Biz, başka işleme gerek duyarak toplamın dışında kalanlarca, başka bir toplam oluşturarak insan olma birlikteliğini bölen, böylece insani bir tavır sergileyenlerin karşısında durarak, insanlığın şansı olma iddiası güden ve yine insani bir tavır sergilemiş olan (diğer taraftaki) kutubuz.
Burada yazılanlara baktığımızda, millet olmak için tek başına ne karakter birlikteliğinin, ne kültürün, ne de etnisitenin temel oluşturmadığı sonuç olarak önümüze çıkmış görünüyor.
Bu konuda önümüzdeki en büyük engelin ise karşılaştığımız dayatmalar, şartlanmışlıklar olduğunu anlıyoruz. Ben Türk'üm dediğim zaman adam alınıyor demek ki, ben de laz'ım diyor. Bize dayatılan bir Türklük tanımının ağır bastığı belli. Bir numara çekilmiş ve geçerliliğini sürdürmekte.
Biz kim olduğumuzu karşımızda duran, bize gösterilmiş olan bir takım şartlanmalardan sıyrılmadıkça çözemeyeceğiz anlaşılan.
Şartlanmalardan sıyrılmanın yolu da, bu şartlanmaların ne olduğunun fark edilmesinde gizli. Şartlanmışlıkların bilinmesi kendimizi tanımamız açısından oldukça önemli bir adımdır. Eğer Türkiye bizim için önemli ise bu adımı atmak zorundayız.
Şartlanmalarımızı bir bir açık etmek zorundayız. Bunu kendi kendimize yapmamız zor olsa gerek. Ama birbirimize bakarak bir şeyler çıkarabiliriz.
En son ANLAM-SIZ tarafından Prş Tem 31, 2008 9:16 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
'Biz, yalnızlığın çırağıyız.' 'Bu sözün sözler içinde bir yeri' olmalı. 'Biz'im kim olduğumuz hakkındaki bilgiyi tevarüs etmek gibi bir şansımız yok gibi görünüyor; eğer miras aldığımız şey sıhhatini muhafaza edebilseydi bu gün bizler de ' biz kimiz' sorusunun muhatapları olmayacaktık. Yalnızlığımızın çırağı olduğumuz sürece, bu yalnızlığı unutmak ve bu vesileyle bertaraf etmek adına 'biz'ler üretip duracağız. 'Biz' yok ben varım, 'biz' yol niyetiyle yürürken yolda rastlaştıklarımızın toplamından başka bir şey değil.
'biz' yol niyetiyle yürürken yolda rastlaştıklarımızın toplamından başka bir şey değil.
Biz, yürünülecek bir yolun var olduğunu haykıranlarız. "Yol"un var olması "biz"in var olduğunun kanıtı. Biz ancak bu yolda yürürsek biz olarak kalabileceğiz. Yoksa "biz" ortadan kalkacak. Biz yok olacaksak, yol da yok olacak.
İçimizden geçenlerin, içinize dokunması yazılanların bir yerlere uğradığının sağlamasıdır. Aynı yerlere bakmak, aynı yerden bakmaktan daha verimli. Biz kalabilmek dileğiyle...
Bu soru ne için sorulmuş bir soru? Tek tek bir takım özellikler ortaya konularak bir şeylere ulaşmak mümkün olabilir. Fakat, yeterli ve doğru bir şeyler olur mu bunlar, bilmiyorum.
Bu yüzden konuya biraz daha netlik kazandırarak yenilemek gerekliliğini hissettim.
Türkiye'de yaşayan insanlar kimlerdir? Burada bir millet var mıdır? Bu iki soru birlikte sorulursa daha sarih bir şeyler çıkabilir ortaya.
Türkiyede yaşayan insanlar kimlerdir sorusu belki de bir hatırlatma sorusu olacak. Belliki geniş çerçeveli bir hatırlatma sorusu bu. Bir milletin varlığından söz edebilecek miyiz, o da ortaya çıkacak.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız