Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 39 Üye Adayı ve 2 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Fazıl Hüsnü Dağlarca
 Bugün Sokağa Çıktım!
 Edebiyatta Dine Yaklaşımlar
 Kargalar ve Türkler...
 Çakallar ve Araplar
 William Street, birinci sokak
 KORKUYORUM
 NİCCOLO MACHİAVELLİ
 İç...
 Yarış
 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 Ayaklarının üstünde

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Eskizler


Eskizler
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18 ... 22, 23, 24  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kısa Öyküler
Yazar Mesaj
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pts Arl 03, 2007 12:20 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İşin en tuhafı da; kurulu bulduğun dünyada kendini önemli birisi sanman. Oysa hiçbirşeyi icat etmedin ve hiçbir şeyi de keşfetmiş değilsin. Gezinen bir gevezesin. Kendi mırıldanma ve homurdanışlarından başka bir şey duymadığını, kendinin var oluşuna bağlıyorsun. Oysa sen de, kınadıkların gibi bir görüntüsün.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Çrş Arl 05, 2007 9:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sahafta, düşmüş kitaplar
Şiirler, öyküler, romanlar
El açmış bekleşiyorlar
Ki lanetlenmiş bu el,
Kurgulanmamış bir ömürden artakalan.

Ve gelip geçen, geçip gidiyor
Gözleri çözülmemiş bir ayrıntı olaraktan
Kese kağıtlarından çıkmadan.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cum Arl 07, 2007 10:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir bakıştı dünya. Bütün yükü bundandı.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cum Arl 07, 2007 10:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çamurdan kaçmak için kaldırıma tırmanıp, orda ezilen
Küçük bir salyangozdan başka birşey değilsin sen.
Anlamına hiçbir yağmur tanesinin erişemediği.
Ve hiçbir şiirin erişemeyeceği.


En son Poe tarafından Cmt Arl 08, 2007 12:52 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
peruza
Yazar


Kayıt: Aug 19, 2006
Mesajlar: 471

MesajTarih: Cum Arl 07, 2007 11:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

poe, poe'ye kaçıyor. ( bu da eskiz)
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cum Arl 07, 2007 11:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Allah'ım! Senden Sana sığınır, Senden Sana kaçarım." - NFK

Amin.


En son Poe tarafından Cmt Arl 08, 2007 12:50 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cum Arl 07, 2007 11:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Şöyle bir hikmetli hikaye nakledildi biri psikiyatriste:
"Vaktiyle kırk yıllık evli bir karı koca yaşarmış. Koca, eşine biraz kötü davranır, onu kırmaktan çekinmezmiş. Yine de sevgili eşi, bütün bunlara yuvası, çocukları, hatta dini
imanı için katlanır, ses çıkarmazmış. İyi kötü günler böyle geçerken, bir gün adam, dehşetli bir rüyayla, gece yarısı, ter kana batmış bir şekilde yatağından fırlamış. Uyandığında eşini de uyanık bulmuş ve şaşırmış:
-Sen niçin uyanıksın? diye sormuş kendisine.
-Peki sen neden böyle korkuyla uyandın?
-Önce bana su getir de anlatayım.
Sonra suyunu içerken kana kana, anlatmış rüyasını:
-Rüyamda ölmüştüm. Hepsini gördüm. Beni bir örtünün arkasında yıkadıklarını, kefene doladıklarını, tabut içinde taşıdıklarını, sonra mezara verdiklerini. Üstüme toprak atıyorlardı ve nefes alamıyordum. Fırlayıp kaçmak isterken bir el ayaklarımı çekti. Onu göremedim, ama o benim hayatımı kurtardı.
Hanımı duyunca şaşırmış:
-Demek rüyamda mezardan çekip çıkardığım ölü sendin. Ben de kimi kurtardım diye düşünüyordum.
Sonrasında daha mutlu yaşadıklarına şüphe yok."

Psikaytrist düşündü, düşündü. Freud, Jung, Adler... Hiçbirinin tezine uymuyordu anlatılanlar. Üstelik anlatıcı, hikayenin gerçek olduğunu iddia ediyordu. Hikayeyi her dinleyen gibi derin düşüncelere gömüldü.

Vaktiyle dendi ama o vaktin şu günler olduğu da biliniyor artık. Yeraltı suları, yukarıdaki debdebeden uzakta, ezelden beridir böyle akıp gidiyor işte.
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Cmt Arl 08, 2007 12:46 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ne yana dönse uyuyamıyordu.Sabahtan beri yaşadıkları zihnini öyle meşgul ediyordu ki.
Yolda gördüğü siyah gözlü, pasaklı çocuğa şeker alması, ekmek alırken fırıncının dik bakışları ve ona gülümsemesi, trafikte kırmızı ışıkta çalan kornalardan ritim tutturması...Allahım ne büyüksün sen, her adımda bir hayrın var...Uykusu gelmişti...Rüyasında her zamanki deli gülmelerini görmüştü...
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pts Oca 07, 2008 8:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Lise yıllarından kalmıştı mesleği. Okulun masraflarını üstlenme zorunluluğu olarak bir cesaretle girmişti işe. Sonra zamanla alışınca, ve kendisine de alışılınca, bu iş meslek halini aldı. Fena da kazanmıyordu doğrusu. Ünlü bir lokanta zincirinin mağazasının önünde, yine aynı firmanın amblemli sandviç kostümünü giyiyor, gelene geçene el ediyordu. İşi sabahtan akşama dek buydu. O ilk gençlik yıllarındaki çekingenliği de zamanla toz olmuştu, çünkü bu turuncu kostümün içindeyken (kırmızı ve yeşil renkler de vardı üstelik) babasının bile kendisini tanımayacağından emindi. Yıllar yılları kovaladı ama o, lokantanın bir maskotu olarak oradan hiç uzaklaşmadı. Bazen kötü şakalara maruz kaldı -mesela sarhoş gencin birisi ısırmaya kalkmıştı-, bazen kötü havalarda, ağırlaşan kostümüyle bu işi yaptı ancak hiç pes etmedi. Yine de sosyal hayatından da geri durmuyordu. Ancak sabah sandviç olduğunda, hepsi geride kalıyordu. Veya akşam kostümü açtığında sandviçliğinden eser kalmıyordu. O kadar çok düşünceliydi ki, şu baş belası kostümün içinde pişirdiği düşüncelerini meslekten sonra, bir kitap haline getirmeyi tasarlıyordu. Kitabın adı da şöyle olacaktı: "Sandviç Adamın Yaşanmamış Hayatı". Derken bir gün üstünde kostümü olduğu halde bir bankanın otomatik para çekme makinasının başında, bir gazeteci tarafından görüntülendi. Olay, komik haberler kısmında yayımlandı, görüntüleri internette dolaşıma sokuldu ve kısa zamanda bir şöhret olup çıktı. Artık gazeteciler de, kendi deyimleriyle "sandvicin içindeki sosis" ile röportaj yapma peşindeydiler. Sandviç adam "şöhret şöhrettir" demedi. Duruma oldukça içerledi. Ve deniz kenarına koştu... Kıyıya vurdu kostümü. Yalnızca bir gazete, köşede küçük bir haber olarak verdi sonu: "Sandviç Adamın Yaşanmamış Hayatı."
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pts Oca 07, 2008 8:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

-Kimsin?
-Kimse değilim.
-O halde içeri girebilirsin.
Başa dön
mhmt
Yazar


Kayıt: Oct 24, 2007
Mesajlar: 222
Nereden: Denizin Kıyısından

MesajTarih: Pts Oca 07, 2008 9:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Poe demiş ki:
-Kimsin?
-Kimse değilim.
-O halde içeri girebilirsin.


İçeri girmekte geç bile kaldın Poe...

Seni tekrar burada görmek gerçekten beni çok mutlu etti... Bir daha ayrılmamak dileğiyle.
Başa dön
peruza
Yazar


Kayıt: Aug 19, 2006
Mesajlar: 471

MesajTarih: Pts Oca 07, 2008 11:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yediğiniz içtiğiniz sizin olsun
hatta gezip gördüğünüz de sizin olsun
hissettiklerinizi anlatın
ki kendimizi okuyalım.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cmt Oca 12, 2008 2:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ve ilaç kokuları. Ve içe gömülüş. Ve hayali doktor diyalogları. Ve açık televizyonun homurtuları. Ve çerçevelenmiş uyarılar, talimatlar... Ve kirli pencereden solgun havaya, çamların arasından görülen mat gökyüzüne Kafka'nın gözleriyle bakmak... Ve hastalıklı bir bekleyiş.
Başa dön
eylem
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 16, 2005
Mesajlar: 1244
Nereden: nereye...

MesajTarih: Cmt Oca 12, 2008 2:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

çünkü rüzgarın sukuneti kavurmaktan bıkmıştı. çöl kuma düştü. ismiyle kımıldandı. geçmiş çok yüzlü ve keskinliği galebe çalıyor. sesini fısıldadı; serap... sen hangi deh-ak'la yırtıp çıktın ki böyle savurmaktasın saçlarını. peşinden mi geleceğim sanıyorsun. bal rengi gözlerine, titreyen dudaklarına ve illede saçlarına... aldanmadım. utancım şahit, suya gömdüklerim de... bütün konuştuklarımı susarak bekliyorum.

çünkü geleceksin. tam ortasından geçeceksin uzayın, hatta zamanın. birer tablo gibi duygularım, ışığının kıvrımlarında oynaşıyor. serap bu... düşmemeyi becerebilecek miyim. kül olmayı diliyorum. giy-diril-diğim bu aşkın sadece 'serap' olmasından ürküyorum.

sesini kapattıkları lila mağarasının gönüllü bekçisiyim. bundan böyle yüklemsiz bir özneyim. sen benim dünyamsın. aşk-ı serap bu bilincin tersine çevrilmesi.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pzr Mar 09, 2008 2:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çocuk dedi:
-Kafam çok dolu.
Bilge dedi:
-Üç kere sıçra!
Çocuk sıçradı üç kere.
Bilge sordu:
-Bitlerin düştü mü?
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kısa Öyküler Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 16, 17, 18 ... 22, 23, 24  Sonraki
17. sayfa (Toplam 24 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke