Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 234 Üye Adayı ve 13 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Küçüklere acı çektiren büyük(!)lere


Küçüklere acı çektiren büyük(!)lere

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz
Yazar Mesaj
ANLAM-SIZ
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 852

MesajTarih: Sal Arl 11, 2007 11:27 am    Mesaj konusu: Küçüklere acı çektiren büyük(!)lere Alıntıyla Cevap Ver

“O taş bunlardan çok daha değerli!
Onda küçük bir çocuğun ümidi var”

İnsanları anlayamıyorum bir türlü. Hâla bu sıkıntım devam ediyor. Her şey ama her şey gözüme batmaya başladı. Yok arkadaş, biz şöyle toplumuz, biz böyle milletiz falan fiş mekan hepsi fasa fiso. Bitik, bir işe yaramaz, aynı bir yığın... Daha temelden başlıyoruz katletmeye. Aileden... Canımız, gözbebeğimiz, her şeyimiz dediklerimizden... Çocuklardan...

Bilmiyoruz. Çocuklara, kendi çocuklarımıza yaptığımız kötülüğün farkında bile değiliz. Kendi bencilliğimiz ve cimriliğimiz yüzünden yaşamlarının en güzel dönemlerini nasıl da mahvettiğimizi düşünmüyoruz bile. Onları kendi kaprislerimize alet etmekten hiç çekinmiyoruz. Bir övünme aracına çeviriyoruz adeta. Hava atıyoruz kolu komşuya; benimki şöyle benimki böyle diye.Yarışlara sokup kendimizi tatmin ediyoruz. Kıyaslarla boğup, bu dünya bir insana nasıl dar edilirmiş gösteriyoruz böylece.Ve utanmiyoruz... Yaşamını “desinler” e göre ayarlayan zihniyetten, başka türlü bir davranış bekliyor da değilim.

Oyun oynayın çocuklar. Kirlenmek gerçekten de güzeldir; kirlenin. Sakın ama sakın aklı başında, efendi bir çocuk olmayın. Büyüklerinizin aklı başındalık dedikleri, aklı baştan etmekten başka bir şey değil. Hepsi yalan. Amaçları kendileri için daha rahat bir yaşam temini. Ellerine ayaklarına dolaşmayacak çocuklar. Her şey sizin için diyorlar ya, hem vallahi hem billahi yalan. Onlar öyle zannediyorlar. Sizleri daha iyi bir yarışçı yapmak istiyorlar muhtemelen... Bunları istememeniz bir şeyi değiştirmiyor maalesef. Zira onlara göre önemli olan büyüklerinizin istekleri.

Eskiden sofralar kurulurdu çocuklara, onlara özel sofralar... Dikkate alınırdı yani çocuklar. Bir kenara atılmış değillerdi. En güzel masallarla büyütülürlerdi. Peygamberimizin(S.A.V) sünneti gözden uzak tutulmaz, çocuklarla çocuk olunurdu. Herkesin neşesi çocuklara bir şey olmadığı kesin. Olan büyüklere oldu. Modern yaşam can evimizden vurdu bizi. Anne sevgisine hasret, kreşlere ve bakıcılara terk edildi çocuklar.

Olan çocuklara oluyor, küçücük gözleri, şaşkın ve donuk bakışları bir şey anlamamıza yetmiyor. Küçük bir çocuğun o kocaman ümidi kimsenin umurunda dahi değil...
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Sal Arl 11, 2007 11:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Öğretmenim dün öğretmenler odasının penceresinden duman çıkıyordu.Yangın var sandım.Arkadaşlarım sigara dumanı olduğunu söylediler.Bizim öğretmen içmez dedim.İçiyor diye bağırdı birisi.Siz sigaranın kötü bir şey olduğunu söylemiştiniz.Öğretmenler sigara içer mi öğretmenim?Hem bize niye içmeyin diyorsunuz kötüyse.Sınıfa girince beni alnımdan öptünüz,saçlarımı okşadınız,temiz olduğum için.Arkadaşlarımın çoğu koşuyor, terliyor,kir pas içinde sınıfa giriyor.Onlar öpülmez mi öğretmenim? Ayşe'nin kafasına vurdunuz senin aptal kafan bir şey almıyor diye.Öğretmenim Ayşe'nin kafası vura vura mı aptallaştı diye düşündüm dün.Hani sınıfın hepsi zekiydi.Bizler büyük adam olacaktık.Sınıfa girince bağırmasanız,biz oturmaz mıyız öğretmenim?Ama ben otururken bağırıyorsunuz, herkes bana bakınca küçük düşüyorum.Tamam bizler küçüğüz ama, Atalarımız küçüklere büyüklermiş gibi davranın; kibar, sakin, konuşarak demişler...Bilmiyorum öğretmenim...Bilmiyorum...Bu sorular yüzünden derslerime çalışamıyorum...benim ders algım nerde öğretmenim...ben nerdeyim...

Ama yine de sizi çok seviyorum...Çocuklar unutur her şeyi...geleceğim sizin elinizde...
Başa dön
mhmt
Yazar


Kayıt: Oct 24, 2007
Mesajlar: 222
Nereden: Denizin Kıyısından

MesajTarih: Çrş Arl 12, 2007 12:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir çocuk olarak yazıyorum... Evet ben kimine göre çocuğum daha bazen de eşek kadar adam oldum ama hala çocuğum.... ya ben neyim? Karar verin artık!

Çocuksam gideyim arkadaşlarımla oynayayım! Koşturayım, terleyeyim, erik ağaçlarına çıkayım...
Eşek kadar adamsam karışmayın bana! Aileme ve siz toplumuma karşı sorumluluklarımı yapıyorsam adamsam karışmayın!

İnsanları mutlu etmekten zevk alırız ya çocukları o kadar kolay mutlu edebiliriz ki... vereceğimiz bir şeker yada vereceğimiz bir harçlık onların o tertemiz yüzlerini öyle güzel güldürüyor ki... Büyüklerin gülüşlerindeki sinsilik ve içten pazarlıkçılık yok onlarda... içleri ney ise dışları da odur çocukların.

ANLAM-SIZ’ ın bahsettiği yarışma saçmalıkları çocukların eğitim-öğretim hayatında da büyük paya sahip… Çocuklarına “bak ayşe 90 almış ama sen!”, “matematikten kalmışsın senden başka bu notu alan var mı?”, “senin ne eksiğin var” bunların hepsini duydum ailemden. Duyanlarda çoğunlukta diye tahmin ediyorum. Benim matematiğim sıfır olabilir ama bu geri zekalı olduğum anlamına gelmez. Saatlerce başına oturup çalışsam ben onları da geçerim.
Okul her şey mi?
Önemli olan ahlak değimlidir?
Ahlaksız olup matematiği 100 olan birisi!, güzel ahlaklı olup da matematiği 0 olan birisi!
Ahlaksız olan zaten en başında kaybetmiştir, isterse zehir zemberek olsun benim gözümde HİÇtir.
Çocuklarımızın ilgi alanlarını tesbit edelim ve ilgi alanları olan meslek liselerine yönlendirelim bence. Yada en azından bırakalım da gitsin ilgi alanlarına giren yerlerde çalışsınlar tatillerde… Hepimiz biliyoruz ki çalışmak ayıp değil!
Başa dön
08parpali
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Feb 23, 2007
Mesajlar: 587
Nereden: İstanbul'da bir sokak başı kaldırım kenarı

MesajTarih: Çrş Arl 12, 2007 12:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Evet, ben de yarışlara katıldım ama başarısız bir yarışçıydım. Kime göre başarısızdım? Bir başkasına göre. Beş parmağımız bir birine benzemez deriz ama beni başkalarına benzetmeye çalışırlar.

Ailemiz çocuklarının daha iyi daha güzel olmasını istediklerinden onları yarıştırırlar. Ve bununlada kendilerine övünç sağlarlar.

Ah desinler desinler...
Kebap yesinler
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Çrş Arl 12, 2007 11:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yazarlarda öğretmen olabilir.Yazar öğretmenin kendisine öğretmen denmesi için,İzzetbegoviç'in dediği gibi önce gökyüzünün öğrencisi olur, yeryüzünün öğretmeni olmak için.Öğretmen yıkıyorsa tüm mazeret terazilerini, vardır sınıfında belki.Yapıyorsa özeleştiri sürekli,işte o zaman yaklaşır öğretmenliğine.6o 80 100 ne fark eder hepsi benim memleketimin çocuğu.Ki 85 öğrenciyi de gördüysek.Ahlak öğretir öğretmen öğrencisine, seslenir kalabalığa, tüm öğrencilerini adam eder, yarıştırmaz onları, at değildir, onlar insandır. eğitimini alan niye yarışsın ki; zaten o eğitimli öğrenci hedefine ulaşır.Bu satırların sahibi de öğretmense...24 saat mesleğini taşıyorsa kalbinde...Vermeli öğrencilere hakkını, yoksa bulmalı başka meslek...
ANLAM-SIZ ülkedeki çocuklara yapılan cinayeti çok iyi anlatmışsın...
Başa dön
mhmt
Yazar


Kayıt: Oct 24, 2007
Mesajlar: 222
Nereden: Denizin Kıyısından

MesajTarih: Prş Arl 13, 2007 12:22 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yagmuradasi demiş ki:
Evet çalışkan öğrencileri daha çok seviyoz.


Artık konuşmanın gereği yok hem de hiç!
“Sen çalışkansın ben seni görmezden gelirim.”
“Sen ders çalışmıyorsun sus pus oturacaksın! ”

Bunları yaşadık biz… Ayrımcılığın her rengini de gördük. Ayrımcılık yapmayan tek hocam Şükran SELÇUK’ tu…
Ellerinden öperim öğretmenim.
Başa dön
ANLAM-SIZ
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 852

MesajTarih: Prş Arl 13, 2007 1:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben marangoz olmalıydım. Odunlara şekil vermek güzel bir iş. Küçükken hep böyle şeylerle uğraşırdım. Küçük kız kardeşime öyle oyuncaklar yapmıştım ki...

Çalışkan öğrencilerin daha çok sevileceğini fark etmem her şeyi alt üst etti. Ailem, komşular, öğretmenlerim beni çalışkan bir öğrenci olduğum zaman daha çok takdir edeceklerdi. Kimse yaptığım oyuncaklar yüzünden aferin bile demezdi. Aslında bu düşünce, benim de pisliğe ne kadar erken bulaşmış olduğumun göstergesidir. Bu yanlış tasavvur uzaklaştırmıştı beni marangozluktan. Asıl "desinler"e ben önem vermişim demek. Çocuk aklımla bile kandırmışlar beni. Ortalamanın isteklerini baş tacı yapıvermişim daha o yaşlarda. Aklımı başımdan etmeleri dediğim bu, aklımı başa koyduğumu sanmam bundandır işte. Daha kaç kez, kaç ayrı konuda aklımı başıma koymak düşüncesiyle aklımı başımdan ettim kim bilir.

Aklı başında bir öğretmen öğrencilerini yarıştırmaz, eğitir elbet.

Bu aklı başında olmak veya olmamak kimseyi kızdırmasın sakın. Çünkü bu durum hepimizin başında büyük mü büyük bir bela olarak yeterince yer etmiş durumda.
Başa dön
muhammet01
Yeni Üye


Kayıt: Nov 04, 2007
Mesajlar: 31

MesajTarih: Pzr Arl 16, 2007 11:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Varmı elleri temiz olan?
Evet var! Ben çocuk çamurlu ellerim temiz benim,
Çamurlu elbiselerim temiz benim,
Çamurlu ayakkabılarım temiz benim,
Niye mi temiz?Bulaştırmadım onları kokuşmuş fikirlere,
Ve yine el uzatmadım en kıymetlilire,
Ayakkabılarım mı niye temiz?
Çünkü ben kaçmadım benim olandan...
Başa dön
Karamizrak
Yeni Üye


Kayıt: Sep 15, 2007
Mesajlar: 37
Nereden: KIRŞEHİR

MesajTarih: Cum Şub 22, 2008 3:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Okudum yazıları. Güzeldi hepsi de...
Başa dön
sabandal
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2006
Mesajlar: 727

MesajTarih: Cum Şub 22, 2008 8:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Küçük kızım aynaya bakıp bir şeyler konuşup mimiklerine bakıp spikercilik oynuyor. O kadar çok kelimelerle oynadı ki, artık başka kelime bulamayınca BİŞEYLER, BİŞEYLER, BİŞEYLER dedi durdu.Demek ki "bişeyler" kalimesinin çok şeyler anlatmasını istiyordu. Onun minik dudaklarından dökülen bu sözcükleri yerim, yerim ,yerim..
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok BÜYÜK BİRADER BİZİ GÖZETLİYOR! kukulkan Vesaire 4 Pts Ekm 29, 2007 1:38 am
Yeni mesaj yok Büyük Taarruz Belgeseli zulal_aydin Duyurular 0 Prş Ağu 30, 2007 10:43 am
Yeni mesaj yok Yıllarca saklanan büyük skandal sabandal Güncel Olaylar-insanlar 2 Pzr Tem 01, 2007 5:27 pm
Yeni mesaj yok Büyük Güçlerin Yükseliş Ve Çöküşleri Poe Okunası Kitaplar 0 Çrş Hzr 13, 2007 1:47 pm
Yeni mesaj yok Davos'ta büyük kabül Poe Güncel Olaylar-insanlar 1 Pzr Oca 28, 2007 11:04 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke