Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 133 Üye Adayı ve 8 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Askerlik Hatıraları
 Deney Faresi
 YORUMSUZ
 Agit
 yazarken ben
 HAZIR CEVAPLAR
 Magazin
 FİLİSTİNE SES OL...!
 LAY LAY LOM
 Değersizleşme
 GARİPLER MEMLEKETİ
 Tarih Üzerine
 Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı: Değerlerin Sorgulanması
 CAN KIRIĞI
 Sahi ne vardı bir de?
 Başlık koyamadım.Bir başlık tavsiye ederseniz sevinirim.
 2009
 SERÇENİN ÖLÜMÜ
 Çocuklar hıçkırır anneler ağlar (Filistin)
 ANNABEL LEE

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
TRT
Sabah
Hürriyet
Milliyet
Radikal
Taraf
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Hiç Ağlayan Hayvan Gördünüz mü?


Hiç Ağlayan Hayvan Gördünüz mü?

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Vesaire
Yazar Mesaj
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 575

MesajTarih: Cum Ksm 23, 2007 5:14 pm    Mesaj konusu: Hiç Ağlayan Hayvan Gördünüz mü? Alıntıyla Cevap Ver

Ben gördüm...
Hatta hala ağlıyor, bağıra çığıra. İki kangal köpekten biri öldü geçen hafta. Zavallı köpek kendine gelemedi bir türlü. O da ölecek diyorlar... Öyle diyor sahip... Elden ne gelir... Gelen elden mi gelir?

Bir gece yarısı hayvanın feryadından hepimiz balkonlara doluştuk. Ağlayanın kim olduğunu ayırdetmeye çalışıyordu mahalleli... İnsan mı? Hayır, hayır insan olamaz, peki bu ses kimden geliyor?

Sesin sahibi dilsiz bir köpek...
Yardım edilebilinir mi?
Elbette
Ama nasıl?
Bir torba soru işareti...

O, hayat arkadaşının yasını tutuyor belli ki...


En son care tarafından Sal Arl 18, 2007 4:48 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
zeytinagaci
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Mar 08, 2007
Mesajlar: 575
Nereden: kocaeli

MesajTarih: Cum Ksm 23, 2007 8:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dedemin bir tavuğu ve bir horozu vardı. Horoz öldükten sonra tavuk hiçbir şey yemedi, yürümedi, ses çıkarmadı. Çok geçmeden öldü o da.

Heralde eşinin üzüntüsünden dediler.
Başa dön
mhmt
Yazar


Kayıt: Oct 24, 2007
Mesajlar: 222
Nereden: Denizin Kıyısından

MesajTarih: Cum Ksm 23, 2007 9:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bende gördüm!
Rahmetli kuzenimin köpeği... efe
Kuzenim 9 temmuz 2005 tarihinde Hakkari/çukurca da aracın uzaktan kumandalı mayın ile patlatıldığı sırada şehit olmuştu.
Ankara'da oturuyorlardı şehit olduğundan 4 gün sonra, evde mutfakta oturuyorduk teyzem diğer kuzenim ben ve aileden bir kaç kişi daha efe geldi teyzemin yanında durdu ve birden iki ayağını da masaya koydu gözlerinden yaş akıyordu ve 2-3 dakika ön ayakları masanın üstünde gözlerinden yaş gelmeye devam etti...
Dilim tutuldu...
bir şey diyemedim işte bu köpek ülkemizde yaşayıp da ülkemizi bölmek isteyen köpeklerden daha şerefli dedim kendi kendime...
Başa dön
peruza
Yazar


Kayıt: Aug 19, 2006
Mesajlar: 472

MesajTarih: Cum Ksm 23, 2007 10:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir kuzu bilirim köyde annesi ölünce bir başka koyunu anne belletmişler ona, sütü var diye. Meğer onun da yavrusu yaşamamış.
Olay gözümün önünde oldu. Tam bir koyun klasiği; küçük sürü içinde birinin paniklemesiyle hepsi birden yola doğru pervasızca koştu ve koyuncuk bir kamyonetin altında kaldı. Maalesef ölmemişti koyuncuk ama organları dışarı çıkmıştı. Usul usul ağladı can acısıyla. Ama asıl kuzucuk... dört dönüyordu etrafında anasının. Ne çok yaklaşabiliyordu ne uzaklaşabiliyordu. Acısı sesinde yakarış gibiydi. Konuşuyordu sanki "medet" diyordu "annem" diyordu "ne oldu" diyordu "ben anlamadım" diyordu.
Şimdi o kuzucuk akranlarına göre daha bir olgun halli midir, onun sütünden yapılan yoğurt daha bir leziz midir acaba(!)
Hülasa acı insana yakışıyor da, hayvanlara kesinlikle hayır.


En son peruza tarafından Cmt Ksm 24, 2007 10:45 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
yasemin111
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 754
Nereden: ...

MesajTarih: Cum Ksm 23, 2007 10:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aynı akvaryumda yaşayan iki balıktan biri öldüğünde diğeri ağlamış mıydı bilmiyorum ama o da çok yaşamadı.
Başa dön
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 575

MesajTarih: Cum Ksm 23, 2007 10:38 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hayvanların acı çekerken ağlamaları, insanlarda olmayan bir çaresizliği resmeder. Belki bana öyle geliyordur. Ama insanlar acı çekerken, yas tutarken bir başkaldırıyı her zaman yanceplerinde taşırlar. Cepleri karıştırana bir şamar gibi indiriverirler ansızın...

Ama hayvanlar öyle mi? Onlar başlarına gelene bir anlam veremezler ama ağlayarak şaşkına çeviriverirler bizi.

Hiç unutmam, yavrusunu karnında taşıyan bir ineğin ayağı araba kapısına sıkışmıştı. Hastaydı ve iyileştirilmesi için başka bir yere götürülmesi gerekti. Bütün acısına rağmen, yüzü gözyaşları içerisinde öylece duruyordu. Hiç ses çıkardığını duymadım, sadece inliyor ve ağlıyordu.
Ben de ağladım...
Başa dön
warlord
Yazar


Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 168
Nereden: Oradan, buradan, her yerden...

MesajTarih: Cmt Ksm 24, 2007 4:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Komşumuzun atı vardı. Çok kötü döverdi. Defalarca hayvanın gözlerin yaş geldiğini görmüştüm.

Komşuma ne mi oldu?

Ele düştü sürüne sürüne öldü
Başa dön
YAZARIM
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1379
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pzr Ksm 25, 2007 3:35 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

DEDEMİN KÖPEĞİ

Dedem hurda alıp KOÇ' a satardı. Taşlıtarla' nın en zenginlerindendi o zamanlar. Devlet bankasının müdürü dedem parasını bankaya yatırsın diye yapmadığı yalakalık, atmadığı takla bırakmazdı. Dedem...Evlatlarından çok Co' yu severdi. Kasaptan aldığı etle beslerdi bu kara ve sadık köpeği. Arka bahçede bağlı olduğu halde bahçe kapısını açan yabancının kokusunu alır ve anneannem gelene kadar havlardı.

Bayramlarda korktuğumuz halde arka bahçeye gider, duvarın köşesinden ona gizlice bakardık. Bizi göre gizlice...Bizi beklerde kerata, başlardı havlamaya, kaçardık anneannemin eteklerine...

Hurda işini arka bahçede yapmaya başladı dedem. Bizim şoparlar hurdaların içine taş koyardı. Dedemi uyardığımız halde tartıdan kaçmaktan korkardı.

Kalbi yavaş yavaş kondisyon yitiriyordu...Çarşamba pazarının kurulduğu gün ki pazar evlerinin önünde kurulurdu, meyhane arkadaşlarını görmeye diye yola koyuldu. Bir kaç saat sonra Co avazı çıktığı kadar ağlamaya, ulumaya başladı. Pazar esnafı hayra yormadı. Çünkü o yıllarada meydana gelen debremi de Co haber vermiş ve mahallede dilden dile dolaşmıştı.

Co' nun gözlerinden yaşlar akıyordu...Anneannem herşeyi farketmiş ve beklediği kötü haberin gelmesini bekliyordu, çok geçmeden dedemin kalpten öldüğünü öğrenecekti...

Co, 1 hafta ağladı...Zaten yaşlıydı. Bir kaç ay sonra O' da rahmetli oldu. Dedem öldükten sonra mahallenin kabadayısı Co, hayata küstü. Duvara tırmanan ve ayvaları kopartan veletlere bile dönüp bakmadı. Co, çoculuğumuzun korkusudu. Sadık bir dost olduğunu anlamamızı ve korkularımızı gömmmize bu duyguları neden oldu.

Dedemlere ziyarete giderken ofsayta düşüp bahçe kapısından dalgınlıkla girişimizde peşimizden kovaladığını hiç unutmam.

***

GARİP

Bahçemize 7-8 çocuk sürüsü koşarak girdi. ''Hayırdır ne oluyor'' diye çıkıştık. Elinde sopa olan bir çocuk, köpeğinin odunluğumuza girdiğini söyledi. Yermiyiz be! ''Vermiyiz'' deyip kovaladık piçleri. Odunluğa girdik ve cılız, 6-7 aylık krem renginde bir sokak köpeğinin odunlukta korkutan titreyerek bize baktığını gördük. Kovalamaya çalıştık yok çıkmaz dışarı. Babamı bekledik...Bu sefer babam denedi, çıkmıyor hayvan. ''Bırakın hayvan kalsın'' demesine annem; ''kömür nasıl alacağım?'' diye çıkışınca ben kömürünü alırım yanıtı ile çözümü getirdi.

Annem başta sevmedi ama adını da annem koydu. Garip! Garip, hanımefendi olunca mahallenin delikanlıları peşini bırakmadı. Seri imalata başladı en kısa zamanda. İlk parti piyasaya sürülünce bakacak insan aradık. 5 yavrudan ikisi kayboldu üçüne bakmak bize kaldı.

Mahallenin kabadayıları azgın. Hergece köpek kovalıyoruz bahçeden. Hırlaşırlar, havlarlar, kavga ederler...Eee bizim zillide güzel kızdı hani.

Baktık kimse başa çıkamıyor bu olanlardan, sonunda Garib' i Belgrat Ormanına bırakmaya karar verildi. O zamanlar İstanbul' da su sıkıntısı yaşanıyor ve her hafta sonu ormanlardan bidonlarla su alınıyordu. Ormanda mangal ve rakı keyfi olmasa kimsenin su almaya niyeti de yoktu.

Sabah ormana gidilecek. Bu sefer su görevinin yanında bizim Garib' i bırakma işide var.

Garib' in gözlerindeki masum bakışları hiç unutamam. Biliyordu zilli neler oluyor neler bitiyor. Zorla kamyonete bindirildi. Kamyonetin arkasında bize bakarak ağlıyordu. Kulaklarını eğmiş yapmayın diyordu...

Her hafta su almaya giden babamlar bizide almaya başladılar. Rakı masasından kalan kemikleri Garib' e ellerimizle biz veriyorduk. Yavrularının sayısını hatırlamıyorum ama bir koloni kurmuştu...
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2193
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pzr Ksm 25, 2007 11:26 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir jokeyle yapılan mülakatı okumuştum. Birinci gelemeyen yarış atları ağlayabiliyormuş.
Bir de eskilerde izlediğim bir haber. Balıkesir'de sahibi tarafından kötü davranışlara, sopalara maruz kalan at denize atlamıştı. Yani intihar etmişti. Ama iyi insanlar tarafından kurtarıldı.
Başa dön
turuncu
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 27, 2005
Mesajlar: 517

MesajTarih: Pzr Ksm 25, 2007 5:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

cocuktum;
bayram -bicak-koyun
Başa dön
kinalikuzu
Yeni Üye


Kayıt: Oct 06, 2007
Mesajlar: 33

MesajTarih: Pts Ksm 26, 2007 12:30 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Gördüm. Lojmanda oturuyorum ve bu nedenle tüm apartmanda tadilat başladı kapılar pencereler aynı anda değiştirildi. Gürültüye hiç alışık olmayan, kedim Tarçın, birden kayboldu. Çünkü kapının o kadar açık kalmasına hiç alışık değildi belki birden şaşırdı. 8 gün sonra geldi ve o geldiğinde evde yoktum. Komşular almış içeriye. Bizi (oğlumla ben) görünce yaklaşık bir ,birbuçuk saat konuştu ve ağladı. Miyavladı demiyorum özellikle çünkü insanca olmasa bile kendi diliyle konuştu ve ağladı.
Başa dön
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 575

MesajTarih: Sal Arl 18, 2007 4:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir kaç hafta önce hayat arkadaşını kaybeden köpek, şimdi mutlu mutlu havlıyor. Beklentimizi boşa çıkardı. İyi de oldu...
Başa dön
peruza
Yazar


Kayıt: Aug 19, 2006
Mesajlar: 472

MesajTarih: Sal Arl 18, 2007 11:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ne şanslılar sadece an'ı yaşıyorlar/ ne şanssızlar sadece an'ı yaşıyorlar
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Vesaire Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok ağlayan ve gülen yüzler mavisurgun Vesaire 3 Cmt Ekm 20, 2007 3:25 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke