Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 257 Üye Adayı ve 17 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 ah
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Paul ELUARD


Paul ELUARD
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> insanlar
Yazar Mesaj
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 12:03 pm    Mesaj konusu: Paul ELUARD Alıntıyla Cevap Ver

Güneşte yıkadıktan sonra yüzünü
Yaşama gereğini duydu kişi
Yaşama ve sevgiyle birleşme
Gelecekle birleşme gereğini.



«Ozan, esinlenenden çok, esinleyen kişidir.» Böyle diyor Eluard. Kendisi de esinleyen bir kişi oldu. Nedir esinlediği? Umut, özgürlük, yıkıntı uzmanlarına karşı kin. Ve aşk, kadın aşkı, bütün bunları simgeleyen aşk. İnanılmayacak kadar yalın, özentisiz bir şiir diliyle, inanılmayacak kadar etkileyici bir sevecenlikle insan kardeşliğini, insan güzelliğini akarsu duruluğunda, çocuk gülüşü inceliğinde duyup duyuran bir ozan.


Bütün mutlu kadınlar.
Kavuştu kocasına - adam güneşten geliyor
Sıcaklık getiriyor bir nice
Gülüyor günaydın diyor tatlı tatlı
Kucaklamadan önce meleğini.


Eluard’ın şiirinde her şey duru, güleryüzlü, ışıklıdır. Günlük güneşliktir dünya. Sevgiyle boyanmış bir gökkuşağı altındadır. Tüy hafifliğindedir nesneler, duyular, algılar. Kanatlarla, gülüşlerle, serin sularla, tan ağarmalarıyla, çevrilidir her şey.


Biz birbirimize bakınca
Kıvılcımlanıyor kar yaygıları
Yoklaşan güneşin altında

Pencereler açıyor kollarını
İyilik yolu boyunca
Açılıyor eller kuşlar
Açılıyor günler açılıyor geceler
Ve çocukluğun yıldızları
Dört bir yanında sonsuz göğün.


Barışa, özgürlüğe, günlük ekmeğin insanca paylaşılmasına yakılmış bir türküdür Eluard’ın şiiri. «Başkalarının yaşamına, ortak yaşama» katılmak için «tek insanın ufkundan herkesin ufkuna» atılmış bir köprüdür. Bu şiirin en umarsız, en karanlık yerlerinden bile bir güven çizgisi, bir umut ipliği geçer…


Ateşe atıyoruz çalı-çırpısını karanlıkların
Haksızlığın kırıyoruz paslı kilitlerini
Birbirlerinden korkmayan insanlar gelecek artık
Bütün insanlara güvendikleri için
İnsan kılıklı düşman yok olduğu için.


Fransız şiirinin belki de en sıcak sesidir Eluard’ın şiiri. Bir soyutlama şiiri değildir bu. Ne iç gerçeği arar, ne doğaötesi gerçeği. Ne yüksek perdeden konuşur, ne de görkemli işçiliklere, biçim ustalıklarına yaslanır.

Söyleyeceğini en etkileyici biçimde duyurabilecek en dolambaçsız, yalın dili, ta Ronsard’ dan, Du Bellay’den Apollinaire’e ulaşan şiir dilinin kişisel bir yorumunu bulmuştur.

Yalın, duru, yumuşak, aydınlık, sınırları belirgin, anlamları hiçbir kaypaklık, sislilik taşımayan sözcüklerden kurulmuş, soluk alıp verir gibi doğal, bir kuşun uçması, bir yaprağın düşmesi, iki elin birbirini kavraması gibi kendiliğinden bir şiirdir bu. Kristal bir dünyadır. Saydamlığı, duruluğu hiç bitmeyen bir suyun içinde seyrederiz doğa olaylarıyla düşünsel olayların devinimlerini. İnsanla nesne, insanla toplum arasındaki ilişkilerin yansımalarını.

Başlangıçta kurucularından olduğu ve en büyük ozanı sayıldığı gerçeküstücü döneminin düşle gerçek arası ve daha çok duyusal tatların titreştiği bir dünyanın, sevilen kadınla aydınlanmış, zengin imgelerle bezenmiş kapalı bir dünyanın izlenimlerini açan şiiri / giderek somut dünyanın, görünür dünyanın bütün olanaklarına el attı ve özellikle İspanya İç Savaşı’ndan, Alman işgalinden sonra daha insancı, toplumcu boyutlar edindi, acıya, zorbalığa karşı bir iyilik, özgürlük, kardeşlik silâhı oldu.


İkişer ikişer gideceğiz amaca birer birer değil
Herkesi anlayacağız ikişer ikişer anlarken birbirimizi
Hepimiz seveceğiz birbirimizi ve çocuklarımız gülecek
İçinde bir yalnızın ağladığı kara öyküye.
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 12:16 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
YAŞAM ÖYKÜSÜ

Alıntı:
Paul ELUARD / Çev:Sait Maden
Yeni Ankara Yayınevi / Ekim 1976




1895. 14 Aralık:
Paul Eluard’ın Seine Irmağı üzerindeki Saint-Dénis kentinde doğuşu.
İlk adı Eugéne-Emile-Paul Grindel. Baba sayman, anne terzi.


1908.
Aile Paris’e göçüyor. Paul öğrenimini burada sürdürecektir.


1912.
Bir akciğer kanaması sonucu öğrenimine ara veriyor. İsviçre’nin Davos kentinde, Clavadel Sanatoryumu'nda kalıyor bir süre. Orada Helene Dimitrovnia Diakonova Gala’yı tanıyor.


1913.
Gala ile evlenme tasarısı. Ocak ayında, Paris’de, Paul Eugene Grindel adıyle ilk kitabını yayımlıyor: Premiers Poémes (İlk Şiirler).


1914.
Eluard artık iyileştiği için Clavadel Sanatoryumu'ndan ayrılıyor.
Gala Rusya’ya dönüyor.


Ağustos:
Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması.
Eluard askere alınıyor.


1915.
Önce piyade eri, sonra da sağlık eri.


1916.
Cephede, ateş hattında, kendi eliyle 17 tane yazıp çoğalttığı Devoir (Ödev).
İlk kez bu kitapta kullanıyor Paul Eluard adını.
Eylül: Gala Paris’e dönüyor.


1917.
21 Şubat:
Eluard Gala ile evlenmek için üç günlük izin alıyor.
Mart: Ağır bir bronşit yüzünden Amiens hastanesine yatıyor.
Haziran: Dada 1 adlı derginin Zürih’de yayımlanmaya başlaması.
Eluard üçüncü kitabını yayımlıyor: Le Devoir et l’İnqulétude (Ödev Ve Kaygı).
Ekim: Rusya’da Bolşevikler yönetime el koyuyor.


1918.
Mayıs:
Gala’nın bir kızı oluyor: Cécile.
Haziran: Yeni bir yapıt: Poémes pour la paix (Barış İçin Şiirler).
9 Kasım: Apollinaire’in ölümü.


1919.
Eluard Dada’cılara katılıyor ve Tristan Tzara, Andre Breton, Aragon ve Philippe Soupault’yu tanıyor.

1920.
Yeni bir yapıt: Les Animaux et leurs hommes les hommes et leurs animaux (Hayvanlarla İnsanları-İnsanlarla Hayvanları) .
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 12:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

1921.
Les Necessités de la vie et les conséquences des réves (Yaşamın Gereklilikleri Ve Düşlerin Sonuçları).


1922.
Dada’cıların dağılmaya başlaması.
Eluard’ın Répetitions (Yenilemeler) ve
Les Malheurs des immortels (Ölümsüzlerin Mutsuzlukları) adlı yapıtları. (Bu sonuncusu Max Ernst’le birlikte yazılmıştır).

1924.
Lenin’in ölümü.
İlk «Gerçeküstücülük Bildirisi» üzerine, Dada akımından ve Tristan Tzara’dan kopanlar Andre Breton’un çevresinde kümelenmeye başlıyor.
Maurir de ne pas mourir (Ölmemekten Ölmek).
Eluard düşünsel çelişkiler içindedir. «Her şeyi silmek» amacıyla bir dünya gezisine çıkmağa karar veriyor. Marsilya’dan gemiye binip Uzak Doğu’ya doğru mart ayında yola çıkıyor.
Ekim: Paris’e dönüş.
Kasım: «Gerçeküstücü Devrim» dergisinin ilk sayısı.


1925.
Benjamin Péret ile birlikte yazdığı 152 Proverbes Mis Au Goût Du Jour (Günün Beğenisine Uyarlanmış 152 Atasözü) ve
Au Défaut Du Silence (Sessizlik Yerine) adlı kendi yapıtı.
Kasım: Paris’de ilk gerçeküstücülük sergisi.


1926.
Capital de la Douleur (Acının Başkenti).
Les Dessous d’une vie ou la pyramide humaine (Bir Yaşamın Gizli Yanları ya da İnsan Piramidi).
Ağustos: Eluard Fransız Komünist Partisi’ne yazılıyor.



1927.
Louis Aragon, André Breton, Benjamin Peret vb. ile birlikte «komünist olmayan gerçeküstücülere beşlerin mektubu» nu imzalıyor.


1928.
Défense de Savoir (Bilmeyi Savunmak).
Eluard Arasa Sanatoryomuna yatıyor, orada geçiyor bütün kışı.
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 12:35 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

1930.
L’amour la Poésie (Aşk, Şiir).
Eluard 17 yıl birlikte yaşayacağı Nusch’la karşılaşıyor.
Luis Bunuel’in, Salvador Dali’nin, René Char’ın gerçeküstücü akıma katılışı.


1930.
Rene Char ve Andre Breton’la birlikte yazdığı Ralentir Travaux (İşleri Yavaşlatmak)
ve Breton’la birlikte yazdığı Immaculée Conception (Günahsız Gebelik) yapıtları.
A Toute Epreuve (Dayanıklı).
Eylül: Aragon 6 -15 Kasım arası Harkov’da yapılacak Uluslararası Devrimci Yazarlar Kongresi’ne katılmak üzere Rusya’ya gidiyor. Bu konferansta gerçeküstücülük «kapitalizmin üçüncü aşamasındaki çelişkilerin kışkırttığı genç aydınların tepkisi» olarak niteleniyor.
Eluard Gala’dan ayrılıyor.


1931.
Dors (Uyu).
Eluard ve gerçeküstücülerin büyük bir çoğunluğu Devrimci Yazarlar ve Sanatçılar Derneği’ne katılıyor.


1932.
La Vie İmmediate (Dolaysız Yaşam),
Eluard, Uluslararası Devrimci Yazarlar Kongresi’nin ardından, Aragon üzerine sert bir yazı yayımlıyor.


1933.
Eluard’ın Fransız Komünist Partisi’nden atılışı.
Comme deux gouttes d’eaux (İki Su Damlası Gibi) adında yeni bir yapıt.

1934.
Ocak: Almanya’da Hitler’in iktidara gelişi.
Paris’te büyük gerçeküstücülük sergisi.
Eluard «Aşırı Sağ Tehlikeye Karşı Ortak Savaş» çağrısını imzalıyor.
Yeni bir yapıt: La Rose publique (Halk Gülü).


1935.
Gerçeküstücülük sergisi dolayısıyla Prag’da Breton’la birlikte konferanslar veriyor.
Nuits partagées (Paylaşılmış Geceler) ve Facile (Kolay).


1936.
Yıl başlarında, bir Picasso sergisi dolayısıyla, konferanslar vermek üzere, İspanya’ya gidiyor.
Grand Air (Büyük Hava),
Barre d’appui (Destek Çubuğu),
Les Yeux Fertiles (Cömert Gözler).
Breton’la birlikte Notes sur la Poésie (Şiir Üzerine Notlar).
Mayıs: Londra’da düzenlenen Uluslararası Gerçeküstücülük Sergisi açılış konuşması.
Temmuz: İspanya’da Franco’nun hükümet darbesi.
19 Ağustos: Federico Garcia Lorca’nın kurşuna dizilişi.



1937.
L’evidence Poétique (Şiirsel Açıklık),
Les Meine Libres (Özgür Eller),
Premiéres Vues Anciennes (Eski İlk Görüşler),
Appliquée (Uygulamalı),
Quelques-Uns Des Mots Qui Jutlqu’ici M’étaient Mystérieusement İnterdits (Bana Şimdiye Değin Gizemli Bir Biçimde Yasak Olan Sözcüklerden Birkaçı).


1938.
Ocak - Şubat: Paris’de Breton’la birlikte düzenlediği Uluslararası Gerçeküstücülük Sergisi.
Breton’la birlikte Dictionnaire Abrégé du Surréalisme (Kısa Gerçeküstücülük Sözlüğü).
İspanya’da Guernica köyünün Franco faşistlerince bombalanmasından sonra Eluard eskisinden daha bağımlı bir ozan kimliğine bürünüyor. Geliri İspanyol Cumhuriyetçilerine ayrılan Solidarité (Dayanışma).
Ekim: Meksika gezisi sırasında Leon Troçki ile ilişki kuran Breton’un Paris’e dönüşte Uluslararası Devrimci Sanat Federasyonu’nu açışı. Komünistlere Troçkistlerden daha yakın olan Eluard, Breton’un tutumunu beğenmiyor. Breton’un Eluard’dan kopuşu.


1939.
Baudelaire’in şiir ve yazılarından bir seçme ve önsöz.
Médieuses. Chanson completé (Eksiksiz Şarkı).
Donner a Voir (Gözönüne Sermek).

3 Eylül: İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması.
Eluard levâzım teğmeni rütbesiyle askere alınıyor.
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 12:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

1940.
12 Haziran: Alman kuvvetlerinin Paris’e girişi.
25 Haziran: Ateşkes anlaşması. Terhis edilen Eluard Paris’e dönüyor.
Le Livre Ouvert, 1 (Açık Kitap, 1).


1941.
Moralité du Sommeil (Uykunun Törelliği) ve
Sur Les Pentes İnférieures (Aşağı Bayırlarda).
22 Haziran: Almanlar Rusya’ya giriyor.


1942.
Le Livre Ouvert, II (Açık kitap, II).
La Derniére Nuit (Son Gece).
Eluard, o sıralar yasadışı çalışan Fransız Komünist Partisi’ne yazılıyor yeniden, karşıkoyma hareketine katılıyor.
Poésie et Vérite 1942 (Şiir ve Gerçek 1942).
Poésie İnvolontaire ve Poésie İntentionnelle (Kendiliğinden Şiir ve Güdümlü Şiir).

Eluard’ın, oturduğu evi bırakıp, kaçak yaşamaya başlaması. Fransız Hava Kuvvetleri’ne bağlı uçaklar, makiliklerde saklanan Fransız direnişçileri üstüne binlerce nüsha Şiir ve Gerçek 1942 atıyor.

Eluard, Alman işgali sırasında aydınlar, direnmeciler için kaçak yayınlar yapan Minuit yayınevinin yönetimine katılıyor.


1943.
Aragon’la barışıyor ve birlikte Ulusal Yazarlar Birliği’ni kuruyorlar.
Haziran: Mussolini’nin düşüşü.
Eluard kaçak olarak yayımlanan Les Lettres Françaises gazetesine katılıyor.
L’Honneur des Poétes (Ozanların Namusu).
Les Septs Poémes D’amour en Guerre (Savaş İçinde Yedi Aşk Şiiri).
Bir yıl kadar güneyde, Lozére kentindeki bir akıl hastalıkları kliniğinde saklanıyor.


1944.
Şubat:
Paris’e dönüş. Aragon’la birlikte, Fransız Radyo Yayınları için, kaçak plak dolduruyor.

Le Lit La Table (Yatak, Masa)
Toulouse kentinin kurtuluşu için Les Armes de la Douleur’ü (Acının Silâhları) nı yayımlıyor.
Bir dergi kuruyor: Eternelle Revue (Sonsuz Dergi).
İki sayısını işgâl altında kaçak olarak yayımlayabiliyor. Dergi Paris’in kurtuluşundan sonra altıncı sayıya kadar sürdürecektir yayımını.
6 Haziran: Müttefiklerin Normandiya çıkarması.

Ozan kaçak yaşamaktan yasal yaşama dönüyor, direnme günlerinde yazdığı şiirleri yayımlamaya başlıyor:

Dignes de Vivre (Yaşamaya değer olanlar),
Quelques Mots rassembles Pour Monsieur Dubuffet (Bay Dubuffet İçin Derlenmiş Birkaç Sözcük),
Athéna (Britanya Stenleriyle Öldürülen Yunan Direnmecilerine Adanmış Bir Şiir).
Au Rendez-Vous Allemand (Alman Buluşmasında),
A Pablo Picasso (Pablo Picasso’ya).


1945.
En Avril 1944: Paris Respirait Encore! (Nisan 1944’de: Paris Hâlâ Soluk Alıp Veriyordu),
Doublas d’ombres (Gölgeden Çiftler).
30 Nisan: Hitler’in ölümü.

Lingéres légéres (Hafif Çamaşırcılar),
Une Longue Réflexion Amoureuse (Uzun Bir Aşk Düşüncesi),
Le Voeu (Adak).


1946.
Poésie İninterrompue, (Kesintisiz Şiir-I),
Souvenirs de la Maison des Fous (Deliler Evinden Anılar).
Nisan: Eluard, konferanslar vermek üzere, karısıyle birlikte Çekoslovakya’ya, İtalya’ya gidiyor. Yugoslavya’yı, Yunanistan’ı dolaşıyor.

Güzün yayımladığı kitaplar: Le Dur Desir du Durer (Çetin Arzusu Sürüp Gitmenin),
Objet des mots et des images (Sözlü ve Resimli Nesne).

28 Kasım: Sağlık nedeniyle gittiği İsviçre’de karısı Nusch’un ölümünü öğreniyor. Bu tarihten sonra ağır, uzun bir mutsuzluk dönemi geçirecektir.


1947.
Elle se fit élever un Palais (O, Bir Saray Yükseltir Oldu),
Le Tamps déborde (Zaman Taşıyor),
Corps mémorabla (Unutulmayan Gövde),
Le Meilleur Choix des poémes est Celui que I’on fait pour, soi (En İyi Seçme Şiirler İnsanın Kendisi İçin Seçtiğidir).
A l’intérieur de la vue, 8 poémes visibles (Bakışın İçerisinde, Gözle Görülebilen 8 şiir).


1948.
Picasso a Antibes (Picasso Antibes’de).
Voir (Görmek).

Nisan: Picasso ile birlikte, Polonya’nın Wroclaw kentinde yapılan Dünya Barış Kongresi’ne katılıyor.

Premiers poémes, 1913 -1921 (İlk şiirler, 1913 -1921),
Jacques Villon au I’art glorieux (Jacques Villon ya da Görkemli Sanat),
Aragon’un önsözüyle Poémes politiques (Siyasi Şiirler),
Perspectives (Uzanımlar),
Bestiaire (Hayvan şiirleri).


1949.
20 - 25 Nisan: Dünya Barış Konseyi’nin temsilcisi sıfatıyla, Paris’te toplanan Dünya Barış Kongresi’nin toplantılarına katılıyor.

Léda (Leda),
La Salsan des amours (Aşkların Mevsimi).

Haziran: Makedonya’yı dolaşıyor ve Yunan çetecileri arasında birkaç gün geçiriyor.

Gréce ma rose ma raison (Yunanistan Aklım Gülüm).
Pablo Neruda ile birlikte, Petöfi’nin 100. ölüm yıldönümü dolayısıyla, Budapeşte’de düzenlenen anma törenlerine katılıyor.

Eylül: Je l’aime, ella m’aimait (Seviyorum Onu, O da Beni Severdi).
Dünya Barış Konseyi’nin temsilcisi sıfatıyla Mexico kongresine katılıyor, Dominique Lemor’la tanışıyor orada, birlikte dönüyorlar Paris’e. 1951’de evleneceklerdir.

Kasım: Une léçon de morale (Bir Ahlâk Dersi).
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 12:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

1950.

Dominique’le Çekoslovakya ve Rusya gezisi.

1951.
Evlilik.
Pouvoir tout dire (Her Şeyi Söyleyebilmek).
Premiere anthologie vivanta de la poésie du passé (Geçmişteki şiirin yaşayan ilk dermecesi),
La Jarre peut-elle belle plus bella que l’eau? (Su Küpü Sudan Daha Güzel Olabilir mi?),
Le Visage de La paix (Barışın yüzü),
Grain-d’aile (kendi aile sanı olan Grindel ile eş okunuşlu bir ad, anlamı: Kanat Tohumu).
Phénix (Anka),
Marines (Denizciler) gibi yapıtlarının yayımlanışı.


1952.
Şubat: Fransız hükümetinin temsilcisi olarak, Victor Hugo’nun yüz ellinci doğum yılı ve Gogol’ün yüzüncü ölüm yılı için Moskova’da düzenlenen anma toplantılarına katılıyor.

Temmuz: Poémes de Christo Botev (Bulgar ozanı Christo Botev’den Şiirler).
Ağustos: Şiiri için önemli bir bildiri yerine geçecek olan le Château des pouvres (Yoksullar Sarayı) üzerinde çalışıyor.
Eylül: Anthologie des écrits sur l’art (Sanat Üzerine Yazılar Dermecesi), les Sentiers et les routes de lo poesis (Şiirin Yolları, Patikaları).
18 Kasım: Bir kalp krizi sonunda ölüyor.
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Türkçede ELUARD

Ağızda Bir Sevi (31 şiir.) Çeviren: S. Kudret Aksal. - De. Yayınevi, 1963. (Bu kitaptaki çeviriler Fransızca asıllarıyla karşılıklı basılmıştır).

Seçme Şiirler: (54 şiir. Çevirenler: A. Kadir - A. Bezirci.
Akşam Kitap Kulübü, 1968.

(Bu kitaptaki çevirilerden 13’ü Sabri Altınel, Oğuz Arıkanlı, Sabahattin Eyuboğlu, Oktay Rifat, Cemal Süreya, Cahit Sıtkı Tarancı, Orhan Veli ve Can Yücel’in).

Çağdaş Fransız Şiiri Antolojisi / Düzenleyen: Tahsin Saraç. Cem Yayınevi, 1976. (Bu antolojide Eluard’ın 15 şiiri var).

Eluard’dan Şiirler, Çev. Abdullah Rıza Ergüven (İstanbul, 1980).
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ÖZGÜRLÜK


Okul defterlerime
Sırama ağaçlara
Kumlar karlar üstüne
Yazarım adını

Okunmuş yapraklara
Bembeyaz sayfalara
Taş kan kağıt veya kül
Yazarım adını;

Yaldızlı tasvirlere
Toplara tüfeklere
Kralların tacına
Yazarım adını

Ormanlara ve çöle
Yuvalara çiğdeme
Çın çın çocuk sesime
Yazarım adını

En güzel gecelere
Günün ak ekmeğine
Nişanlı mevsimlere
Yazarım adını

Gök kırpıntılarına
Güneş küfü havuza
Ay dirisi göllere
Yazarım adını

Tarlalara ve ufka
Kuşların kanadına
Gölge değirmenine
Yazarım adını

Fecrin her soluğuna
Denize vapurlara
Azgın dağın üstüne
Yazarım adını

Bulutun yosununa
Kasırganın terine
Tatsız kaba yağmura
Yazarım adını

Parlayan şekillere
Renklerin çanlarına
Fizik gerçek üstüne
Yazarım adını

Uyanmış patikaya
Serilip giden yola
Hıncahınç meydanlara
Yazarım adını

Yanan lamba üstüne
Sönen lamba üstüne
Birleşmiş evlerime
Yazarım adını

İki parça meyvaya
Odama ve aynaya
Boş kabuk yatağıma
Yazarım adını

Obur köpekçiğime
Dimdik kulaklarına
Acemi pençesine
Yazarım adını

Kapımın eşiğine
Kabıma kacağıma
İçimdeki aleve
Yazarım adını

Camların oyununa
Uyanık dudaklara
Sükütun ötesine
Yazarım adını

Yıkılmış evlerime
Sönmüş fenerlerime
Derdimin duvarına
Yazarım adını

Arzu duymaz yokluğa
Çırçıplak yalnızlığa
Ölüm basamağına
Yazarım adını

Geri gelen sağlığa
Kaybolan tehlikeye
Hatırasız ümide
Yazarım adını

Bir tek sözün şevkiyle
Dönüyorum hayata
Senin için doğmuşum
Seni haykırmaya

Özgürlük


M. C. Anday - O. V. Kanık
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:44 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu başlık altında kullanacağım diğer tüm şiirlerin çevirileri Said Maden'e ait...


YARARLI ADAM


Çalışamazsın artık. Düşe dal
Gözlerin, ellerin açık,
Çölde,
Oynadığın çölde
Hayvanlarla - yararsız hayvanlarla.

Düzenden, düzensizlikten sonra,
Düzkırlardan, çukur ormanlardan,
Ağır, aydınlık denizden
Bir hayvan geçiyor - senin düşünse
Tam bir dinlenme düşü.


“Hayvanlarla İnsanları / İnsanlarla Hayvanları” -1920
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

KAÇMAK


Hızlı örümcek,
Elleri, ayakları korkunun,
Geldi işte.

Örümcek
Ağırlığıyle mutlu,
Duruyor kıpırtısız
Kurşunu gibi çekülün.

Parçalayarak bütün ağları
Yola koyulmasıysa
Kovalamak içindir
Hayal ettiği boşlukta

Yok edilen her şeyi.


“Hayvanlarla İnsanları / İnsanlarla Hayvanları” -1920
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ARDINDAN


Mutlulukların günü parıldasın diye havada
Kolayca yaşamak için renkleri zevkleri
Tadına varmak için aşkların gülmek için
Açmak için gözleri son anda

O kadınla gönül hoşlukları hep.


“Yinelemeler”den / 1922
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ŞİİRLER


Devşirmeliydiniz ağaçtaki yüreği,
Gülümsemeyle gülüşü, anlam dışı tatlılıkla gülüşü.
Yenen, yengi kazanan ve bir melek gibi saf, ışıl ışıl
Göğe doğru yüksek, ağaçlarla birlikte.

Uzakta bir güzel inliyor, boğuşmak isterdi ya
Elinden gelmez artık, yatmış eteğine tepenin.
Gök ister acınası bir gök olsun ister saydam
Bakamazsınız ona sevmeden.

Eklemlerini kıvıran günler parmaklar gibi.
Çiçekler kurudu, tohumlar yitti,
Donmaları bekliyor yaz sıcağı beyaz ve büyük.

Zavallı ölünün gözüne. Çiniler boyamak.
Bir müzik, çıplacık beyaz kollar.
Birleşiyor kuşlarla rüzgârlar - değişiyor gök.


“Yinelemeler”den / 1922
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

YAPICILIK OYUNU


İnsan kaçar, at düşer,
Açılamaz kapı.
Kuş susar, kazın mezarını,
Öldürür sessizlik onu.

Bir kelebek bir dalda
Sabırla bekler kışı.
Ağırdır yüreği ve eğilir dal.
Dal bükülür solucan gibi.

Niye ağlamalı kuru çiçeğe,
Niye ağlamalı leylâklara?
Niye ağlamalı sarı güle?

Niye ağlamalı sevecen düşünceye?
Niye aramalı gizli çiçeği
Ödül yoksa karşılığında?

-Bunun için ama bunun için



"Ölmemekten Ölmek / 1924"
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

SAĞIR VE KÖR


Ulaşacak mıyız denize çanlarla
Ceplerimizde, gürültüsüyle denizin
Denizde, taşıyıcılar olacak mıyız yoksa
Daha sessiz, arı bir suyu?

Su bıçaklar biliyor ellerini oğuşturarak.
Dalgalarda buldu savaşçılar silahlarını,
Vuruşlarının gürültüsü benziyor karanlıkta
Gemi diplerini delen kayaların gürültüsüne.

Fırtına bu, gök gürlemesi, Tufan sessizliği
Değil neden, düşünülmüş tüm boşluk çünkü biz.de
En büyük sessizlik için ve solunuyoruz
Rüzgâr gibi o korkunç denizlerde, rüzgâr gibi

Ki yavaşca tırmanır bütün ufuklara.


Ölmemekten Ölmek / 1924
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 4216

MesajTarih: Pts Ekm 29, 2007 10:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

GERÇEĞİN ÇIPLAKLIĞI


Umutsuzluğun yok kanatları,
Yok yüzleri de,
Konuşmuyorlar,
Kımıldamıyorum.
Bakmıyorum onlara,
Konuşmuyorum onlarla
Ama çok daha canlıyım ben umutsuzluğumdan, sevgimden.



Ölmemekten Ölmek / 1924
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> insanlar Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5  Sonraki
1. sayfa (Toplam 5 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok PAUL ELUARD sizofreni Dünyadan Şairler ve Şiirleri 2 Prş Ekm 11, 2007 3:48 pm
Yeni mesaj yok Paul Eluard dereotu Şairler ve Şiirleri 0 Cmt May 26, 2007 8:41 pm
Yeni mesaj yok paul auster kyle insanlar 6 Pts Tem 10, 2006 4:08 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke