Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 132 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Düşsel MonologLar


Düşsel MonologLar
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18 ... 25, 26, 27  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel
Yazar Mesaj
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Prş Arl 13, 2007 11:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kelimeler yalnız kalmışlığın yasını tutmakta.
Kendilerini azat edecek efendisini beklerken,
hangi sessizlik onların varlığından daha özgür olabilir.
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 948

MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 1:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Eğer bir geleceğimiz olmadığını bilseydik, gelecek için ne yapardık? Geleceğimiz olmayabilir diye yalnızca bu anı yaşamak tatmin eder mi insanı? Bilemiyorum. Geleceğin olmadığı düşüncesi (korkusu) ile yalnızca bu anı yaşama saplantısı kadar muğlâk bir gelecek için bugünü ıskalamak da yanlış geliyor bana. Sürekli bir şeyler karalayıp atmak yerine bir kitap yazar gibi yaşamak daha anlamlı bence... Bırakalım öykümüz yarım kalsın, hedefimiz öyküyü bitirmek değil, iyi bir öykü yazmak olsun. Her “satırı” yaşanılan andan oluşan ve “bütünü” bir ömrü anlatan -eksik de olsa- bir öykü olsun yaşamımız, bize özgü bir öykü olsun. Bizim öykümüz…
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 331

MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 11:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Gece uyurken, görünmez bir el, dürtmeden uyandırdı beni.
Doğrulduğum an; sanki bedenim birbirine yeni çatılmış gibi,
taze ve acemi.
Tüm azalarım, henüz birbirine yabancı ve uzak.
Yeni gelmiş bir birlik, oluşmamış dirlik ve tedirginlik.
Ruhum ise sanki bin yıllık bir yolculuktan yeni gelmiş
ve hep benim.
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Cmt Arl 15, 2007 11:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Doğmuş olmanın masumiyetine büründüğünde ben olmayı anlamıştı.
Hiçbir şey rahatsız edemezdi artık.Ne canavarın dişlerini ensesinde hissetmeyi,
ne de dumanlı görünen cılız olan öncesi ve şimdiden öncesi.Şimdi -sonrayı- keşfetmişti.
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 331

MesajTarih: Pzr Arl 16, 2007 12:03 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ÖLüme Düş

Hayatta, hiçbir şeyin provasını yapmamış.
Her şey o an ne getirdiyse,
o olmuş.
Gelenler ne getirdiyse,
giderken de onu götürmüş.

Provası olmayacak şeyin provasını yapmak istemiş,
ölüme yatmış.
Önce, yerinde hızla dönen bir küre gibi uğunmuş,
bu uğunma, onu almış mezarlığa götürmüş.
Şekilsiz ve sıfatsız iki adam, bunu toprağın altına koymuş.
Tüm olanların farkındaymış ama hiçbir şey yapamıyormuş.
Her şey gözsüz bir görme, sınırsız bir duyma imiş.
Beklemişler.
Ne kadar beklediklerini onlarda bilememişler.
Mekan hiçmiş, zaman yokmuş.
Bir ses, yerin içindeki tüm ağırlığı dışarı fırlatmış,
tüm gözlerde, sadece şaşkınlık varmış.
Gözünü ovuşturan doğrulmuş.
Önceden davet aldıklarını hatırladıkları
devasa bir meydana sel gibi akmışlar.
Yer yeni,
ama yüzler eskiymiş.
Bir ses: İhtiyarı çağırmış
ihtiyar öne çıkmış
ne istediği sorulmuş
“merhamet”, demiş
diğer hayatına bakılmış
hiç “saçının okşanmadığı”, tespit edilmiş.
Sonra bir kadın çağrılmış,
kadın öne çıkmış,
ona da isteği sorulmuş
“sevgiye tünemiş ilgi”, demiş
hayatına bakılmış
hep “yok sayıldığı” görülmüş.
Bir çocuk çağrılmış,
çocuk öne çıkmış,
ona da isteği sorulmuş
çocuk “hiç” demiş
hayatına bakılsa da “hiç” dediği için hiçbir şey tespit edilememiş (bu en isabetli tespit olmuş).
sonra bunu çağırmışlar,
öne çıkmadan, kalabalığın arasından: “dilini istemiş”

Uyanmış, avucunda toprak varmış.
***
Orda, herkes eksiğini istemiş
ama orda, buradan eksik kalan değil,
burada -iyilik uğruna- kaybedilen verilirmiş.

Ölüm; yittiğin
ve yitiğini bulduğun yermiş.
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Pzr Arl 16, 2007 12:23 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yaşam düşlüyorum,

Elimde avucumda yok bir şeyim,
Önceleri üç beş kuruş para,
bir valiz, bir kulpu.
Çalıştığımı sanıyordum,baktım olmadı.Nasıl doyurabilirdim; işkembeyi.
Bir biletçinin önünden geçerken,anasını satayım;ya çıkarsa...
Milyar, bin olmuş az para verdiklerini sandım.
Otuz daire, yirmi araba...Vay be, ancak sığarım.
Sığdım doldurdu beni, boşaldığında çuvalım,şeytanı arıyordum her yerde...
Bu kadar eğlence sürer mi?
Ver ulan bana söylediklerini!
Bir kahkaha...bir acıma...Her söyleneni yapan aptal! Aklın nerdeydi?
Al sana bir kefen...Yeter her şeyine.
Giymezsen kefenini.Giydirirler kefenini.
Al zenginlik sana,aradığını şimdi mi buldun?
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Çrş Arl 19, 2007 1:31 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Önce Aşk vardı. Sonra Ölüm ona aşık oldu. Aşk kovuldu en güzel bahçelerden. Ölüm suç işledi çünkü. Tek suçlu Ölümdü. O gün küstüler birbirlerine. O günden sonra da aramaya başladılar birbirlerini. Başkaları oldu hayatlarında ama hep birbirlerini düşlediler. Ölüm Aşk'ı . Aşk Ölüm'ü.

Ne zaman kavuştularsa tamamlandı sanki bir düş.
Ne zaman çıkardılar o halkayı parmaklarından uyandılar sersem gibi bir düşten.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Çrş Arl 19, 2007 10:24 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ölüm bir gelin kadar güzeldi. Hep süzgün ve suskundu. Yalnız gözleriyle konuşurdu. Herşeyi anlatıveren gözleri vardı. Bazen yemyeşil bir nehir duruluğu, bazen simsiyah bir kuyu karanlığı. Bazı zamanlarda masmavi bir sonsuzluk, bazı da kahverengi bir ağaç gölgesi.
Ölüm böylesine güzeldi de gözleri tek Aşk' ı arıyordu. İlk o söylemişti aşkını Aşk'a. Bu güzel biri için hele hele Ölüm gibi güzel bir varlık için çok inciticiydi.
Aşk ise yağız bir delikanlıydı. Ölümün aksine coşkuluydu hep. Aklıysa beş karış havalarda. En rezil duygulara da büründürebilirdi. En ulvi duygulara da. Torbasından herkese umut dağıtırdı. Aşk'ın gözleri de güzeldi ama Ölüm kadar net bakamıyordu.Göremiyordu belki de. Yakıcı gözleri vardı. Kimisini ateşin kırmızılığına çeker. Kimi hamları da pişiriverirdi ateşinde. Herkes te gözü vardı ama Ölüm'e başka bir bağlıydı. Ölümün güzelliğine kayıtsız kalamazdı. Şimdiye kadar gördüklerinin en güzeliydi.
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 440

MesajTarih: Çrş Arl 19, 2007 10:29 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ölüm mü bekledi Aşk' ı sessizce köşesinde yoksa Aşk'ın peşinden mi koştu tüm gururunu ezerek. Bilinmez.

Aşk mı kimseye yar etmemek adına ölümü ertelemişti yoksa peşinden bilerek mi sürüklemişti daha fazla aşk için. Bilinmez.

Ölüm Aşk'a sırılsıklam. Aşk Ölüm'ü bekliyor. Birlikte tamamlanmayı. Koyun koyuna yatacakları geceyi.
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 331

MesajTarih: Sal Arl 25, 2007 9:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tüm konuşmalarım,
aramızda uzaklık hissi doğuran
bu yabancılığı kaldırmak için.
Lakin,
konuştukça yabancılığımız daha da artıyor.

Hiçbir şeyimiz değilse bile
bu yabancılığımızda mı kardeş değil?
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 331

MesajTarih: Sal Arl 25, 2007 9:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sanayiden gelen sesler;

- Usta!
- Söyle!
- Biz bu arabaları tamir ediyoruz ya?
- Ee
- Müşterilerin gönüllerini niye tamir ediyoruz?
- Her mesleğin asli işi; gönül tamir etmektir oğlum.
Hayatın evi, gönül arsasına kurulmuştur.


- Usta!
- Söyle oğlum.
- Biz hep eskimiş, kirli paslı bu elbiseleri giyiyoruz ya?
- Eee
- Biz ikinci sınıf insan mı oluyoruz?
- Allah katında, bir tek kir vardır, o da ruhta bulunur.
Zaten başka hiç kimsenin bir katı yoktur, hepsi vehimdir.
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 331

MesajTarih: Sal Arl 25, 2007 10:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

o kadar doğru bir söz söyle ki, cesaretle söylenmesine gerek olmasın....

o kadar dokunaklı bir hayat yaşa ki, güzel olmasına gerek kalmasın...

bilgiden çok anlayış...zarif bir basitlik...ifade dolu bir sessizlik...

kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçak gönüllülük...
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 331

MesajTarih: Sal Arl 25, 2007 11:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dil, imkansızlığa dönüşmeseydi
hiçbir mecaz, beni ayartmayacaktı.

Dil:Boşluk
Mecaz:Sis
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Çrş Arl 26, 2007 1:01 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Gerçek olan: Yazdıkların
Mecaz olan : Anladıklarım
Aslolan : Her şeye hakkını verebilmek
Olan : Varlığını anlamak
Başa dön
Diaspora_Hedonist
Yazar


Kayıt: Jul 18, 2007
Mesajlar: 331

MesajTarih: Cmt Arl 29, 2007 12:14 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

düş; kim olduklarını benimde bilmediğim kahramanlarımın içimde yaptıkları gayrı resmi geçit. la zaman la mekan.

- sel; kahramanlarımın soğumuş ayak izleri. hatırda kalan.

- mono; yalnızlığın, dolaşık kalabalığı. insan, kendinde kendine doğar; kendinde kendine batar.

- log; meramın, kelama dönüşme sancısı. sayıltı. safsata.

- Lar; damlanın okyanusa dair özü. hiç biri diğerine benzemeyen karışık ayak izLeri. siz. biz. onLar.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18 ... 25, 26, 27  Sonraki
17. sayfa (Toplam 27 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke