısı olduğu, ayrıca PKK'ya yardım ettiği ileri sürülen Behçet Cantürk, Sapanca'da öldürüldü.

Türksat düştü (24 Ocak 1994)
Türkiye'nin ilk uydusu olan Türksat, Fransız Guyana'sında kalkıştan sonra bir arıza nedeniyle düştü.

Zeli Operasyonu (29 Ocak)
Türk uçakları PKK'nın Zeli kampını bombaladılar.

Tuzla Katliamı (12 Şubat 1994)
PKK'nın Tuzla tren istasyonuna koyduğu bomba sonucu 5 yedek subay öğrencisi hayatını kaybetti.

Recep Koç öldürüldü (20 Şubat 1994)
Adalar'ın ANAP'lı Belediye Başkanı Recep Koç, kaçak balkonununu yıktığı bakkal tarafından kurşunlanarak öldürüldü.

Atatürk'e Hakaret (25 Şubat 1994)
RP'li Hasan Mezarcı, mecliste yaptığı basın toplantısında Atatürk için "Veled-i Zina" dedi.

DEP'lilere gözaltı (2 Mart 1994)
Meclis 6 DEP Milletvekilinin dokunulmazlığını kaldırdı. DEP'liler Meclis kapısından apar topar ekip otolarına bindirildiler.

27 Mart Seçimleri (27 Mart 1994)
Yerel Yönetim seçimlerinin galibi RP oldu. İstanbul dahil 5 büyükşehir RP'lilerin eline geçti.

Recep Tayyip Erdoğan Başkan (28 Mart 1994)
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu.

Çöplüklerde oylar bulundu (30 Mart 1994)
Türkiye'nin birçok bölgesinde açılmamış seçim sandıkları, çöpe atılmış ve yanmış oy pusulaları bulundu.

5 Nisan kararları (5 Nisan 1994)
Türkiye'nin tarihindeki en büyük kemer sıkma politikası açıklandı. Kararı DYP-SHP hükümeti aldı. Dolar aniden yükselirken, birçok şirket iflas etme durumuna düştü.

Salman Kaya dövüldü (1 Mayıs 1994)
1 Mayıs gösterilerinde olaylar çıktı. SHP Milletvekili Salman Kaya polisler tarafından ağır şekilde dövüldü.

Uzay Hepari öldü (31 Mayıs 1994)
Genç kuşak müzisyenlerden Uzay Hepari motosiklet kazasında öldü.

DEP Kapatıldı (16 Haziran 1994)
Anayasa Mahkemesi DEP'i kapattı.

Civangate Skandalı (19 Eylül 1994)
Emlak Bank Genel Müdürü Engin Civan kurşunlandı. Olayın arkasından Özal'ın yakını batık müteahhit Selim Edes çıktı. Tetikçi Davut yıldız, Alaattin Çakıcı'nın talimatıyla Engin Civan'ı vurduğunu itiraf etti.

Meczup saldırısı (10 Kasım 1994)
Atatürk'ü anma töreni esnasında bir meczup Anıtkabir'e sızarak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e ve diğer yetkililere "Sizi Kuran'a davet ediyorum" diye bağırdı.

YDH partileşti (22 Aralık 1994)
Başını Cem Boyner'in çektiği yeni Demokrasi Hareketi (YDH) partileşti.

Uğur Kılıç öldürüldü (20 Ocak 1995)
Dündar Kılıç'ın kızı Uğur Kılıç, eski kocası Alaattin Çakıcı'nın emri üzerine Uludağ'da öldürüldü.

MİT Muhbiri kayıp (7 Mart 1995)
MİT muhbiri Tarık Ümit esrarengiz bir şekilde kayboldu.

Gazi Olayları (12-15 Mart 1995)
İstanbul Gazi mahallesinde Alevilere ait bir kahvenin taranmasıyla başlayan olaylar ertesi günkü cenaze töreninde çatışmaya dönüştü. Ordu birlikleri bölgeye sevkedildi. 3 gün süren olaylarda 22 kişi öldü.

Kutmangil öldürüldü (23 Mayıs 1995)
Yeni Günaydın ve Süper Tan gazetelerinin sahibi, kömür tüccarı Bekir Kutmangil İbrahim Cici tarafından öldürüldü.

"Orospu" Krizi (9 Haziran 1995)
3 Avrupa parlementosu üyesi kadın milletvekiline "orospu" diyerek hakaret eden DYP milletvekili ve Devlet bakanı Ayvaz Gökdemir sorun yarattı. Ardından olay bir özür krizine dönüştü.

Aziz Nesin öldü (6 Temmuz 1995)
Ünlü yazar Aziz Nesin Foça'da geçirdiği ani kalp krizi sonucu öldü.

Manukyan'a saldırı (27 Eylül 1995)
Genelev patroniçesi Matild Manukyan'a bombalı saldırı yapıldı. Koruması ve İstanbul Bankası olayında Özer Çiller aleyhine tek tanık olan Mehmet Urhan öldü.

Nesim Malki öldürüldü (28 Kasım 1995)
Tekstil ve döviz piyasasının ünlü isimlerinden tefeci Nesim Malki Bursa'da öldürüldü.

Yener Kaya öldürüldü (30 Kasım 1995)
Borsacı Yener Kaya otomobilinde yakılarak öldürüldü.

Metin Göktepe öldürüldü (10 Ocak 1996)
Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, polis tarafından gözaltına alındıktan sonra bir çay bahçesinde ölü olarak bulundu.

Sabancı Suikasti (11 Ocak 1996)
DHKP-C militanları tarafından Sabancı Center'da düzenlenen suikast sonucu Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe öldürüldüler.

Avrasya Feribotu (17 Ocak 1996)
Trabzon-Soçi seferini yapan Avrasya Feribotu 180 yolcu ve 45 mürettebatıyla birlikte Çeçen eylemciler tarafından kaçırıldı.

Milli Damat Musa (23 Ocak 1996)
13 yaşındaki İngiliz Sarah Cook ile Türk garson Musa Kömeağaç'ın evlenmesi Türk-İngiliz ilişkilerini sarsacak kadar olay yarattı.

Vehbi Koç öldü (26 şubat 1996)
Ünlü sanayici Vehbi Koç öldü.

Menderes Felç oldu (16 Mart 1996)
RP milletvekili Aydın Menderes, Afyon'da geçirdiği trafik kazası sonrası felç oldu.

Örtülü Ödenek skandalı (11 Mayıs 1996)
Başbakan Tansu Çiller'in Başbakanlıktan ayrılmadan önce örtülü ödenekten 500 milyar çektiği ortaya çıkarıldı.

Parsadan Olayı (13 Mayıs 1996)
Örtülü ödenekten Başbakan Çiller'i Selçuk Parsadan'ın 5.5 milyar dolandırdığı ortaya çıktı.

Söylemezler Çetesi (22 Haziran 1996)
Aralarında 11 polis ve askerinde bulunduğu "Söylemezler Çetesi" ortaya çıkartıldı.

HADEP Kongresi (23 Haziran 1996)
HADEP kongresinde salondaki Türk Bayrağı'nın indirilmesi ve yerine Abdullah Öcalan posteri asılması bütün yurtta derin infial yarattı.

"Hamile Terörist" saldırısı (30 Haziran1996)
Tunceli'de kendine "Hamile Kadın" süsü veren terörist Zeynep Kınacı beline sardığı bombayı patlattı. 6 asker şehit, 30 asker yaralı.

Ömer Lütfü Topal Cinayeti (28 Temmuz 1996)
Gazinocular ve kumarhaneler kralı olarak bilinen Ömer Lütfi Topal açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü.

Zeki Müren öldü (24 Eylül 1996)
Sanat Güneşimiz Zeki Müren öldü.

Susurluk Kazası (3 Kasım 1996)
Susurluk yolu üzerinde meydana gelen kaza ile Türkiye Cumhuriyeti'nin içinde odaklanmış gizli ve karanlık işler çeviren bir teşkilatın varlığı da ortaya çıktı. Bu kazadaki Mercedes otomobilin içinde DYP milletvekili Sedat Bucak, Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ, eski ülkücü Abdullah Çatlı ve sevgilisi olduğu söylenen Gamze Us bulunuyordu. Bu kaza sonrası emniyetçilerden siyasetçilere, mafyadan kumarhane patronlarına bir dizi ilişki ve isim ortaya çıktı. Ayrıca yakın dönemde işlenmiş ve aydınlanmamış birçok cinayetle bu grubun ilişkisi ortaya atıldı. Susurluk Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biri haline geldi. Toplumda açık, aydınlık ve temiz ilişkiler kurulmasını istemenin simgesi oldu.

Yılmaz'a yumruk (20 kasım 1996)
Susurluk olayının üzerine giden ANAP lideri Mesut Yılmaz Budapeşte'de bir saldırgan tarafından yumruklandı.

Müslüm Gündüz basıldı (30 aralık 1996)
Aczmendi lideri Müslüm Gündüz Fadime Şahin'le bir evde birlikteyken basıldı.

Korkut Eken'in açıklaması (5 Ocak 1997)
Susurluk komisyonuna ifade veren Özel Tim kurucularından Korkut Eken, devletin Abdullah Çatlı'yı 12 Eylül 1980'den önce kullandığını söyledi.

Mustafa Duyar teslim oldu (6 Ocak 1996)
Sabancı suikasti sanığı Mustafa Duyar, Şam'da MİT görevlilerine teslim oldu.

Susurluk Raporu Yayınlandı (13 Ocak 1997)
Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun hazırladığı "Susurluk Raporu" açıklandı.

Topal cinayeti sanıkları (14 Ocak 1997)
Kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal'ı öldürmekten sanık 3 özel timci tutuklandı.

Manisa Davası (17 Ocak 1997)
Manisa'da işkence altında ifadeleri alınan 10 lise öğrencisi, DHKP-C örgütüne üye olmaktan toplam 76 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Oral Çelik Beraat etti (23 Ocak 1997)
Abdi İpekçi cinayeti ve Papa suikastinin kilit ismi Oral Çelik 3 davadan da beraat edip, serbest bırakıldı.

1 Dakika Karanlık Eylemi (2 Şubat 1997)
Susurluk nedeniyle "Sürekli Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık Eylemi" başlatıldı. Eylem bütün yurtta halk tarafından sahiplenildi.

28 Şubat (28 Şubat 1997)
Refahyol hükümetinin icraatlarından rahatsız olan ve bir dizi irticai eylemin gelişmekte olduğunu gören Türk Silahlı Kuvvetleri (Sincan'da tankların yürümesi sürecin simgesi oldu) 28 şubat MGK toplantısı esnasında bir dizi kararı hükümete dikte ettirdi ve bunların takipçisi olacağını belirtti. O günden bugüne 28 Şubat sürecinin devam ettiği gözleniyor.

İbrahim Şahin Teslim oldu (12 Mart 1997)
Susurluk olayının kilit isimlerinden Özel Harekat daire başkanı İbrahim Şahin teslim oldu.

Kürşat Yılmaz kaçtı (27 Mart1997)
Ülkücü Baba Kürşat Yılmaz cezaevinden kaçtı.

Alparslan Türkeş öldü (4 Nisan 1997)
MHP lideri ve ülkücü hareketin "Başbuğ"u Alparslan Türkeş geçirdiği ani kalp krizi sonucu öldü.

Oğuz Atak Cinayeti (6 Mayıs 1997)
İstanbul Bebek'te bir barda barmenlik yapan ve sırtına dövmeyle "Allah" yazdıran Oğuz Atak öldürüldü.

Anasol-D kuruldu (13 temmuz 1997)
ANAP lideri Mesut Yılmaz başkanlığında ANASOL-D hükümeti kuruldu.

Çiller'e suçlama (17 Temmuz 1997)
Genelkurmay Askeri Savcılığı DYP genel başkanı Tansu Çiller'le ilgili olarak "CİA hesabına casusluktan" soruşturma açtı.

Safiye Ayla öldü (14 Ocak 1998)
Türk Sanat Müziği Sanatçısı Safiye Ayla 91 yaşında vefat etti.

Karatepe azledildi (13 Şubat 1998)
Danıştay 8. Dairesi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Şükrü Karatepe'nin cezası kesinleştiği için Belediye Başkanlığı düşürüldü.

RP kapatıldı (23 Şubat 1998)
İrticai faaliyetlerin kaynağı haline geldiği gerekçesiyle Refah Partisi hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından açılan dava kapatılma ile sonuçlandı. Böylelikle Cumhuriyet bir kere daha kendi ideolojisine aykırı tutumlara izin vermeyeceğini gösterdi.

Yeşil'in evi tespit edildi (4 Mart 1998)
"Yeşil" kod adıyla bilinen Mahmud Yıldırım'ın Antalya'da yaşadığı ev saptandı. Ancak kendisi bulunamadı.

Şemdin Sakık yakalandı (14 Nisan 1998)
PKK'nin "iki numaralı adamı" olarak bilinen Şemdin Sakık, özel bir operasyonla yakalanıp Türkiye'ye getirildi.

Adana Depremi (27 Haziran 1998)
Adana ve çevresinde meydana gelen 6.3 şiddetindeki depremde 210 kişi öldü.

Alaattin Çakıcı yakalandı (18 Ağustos 1998)
Ünlü mafya babası Alaattin Çakıcı Fransa'nın Nice kentinde yapılan bir operasyonla yakalandı.

Çakıcı-Aşık bantları (24 Eylül 1998)
Alaattin Çakıcı ile Devlet Bakanı Eyüp Aşık'ın konuşma kasetleri ortalığı karıştırdı.

Şam'ın açıklaması (14 Ekim 1998)
Şam Hükümeti Türkiye'nin ciddiyeti ve olayın savaşa doğru gittiğini görmesi üzerine Abdullah Öcalan'ın Suriye'de bulunmadığını ve bir daha da sokulmayacağını açıkladı.

Korkmaz Yiğit kaseti (10 Kasım 1998)
İşadamı Korkmaz Yiğit Türkbank ihalesi için Alaattin Çakıcı ile yaptığı görüşme kasetini sahibi olduğu Kanal 6 ve Kanal E televizyonlarında yayınlattı.

Öcalan İtalya'da (13 Kasım 1998)
Abdullah Öcalan Rusya'dan İtalya'ya "Abdullah Sarıkurt" adına düzenlenmiş bir sahte pasaportla giriş yaptı ve sığınma isteği bildirdi.

Halkalı Radyasyon Krizi (8 Ocak 1999)
İstanbul Halkalı'da bir çöplük'de radyasyonlu maddelerin bulunması ve çevreye yayılması paniği yaşandı.

Haluk Kırcı yakalandı (10 Ocak 1999)
7 TİP'li gencin öldürülmesinin sanığı Haluk Kırcı yıllar sonra yakalandı.


Öcalan'ın yakalanışı (16 Ocak 1999) PKK terör örgütünün başı terörist Abdullah Öcalan, Kenya'da Türk özel kuvvetlerinin operasyonuyla yakalanıp yurda getirildi.

Sabancı Suikasti sanığı öldürüldü (15 Şubat 1999)
Sabancı suikasti sanığı Mustafa Duyar, Afyon Cezaevi'nde Karagümrük Çetesi mensuplarınca öldürüldü.

Çankırı Valisi'ne suikast (5 Mart 1999)
Çankırı Valisi Ayhan Çevik'in arabasına TKP/ML TİKKO militanlarınca bomba kondu.

Carousel Önünde Patlama (10 Mart 1999)
PKK'lı teröristlerin bir taksiye koydukları bomba patladı. Olayda Taksi şöförü Ufuk Erdoğan öldü.

Mavi Çarşı Katliamı (13 Mart 1999)
İstanbul Göztepe'deki Mavi Çarşı, PKK militanlarınca yakıldı. 13 ölü.

ÖSS Sınav Sonuçları Skandalı (1 Mayıs 1999)
1999 ÖSS Sınav soruları çalındı. Olay tam bir skandal halini aldı. Sınavlar ertelendi.

Merve Kavakçı Krizi (3 Mayıs 1999)
Fazilet Partisi'nden İstanbul milletvekili seçilen Merve Kavakçı'nın Meclis Genel Kurulundaki yemin törenine türbanıyla gelmek istemesi bir iç tüzük tartışması başlattı. TBMM'ye türbanlı olarak gelip yemin etmek isteyen Merve Kavakçı protestolar karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Ardından Kavakçı'nın ABD vatandaşlığı söz konusu oldu. Demirel, Kavakçı için "provakatör" dedi.

Telekulak Skandalı (7 Mayis 1999)
Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Dairesi'nde ortaya çıkartılan "Telekulak Skandalı" ortalığı karıştırdı.

FP'yi kapatma davası ( 7 Mayıs 1999)
Yargıtay cumhuriyet başsavcısı Vural Savaş FP'yi kapatma davası açtı ve FP'lileri "Kan emen yarasalara" benzetti.

Lisede cinayet (13 Mayıs 1999)
Kartal Endrüstri Meslek lisesi'nde bir aşk cinayeti işlendi. Murat Kurt isimli öğrenci, kız arkadaşı Şebnem Sertaç'ı vurdu. Olaya müdehale etmek isteyen öğretmeni Hüseyin Ağırman'ı ise öldürdü.

Rahşan Ecevit Krizi (14 mayıs 1999)
Hükümet kurulması çalışmaları sürerken, Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit'in MHP'liler için "Sayısız can aldılar. Çetelerle kucaklaştılar. Bunlar unutulur mu?" demesi krize dönüştü. MHP lideri Bahçeli, "Ecevit özür dilemeli" dedi.

Öcalan Davası başladı (31 Mayıs 1999)
PKK Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın yargılanmasına İmralı adasında başlandı. 30 Bin kişinin ölümünden sorumlu tutulan Abdullah Öcalan, davanın ilk gününde pişman bir hava sergiledi. Mahkeme idam kararını TCK'nın 125. Maddesine dayanarak "Vatana İhanet"ten dolayı 29 Haziran'da verdi.

Oktar Babuna Tartışması (9 Haz 1999)
İlik kanseri ile ilgili başlattığı kampanya önceleri iyi gitti. Ancak sonraları bazı şaibeler ortaya çıktı. Kendisinin Adnan Hoca ile bağı, "Titancılar gibi" para toplaması ve "etik sorun yaratması" ile kamuoyunun önünde tartışmalı duruma geldi.

Marmaris Yangını (12 Haziran 1999)
Marmaris'te çıkan orman yangınında 50 hektar ormanlık alan kül oldu.

Fettullah Gülen Kasetleri (21 Haziran 1999)
Gülen cemaatinin lideri Fettullah Gülen'in "devleti ele geçirmeye yönelik" konuşmalarının bulunduğu kasetler ortalığı kapladı. Kasetler günlerce bölüm bölüm TV'lerde yayınlandı.

Bakan Hikmet Uluğbay'ın intiharı (6 Temmuz 1999)
Maliye Bakanı Hikmet Uluğbay, geceyarısı başına dayadığı tabancısıyla intihara teşebbüs etti. Ancak kurşun yüzünü delerek geçti. Uluğbay'ın intiharı girişimine dair çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bunlar arasında IMF belgelerinin sızdırılmasından bahsedildi.

Şemsi Denizer Öldürüldü (8 Ağustos 1999)
Türk -İşgenel başkan yardımcısı ve Genel Maden-İş Başkanı sendikacı Şemsi Denizer eski koruması tarafından öldürüldü.

Dündar Kılıç Öldü (11 Ağustos 1999)
Yeraltı dünyasının ünlü kabadayılarından Dündar Kılıç Silivri'deki yazlığında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

17 Ağustos Depremi
Sadece 99'un değil Türkiye'nin bu yüzyılda yaşadığı en büyük felaket. Kocaeli, Sakarya, Çınarcık ve İstanbul'da hasara yol açan 7.4 şiddetindeki deprem'de resmi kayıtlara göre 17.000 ölü var. Resmi olmayan rakam ise en az 30-40 bin civarında.

Sağlık Bakanına Tepki (21 Ağustos 1999)
Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un Amerika, Yunanistan ve Ermenistan'dan gelen yardım tekliflerini reddetmesi kamuoyunda büyük tepki yarattı.

Veli Göçer tutuklandı (8 Eylül 1999)
17 Ağustos depremi esnasında Çınarcık'ta yıkılan evlerin müteahhiti Veli Göçer, uzun süre saklandıktan sonra bir ahbaplarının evinde yakalandı.

Ortaköy'de Satanist Dehşeti (19 Eylül 1999)
Ortaköy mezarlığında Satanist ayin yapmak amacıyla Şehriban Coşkunfırat isimli genç kızı öldürüp tecavüz eden Ömer Çelik, Gülşah Dinçer ve Engin Arslan isimli üç satanist yakalandı. Bu olayla birlikte kamuoyunda uzun süre satanizm konuşuldu.

Bayrampaşa'da Çatışma ( 21 Eylül 1999 )
Bayrampaşa Cezaevi'nde çatışma çıktı. Hakan Çillioğlu'nun adamları ile Kenan Ali Gürsel'in adamları birbirine girdiler. 7 tutuklu öldürüldü, 3'ü ağır yaralı. Ölenler arasında Alaaddin Çakıcı'nın yeğeni Kenan Ali Gürsel'de bulunuyor. Olaylarda çok sayıda silah ortaya çıkartıldı.

Adana'lı satanist kızların intiharı (22 Eylül 1999)
Adana'da oturan ve satanist oldukları iddia edilen Gülce Koçan ve Pınar Boğa isimli iki genç kız Mersin Erdemli'de inşaat halindeki bir binanın 13. Katından kendilerini atıp, öldüler.

Ulucanlar cezaevi'nde isyan (26 Eylül 1999)
Ankara Ulucanlar ve Türkiye çapında 10 cezaevinde sol görüşlü tutukluların başlattığı isyan ve rehin alma eylemleri dalgası başladı.

Belleme Krizi (27 Eylül 1999)
GATA'nın açılışında bir konuşma yapan Tuğgeneral Yalçın Işımer'in şeriatçıları kastederek "iyice belleyeceğiz" sözü başka manalara çekildi ve tartışma yarattı.

Fotoğraf Tartışması (30 Eylül 1999)
Başbakan Bülent Ecevit'in Amerika ziyareti esnasında Clinton'un karşısındaki fotografı tartışma yarattı.

Türk-Yunan yakınlaşması (4 Ekim 1999)
Yunan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'nun İstanbul Üniversitesi açılışına katılması ve dostluk mesajları vermesi depremden sonra iyice yumuşayan Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir adım oldu.

Gökçeada kundaklaması (27 Ekim 1999)
Gökçeada'da Marianti Sözde'ye ait ev kundaklandı. Sabotaj sonucu rum ailenin 4 yaşındaki Alexsander Sözde öldü.

Erol Evcil'in yakalanışı (28 Ekim 1999)
Nasim Malki cinayeti azmettiricisi ve zeytin kralı Erol Evcil yakalandı.

12 Kasım Depremi
Herkesin uzun bir süre deprem korkusu yaşamasının ve peşpeşe gelen ardçı depremlerin sonrasında Düzce'de yeniden meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremde ölü sayısının 705 yaralı sayısının ise 4795 olduğu belirtiliyor.

Adnan Hoca'ya operasyon (13 Kasım 1999)
Kamuoyunda "Adnan Hoca" olarak bilinen Adnan Oktar ve yandaşlarına yönelik polis operasyonu yapıldı. Hoca'nın son derece lüks villalarda yaşadığı gözlenirken, santaj kasetleriyle zenginlerden para sızdırdığı açıklandı.

Kışlalı Suikasti ( 21 Ekim 1999)
Kemalist çevrelerin sayılı isimlerinden, aydın, Cumhuriyet gazetesi yazarı, öğretim üyesi Prof. Ahmet Taner Kışlalı, evinin önünde arabasına konulan bombalı paketin patlaması sonucu öldürüldü. Olay bütün yurtta derin infial yarattı. Cenazesine ordunun tam kadro katılması özellikle dikkat çekti.

AGİT Zirvesi (17-18 Kasım)
Türkiye'nin ev sahipliğini yaptığı zirve, dünya liderlerinin toplanması ve Türkiye lehine bazı kararlarla dikkat çekti. Ayrıca Clinton'un gelişi ve ağırlanışı özel bir olay oldu.

Öcalan'ın cezasına onay (25 kasım 1999)
Öcalan'ın idam cezası yargıtay tarafından onaylandı



Kaynak:http://site.mynet.com/bucatarih/kronoloji/turk.html

Hayatımın ilk otuz yılına üç aşağı beş yukarı bu kadar olay sığdırmış ülkem, geri kalan sekiz yılda ise aynı kararlılıkta devam ediyor çok şükür...

Sinirleneceğiz ya da sevineceğiz, ağzımızı bozacağız ya da farklı bir uslüp tercih edeceğiz, ama; konuşacağız, tartışacağız, uzlaşacağız, ayrışacağız, gülüp geçeceğiz, ağlayıp sızlayacağız, vesaire vesaire...

Güzel kardeşim Gece; öperim gözlerinden hasretle!
Başa dön
sidharta
Yeni Üye


Kayıt: Dec 19, 2007
Mesajlar: 48
Nereden: sakarya

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 3:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yıl ikibin sekiz bir arpa boyu yol gitmemişiz, ya da hep yerimizde saymamızı isteyenler var. Ama artık herkes ezberledi, kimse yutmuyor bu komploları. Hatta sizin deyiminizle cahil! halk bile. Yahu bu millet en güzel cevabı bilmem kaç partiyi sandığa gömerek hiç te saf olmadığını göstermedi mi? Yetmediyse tekrarını mı istiyorsunuz. Ne diyeyim Allah akıl fikir ve bu millete de sabır versin.
Başa dön
derin639
Yeni Üye


Kayıt: Sep 08, 2006
Mesajlar: 93

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 7:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Komik mi o zaman buyrun gülün benim içim rahat çünkü bu pusulanın altında benim imzam yok. Paranoyaklığa gelince herkes bunun farkında asıl paranoyaklık görünen gerçeği kabul etmemek ve sonsuz bir uykudan uyanamamaktır. Siz gülmeye devam edin ben size gülemeyceğim yolun sonunda. Kulakları sağır gözü kör sesizliğe güdülmeye bu kadar meraklı her insan malesef hakettiği şekilde yönetilir ve yaşar. Bu düşüncede olan bizler bu gerçeklerin hep farkındaydık bir yazar olarak hep yazdık. Siz bunun farkında mısınız. % 47 sorumluları dışında bu yanlış gidişatta parmağı olmayanların içi rahat sizde dediğğim gibi buyrun gülün güldüğünüze göre yazılan gerçekleri önemsiyorsunuz demektir. Buna sevindim. HAYDİ HEP BERABER GÜLELİM Smile

En son derin639 tarafından Çrş Mar 19, 2008 4:24 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 559

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 8:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu toprakların üzerinde bir el geziniyor. Geçmişten günümüze yapılanlara bakılırsa pek de hayra hizmet değil bu elin yapıp ettikleri. Biz bütün bunların neresindeyiz? Asıl bu sorgulanmalı.

Dünyanın kalbi nerede atıyorsa, orda huzur köşeye sıkıştırılmış, olağan bütün şartlar tarumar olmuş ve kalın bir sis perdesi hep o elin yanında vazife görmüş... Sisi aralamaya çalışanlar dumana-kire-yalana bulanmaktan alıkoyamadılar kendilerini. Hep bir bedelle şekillendi bu topraklar. Verdiklerimizi de çabucak unutarak üstelik.

Bu topraklarda taraf olmak veya olmamak hep aynı kapıya anahtar oldu. Kapıyı açmak veya kapamak isteyenler anahtarın şifresini iyi çözümlemişlerdi hatta şifre onların ürünüydü. Kapıyı da onlar yapmışlardı zaten. Biz kıyısında çay içiyorduk.

Koltuğa oturup televizyon keyfi yapan bir millet, sırtını bir yere yaslamak zorundadır! Yastığa ilk kimin eli uzanırsa, sırtın güvenliği onundur.

Sevgili Tian’ın yazdığı kronolojiye bakınca, bu topraklarda yaşayanlara iki göz yetmez, iki de arkada olmalı, diye bir ses akıp geçti içimden…
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 220

MesajTarih: Pzr Mar 16, 2008 10:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Son günlerde hep aklımda yine Temel var. Kim paylaşmıştı hatırlamıyorum ama bu forumda okuduğuma eminim. Ülkemin yönetim şekli krizdür uşağum diyordu uzaktan akrabam Temel.

Bir Ordulu olarak AKP'nin Ordu'dan % 55 oy almasını anlayamamıştım. Az çok tanıyordum insanımı. Fındık fiyatı belirlerdi hep oy oranını. Acaba ilk kez mi yanılıyordu cahil halkım. Ama eskiye göre okumuşları daha çoktu. Ki kömürden çok daha önemliydi onlar için fındığın fiyatı. Fındık onların herşeyiydi. Yiyecek-yakacak-sağlık-eğitim vs. hepsi fındığın parasıyla karşılanıyordu. Birazcık kulak verince duyduklarıma inanamadım. Ve ilk kez doğru yaptık diyordu çoğu. Halk aynı halk. Önceleri cahil değildi hiçbiri. Nasıl bir gece de cahil oluverdiler anlayabilmiş değilim.

Yazılanları okuyunca aklıma düşüverdi işte. Alakası var mıdır, yokm mudur bilemem. Böyle bir bağlantı kurmak doğru olur mu, olmaz mı onu da bilmiyorum. Dedim ya düşüverdi aklıma. Bende atmak istedim başımdan.

Allah'a inanmayan birisiyle kader konusunu tartışmak doğru olur mu? Önce Yaratıcı var mıdır, yok mudur? Bu sorunun cevabını konuşmadan, tartışmadan, düşünmeden, düşündürmeden kader konusunu tartışmanın bir anlamı olur mu?

Ben inanmıyorsam, bana kader konusunu kim anlatabilir ki...

Hepinize saygılar...
Başa dön
ilhann
Yeni Üye


Kayıt: Aug 20, 2006
Mesajlar: 25
Nereden: istanbul

MesajTarih: Sal Mar 18, 2008 9:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"... % 47 sorumluları dışında bu yanlış gidişatta parmağı olmayan halk içi rahat..." (derin639)

Halk?
Bu cümleyi bir yerden gözüm ısırıyor, ama...
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1284
Nereden: gebze

MesajTarih: Sal Mar 18, 2008 10:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

AKP’yi Kapatmak için bizim gerekçelerimiz daha sahici ;

2 Haziran 2007 günü açıkladığımız gerekçeler Yargıtay Başkanınkilerden daha yaratıcı. Okuyunca anlayacaksınız. İyi eğlenceler


Odak olma suçu: AKP’de Mustafa çok Tansel az: DONAR araştırma şirketi tarafından yapılan çalışmada; AKP seçmenleri arasında, Mustafa, Ahmet, Ali, Ayşe, Havva gibi İslam kaynaklı isimlerin CHP seçmenlerine göre 3 katı fazla olduğu, buna karşın; Tansel, çiyse, Berkecan, Sudesu gibi çağdaş isimlerden neredeyse hiç olmadığı tespit edildi.

Reklam panolarında şeriat provası: Konya Mevlana Müzesi karşısında bulunan reklam panolarına ünlü Amerikan porno yıldızı Carmen Elektra yeni filmi için reklam vermek istemiş, AKP’ye bağlı Konya Belediyesi bu talebi geri çevirmiştir.

İçki yasağında son perde: AKP, içki yasağı politikasını uygulamak için pilot bölge olarak Samsun Devlet Hastanesini seçti. AKP yönetimi tarafından başhekim yapılan imam hatip kökenli, Samsun Devlet Hastanesi başhekimi Kamil çoban, siroz hastası 59 yaşındaki B.T. isimli hastasına, içki içmeye devam etmesi durumunda tedaviye devam etmesinin bir anlamı kalmayacağını söyleyerek, içki içmemesi konusunda baskı yaptı.

AKP’nin gizli anlamı: AKP harflerinin gerçek anlamı ortaya çıktı. AKP’nin kuruluşunda görev almış bir yetkili, elimizde bulunan ses kayıtlarında; harflerin Adalet ve Kalkınma Partisi’ni değil Allah ve Kuran Partisi kelimelerini ifade ettiği, ancak şartlar olgunlaşmadığı için gerçeğin açıklanamadığını itiraf etti..

Doğan Medya Center’da da namaz skandalı: Doğan Medya Center içinde bulunan yoga ve reiki salonunu saat:05.00’de temizlemek için gelen bir grup temizlikçi kadın başörtülülerini takarak salonda namaz kılmaya teşebbüs etmişler, bir cumhuriyet mitingi dönüşü gazeteye gelmiş bulunan Milliyet Gazetesi çalışanları, namaz kılma eylemini henüz kıyam halindeyken bastırmayı başarmışlardır. Temizlikçilerin AKP iktidarı döneminde işe alındıkları, AKP iktidarından cesaret alarak geçtiğimiz Ramazan ayında da oruç tutma eylemi yaptıkları ortaya çıkarıldı.

Havadan konularla bile laikliğin altı oyuluyor: Meteoroloji Meslek Liseleri öğrencilerine 4 adet yağmur duası ezberleme zorunluluğu getirildiği iddia edildi.

İnsanları inanan ve inanmayan şeklinde kamplara ayırıyorlar: AKP’li Bakan tarafından atanan Mamak Milli Eğitim Müdürü, öSS sınavına girecek öğrencilere yaptığı konuşmada “ Allah hepinize sınavda zihin açıklığı versin” diyerek sadece Allah’ın sevdiği dini bütün öğrencilerin başarılı olmasını istediği, dinle daha limoni bir ilişkisi olan gençlerin ise yerle yeksan olmasını dilediği anlaşıldı.


AKP’li seçmen davranışlarında artan irtica eğilimi: 14 Nisan 2006 günü, AKP seçmeni olduğu tespit edilen 67 yaşındaki Hatice Benli, Gaziosmanpaşa – Bakırköy hattında çalışan belediye otobüsüne sağ ayağıyla bindi ve ayağını atarken içten içe “bissmillahirrahmanirrahimm” dedi.

AKP’nin Atatürk karşıtı kadrolaşma hareketi: AKP’li bakan tarafından yeni atanan Rize Tapu Kadastro Müdürü’nün odası boyanırken Atatürk resmi duvardan indirildi. Kullanım talimatnamesinde boyanın 12 saatte kuruyacağı belirtilmişken, resim 15,5 saat sonra yani 3,5 saat gecikmeli olarak tekrar eski yerine asıldı. Dolayısıyla söz konusu partinin Atatürk’ü hazmedemeyen kişilerle kadrolaşma yaptığı ispatlanmış oldu.

THY’nin başörtülü açık ayrımı yaptığı belgelendi: 25 Şubat 2004 tarihinde Ankara – Urfa uçağında başı açık bir kadına cam kenarı koltuk kalmadığı söylenmişken, daha sonra gelen türbanlı kadına cam kenarından yer verildiği belgelendi. Yolcuların biniş kartları da ekte delil olarak sunulmuştur.

İnkılap tarihi dersini sindiremediler: Antalya Saime Yahşigil İlköğretim Okulunda ders programı yapılırken, din derslerinin zihinlerin zinde olduğu sabah saatlerine, İnkılâp Tarihi derslerinin ise hemen öğle yemeğinden sonra, çocuklara rehavet çöktüğü saatlere konması dikkat çekti. Ayrıca, rehaveti arttırmak için İnkılap tarihi derslerinin olduğu günler yemekhanede ayran dağıtıldığı belirlendi. Tüm bunlarla körpecik beyinlerin dini bilgilerle doldurulması, Atatürkçülüğü ise öğrenecek takati kalmaması amaçlanıyor.

AKP Belediyeleri’nin Yeşil Takıntısı: AKP’li belediyelerin geçmiş dönemlere göre iki kat fazla yeşillendirme çalışması yaptığı belgelendi. Şeriatı temsil eden yeşil ile rejim değişikliğine park, bahçe ve refüjlerden başladıkları açıkça görülmektedir.
Halka okunmuş su içiriliyor: AKP’li İstanbul Belediyesi Terkos ve ömerli barajları kıyısında her Cuma günü 41 imama 41 yasin okutuyor. Okunmuş sular şebekeye veriliyor, bu sayede insanların dini duyguları coşturularak amaçlanan şeriat devleti için taban oluşturuluyor.

Ampul Gavur icadı: CHP’nin amblemi bir Türk savaş aleti olan OK, DP’nin amblemi yine bir Türk taşıma aracı olan AT iken AKP’nin sembol olarak Amerikalı Edison tarafından icat edilmiş AMPüL’ü seçmiş olması Türkiye’yi Batıya peşkeş çekeceğinin en güzel kanıtıdır.

AB ile gizli anlaşma: Vatansever Türk Tugayları Konfederasyonunun internet sitesinde yer alan belgeye göre; Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB’nin Genişleme sorumlusu Oli Rehn ile gizli bir anlaşma yapmıştır. Anlaşmaya göre, Sinop – Mersin hattının doğusu Sözde Ermenistan ve Kukla Kürdistan devletleri arasında paylaşılacak. Ege bölgesi Helen cumhuriyeti olacak. İstanbul, sıcak sulara açılma emelinden bir türlü vazgeçmeyen Rusya’ya bırakılacak. Abdullah Gül’e jest olarak da Kayseri merkezli Gülistan İslam Cumhuriyeti kurulacaktır.

Erdoğan neden Fenerbahçeli? Fenerbahçe’nin bayrağı sarı-laciverttir. Bayrak 15 dakika kezzaplı suda bekletildiğinde iki rengin karışmasından yeşil renk ortaya çıkmaktadır. Erdoğan’ın şeriat özlemi takım tercihinde bile kendini ele vermektedir.

Menderes’in köpek davasından sonra Erdoğan’ın kedi davası: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Van ziyareti sırasında hediye edilen(!) ve adını CANSU koyduğu kedisi yine Başbakan'ın inisiyatifiyle başbakanlık konutuna yerleştirilmiş ve konutun tüm imkanları kedi Cansu'ya seferber edilmiştir. Halkımız sefaletle boğuşurken bununla da yetinilmemiş, bir yabancı misyon şefinin getirdiği pahalı mama 'hill's' ve altın işlemeli tasma memnuniyetle kabul edilmiştir!! Geçtiğimiz yıl mart ayında birkaç günlüğüne konutu terk eden kedi Cansu'ya bu gayri ahlaki davranışından dolayı herhangi bir ceza verilmemiştir!

AKP iktidarı dini futbola bile alet etmiştir: AKP döneminde eşi türbanlı olan Ertuğrul Sağlam Beşiktaş teknik direktörü olurken, namaz kıldığı bilinen futbolcular sürekli ilk onbirlerde takımda yer bulmaya başlamışlardır. AKP iktidarı döneminde Anelka ve Aurilio’nun Müslüman olmaya zorlanması ve aynı iktidar döneminde İlhan Mansız’ın (İ.Mansız) ise futbolu bırakmak zorunda kalması da dikkat çekmiştir.

http://www.gencsiviller.net/Yazilar.aspx?YaziID=33
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
2. sayfa (Toplam 5 sayfa)

 
Forum Seçin: