Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 259 Üye Adayı ve 17 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 ah
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

SEKÜLERİZM


SEKÜLERİZM
Sayfa 1, 2  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sosyoloji
Yazar Mesaj
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2150
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pts Ekm 15, 2007 8:32 pm    Mesaj konusu: SEKÜLERİZM Alıntıyla Cevap Ver

Sekülerlik


Latince saecularis, paganca, yaşanılan çağa ait,ruhban dışılık, günlük hayattan dini kavram ve sembolleri dışlamak. Yine Latince saeculum, şimdi burada demektir.

Samuel Johnson'un 1755 tarihli Dictionary 'sinde secularity, dikkatleri yalnızca bu dünyaya yoğunlaştırma; secularize, dini ve uhrevi olanı günlük hayattan uzaklaştırma; secularization, dinin etkisini sınırlama, azaltma anlamlarına geliyordu. Harvey Cox, 1960'da The Secular City 'yi yazdı ve Hıristiyanlığın sekülerliği zaten beklediğini söyleyerek tartışma yarattı.

Sekülarizm kelimesini ilk defa kullanan George Jacob Holyoake, sekülerliği, inançtan kaynaklanan bütün düşüncelerin dışlanmasını esas alan doktrindir diye tarif etmişti. Holyoake başlangıçta netheism, limitationism gibi isimler vermeyi düşündüğü felsefesine sonra sekülarizm adını verdi. Hareketin içinde ateistler bulunmasına rağmen Holyoake felsefesinin ateizme sürüklenmesine karşıydı. Sosyal sekülarizm, dini dünyevi işlerden kovarak ferdin içine hapsedilmesini öngörüyordu. Kavramın ilk çıkışı da Din Savaşları'nın ardından olmuştu. Ancak birçok yazar, dini ferdin kişiselliğine indirmenin dinin çöküşünü getirdiğini öne sürdü. Sekülarizmin ahlaki bir gayesi olan negatif bir dini hareket olduğunu yazan Eric Waterhouse, dini olmayan, dini dışlayan ama kendisi de bir dinmiş gibi davranan bir hareket olduğunu söyledi.

Sekülerlik Anglosakson dünyada geçerli bir kavram. Protestan ve Anglikanlarda. Oysa Roman Katolik dünyada daha çok kavramın karşılığı laiklikle ifade edilmekte. Laiklik sert, sekülarizm ılımlı sayılıyor. Sekülarizmin dine karşı, dine düşman değil, ilgisiz, nötr olduğu belirtiliyor.

Roma imparatorluğu sekülerdi. Hıristiyanlara zulüm uyguladı. Ancak Hıristiyanlık ortaçağda aynı zulmü inanmayanlara hatta değişik din ve mezheplere karşı yineledi, skolastizmiyle, aforizmasıyla, engizisyonuyla, giyotiniyle, endülüjansıyla. Sonra din savaşları çıktı. Rönesans ve Reform, Batı felsefesi ve toplumsal tarihinde önemli devrimlerle din üzerinde yenileşmeler ve öze dönüşler gerçekleştirdi. Tabii tarihin gelişimi sekülerliği zorunlu kılıyordu. Sekülaristler dine değil, dini otoriteye karşı çıktılar, kiliseler papadan ayrıldı, milli kiliseler doğdu, devletle din ayrıldı, bilim ve felsefe dinden koptu, şehirler ortaya çıktı, uluslar ve burjuvazi güçlendi, sanayi toplumunda sınıfların mücadelesi başladı, milliyetçilikten liberalizme, rasyonalizmden modernizme bir gelişme sağlandı.

Bütün tarihi gelişim, bireyi kutsaldan ayırmayla, modernleşmeyle bağlantılıydı. Din, kendi ibadet alanına geriletildi. Hıristiyanlık bunu kabullendi. Batı medeniyeti bir yüzyıl dinsiz sayılabilecek kadar bir dindışılaşma yaşadı. Hıristiyan demokratların siyasette dini ağırlıkları yok, sadece Hıristiyanlıktan demokrasi içinde faydalanıyor.

Sekülerlik, aydınlanma rönesans ve reform süreçlerinin ürünü. Vahiy yerine aklın konulması. Dini kurum ve pratiklerin çöküşü, bilimlerin, keşiflerin ve teknolojilerin yükselişiyle günlük hayat dinden bağımsızlaştı. Ama bu, dinsizleşme anlamında olmadı. Amerikan doları üzerinde hala In God We Trust yazmakta. Bunu kapitalizmin dini riyakarlığı şeklinde eleştirenler varsa da, dini inancın ve evangelizmin yükselişi bunu inandırıcı kılmıyor. Kaldı ki Amerikan toplumunda bireyler çok dindar olabilir ama kamusal alanda dine kayıtsızlık egemendir, sekülerlik de budur.


İslam ve sekülerlik


Sekülerlik Batı'ya özgü bir kavram. İslam tarihinde ve İslam dünyasında kavramın karşılığı yok, oluşmamış da.

İslam'ın Hıristiyanlık'tan farkı ve Doğu toplumlarının kapitalist üretimden farklı yol izlemeleri sekülerliğe imkan tanımaz ama devrimler, kültürlerarası etkiler ve teknolojik gelişmelerle küreselleşme İslam dünyasında da din ve dünya işleri tartışmalarını harekete geçirdi.

İslam dünyasında dinin günlük hayattan dışlanması mümkün değil, çünkü İslam kelime anlamıyla teslimiyet demek ve Kuran'da Allah ve peygamberinin verdiği hükümlerden sonra müminlere serbestiyet olmadığı yazılıdır. Bu, din dışı alan felsefesi olsa bile sekülerlik kavramının dinsizlikle karşılanması demektir. Üstelik İslam'ın doğuşu, geliş sebebi bir çeşit sekülerizm toplumu olan Cahiliye'ye karşı olmuştu. Çünkü Cahiliye Allah'ı unutmuş, dünyevileşmiş, ahireti inkar etmişti. Ne varsa bu dünyada var, yaşarız ve ölürüz diyorlar, dünyanın haz ve sapkınlığına dalıyorlardı. Sekülere yakın bir ifade mutref, hayatın tadını çıkarma, ahlaki dini endişe taşımadan yaşama Kuran'da bu cahiliye için kullanılır. Onların günahlara dalıp gömülüp gittikleri, dünya hayatının aldatıcılığına kapıldıkları vurgulanır. Onlar şeytana uymuşlar, arzuyla oyalanmış, dinlerini oyuncak yapmışlardır.

İslam'ın bütün bu seküler cahiliyenin dünyevi gücünü kaldırdıktan sonra tekrar sekülerleşmesi kendini inkar olurdu. Siyasal olarak "Tanrı'nın hakkı Tanrı'ya Sezar'ınki Sezar'a" mücadelesi bu yüzden İslam dünyasında yaşanmadı. İslam için dünya değersizdi, bir yolcunun gölgesinde bir süre dinlendiği bir ağaçtı bu dünya. İslam sürekli ahirete vurgu yaptı, dünyevileşmenin kötü sonuçlarına ilişkin tarihi örnekler, tarihi sapkınlıkları ve yok oluşları gösterdi. Dünya hayatı bir oyun ve eğlence olamazdı, bir imtihan yeriydi. Müslümanlar cahiliyeden yüz çevirmekle sorumluydular.

Herşey saadet asrındaki gibi yürümedi. Tarihi gelişim Batı tarzı sekülerleşmeyi desteklemedi ama dinin despotik görünümlerini Doğu dünyasına yerleştirdi ve halkların Batı gibi bir hayat tarzıyla kendilerini karşılaştırmalarına yol açtı.

Müslümanlar modern dünyanın nüfuzundan kaçamazdı. Sekülarizmin yan kolu küreselleşmeyle birlikte Müslümanlar da ikili yapılarda yaşamaya başladılar. Tesettür defileleri, metal müzik dinlemeler, lüks tüketim, haşemayla da olsa deniz sefası yapmak, son model ve marka araç-gereç merakı, dinin protestanlaştırılması, kadınların namazda erkeklerle saf tutma tartışması gibi yeni tartışmalar. İslam dünyasının bu alanda tek seküler ülkesi Türkiye'de bütün dünyevileşme çabaları günlük hayatta, kamusal mekanlarda kutsalın dışlanmasını laik/seküler devrimlerle gerçekleştirmiştir. Atatürk 'ben bir Lüther olmayacağım' demesine rağmen, gerek onun hayatında gerekse öldükten sonra dinde reform hareketleri bile yapılmaya çalışılmış, kamuoyunun geleneksel tepkileri üzerine vazgeçilmiştir. Hala zaman zaman sekülerlik adına Kuran tercümeleri, kadın-erkek aynı safta namaz kılmalar, türkçe ezan gibi meseleler gündeme gelir.


Kaynaklar:
İslamiyat, Dünyevileşme, Temmuz-Eylül 2001.

Durmuş Hocaoğlu, Laisizmden Milli Sekülerizme, Selçuk Yayınları, Ankara 1995.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2150
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pts Ekm 15, 2007 8:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Vereceğim adreste 90 küsür sayfalık bir yüksek lisans tezi var. Hepimizi avucunun içine alan bu "durum"u daha iyi anlayabilmek için okumakta fayda var. En azından bir bakmakta...

http://66.102.9.104/search?q=cache:Jhq9BMXTA9sJ:kutuphane.ksu.edu.tr/e-tez/sbe/T00576/ali_bayer_tez_tr.pdf+sek%C3%BClerizm+-+islamiyat&hl=tr&ct=clnk&cd=4&gl=tr&lr=lang_tr
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 948

MesajTarih: Pts Ekm 15, 2007 9:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Başlangıç için fena bir metin değil (özellikle ilk bölümü). Ama pek çok kavram karışıklığı, yanlışları da var.
Örneğin:
---"Bu, din dışı alan felsefesi olsa bile sekülerlik kavramının dinsizlikle karşılanması demektir. " "Sekülarizmin dine karşı, dine düşman değil, ilgisiz, nötr olduğu belirtiliyor." İlk bölümde daha açık tanımlandığı gibi sekülarizm dinsizlik değildir.
---"Sekülarizmin yan kolu küreselleşmeyle birlikte..". Küreselleşme yeni bir süreç ve sekülarizmin bir yan kolu olmadığı gibi,onu da herşey gibi içine alan bir süreç.Kapitalizmin güncel bir aşamasından söz ediyoruz.
---"İslam dünyasının bu alanda tek seküler ülkesi Türkiye'de..." Bu da yanlış. Suriye,Irak,Mısır'da örneğin, devlet sekülerdir. Dahası Osmanlı Devleti bile teokratik bir devlet değil seküler ya da yarı-seküler bir devletti
---"Sekülere yakın bir ifade mutref, hayatın tadını çıkarma, ahlaki dini endişe taşımadan yaşama Kuran'da bu cahiliye için kullanılır." Bahsedilen yaşama tarzı sekülerlik değil, olsa olsa yozlaşma ya da hedonizmdir.

Sekülarizme devam ederiz ama bu metin üzerinden değil...
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2150
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pts Ekm 15, 2007 10:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir fan kulübe üye ol ve ileride de bir fan kulüp sahibi olmaya çalış. Sekülerizm dedikleri işte bu.
Başa dön
LEV_TOLSTOY
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 24, 2006
Mesajlar: 671
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Pts Ekm 15, 2007 11:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sekülerizm sözcüğü ile ilk tanıştığım yıllarda,insanoğlunun ne kadar açgözlü bir varlık olduğunu geçirmiştim aklımdan.Dünyada yaşamayıp, sadece dünyadan geçen insanların bu açgözlülüğü sergilemesi bir tezat oluşturuyordu sanki. Bir insanın insanlaşma süreci de sanki sekülerleşmeden ne kadar uzak kaldığıyla başlıyor sanırım.
Ve yine sanıyorum ki; uhrevi hayatı seküler hayatın yerine tercih edenler(uhreviyatı dünyaya uyarlayanlar), bu dünyada gerçek yaşanmışlığın tadına varıp, iyi olana ulaşanlardır.
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 948

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 10:02 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sekülarizmi dinsizlik ya da hazcılıkolarak algılama sözkonusu,bu, anlaşılıyor. Anladığım kadarıyla sekülerlik bu değil. Örneğin seküler devlet, devlet işlerinin,siyasetin dini kurallar ve naslar temel alınarak yürütülmediği bir devlettir. Yani devlet erki bir dine, ilahi bir güce yaslanmaz, yasalar ve hukuk dini esaslara göredüzenlenme. Yani şeriatın tersidir. "Siyasi irade" Allah değil seçilmiş yasama organıdır. Hırsızın eli kesilmez hapis cezası verilir vs. Böyle bir devlette inanmak, inandığın gibi yaşamak, hazcı olmamak, öte dünya için yaşamak, manevi hazların peşinde koşmak, ibadet etmek vs kişinin seçimidir. Örneğin dindar olduğuna inandığım sayın başbakanın ve oğlunun benim sülalemin 100 yılda biriktirdiğinden fazla servete sahip olmama, bu tür dünyevi hazlar,mal mülk peşinde koşmama özgürlüğü vardır. Şeriatçı olmayan miyonlarca kendi halinde müslümanın evde Kuran okuma, kendinden daha kötü durumdakilere yardım etme, Hacca gitme, zekat verme, namaz kılma, oruç tutma, Minyeli Abdullah'ı okuma,Allah'a yakarma,İslam dininin güzelliğinden bahsetme,İslam'ın emrettiği gibi dedikodudan, yalandan, hırsızlıktan, zinadan uzak durma, alkol içmeme,cami ya da okul yaptırma, başını örtme,harama el sürmeme,müslüman bir insan gibi yaşama, Hürriyet yerine Akit gazetesi alma, TV'deki saçma dizileri izlememe,öte dünyayı da bu dünyayı da sevme vs seçeneği de vardır.
Diyelim ki bunlar yeterli değil, daha ne olmalı? Bütün kötülüklerin anası seküler devleti ortadan kaldıralım, yerine nasıl bir devlet, ne devleti koyacağız?
Başa dön
akrebingozleri
Yazar


Kayıt: Jul 26, 2007
Mesajlar: 214

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 10:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son akrebingozleri tarafından Çrş Ksm 21, 2007 11:38 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
akrebingozleri
Yazar


Kayıt: Jul 26, 2007
Mesajlar: 214

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 11:10 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son akrebingozleri tarafından Çrş Ksm 21, 2007 11:39 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
akrebingozleri
Yazar


Kayıt: Jul 26, 2007
Mesajlar: 214

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 11:42 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son akrebingozleri tarafından Çrş Ksm 21, 2007 11:41 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
zeran
Üye


Kayıt: Aug 05, 2006
Mesajlar: 494
Nereden: baktığınız yerden

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 1:09 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kavramları kişiler üzerinden tartışmak kültüre değil siyasete götürür. Sekülerzmi Tayyip Erdoğan ve mal varlığı üzerinden savunmak sekülerizme de yazık olur.
...

Dini referanslarla yönetilen bir devletin teokratik bir devlet olduğunu kim söylemiş. Din bütün siyasi düşünce ve rejimlerden daha fazla dünyevidir. Ve hiç bir düşünce din kadar insanın dünya mutluluğu ve rahatlığını düşünmez. Teokratik diyerek öte tarafa fütursuzca sallamanın bir anlamı yok...
Başa dön
akrebingozleri
Yazar


Kayıt: Jul 26, 2007
Mesajlar: 214

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 1:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son akrebingozleri tarafından Çrş Ksm 21, 2007 11:42 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 948

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 1:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

zeran demiş ki:
Kavramları kişiler üzerinden tartışmak kültüre değil siyasete götürür. Sekülerzmi Tayyip Erdoğan ve mal varlığı üzerinden savunmak sekülerizme de yazık olur.
...
Dini referanslarla yönetilen bir devletin teokratik bir devlet olduğunu kim söylemiş. Din bütün siyasi düşünce ve rejimlerden daha fazla dünyevidir. Ve hiç bir düşünce din kadar insanın dünya mutluluğu ve rahatlığını düşünmez. Teokratik diyerek öte tarafa fütursuzca sallamanın bir anlamı yok...


Sekülarizmi savunmaktan ziyade ne anladığımı anlatmaya çalışıyorum. Sekülarizm tartışması ister istemez felsefi ve de siyasi bir tartışmadır, bundan kaçılamaz.
Ben seküler devletten ne anladığımı söyledim. Sizin (ve başkalarının) ne anladığını hala bilmiyorum, kimse söylemedi. Seküler devlete karşı çıkanların da yerine ne önerdiklerini sordum yanıt gelmedi. Kavramlar üzerinde tartışmak budur. Birileri daha, sekülerlükten ne anladıklarını, seküler devletten ne anladıklarını,ne düşündüklerini, eleştiriyorsa ne seçenek sunduklarını anlatmalılar.
Dinin bu dünyayla da ilgilendiği, dünyevi olduğu doğrudur. Hristiyan öğretisinin tersine İslam'da insan bu dünyaya "ilk günah"ın suçunu taşıyarak ve bunun kefaretini ödemek üzere gelmez. İslam dünyayla barışıktır ve bu dünyaya ilişkin Kuran'ın buyrukları sadece öte dünyayı kazanmak için değil bu dünyada da adil,iyi,huzurlu ve mutlu yaşamak içindir.
Başa dön
zeran
Üye


Kayıt: Aug 05, 2006
Mesajlar: 494
Nereden: baktığınız yerden

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 2:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

O zaman kimse de dinin saçlarını okşayıp "Maşallah, hadi sen de iyisin, paşasın" demesin. Buna ihtiyacı yok. Dine yönelik tavrınızı açıkça ortaya koyun ki o da size net cümleler söylesin.
...

Israrla kişiler üzerinden kavramları çekiştirmeyin derken hâlâ kişiler üzerinden hem kendimiz hem de bakış açımız yargılanıyor. Ve nedense böyle düşündüğümüz için birilerinin yaptıklarını mazur gösterme gibi bir düşüncemizin olduğu ima ediliyor.
...

Hz. Ömer'in inandığı din konusunda film, menkıbe, mesel, hikaye vs. şeyleri aşıp Hz. Ömer'in bizzat kendi sözlerine, çağdaşlarının onun hakkındaki sözlerine, görmüş olduğu davalar ile vermiş olduğu fetva ve hükümlere gitmek gerek. Öyle "Hz. Ömer'in Adaleti" gibi bir cümleyle onun hayat felsefesi açıklanamaz. Ne o kadar net ve temizdir ne de o kadar basit. Ve Tayyyib Erdoğan'a ulaşana kadar... Ömrümüz yetmez. Zira siz onu daha gemiyle tanıyıp eleştiriyorsunuz, biz saçları daha uzunken sildiğimiz halde.
...
Ben ne olduğumu ve nasıl birşey istediğimi daha önce açıkladım. Ama şaka gibi geldi ve ciddiye alınmadı.
...
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 948

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 2:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Seküler devletin ne olduğunu ve de devletin nasıl olması gerektiğini hala kimse söylemiyor. Nedenini anlamış değilim.
Amentü'nün söylediklerinde önemli ipuçları var. Bir, sekülarizm her alanda çoğaltılabilecek dallı budaklı bir şey. İkincisi, inançlı bir insanın sekülarizme tepki göstermesi anlaşılabilir. Üçüncüsü sekülerlik ve sekülarizm farlı şeylerdir. Sekülerlik dünyevi yaşamın (siyasetin,hukukun) dinin dışında tutulması dinden bağımsız olması demektür. Sekülarizm ise bir ideolojidir. Dinin yaşamın her alanındaki etkisine karşı koyar.
Yukarda da söyledim, devletin seküler olmasından yanayım ama sekülarist değilim, sekülarizmi bir ideoloji olarak benimsemiyorum. Örnek vermek gerekirse, sekülarizm hayvan hakları adına kurban kesilmesine, gürültü kirliliği yapıyor diye ezanın sesli okunmasına karşı çıkıyorsa karşısındayım. Sekülarizmin insanların inançlarına göre yaşamalarına karşı çıkan her önermesiyle hesaplaşırım. Tıpkı laik olup da laisist olmadığım, müslüman olup da İslamcı,şeriatçı olmadığım gibi.
Başa dön
ANLAM-SIZ
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 852

MesajTarih: Sal Ekm 16, 2007 3:44 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"İslam, insan fıtratına en uygun yaşam şeklidir". Sanırım İsmet Özel'den duymuştum bu tanımlamayı.

"inancı siyaseti, siyaseti inancı olan bir din" M.İslamoğlu

M. İslamoğlu'nun çok sık kullandığı bir ifadedir bu. Bunun tersi dinin öldürülmesi, insan yaşamının her alanında oluşunun bastırılmasıdır.

Referansınız din ise, nötr olamazsınız. Olursanız referansınız din olmuyor zaten. Poe' nun dediği gibi mesele, teslim olmak meselesidir.

Siz içerisinde zülmü barıdırmayan bier din'e iman etmişseniz şayet, nötr olmak falan hikayeden ibarettir. Nerede zulüm varsa müslüman karşısında olamlıdır. İşte siyeset.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sosyoloji Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke