Anne ölünce çocuk
Bahçenin en yalnız köşesinde
Elinde bir siyah çubuk
Ağzında küçük bir leke
Çocuk öldü mü güneş
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez bağlayacağını anne
Kaçar herkesten
Durmaz bir yerde
Anne ölünce çocuk
Çocuk ölünce anne
Sezai Karakoç
Bizim gündemimizde "yok" ama İsrailli bakan "soykırım"dan söz etti. Uygulama gecikmedi. Çocuklar öldürüldü yine. Dünya dönüyor, Filistin yine kanıyor.
Alıntı:
İsrail'den Filistin'e 'soykırım' gibi operasyon
İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde seçkin tugaylarından özel birliklerin yanı sıra tank ve buldozerlerle başlattığı kara operasyonunda, Filistinlilerin kayıpları her geçen saat artıyor.
12 saattir İsrail birliklerinin havadan F-16'ların ve Apachi helikopterlerinin desteğinde sürdürdüğü operasyonda ve çatışmalarda, Filistin tarafının kayıpları 34 olarak belirlendi.
İsrail tarafından fırlatılan bir füze, Cebaliye'de bir sokakta, kalabalığın ortasına düştü. Yerel kaynaklar, ambulansların, buradan hemen hepsi çocuk 7 kişinin cesedini hastaneye taşıdıklarını bildirdi.
Doktorlar, hastaneye getirilen ölüler arasında henüz bir haftalık bir bebeğin, çocukların, 3 kadının ve bir doktorun bulunduğunu açıkladı. Yaralıların sayısı tam bilinmemekle birlikte, 100'den fazla olduğu sanılıyor.
Beyt Lahya'daki iki hastanenin yaralılarla dolup taştığı ve doktorların yaralılara müdahaleye yetişemediği, her geçen saat yeni ölü ve yaralılar geldiği belirtiliyor.
Ambulansların ölü ve yaralıları taşımak için benzin sıkıntısı çekmeye başladığı da kaydedildi. Batı Şeria'daki Ramallah merkezli Filistin televizyonu, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki kara operasyonunun ardından matem yayınına geçti.
Televizyon, durmaksızın Filistin kahramanlık şarkılarıyla El Fetih marşları çalıyor. Gazze'den, hastanelerden canlı yayınları aktarıyor.
Gazze'deki İslami Cihad lideri Halid El-Batş, "Direnmeye devam edeceklerini, tüm imkanlarını seferber edeceklerini" söyledi.
Militanlarının İsrail'e roket atmayı sürdürdüklerini de belirten El Batş, Arap ve Müslüman ülkelerine seslenerek, Gazze Şeridi'nde "gerçek bir katliam" yaşandığını belirtti ve bu ülkelerden tepki göstermelerini istedi.
El Batş, ayrıca Filistin Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a, İsrail'le sürdürdüğü görüşmeleri keserek, Hamas'la diyaloğa geçmesi çağrısında bulundu.
Abbas'tan İsrail'e 'soykırım' suçlaması
İsrail askerlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyinde, 3 büyük mahalleyi, Beyt Hanun, Cebaliye ve Beyt Lahya'yı kapsayan alanda havadan ve karadan yaptığı operasyon devam ederken, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail'i "soykırım" yapmakla suçladı.
"Gazze'de olan soykırımdan büyüktür" diyen Abbas, dünyaya da "Gelin, gözlerinizle görün" çağrısı yaptı.
İsrail'in saldırısını ve tehditlerini kınayan Abbas, İsrail Savunma Bakanı Matan Vilnai'nın Filistinliler için kullandığı "soykırım"sözcüğüne de atıfta bulunarak, "Maalesef, İsrail, 60 yıldan fazla süredir itilmiş ve nefretle söylenen bir sözcüğü yeniden kullanıyor" dedi.
Filistin Yönetimi Devlet Başkanı, Gazze Şeridi'nden Filistinli militanlarca yapılan roket saldırılarını kendilerinin de kınadığını belirtti, İsrail'in bu roket saldırılarına "bu kadar ağır ve korkunç" bir yanıt vermesini de kınadığını söyledi.
Abbas, Filistinli fraksiyonlara, İsrail'e roket saldırılarını durdurmaları, geçici ateşkese gitmeleri ve saldırılar için İsrail'in eline koz vermekten kaçınmaları yolundaki çağrısını da yineledi.
İsrail Savunma Bakanı Yardımcısı Matan Vilnai, dün Gazze'den atılan füzelerin, sınır yakınlarındaki, 120 bin nüfuslu Aşkelon kentini vurması ve bir sivilin yaralanmasının ardından, ordu radyosuna yaptığı açıklamada, "Kassam saldırıları yoğunlaştıkça ve roketler daha uzun menzillere ulaştıkça, (Filistinliler) büyük bir soykırımı (şoa) davet ediyorlar, çünkü kendimizi savunmak için tüm gücümüzü kullanacağız" diye konuşmuştu.
Vilnai'nin sözcüsü de bakan yardımcısının "şoa"yı soykırım anlamında değil, "felaket" anlamında kullandığını söylemişti. Vilnai'nin kullandığı "Şoa" (soykırım) sözü, İsrail'de, Nazilerin Yahudilere İkinci Dünya Savaşı döneminde yaptıkları soykırımı anlatmak için kullanılan özel bir sözcük.
CNN.com
Merak etmeyin ikiz kulelere girilmeden 45 gün evvelsinde günümüz senaryoları yazıldı, yakında Filistin Devleti tanınacak ve kurulacak.(ONLARIN KAFALARINA GÖRE) Süleyman Tapınağı olayı vardır ki derin bir projedir. İşte bu beni aşıyor. Derinlere gidildikçe kayboluyorsun. İran Cumhurbaşkanı' na kadar varıyor olaylar.
'Gazze'de son 40 yılın en büyük felaketi yaşanıyor'
LONDRA - İngiliz insani yardım ve insan hakları örgütleri, İsrail'in Gazze Şeridi'nde uyguladığı ambargonun, bölgede son 40 yılın en büyük insani felaketine yol açtığını söyledi. Söz konusu örgütler bu ambargoyu, kolektif cezalandırma olduğu gerekçesiyle eleştirdi.
'GÜNLÜK DERTLER'
Aralarında Uluslararası Af Örgütü, CARE International, Save The Children, Cafod ve Christian Aid gibi örgütlerin de bulunduğu 8 sivil toplum kuruluşunun raporunda gıda sıkıntısı, çöken sağlık hizmetleri, çökmeye yakın su ve kanalizasyon sistemlerinin, Hamas'ın denetimindeki Gazze'de yaşayan 1.5 milyon Filistinli'nin karşılaştığı günlük dertlerden olduğu belirtildi.
HASTALARA ÇIKIŞ İZNİ YOK
"1,1 milyon Gazzeli gıda yardımına muhtaç. Daha önce özel sektörde 110 bin işçi çalışıyordu, bunların 75 bini işini kaybetti" denilen raporda, İsrail'in bölgeye uyguladığı ablukanın, İsrail işgalinin başladığı 1967'den bu yana görülen en büyük felakete yol açtığı ifade edildi. Raporda, İsrail'in uyguladığı yakıt ve elektrik kısıtlamaları yüzünden hastanelerde 12 saat kadar süren elektrik kesintileri olduğu, Gazze dışında acil müdahale gerektiren hastaların yüzde 18 kadarına çıkış izni verilmediğine dikkat çekildi.
DAHA DA KÖTÜLEŞEBİLİR
Bu arada Gazze'deki BM yetkilisi John Ging, Reuters Ajansı'na telefonla yaptığı açıklamada, rapordaki korkunç koşulların, İsrail'in Gazze'de askeri operasyonlarını artırması durumunda daha da kötüleşeceğini söyledi.
İsrail, Hamas'ın Gazze Şeridi'nin denetimini ele geçirdiği geçen haziran ayından bu yana bölgede insanların giriş-çıkışına, bölgeye gıda akışına kısıtlama getirerek, ekonomik faaliyetleri hemen hemen dondurmuştu. İsrail, ocak ayında ablukasını daha da sıkılaştırmıştı.
SON OPERASYONDA 110'DAN FAZLA FİLİSTİNLİ ÖLDÜ
Uluslararası Af Örgütü'nün İngiltere birimi yöneticisi Kate Allen, İsrail'in uygulamalarıyla ilgili olarak "Gazze halkını temel insan haklarından yoksun bırakarak cezalandırmanın kesinlikle savunulamayacağını" söyledi. Allen, "Mevcut durum insanlar tarafından yaratıldı, bu değiştirilmek zorunda" dedi.
İsrail'in geçen hafta ortasında Gazze'ye yönelik olarak başlattığı 5 günlük hava ve kara saldırısında 110'dan fazla Filistinli hayatını kaybetmişti. İsrail, Gazze'deki Hamas militanları tarafından kendi topraklarına füze fırlatılmasını önlemek için bu operasyonları düzenliyor.
İsrail, 2005 yılında Gazze Şeridi'ndeki askerlerini ve İsrailli yerleşimcileri çekmiş ancak Gazze hava sahası ve kıyı şeridi üzerindeki denetimini bırakmamıştı. (DIŞ HABERLER)
Daniel Barenboim'u tanır mısınız, hem büyük bir piyanist hem büyük bir orkestra şefi... Buenos Aires doğumludur, çok iyi tango da çalar.
Adaaam sen de, Buenos Airesli Orhan Avşar'ı kaç kişi tanıyor ki bu ülkede Barenboim'u bilecek?
Barenboim altmış altı yaşında artık, tepesinde saç kalmadı... Esas olarak İsrail'de oturuyor, dünyanın dört bir yanında verdiği konserleri, Paris'te, Berlin'de, Chicago'da bulunduğu dönemleri saymazsak.
Hani şu çok genç yaşında ölen o dal gibi kızın, viyolonselci Jacqueline du Pre'nin kocası canım...
İster sağcı ister solcu, gelip geçen bütün İsrail hükümetlerinin sergilemiş oldukları gaddarlığa da çok kızıyor. Benim kahramanlarımdan biri, Varşova Gettosu ayaklanmasının (1943) unutulmaz önderlerinden, savaştan sonra İsrail'e yerleşen ve bir "canlı efsane" olan yiğitler yiğidi Marek Edelman gibi. O da muhalif bir aydındır. ("Biz, faşistlerle, sonradan biz de faşistlik etmek için mi dövüştük?" diyor Edelman...)
Fakat Fazıl Say gibi ülkesini terk etmeyi düşünmedi Barenboim.
Başka bir şey yaptı..
İki ay önce Filistin vatandaşlığına geçti!
Çünkü kendini "ötekinin" yerine koyup onun çektiği acıları da anlamayı biliyor.
"Batı-Doğu Divan Orkestrası" adında bir topluluk kurdu, özellikle Yahudi ve Arap sanatçılardan oluşturdu bunu. Ünlü Edward Said'in adına kurulan vakıftan da destek alıyor. Yanlış hatırlamıyorsam bizim buraya da gelmişlerdi.
Yahudi soydaşlarına Wagner dinletti. İsrail'de hiç çalınmazdı, ünlü Yahudi düşmanı Wagner... Üç bin Yahudi dinleyiciden yalnızca yüz kişi salonu terk etti!
Önümüzdeki 14 Mayıs günü, İsrail devletinin kuruluşunun tam altmışıncı yıldönümünde bir konser vermeye hazırlanıyor. Adını "Bağımsızlık-El Nakba" koymuş.
El Nakba, Arapça "felaket" demek. Öyle ya, İsrail için kurtuluş günü, Filistinli Arap için de felaket günü... "Ortadan" bakıyor olaya.
İşte böyle bir aydın, böyle bir sanatçı, böyle bir insan Barenboim.
Meselenin savaşla çözüleceğine inanmıyor, iki tarafın da önce birbirini tanıması, birbirini anlaması ve "ötekinin" çektiği çileyi bilmesi gerektiğini söylüyor.
Yahudi Filistinli'yi "insan" yerine koyacak, Arap da Yahudi'yi "yok etmeyi" düşünmeyecek... İki çileli halk, el ele verecek. Başka çıkış yolu yok. O toprakların, iki halkın da "ortak" toprakları olduğunu söylüyor.
Fakat, tuhaftır, Mossad ya da ŞinBet onu kara listeye almadı! (Biri sivil, öteki askeri istihbarat)... İsrail basını da orduya, Tsahal'a yağ çekmek için onu karalamadı.
Kızsalar da, saygı gösteriyorlar.
Acaba Türkiye'de yankı bulması için pipisini kestirmesi mi gerekir?
Engin Ardıç
Sabah/03/03/2008
("Biz, faşistlerle, sonradan biz de faşistlik etmek için mi dövüştük?) Soru bu, fakat cevap yıllardır ortada yok...
Allah herşeyi bilir! Zalimin keskin kılıcının gölgesinde serinlemekten mazlumun gözyaşı olup yere düşüp kaybolmak evladır...
Filistinli çocuklarla yapılan görüşme ve anketlerde, gelecekte ne olmak istersiniz ?sorusunun cevabını "şehid" olarak verdi büyük çoğunluğu. Bu çocukların geleceği yok maanasına geliyordu ve maalesef bunu çoktan anlamış ve hafızalarına kazımışlardı.....
Filistin'in büyük şairi Mahmud Derviş'e saygıyla...
GECEDE AYAK SESLERİ
Her zaman
Ayak seslerini duyarız gecede yaklaşan,
Ve kapı sırra kadem basar odamızdan,
Her zaman,
Bulutlar gibi süzülüp giden.
Her gece yatağından
Senin mavi gölgen mi onu uzaklara götüren?
Senin gözlerin ülkelerdir ve ayak sesleri geliyor,
Sardı bedenimi kolların
Ayak sesleri, ayak sesleri
Ah Şahrazad
Gölgeler niçin kurtuluşumu resmeder?
Gelir ayak sesleri girmez içeri.
Bir ağaç ol,
Görebileyim gölgeni.
Bir ay ol,
Görebileyim gölgeni.
Bir hançer ol,
Görebileyim gölgeni gölgemde,
Küller içinde bir gül.
Her zaman,
Ayak seslerini duyarım gecede yaklaşan,
Ve sen yerim olursun sürgündeki,
Zindanım olursun.
Öldürmeye çalış beni
İlk ve son olsun
Yaklaşan ayak seslerinle
Öldürme beni.
Daha minicik elleri oyuncak tutamazken, silah tutan çocuk...
Göğünü güneşin değil, bombaların aydınlattığını gören çocuk.
Annesinin, kanlı göğsünde uyanan, ölümü koklayan çocuk.
Bir çocuk durabilir ancak bu vahşetin karşısında.
Öyle temiz, öyle masum.
Oyuncak istemiyor, tutacak elleri yok.
Şeker istemiyor, diline en çok kan tadı yakıştırılmış.
Kirletmediğin dünya istiyor...
Ana kucağında uyumak istiyor.
Sen, ben ne verebiliriz.
Onun vereceği şeyler var bize. O çizecek göğümüzü.
O terbiye edecek bizi…
Anlayabilir miyiz yaşadıklarını…
Filistinli çocuk kanıyor...
Biz ne yapıyoruz?
Cam ekrandan seyretmekten başka.
Fiili dua gerek.
Kayıt: May 26, 2007 Mesajlar: 245 Nereden: Muğla/Yatağan
Tarih: Sal Eyl 23, 2008 6:47 am Mesaj konusu:
Uzak değildir ülkemizin Filistine döneceği günler. ÜLKESİNİ Satarak ve sattıkları paraları Amerikada barlarda lüks otellerde yiyerek harcamıştı çoğu filistinli. Biz de hızla satıyoruz Urfa, Van Cizre sadece bildiğim bi kaç yer. Toprağı olmayanın ırzı namusu can güvenliği vs vs olmuyor.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız