Kayıt: Jun 16, 2006 Mesajlar: 21 Nereden: denizlerden...
Tarih: Cum May 04, 2007 10:02 pm Mesaj konusu:
''Yaşamak sevmek gibi gönülden olsun .
Olursa bir şikayet ölümden olsun'' C.S.TARANCI
Kendi adıma ,keşke yaşamdan zevk alabilmeyi öğrenebilsem ama herzaman ,keşke bazen yaptığım gibi hayatı sadece hayat olarak görüp içindekileri kendi üzerime dert almasam,keşke herkesten ve herşeyden önce içimi rahatlatsam yaşamak zor değil diye...
yaşamak zor değil,yaşatmak zor ;dünyayı ,doğruyu,hayali ve umudu...
Kayıt: May 26, 2007 Mesajlar: 245 Nereden: Muğla/Yatağan
Tarih: Cum Tem 13, 2007 12:11 pm Mesaj konusu:
Yaşamak Rabbin rızası için varoldukca var. İnanmak ne güzel bir erdemdir. Negüzel bir nasip. Seni bilmek, Seni sevmek, Senin varlığına kavuşmak içindir yaşamaya dair ne varsa boyun eğmek. Rabbim beni bana bırakma. Senin rızana uygun yaşamadığım her anım ziyandayım. Beni RAHMAN VE RAHİM sıfatlarınla kuşat...
Kayıt: Jan 25, 2007 Mesajlar: 6 Nereden: koaceli tıp fakültesi
Tarih: Cmt Ağu 25, 2007 1:19 am Mesaj konusu:
Elinizde sıfırla başlayıp yine yoklukla bitirdiğiniz tatlı oyun. En mutlu anınızda bile elinizde bir şey yoktur, o anı sonsuza dek göğsünüze yaklaştırıp sahibi olabilir misiniz. Zaman akıp giderken yarın gelecektir, dün gitmiştir. DÜnden kalan hiçbir şey yoktur. An derseniz zaten an diye bir şey yoktur çünkü, uçmuştur. GÜvercinler de öyledir... Sevmek için yaklaşırken, seveceğiniz kimse kalmamıştır. Yine de ümitler ,pişmanlıklar mutluluk ve nefret kol kola zamanın oyunlarını izliyor, yaşıyoruz.
Yok şöyle sıkıntısız geçen bir günüm. Mutlu sona ulaşıp "çok şükür" dediğim zamanlarda bile oluyor bir sıkıntı. Yaşadığım son yılların içinde en iyi geçirdiğim dediğim son 1 ayın ardından yine bir gözyaşı tufanı... Bilmiyorum ki herkeste böyle mi? Bu heralde yaşam. Sıkıntısız gün yok.
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
2
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
3
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Bir şey istemeye gerek yok,
nasılsa öleceğiz,
nasılsa bitecek,
nasılsa bir şey olacak ve yarıda kalacak.
Bu yarımlara tam muamelesi yapan şükrü bilen kulların var,
onlardan arkadaşlarım var.
Üzülürken telaşlanmıyorum çünkü geçiyor,
sevinirken umutlanmıyorum çünkü bitiyor.
Hiçbiri diğerine denk gelmeyen ayakkabılarım var.
Hiçbiri diğerini takip etmeyen adımlarım var.
Bunca aksayan günlerin içinde bir ömrüm var.
Yanan, yanandan arta kalan, yavan, yalandan biraz...
Kızgınım çok kızgınım bir daha inanamam...
Dünya, hep kandırıyorsun, seni sevmiyorum...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız