Tarih: Cmt Mar 08, 2008 3:11 am Mesaj konusu: SAYIKLADIĞIM
eski bir fotoğrafın gri gölgesinde yitmek
buydu istediğim,kopmak bilinmezliğe
gülümseyerek camdan düşen ışığa
fırtınalarla savruldu yaşamım
bu yüzden boğuk sesim,
yüzümden bir taşra treni geçti
ondandır alnımdaki çizgiler,
gözlerimdeki is lekesi
sellerle sürüklendim kaç kez
bundandır,
konuştukça kumlar dökülür dudaklarımdan
bakmayın genç göründüğüme
yorgun düşecek kadar yaşadım
baharlar bekledim, baharlar gördüm
en uzun gecelerime
en güzel düşlerimi gömdüm
soldu güneşli gençlik fotoğraflarım
ama yıldızlarla ağarttım
karanlık gecelerimi
çekmedim ince boynumu
paslı giyotinlerin altından
erken attım kendimi
mermilerin önüne
hep ağır yaralı oldum, ölmedim
hep kendim sardım yaralarımı
sırdaşı oldum yanımdakilerin
yanımdakiler aldattı beni
aynı kolum kırıldı hep
göğsüm hep aynı yerden kanadı
ders aldım,
ders almayı öğrenmedim
Yakıştırması için sağolun. İşin aslı, şiir demek iddialı bir söz. Ben iddialı değilim şiir yazdığım konusunda. Bunlar, kendimle/dünyayla hesaplaşmalardan, kavgalardan dışa dökülen/kaçan sözler, en uygunu "sayıklamalar". Ben de baktığımda birilerine anlatır gibi değil de kendime sayıklıyormuşum gibi geliyor yazdıklarım. Birer sızıntı, kaçak gibi.
Adına ne denirse densin bir ses işte. Hepsi bu...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız