Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 104 Üye Adayı ve 6 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Kahverengi Palto


Kahverengi Palto

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şiirleriniz
Yazar Mesaj
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 569

MesajTarih: Pts Ksm 26, 2007 9:43 pm    Mesaj konusu: Kahverengi Palto Alıntıyla Cevap Ver

Tanrı biz uyurken ıslattı sokakları
Yorgun ensemde göllendi karanlık aktı aktı
İçimin on altı parmağı alev aldı

Gözlerimi ateşten yıldızlara koştursam
Firuze taşına siyahlar dadanır
Babam kucağına almış on altı taşı
Hangisi Yusuf, hangisi yaşam kuyusuna atılır


Bir uğultudur sadece geçenin kapıda kilidi
Telaşla koşarken ben evime pencereden.
Haydi, sakla domates çürüğü raflarda sessizliği
İçimin kedileri dökülür belki
Haydi, sökül geçmişin dişlerine yapıştırılan
Altın kaplama anılardan.

Kahverengi paltosunu giymiş babam
Dizlerine kadar yalnızlık içinde


Ayak topuklarıma yapışan korkular
Uzayan yola yedirir kendini
Gölgesi başımın yere en yakın durur
Niçin öyleyse seyrederim tutkuyla
Yüzümde beliren kahverengi çilleri

Babam hala kahverengi paltosunu sever gülerken
O gülerken
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 948

MesajTarih: Sal Ksm 27, 2007 2:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ne güzel, ne sıcak bir dil kullanmışsın. İmrenerek okudum.
Başa dön
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 569

MesajTarih: Sal Ksm 27, 2007 3:59 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

kukulkan, teşekkür ederim yorumunuz için.
Başa dön
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 569

MesajTarih: Pts Arl 31, 2007 6:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

KARAKALEM GÖLGE

kapak resimlerini çiziyorum geçkin dizelerin
kalem oluyorum, ezberlenmiş ağıtların boyun bağı
günü yaşayanların teninde biriktiriyorum
alışılmış sözlerimin ilk halini.
“a” diyorum
sesimin çok ötesinden
günün kutsanmış zamanına değiyor dilim.
kocamış kamburuma yığılıyor gerçeklik
ve bileklerinden kesiyor dörde bölünen gölgemi.

oysa,
çılgın atların yelesinden doygun toprağa
kaktüs çiçeği, elma rengi, yeşilin ezberi birikir.
sırtını vermişin kucağında iğreti durur tapınılan
hüznün öbür yüzünde çırpınarak sabrım.

Gölgedir asırların çizgileri avucumda
yapışır yarım sıcak düşle resmin içinde.
Dileğimin tam ortasında
bağdaş kurmuş karakalem bir gölge.

Yaşayacağım yer burası
Evet, tam burası.
Başa dön
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 569

MesajTarih: Pts Arl 31, 2007 6:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ANNEM

“susun, dünyanın sesini dinleyin”
derdi annem, daha ben çok küçükken
iki dudak arasına kapanırdı etten sessizlik.
tortusuz geçmişimdi
durmadan tarardı saçlarını çocukluğumun
ergenliğime dümdüz bir çizgi olurdu annem.
kaçamazdım hiçbir zaman sandal gerçeğiyle
kağıttan uzaklara
kaçamazdım,
soluklarıma geceden resimler çizerdim kapısız
yeni çizgiler eklerdi annem alnımın düzgün ovalarına
büyümüşlüğümün çiçek desenleri dökülürdü eteklerime

emekleyen yanlarıma çıraklar yetiştirir zaman
zaman, alevlerle besler kavruk yenilmez güz güneşini.
nasır tarlasıdır annem avuçların
yaşam doğurur
gaz lambasına örtüler giydiren turuncu bir alev
dikiş makinesine yatırılan kumaşın pilisidir…
bir mürekkep damlasıdır artık masalların
kurur ve terkeder buruşuk sayfalarını belleğimin.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Şiirleriniz Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke