Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama

Google


Online üyeler
Şu an sitemizde, 173 Üye Adayı ve 2 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Düşsel MonologLar


Düşsel MonologLar
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 21, 22, 23, 24, 25, 26  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel
Yazar Mesaj
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cum Şub 29, 2008 4:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben aşka yenik düştüm…
Kalbimin yüzölçümüne sığdıramadım seni
Solu(ğu)mdasın sevdam, sol yanımda…
Üstüm başım çatışma halinde
Sicilime damgal(and)ı aşkta beceriksizliğim,
Sendin sesime, tenime, yüreğime bulaştırdığım.
Toprak bile kabul etmeyecek beni yersizim, kim(liksiz)im,
(K)öleyim sana, deli gömleği giydirselerde içimdeki bu duyguma,
Ben iflah olmam gayrı bundan sonra…
Sorgulamayın no(k)talamıyorum sevdamı.
Tiryakisiyim koynumda kor gibi yanan , yandıkça beni kavuran her şeyi küle dönüştüren bu cehennemin…
Küllerim bir kez daha birleşemeyecek kadar paramparçayım…
Verilecek hesabım yok kimseye.
Göğüs kafesimdeki tutsaklığım, maviye vurgunluğum, yazgımdaki sürgünlüğüm sanadır.
Seviyorum seni…
Bu son sözüm , üstü sende kalsın!!!
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 10:40 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir yalana peşkeş çekiliyor yüreğim lal olmayı beceremediği için Üzerine kan serpiştirilmiş harflerle dolu bir oda Darmadağın tarumar edilmiş bir ben(lik), kilitler vurulmuş bir ruh(um) var geride. Parmaklıklar ardından masumca bakan gözü yaşlı bir çocuk… Boynuna zorla yağlı urgan geçirilmiş idama mahkum sevdam.
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 10:43 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İçimdeki kaldırımlardan topluyorum ayak izlerini, Adını sil sil bitiremiyorum sokaklarımdan...Kıvrım kıvrım uzadıkça yollarım, Gönlümün ıslak duvarlarından indiriyorum resimlerini, yalanlarını asıyorum yerine. Aldatılmışlığımın çizgilerini çekiyorum bir bir her yere. Kördüğüm olmuş paragraflar içinde kangrenleşmiş hayaller kaldı bugünüme.
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 10:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İçime attığın bu çizikten kan sızmadıysa donup kalmışlığımdandır bilesin. (d )ağlıyorum gözlerime hayalini. Mayınlar döşüyorum ihanetlerinin üzerine. Solu(ğu)mda kaldı parmak izin… Tek kişilik bir aşkın ilk hecesiymişim bilemedim. Zehir gibi geçtin damarlarımdan duyumsuzlaştı hücrelerim Hiç böyle acımadı ruhum, Kim(sesiz)liğim, yan(gın)larım, var(sız)lığım...
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 10:45 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yüreğin ipotek edilmiş senin. Kara çalınmış, (pu)suya düşmüş, bir yanı çürümeye bırakılmış umutlar bi(rik)tiriyorum. Pişmanlıklar kusa(cak)sın birgün. Bu yalan sevdayı tel örgülere sarıp, kan gölünde aklayıp bir kavanoza tıkıyorum.
Payıma düşen zihinsel aksaklıklarıma eyvallah çekiyorum. Varsın olmasın şizofrenikleşmiş aşkın… Alın çatıma terk-i diyar vaktini mühürlüyorum...
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 11:17 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kavrulmuş harflerim zihnimde yaşanmışlıklarımı alaşağı ederken , gözyaşların damla damla kara topraklarımı yarıp geçiyor, talan ediyor içimdeki vadileri. Vurma yüzüme hiçliğimi, gülüşümdeki kıvrımları kanatma…
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 1:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yüreğinin verdiği hükümle sürgün edilmişliğimdir, suskun(luğ)um(un) sebebi…
Arsız kelimeler savuran dilim, sorgu gecelerinde bana bıraktığın adını vermedi kimseye.
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 1:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yalnızlığın deltasında kifayetsizlik sızıyor avuntularıma …
İçimdeki darp izlerini umursama, bıraktım artık kırgınlıklarımın çetelesini tutmayı
Yaşam çalıntısı kaç çığlık eskittim uykularımda, haddi hesabı yok “gel” demelerimin…
Bana biraz “sen” ver…
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Cmt Mar 01, 2008 3:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir hayal gibi yürüyorsun sol cenahımda
Adımların koridorlarımda yankılanıyor,
Voltaların çoğaldıkça, gözlerime ölümler yamalıyorsun…
Kuy(t)ular(ım)da (g)izliyorum yenilgilerimi , kırık dökük güncemi, sol göğsümde gıcırdayan düşlerimi …
Sevda kaçağı duy(g)ularımın (san)acılarını süzdüm gecenin çıldırtan kara(n)lığında.
Da(ma)ğıma yapışmış öfkemi yutuyorum…
İçimdeki zindanın mazgallarından (b)akıyorum sana
Tutsa(klı)ğıma inat, ağlayacak bir duvar arıyorum
Kan çanağı gözlerimdeki fırtınada yolunu kaybediyor kim(sesiz)liğim
Gülüşlerim kirletiliyor zorla karantinaya alınıyor sevinçlerim.
Sana varmadı(ğında) içim, sil baştan parantez aralarına kitliyorum kendimi…
Anarşist yüreğime kimlik sorma boşuna, sana dair illegal düşlerden hükümlüdür dilim …
Başa dön
mavisurgun
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 313
Nereden: ankara

MesajTarih: Pts Mar 03, 2008 4:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bugün alfabemin üzerine maviler sızmış , sürgünlükler üzerine linç yüklenmiş, karanlıklara çatmış ...
Dalgın bakışlar arasında , harf harf sana dökülüyor kalemim...
Bugün bana bir "dal " ol ...
Çatırdayan sesin düşmesin yollarıma, adımlarımın ardına ...
Seni bulmalıyım içimde hangi odadasın ? nereye saklandın öyle habersiz... seni bulmalıyım, bana seni buldurmalısın...
Başa dön
peruza
Yazar


Kayıt: Aug 19, 2006
Mesajlar: 463

MesajTarih: Sal Mar 11, 2008 9:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İrene herkesi kandırdı. Yönetmeni, Gian'ı, pederi hatta kendini.
Onun bu denli himmet sahibi oluşu kutsal kalbini bulmasıyla ilgili değil. Daha çocukken öylesine ürktü ki dünyadan, yetişkinlerden, erkeklerden, kadınlardan, kendinden.
Büyüdüğünde herkes gibi savaşmayı göze alamadı. Sırf savaşmak zorunda kalmamak için, kendisinin tehdit unsuru olmadığını isbat etmek için karşısındakini anlamak yolunu seçti. Karşısına çıkan herkesi o kadar iyi anladı, o kadar iyi hissetti ki "benden sana zarar gelmez" mesajını vermek için. Etrafındaki bütün insanlara o kadar nüfuz etti ki kendisini kaybetti. Onu o yapan küpeyi, gömleği, eteği, ayakkabıyı... sonunda kaldıramayacağı vakitsiz bir çıplaklıkla kalakaldı.
Seyirlikten mistisizm çıkarıldığında kalan...
Başa dön
yasemin111
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 259
Nereden: Ankara

MesajTarih: Sal Mar 11, 2008 9:44 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kan akar topraklara...
Habil'le Kabil'den beri açık Pandoranın kutusu.
En çok kan akmıştır topraklara ama toprak hala hüzün rengindedir inatla.
Akan kan toprağın rengini değiştirecek olsaydı, belki dururdu kan akıtan?
Durur muydu? Görür müydü? Belki.
*
Fakir sofrasında aç. Umudu da (mı) bitti.
Başa dön
_tugba_
Yazar


Kayıt: Jul 09, 2007
Mesajlar: 315
Nereden: istanbul

MesajTarih: Pts Mar 17, 2008 1:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hep hayal bilsem hayatı. Hep hayal yaşasam.

Bilmesem hiç bir şeyi.

Anlamasam saçmalıklarla dolu ...

Ve sevmesem hiç kimseyi.

Ne güzel olurdu.

Hayallere... Hayallerle...
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 319

MesajTarih: Pts Nis 07, 2008 10:19 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

susmak "moda" olduğunda
konuşmak
şairlere düşer-miş.
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 319

MesajTarih: Pts Nis 07, 2008 10:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Doğmamış Bir Şövalyenin Ölmemiş Biri(leri)ne Ağıdı
ve
ya
Boşluğa Düşmüş Kelime-
lerden
Günün Yüzüne Işımış Cümle
-ler



-Puslu bir güne
ancak
gözleri nemli bir çocuk yakışır.-



-Dilsiz birinin cümleleri arasındaki boşluğu
herkimse değil
ancak
hiçkimse doldurabilir.-





Yoldan bile çekinen uslu adımlarınla dudağında tüten ritimsiz ıslığın bir anlamı var. Islık dediğin dudağından pörtleyip havayı kucaklayan bir bölük ses değil, -içinden seni yıkadıkça akan- kirli su.

Yürünmek için yapılan yolları çiğneyen birinin adımları taş değil, yürek örseler.
Ellerin, cebinde sana sığınmış meskun dururken, bunun senin utangaçlığınla ilgili olduğunu kimse bilmez -merak etme-.

Bilirim her şeye ve herkese kızar ama gelip kendine çatarsın. Çattığın her bir yer bir savaş artığı gibi lekeli durur müfredata alınmamış coğrafya kitaplarında. Biliyorum dilinde son bir mahni kaldı lakin vakit gece değil ki söze dönüşsün. -Sen de bilirsin gündüz söylenen türküler gürültüye döner. -

Kendi uzağına düşmüş biri, kime nasıl sokulur, hem hangi dilde? Herkes kendi kalabalığı içinde “yalnız insanlar sürüsü”ne üye. (Kim işaret edilirse ona yönel, kim sevilirse onu sev, ne gösterilirse onu izle, ne özlenirse sen de özle… uyuşturulmuş bilincin zimmetli taşıyıcısı olmaktan asla yorulma.) Yüzünün gündüz kırılan parçalarını topla yerden, akşam yapıştır. Sabah lazım olan yerlerinden yeniden kır. (Al sana diskur!)

Kendi gözlerinden başka gözlerde kendini arama. Unutma! Dostu olmayan tüm aynalarını kırmıştır.

Var olmayı hafifliğe uydur, çünkü ağırlık ancak taşıyabilenin hakkıdır. Değil mi ki dağlar bile kaçtı yükten. Kaç gönül düştü bu gönülsüzlük illetinden. Herkesin farklı kelimelerle aynı dili konuştuğu bu yerde dilsizliğinden yerinme. Unutma senin dilin yok. (O yüzden sen yalanamazsın, salınamazsın, salya akıtamazsın, tatlara boyun eğemezsin, duruşunu -seslerle boğup- sağa-sola- ortayola eğip/bükemezsin.)

Senin hükmün ezelden verildi. Sen, doğruluğu bir kez terk ettiğinde onu bir daha bulamayacağına inanan neslin hanesine yaz(gı)ılısın. Çivin kütüğe çakıldı. Söksen bile kalan iz seni ele vermeye yetecek.
Senin sınavın, tahammül.
Tahammülün, yükü taşımaya direnmek olduğunu biliyorsun.
Tek yasağın var;
sızlanmak,
sızlayanlarla yol arkadaşlığına tutuşmak.






Link


En son Diaspora_Hedonist tarafından Pts Nis 14, 2008 10:17 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 21, 22, 23, 24, 25, 26  Sonraki
22. sayfa (Toplam 26 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke