Tarih: Pts Mar 10, 2008 11:46 am Mesaj konusu: Müttefik değil sinsi düşman Amerika...
Türkiye'de doğduysan potansiyel teröristsin
Bush yönetimi tarihin en geniş kapsamlı fişleme operasyonuna start verdi.
Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 35 ülkede doğan, büyüyen ya da burada akrabaları olan kişiler “potansiyel terörist” olarak sınıflandırılacak.
11 Eylül saldırılarının ardından ABD'ye “göçmen” kimliğinde getirmek isteyen teröristleri tespit etmek için önlemlerini sıkılaştıran Bush yönetimi bu konuda en radikal terör listesini hazırlıyor. 6.5 yıldan bu yana ABD'nin değişik güvenlik teşkilatları, potansiyel teröristleri ülke sınırlarına adım atmadan tespit edebilmek için farklı şüpheli listeleri kullanıyor. Ancak bir teşkilatın listesinde olan kişi, başka bir teşkilatınkinde yer almadığı için gözden kaçan isimler oluyor. Amerikan istihbaratına göre bu, tüm teşkilatların ortak olarak kullanabileceği yeni bir kapsamlı liste oluşturulması zorunluluğunu beraberinde getirdi. İşte bu noktada dünyanın en geniş kapsamlı fişleme operasyonu da başlamış oldu.
EN YAKIN MÜTTEFİKLER BİLE LİSTEDE YER ALIYOR
ABD'nin küçük ama etkin gazetelerinden Pittsburg Post Gazette'nin ele geçirdiği bir belgeye göre istihbarat ve güvenlik yetkilileri tarafından hazırlanan bu liste Bush yönetimi tarafından kabul edilmek üzere. Listenin en büyük özelliği ise şüpheli isimleri yerine ülke isimleri içeriyor olması. 2006 yılında hazırlanmasına başlanan listede yer alması konusunda görüş birliğine varılan ülkeler arasında ABD'nin teröre destek veren ülkeler arasında gösterdiği İran, Suriye ve Kuzey Kore gibi ülkelerin yanısıra Amerika'nın Müslüman dünyasındaki en yakın müttefikleri de bulunuyor. Pittsburg Post'a göre listede Türkiye, Mısır, Ürdün gibi ülkeler de var. Yani ABD'ye göçmenlik başvurusu yapan bir kişi Türkiye'de doğduysa ya da yakın akrabaları Türkiye'de yaşıyorsa potansiyel terörist damgası yiyecek.
DÜNYANIN YÜZDE YİRMİSİ TERÖRİST Mİ?
ABD yönetiminin bu kişileri tanımlamak için kullandığı sıfat ise “Special Interest Alien” (SIA) (Özel ilgi gösterilmesi gereken yabancı) şeklinde. SIA olarak nitelendirilen kişiler Amerikan güvenlik teşkilatlarının çok ağır güvenlik denetimlerinden geçmeden ülkeye göçmen olarak kabul edilmeyecek. Bazen yıllar sürecek aklama süreci sırasında da “potansiyel terörist” olarak göz önünde bulundurulacak. Pittsburg Post gazetesine bu yeni listeyi değerlendiren Georgetown Üniversitesi hukuk profesörü David Cole, “Çoğu Müslüman ve Arap nüfusa sahip olan bu ülkeleri listeye alarak dünya nüfusunun yüzde 20'sini şüpheli hale getiriyorsunuz. Hem de bu insanlarla kendilerini yakın hisseden kişileri kendinizden uzaklaştırıyorsunuz. Ayrıca insanların dini ve etnik gerekçelerle sınıflandırılması Amerikan Anayasası'na da aykırıdır” dedi.
Kaynak: Vatan
Türkiye'yi Amerika'ya mecbur bırakanlar bu Amerika'nın yediği kaçıncı herze?
Medeniyet düşmanı, asrımızın moğol ordusu gitikleri her yerde ölüm kusuyorlar yakıp yıkıyorlar ne varsa medeniyet adına...............
onları durduracak bir SULTAN BAYBARS yok
Başladı bilmem kaçıncı barbar haçlı seferi.....................................................................
önlerine set çekecek bir KILIÇARLANIMIZ. yok..............................................................
Ve belkide onlara en güzel dersi verecek
Şarkın en sevgili sultanı SELAHADDİN EYUBİ yok.
Dün batı vahşeti karşısında duran müslümanlardı. bugün duracak olanlar yine müslümanlarlar. Haçlı akınlarına karşı efsanevi duruş gösterenlerin içinde Hatta çanakale dahil bir tane kominist, laikçi, dinsiz, adam bulamazsın. (çetecilikten tutuklanmaya gelince daha düne kadar teröristlerle kucak kucağa sarmaş dolaş olan adamlar, gencecik insanların elerine silah ve bombalar tutuşturup insanlarımızı öldürmelerine ve sonra idamlarına sebep sahtekarlar bugün vatanperver ve milliyetçi pozlarında ya işte ona yanarım.)
ABD, darbe dönemleri dışında Türkiye'yi kendi haline mi bırakıyor?
Son yıllarda ABD'nin Türkiye'deki "esas oğlanları" kim?
Bir de, emperyalizme karşı cansiperane duran müslümanlar kim? Fettullahçılar mı, AKP'liler mi, bunların dışında başka müslümanlar mı?
ABD'nin ve İsrail'in Filistin, Afganistan ve Irak işgallerine karşı ülkemizde müslümanların çok yoğun, büyük ve sürekli bir tepkileri, eylemleri var da ben mi farkında değilim?
Son bir not da, Haçlı akınlarına direniş gösteren dinsiz var mı bilemem ama laiklik ve komünizm Haçlı seferlerinden çok sonra ortaya çıkmış kavramlar. Yani Haçlılara direnen bir laik ya da komünist düşünülemez.
Haçlı savaşları deyince aklımıza sadece beşyüzsene eveli gelmesin. Bosnadaki Afganistandaki, kosovadaki, çeçenyadaki, ıraktaki, ve daha nicesi haçlı savaşı değil mi? evet o dedikleriniz nerede? oralarda her ülkeden müslüman mücahitlerin savaştığını unutmayalım. Eylemlere gelince birazda o sevmediğiniz basını takip ederseniz mutlaka görürsünüz. ne yazık ki o eylemler her hafta yapılmakta ama sizin takip ettiğiniz basın ne hikmetse bir satır yer vermez bu eylemlere
bu doğru bir söylem değil,
biz akp yi eleştirirken, onun izlediği politikaları eleştiriyoruz.
akp seçmenini (her ne kadar kızsak da) değil,
hele hele müslümanlığı hiç değil.
akp yi eleştirmek (haşa) islam karşıtlığı olmasa gerektir.
şimdi size, körfez savaşlarında (1.sinde özellikle),
hristiyan askerlerle birlikte ırak ordusuna saldıranlar arasında,
suriye ve mısır askerleri var, bunlara yataklık eden de
suudi arabistan'dır desem.
müslüman ırak'lı bebeklerin üzerine düşen bombalarda
incirlik üssünü kullandıran türkiye'nin payı nedir diye sorsam,
ya da siz abd (haçlı) karşıtı iseniz gerçekten,
abd ile beraber, müslüman ırak'ın üstüne çullanmak için can atan
hükümet ile aranızdaki ne yaman bir çelişkidir böyle diye sorsam.
bütün bunları o efsanevi duruşun neresine koyabiliriz.
tam tersi bir yargı da var, özellikle batı dünyasında;
bütün müslümanlar teröristtir, islam bir şiddet dinidir diye.
böyle midir? hayır asla.
şunu görmek lazım artık,
dindarlık ve cumhuriyetçilik üzerinden yapılan siyasi mücadele,
şu saatten itibaren abesle iştigaldir.
cumhuriyetçi ya da dindar olmak değildir önemli olan,
cumhuriyetçinin ya da dindarın abd ve batı dünyasının politikaları karşısındaki
tutumudur aslolan ve bu seçmenleri temsil etmek iddiasındaki partilerin, kurumların.
eğer haçlı zihniyetinin karşısında isen gerçekten,
oy verdiğin insanların abd ile ilişkilerini iyi tahlil etmen gerekir.
pınarhisar cezaevindeyken abd elçisi ile görüşenler,
abd de oturup, memlekete din buyuran fetullah'lar haçlılara karşı koyuyorsa,
o zaman bu hikayede bir yanlışlık var demektir.
o zaman, ne afgan mücahitleri sığar bu resmin içine, ne yıldırım beyazıt'lar...
cumhuriyetçi ya da dindar olmak değildir önemli olan,
cumhuriyetçinin ya da dindarın abd ve batı dünyasının politikaları karşısındaki
tutumudur aslolan ..
Katılıyorum. Dünyanın her ülkesinde hangi adlar altında olursa olsun, temel savaşım küreselleşme ile karşıtları arasındadır.
Bir başka deyişle de, her siyasi mücadelede, küresel sermaye taraftır, tarafların birinin arkasındadır. Çok aramaya da gerek yok, kimin yaptığı, söylediği küresel güçlerin savunduklarıyla örtüşüyor, çakışıyor belli zaten.
Serdarkaya, şu siz-biz, benim babam seninkini döver muhabbetini bırakalım. Ben kimim senin kafanda bilmiyorum ama zaten düşündüğümü söylüyorum, bunlar üzerinden yanıt verebilirsin bana. Ben AKP'yi eleştiriyorum, sen biz-siz diyorsun. AKP'liysen biz demeni anlarım.
Ben, küresel sermayenin Türkiye üzerindeki emellerine karşıyım ve iktidarı bu emellere bilerek/bilmeyerek hizmet ettiği için eleştiriyorum. Benim karşıtlığım din-laiklik ekseninde değil. Kimin müslüman olduğu, dindar olduğunu kim belirlemiş ki? Kime ne ki? Tayyip Erdoğan katolik olsa, laik olsa, budist olsa ne değişecek ki? Benim derdim AKP'nin, AKP önderlerinin ne oldukları, kendilerini nasıl tanımladıkları değil, umrumda bile değil, derdim onların politikalarıyla, yarın AKP'liler toplu bir törenle Alevi olsalar, dinsiz olsalar da eleştirilerim değişmeyecek (bu politikaları sürdürdükçe). Biraz da siz eleştirin, eleştirel gözle bakın; şu vakıflar yasası memleketin hayrına mı, sosyal güvenlik yasası halkın çıkarına mı? Satılan onca banka, liman, maden, telekomünikasyon, petrokimya, kağıt vs tesisleri memleketin çıkarına mı? Nedir hükümetin Güneydoğu politikası? Dış politikada yapılanlar, Kıbrıs konusu, Irak işgali, İsrail ile ilişkileri (AKP'nin çocuk katili Şimon Perez'i TBMM'nde konuşturması, alkışlaması) ülke çıkarlarına, dine, vicdana sığıyor mu?
Karşıtlarınızı eleştirdiğiniz kadar hükümetinizi de eleştirin biraz. Benim karşıtlığım bu yaptıkları için, AKP oldukları için değil, bunları savunan hangi parti, güç varsa karşıyım. First Leydinin türban veya mini etek giymesi değil sorun. Benim başbakanım cumaya da bara da gitse önemli değil, önemli olan benim başbakanım olması, yolsuzluklara bulaşmaması, ülkemin, halkımın çıkarlarını savunması.
Geçen gün Washington Post bile eleştirdi başbakanı, uyardı. En sağlam müttefiki bile başbakanı uyarıyorsa kantarın topuzu biraz kaçmış demektir.
Muhalefet muhalefet mi yapıyor? Şu gerginlik ortamında ilk adımı sen at, krizi çözme sürecini başlatan sen ol, halkın en çok istediği bu basireti göremeyecek kadar kör. TÜSİAD bile haklı olarak muhalefete "çözüm üret, yeni politikalar sun" diyor. Muhalafette bu yönde ışık bile yok. Sen muhalefet olarak doğuda silinmişsin, üstelik orada kanayan bir yara var ve senin bu konuda bir çözüm paketin, siyasetin yok.
Haydi hükümet yanlışlar yapıyor, muhalefetin ortaya koyduğu doğrular nerede? Yok. Kriz de bu yüzden derinleşiyor ya.
Özetle, yapıcı olalım, memleket hepimizin.
Ben Yukardaki ideal lider kadromdan bahsettim yanılmıyorsam.
Ve eğer sizin tahmin ettiğiniz tarafta olsaydım her hafta bir eyleme katılmazdım sanırım.
yukardakileri niye yazdım. bazı arkadaşlar her fırsatı birilerine ve bazı fikirlere kinlerini kusmak için kulandıkları için bende onların arkalarında durdukları siperlerin pek sağlam olmadıklarını göstermek istedim. Ayrıca müslüman ülkelerin işbirlikçi diktatörleri de müslümanları bağlamaz ve o ismini verdiğiniz ülkelerde en çok müslümanlara zülmedilir. işte ilk yazım:
''Medeniyet düşmanı, asrımızın moğol ordusu gitikleri her yerde ölüm kusuyorlar yakıp yıkıyorlar ne varsa medeniyet adına...............
onları durduracak bir SULTAN BAYBARS yok
Başladı bilmem kaçıncı barbar haçlı seferi.....................................................................
önlerine set çekecek bir KILIÇARLANIMIZ. yok..............................................................
Ve belkide onlara en güzel dersi verecek
Şarkın en sevgili sultanı SELAHADDİN EYUBİ yok. ''
tut ki ayrım dindarlarla-cumhuriyetçiler arasında değil de,
çorap satıcıları ile-magazin gazetecileri arasında olsun. ne farkeder yahu,
konu abd karşıtlığı ise, tarafların kimlerden oluştuğunun ne önemi var.
kuzey kore cuntacıdır, ya iran demokratik cumhuriyet midir peki?
ama senden benden daha fazla abd karşıtılar değil mi?
ingiltere, fransa, italya vs. standart demokrasiler olarak kabul edilir.
devletleri,kültürleri,ekonomileri,tarihleri, halkları vs. ile abd karşıtı mıdırlar peki?
abd karşıtlığında samimi isen,
ve eğer başımızda tayyip yerine, kılıçarslan gibi biri olsaydı diyorsan,
ona sözüm yok.
ama hem tayyiplerin fetullahların ağzından demokratik cumhuriyet,hukuk falan lafları edip
hem de abd karşıtlığı yapmaya çalışıyorsan o zaman fena.
fena çünkü kendini kandırıyorsun demektir herşeyden önce.
esasen cumhuriyetin değerleri üzerinde titrediğini iddia eden partilerin kurumların
falan da abd karşıtlığı fostur.
fostur çünkü generallerimizi abd eğitir, ordumuzun elektronik silah sistemleri
onların kontrolündedir çoğunlukla. tanklarımızı kime tamir ettireceğimizi bile onlar söyler.
ermeni meselesinden-imf kredisine-sosyal güvenlik sisteminden-ihracatımıza kadar
yularımız ellerindedir.
bakmayın bu ülkede, filistine ırak'a yanıp abd ye küfreden dindarımıza,
ya da abd politikalarına kızıp muhalefette kaldığı için hükümete giydiren cumhuriyetçilerimize.
darbe ile ya da seçim ile işbaşına geldiklerinde ilk ziyaret edecekleri yer abd dir.
bu ülkede dağın başında oturan köylü bile abd karşıtı olmanın nelere malolacağını bilir.
bedelini ödemeyi pek göze alamaz.
hepimizin gönlünde bir abd nefreti vardır ama pek çoğumuzun maçası yemez.
yiyen varsa kapattırsın incirlik'i.
Serdar Kosava, Afganistan, Irak, Çeçenistan, Bosna...arasından Irak' ı ayrı tutarım. Irak konusunda kim daha çok sahip çıkmış yarışına girmem. Ama Irak Emperyalistlerin doğrudan müdahale ettiği bir yerdir...Diğerlerinin özelliğini ise sen kabul etmezsin ben de seni ikna edemem...Mücahitler konusunda pek tartışmayalım. Diğer ülkelerde gelişen olaylara ve taraflara bakınca her iki tarafta Emperyalist uşaklığına (bilmeden veya bilerek) soyunmuşlardır.
Sıraladığın ülkelerdeki ortak özellikleri hiç farketmiyor musun?
***
Batı ve vahşeti; kısaca Vahşi Kapitalizm ya da ipini koparmış emperyalizmle mücadele bu topraklar solcular tek at başı çeker. Sözünü ettiğin Müslümanlar (sanki diğerleri değil) mesala 6. filoyu kıble alıp namaza durdmuşlar sonrada emperyalist askerleri denize dökenleri linç etmişlerdir.
Birde Müslümanlar terimi yerine bir başka terim seçsek olmaz mı? Sanki Yaptıklarının doğruluğu veya yanlışlığı ''Müslüman'' tanımıyla sorgulanamaz hale getiriliyor diye düşünüyorum
Filistin Kurtuluş Ordusu ile aynı cephede savaşan komünistleri sakın unutma. Ayrıştırmanı gereksiz buluyorum. Emperyalizm ile savaşın cephesi birdir. Ezilen halkların birleşmesinin mantığıda burada yatmaktadır. Ortak bir cephe her zaman bulunmuştur.
Akreb' in muhalefet fosluğuna başka bir örnek; Ülkede yer yerinden oynuyor(sanal veya değil) muhalefet partisinden ses çıkmıyor. Sanki bir el SUS! demiş. iKTİDARIN DENETLEYİCİSİ görevinden dolayı böyle bir yorum yaptım. Yoksa muhalefeti savunduğumdan dolayı değil. Sağlam bir muhalefet iktidarın faşizan tavırlara gitmesini engeller ama ne muhalefetin ne iktidarın böyle bir derdi yok!
Türk siyaseti işte; devenin penguen doğurmasını beklemek bunlardan yapıcı siyaset beklemekten daha gerçekci...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız