Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 70 Üye Adayı ve 6 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Karakutu Forum Son Başlıklar

 Bilginin Muğlaklığı
 TARAF OLMAK !
 Divan edebiyatı üzerine konuşalım
 Her şeyi açık etmek
 Futbol Sadece Futbol Değildir
 Antonio Machado
 LAİKLİK YA DA ...?
 Sevmek ya da Sevmemek...
 SAKSI ÇİÇEKLERİ
 Siyasal Simge olarak Türk Bıyık Çeşitleri
 Vincent Van Gogh / Theo'ya Mektuplar
 Osmanlı'dan Miras- Türkiye'de Yönetici Sınıflar
 MÜSLÜMAN ESKİSİ
 İstihzanın psikosu..
 MİLATLARIMIZ
 Sanatçı küstahtır
 RODİN VE CLAUDEL=TRAJİK BULUŞMA
 Firavun, Musa ve deveyi kesen 9 kişi
 İdeoloji ve İdeolojik İnsan
 Aynalı sazan parlıyor...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Üyelerimiz
Hoşgeldin, Misafir
Üye Adı
Şifre
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

(Üye olabilirsiniz!)
Üyelik:
Son Üyemiz: canejackie
Bugün: 0
Dün: 3
Toplam: 20785

Şu An Bağlı:
Üye adayı: 70
Üyemiz: 6
Toplam: 76

Şu An Bağlı:
01 : solipsist
02 : kacarelif
03 : econom25
04 : estonhxt
05 : elifmimnun
06 : emini

Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Ne Olur Ne Olmaz Cepte Bulunsun!


Ne Olur Ne Olmaz Cepte Bulunsun!

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Anlatım Bozukluğu
Yazar Mesaj
AyEsHa
Yazar


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1086

MesajTarih: Cmt Tem 22, 2006 6:30 am    Mesaj konusu: Ne Olur Ne Olmaz Cepte Bulunsun! Alıntıyla Cevap Ver

Tanımlar kafanızı karıştırmasın örneklerle öğrenelim.


NOKTALAMA İŞARETLERİ İLE İLGİLİ YANLIŞLAR

--Genç memura yaklaşarak dilekçeyi gösterdi.
(Genç, "memura" mı yaklaşmıştır,yoksa herhangi biri "genç memura" mı yaklaşmıştır? Noktalama işareti kullanılmadığı için anlatım bozukluğu oluşmuştur.)



ANLAMCA YANLIŞ KULLANILAN SÖZCÜKLER

--Sınava çok iyi hazırlanmam üniversiteyi kazanmama neden oldu.
("Neden olmak" sözü olumsuz durumlar için kullanılır. Bu cümlede ise arzulanan bie sonuç alınmıştır. Bu yüzden "neden olmak" yerine "sağlamak" sözcüğünün kullanılması gerekir.)

--Taşıma için parça başına ne fiyat düşündüklerini öğrenin.
("Fiyat" satın alınan mal için ödenen ücrettir. Burada "satın alma" değil "taşıtma" yani bir hizmet söz konusudur. Hizmet karşılığı ödenen para için "fiyat" değil "ücret" kullanılmalıdır.)



BİRBİRLERİYLE KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLER

--Ne yaptığının ayrıntısında olmadan konuşup duruyor.
("Ayrıntı" teferruat anlamındadır. Bunun yerine fark anlamına gelen "ayrım" sözcüğü kullanılmalıdır.)

--Etken olmayan yanardağlar son yıllarda yeniden harekete geçti.
("Etken" faktör demektir. Bu cümlede kullanılması gereken sözcük "etkin"dir.)



SÖZCÜKLERİNİN YANLIŞ YERLERDE KULLANILMASI

--Yunus Bey,on bir oya karşı dokuz oyla yönetici seçildi.
(Yunus Bey'in seçilmesini sağlayan oy sayısı dokuz değil on bir olduğundan bu sayılar yer değiştirilmelidir)

Tabi Cumhurbaşkanı takdir hakkını kullanmadıysa Laughing

--İzinsiz inşaata girilmez.
(Bu cümlede inşaatın mı izinsiz yapıldığı yoksa girmenin mi izinsiz olamayacağı belli değildir. Bunun için cümle "inşaata izinsiz girilmez" şeklinde düzeltilmelidir.)

--Futbolcularımız üç hafta içinde Avrupa'da şampiyon olan takımlarla karşılaşacak.
(Takımlar mı üç hafta içinde şampiyon olmuştur;karşılaşma mı üç hafta içinde yapılacaktır belli değil. "Üç hafta içinde" sözü "karşılaşacaklar" sözcüğünden önce söylenirse belirsizlik ortadan kalkacaktır.)



GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANILMASI

--Her gün saatlerce suda yüzerek kilo vermeye çalışıyor.
(Yüzmenin yalnızca suda yapıldığı bellidir. "Suda" sözcüğü gereksizdir.)

--Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.
(İftira zaten uydurma demektir. -BKZ:aynı anlama gelen sözcüklerin bir arada kullanılması- 2003 ÖSS'de çıkmıştır.)

--İşin başına dönmesi için biraz dinlenmiş olması gerekiyordu.
(Dinlenmiş olması sözü değil "dinlenmeliydi" sözcüğü kullanılmalıydı. BKZ:yardımcı fiillerin gereksiz kullanılması)



ANLAMCA ÇELİŞEN SÖZCÜKLERİN BİR ARADA KULLANILMASI

--Mutlaka bir yerlerde karşılaşabiliriz.
(Mutlaka sözcüğü kesinlik belirtir ancak cümlede kullanılan "-(e)bilmek" yardımcı fiili ihtimal anlamı katmıştır.)

--Yaklaşık tam üç yıldır bizi aramıyorlar.
(Yaklaşık ve tam sözcükleri çeliştiği için cümlede anlatım bozukluğu vardır.)
Başa dön
nazenazen
Yazar


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Pzr Tem 23, 2006 1:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu arada, eskiden şiddetle karşı çıkılan ve 'maliye eski bakanı' diye belirtilen tamlama, artık 'eski maliye bakanı' şeklinde de kullanılabilir.
Başa dön
HB2
Yazar


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1052
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Pts Tem 24, 2006 8:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Forumda yazan arkadaşlarımız; chat alışkanlığından olacak; imla, anlatım ve dil kuram hataları yapıyorlar. Bu konuda ısrarcı olan bazı arkadaşları, kırmadan, incitmeden uyarmaya gayret ediyorum, ama pek de etkili olduğunu söyleyemem maalesef. Sabır ile bu arkadaşları, güzel ve kurallara uygun yazmaya, teşvik etmek zorundayız.
Hazır fırsat bulmuş iken, ben de biraz saçmalayayım, müsaade ederseniz tabii.? Laughing Laughing

" Bab-ı ali kapısından, mürür eder geçerken, iki atlı süvariye tesadüfen rastgeldim. " Bu cümlenin tercümesini yapacak arkadaşlara duyurulur.

Sevgi ile kalın ve sevilin. Şayet, Dünyada sevgi kalmış ise.?
Başa dön
AyEsHa
Yazar


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1086

MesajTarih: Pts Tem 24, 2006 8:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İsterseniz doğrusunu yazalım. Ya da yanlışını Wink

"Bab-ı Ali'nin yüksek kapısından,
Mürur edip geçerken
Yek bir atlı süvariye
Tesadüfen rastladım."
Başa dön
HB2
Yazar


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1052
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Pts Tem 24, 2006 8:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili AyEsHa.!

Sizin yazdığınız doğru. Yapmış olduğum hatayı, biraz hafıza zayıflığına, biraz da tembelliğime paylaştırırsanız; yüzümdeki, kırmızılık biraz daha hafifler gibime geliyor.
Doğru ifadeniz için teşekkür ederim. Hafızayı beşer, ne yapalım.?

Sevgi ile kalın ve sevilin. Şayet, Dünyada sevgi kalmış ise.?
Başa dön
AyEsHa
Yazar


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1086

MesajTarih: Pts Tem 24, 2006 8:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İkimizinki de yanlış,umalım da doğrusunu bulan çıksın Cool
Başa dön
HB2
Yazar


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1052
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Pts Tem 24, 2006 8:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bekleyip, görelim. Rolling Eyes
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2629

MesajTarih: Pts Tem 24, 2006 10:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yüksek Kapıdan geçerken bir süvariye rastladım

Bab-ı Ali'den mürur ediyorken bir atlıya tesadüf ettim.

nüans farklarını tespit edip saptamak mecburi bir zorunluluktur.
Başa dön
HB2
Yazar


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1052
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Sal Tem 25, 2006 10:57 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili fadim, olmadı maalesef, çözemedin. Sevgili AyEsHa'nın ve benim ifadelerim, ikisi de yanlış. Fakat, yanlış nerede ve neden ?

Sevgi ile kalın ve sevilin.
Başa dön
arzusenturk
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Jan 28, 2006
Mesajlar: 7

MesajTarih: Pzr Tem 30, 2006 12:33 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bâb-ı âli: yüksek kapı demektir bu yüzden de, bâb-ı âli'nin yüksek kapısı kullanımında gereksiz sözcük kullanılmasından dolayı bir bozukluk var..aynı şekilde, mürûr etmek, geçmek kelimeleri de eşanlamlıdır, bunların beraber kullanılması yanlış oluyor..süvari, zaten atlı asker demektir, bu nedenle atlı süvari kullanımı da yanlış..tesadüfen demek, zaten rastlantısal demek anlamında kullanılan bir kelime olduğundan tesadüfen rastladım demek yerine tesadüf ettim diyebiliriz...doğru şekli, "Bâb-Âli'den geçerken, bir süvariye rastladım." olabilir diyorum ben...
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2629

MesajTarih: Pzr Tem 30, 2006 7:07 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili HB2

Çok da iyi anladım ve örnekledim.Eski ve yeni kelimelerle aynı şeyi iki kere yazmanın yanışlığını dile getirdim.İki cümle ile yazılabilecek hallerini de gösterdim.

Nüans farkı diyerek de günümüzdeki saçmalığını örnekledim.

Nüans:fark demek.

Nüans farkı da fark farkı oluyor.

Tesbit edip saptamak da da aynı yanlışlık var Wink
Başa dön
HB2
Yazar


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1052
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Pzr Tem 30, 2006 10:01 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili fadim ! Konu ile ilgili olarak, aramıza yeni katılan "arzusenturk" arkadaşımızın cevabı gibi, klâsik bir yanıt beklentisi içinde olmam; Sizin cevabınızı anlamakta, hataya düşmeme neden olduğu için üzgünüm.
Bir centilmen olarak, affınıza sığınırım.

Sevgi ile kalın ve sevilin.
Başa dön
arzusenturk
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Jan 28, 2006
Mesajlar: 7

MesajTarih: Pzr Tem 30, 2006 8:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Selamsız sabahsız, konuya ani dalış yapmış gibi olduysam, özür dilerim.. Ben, Arzu, bu sitenin uzun zamandır üyesiyim..Ama zamansızlıktan forum bölümünde fazla yazamadım..Bu "klasik" cevabı, bu kadar "ukâlâ" casına anlatmış olmamın sebebi ise, belki bu kelimelerin anlamlarını tam olarak bilmeyen ve yanlışlığın nedenini de kavrayamayan birileri vardır diye düşünmemdi..Fadim de doğru cevabı vermiş, bu bir yarışma değil sanırım, sadece doğru kullanımın-yanlış kullanımın farkını göstermek amacını taşıyor..Ama, yine de, özür dilerim..Fadim'den ve bu "ayrıntılı" cevabı vererek başını ağrıttığım herkesten...
Başa dön
HB2
Yazar


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1052
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Pzr Tem 30, 2006 9:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sevgili arzusenturk.! Böyle düşünüp, yazmana, gerek olacak anlamı nereden çıkardın.? Tamamen aksine, ben sizin cevabınız gibi bir beklenti içinde olduğumdan, sevgili fadim'in ince açıklamasını atlamakla, ona karşı haksızlık yaptığımı itiraf ile özür dilemek istedim.
Sizin, hiçbir şekilde hatanız sözkonusu değil. Zannederim benim cevabımı yanlış yorumladınız. Burada, forumda; Siz, her üye gibi, en az benim kadar hakka sahipsiniz.

Sevgi ile kalın ve sevilin.
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2629

MesajTarih: Pzr Tem 30, 2006 10:16 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Anlaşılmasaydım kendimi intihar edecektim veya mesajı geri iade edecektim.


Herkesin bu konuda mütehassıs olması beni mütehassis etti. Very Happy
Başa dön
arzusenturk
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Jan 28, 2006
Mesajlar: 7

MesajTarih: Pts Tem 31, 2006 12:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

[quote="fadim"]Anlaşılmasaydım kendimi intihar edecektim veya mesajı geri iade edecektim.


Herkesin bu konuda mütehassıs olması beni mütehassis etti. Very Happy[/quote]
Very Happy Very Happy Very Happy


Ben biraz daha ukalalık yapayım!! "Yek-bir" kısmını atlamışım..Orda da bir yanlışlık var!!! Tamam tamam, sustum!!! Rolling Eyes Ama, bu yanlış kullanımlar, genelde yabancı kökenli sözcüklerin, anlamları tam olarak kavranılmamış sözcüklerin kullanılmasından kaynaklanıyor. Benim en çok dikkatimi çeken şeyler de bunlar zaten..Bir de, yüzlerce yıldır kullandığımız bu kelimelerin (Farsça ve Arapça kökenlilerin) bile anlamını tam olarak oturtamadan, İngilizce kelimeler çıktı başımıza.."Ambians ortamı"nı daha fazla meşgul edip, zamanınızı almayayım ben artık(!)..
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2629

MesajTarih: Pts Tem 31, 2006 7:11 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Arzu müthişsin Wink
Başa dön
AyEsHa
Yazar


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1086

MesajTarih: Pts Ağu 14, 2006 7:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Arkadaşlar bir edebiyat sitesinden örnekler halinde buldum daha önce yazmadığım örnekler de var burada. Umarım işinize yarar.






Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması

Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız.

Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.

Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı.

Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.

Ben çok varlıklı, zengin biri değilim.

Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı.




Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması
Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.

Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça, ülkedeki heyecan gittikçe artıyor.

Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız.

Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar.

Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı.

Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü.

Takımın, boyu en kısa oyuncusu bendim.




Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması.
Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi.

Yeni kaydolan öğrenciler bu kadar çekimser davranması normaldir.

Petrol fiyatlarının ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi.

Olayların gerçek yüzü araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak.

Küçük kızın saçları hayli büyümüş.

Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz.

Başarısızlığını düzensiz çalışmasına borçludur.

Böyle hareketler ülkede demokrasinin işlememesini sağlayacaktır.

Yarın İzmir’e gidecek; buna zorunlu.

Elindeki bıçağı vücuduna batırmış.

Bu, Türkiye’ye özel bir durumdur.

Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir?




Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması

Kesinlikle yarın gelebilirler.

Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı.

Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi.

Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum.

Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı

Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak.

Yanılmıyorsam, bu ikisinin aynı şey olduğunu tahmin ediyorum.




Eklerin yanlış kullanımı

Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir.

Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır.

Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı.

Dünkü toplantıda Ali bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı.

Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir.

Bu çocuklar, fakir bir ülkenin, savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen, gerekli eğitimi alamayan çocuklardır.

Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır.




Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması

Herkes ondan nefret ediyor, yüzünü görmek istemiyordu.

İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış.

Ben ve sen balığa çıktınız.

Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, kendi fikrinden ısrar ediyordu.

İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış.




Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği

Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar.

Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu.

Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim.

Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun?

Büyüklere gereken saygıyı göstermeli, incitmemeliyiz.

Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz.




Tümleç yanlışları

Kayaya yaklaşıyor muyuz, yoksa uzaklaşıyor muyuz?

Öğrencileri teşvik etmeli, yüreklendirmeli, destek olmalıyız.

Olanları böyle değerlendirmek, bu gözle bakmak gerekir.

Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş, bütün imkânları sağlamıştı.

Duvarları kirletmek,yazı yazmak kesinlikle yasaktır.

Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı?

Düşünme ve mantık hataları Problemleri karşılıklı anlayış ve birlik içinde çözeceğiz.

Yiyecek bir lokma ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok.

Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum.




Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması

Ben ona ağabey ( .......... ), o da bana kardeşim derdi.

Bazı yiyecekler sağlı yerinde ve yaşlı olmayan kişilerce özellikle yenmelidir.

Kitap için kendisine verilen paranın eksik ( .......... ) ve yeterli olmadığını söyledi.

Gerekli yerlere başvuruda bulunmuş, ama bir sonuç almış değiliz.

Çorbaya biraz acı ( .......... ), biraz da tuz ve limon sıkılabilirdi.

Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.

Hangisinin başarılı, hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz.

Çok az ( .......... ) veya hiç çalışmadan çok para kazananlar var.




Tamlama yanlışları

Bu ülkeye teknik ve bilgi yardımında bulunulacak.

Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik.

Siyasî ve ekonomi ilişkileri çıkmaza girdi.

Bu bölge coğrafî ve iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir.

Kar yüzünden tüm özel ve devlet okulları tatil edildi.

Ülkemiz Bosna’ya askerî ve gıda yardımı yaptı.

Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi.




Kelimelerin yanlış yerde kullanılması Yeni durağa gelmiştik ki otobüs de hemen geldi.

Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli.

Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz.

İdare, henüz yarın ders yapılıp yapılmayacağını bildirmedi.

İzinsiz inşaata girilmez.




Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk
Her ne kadar iyi hazırlanılmışsa da istenilen sonucu alamadı.

Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı.

Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa da beklenen huzur bulunamamıştı.




Deyim yanlışları

Ona ayak bağı oluyor, işini çabuk bitirmesini sağlıyordu.

Ona yardım et, elinden geleni ardına koyma.
Başa dön
sukruselim
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Dec 19, 2005
Mesajlar: 10

MesajTarih: Cum Ağu 18, 2006 1:32 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bazı anlatım bozukluklarına dokunulmaması gerekiyor bence; bazı cümlelerde anlatımın bozuk olması cümleye anlam katabiliyor... Örnek mi; Aşık Veysel'den: Sazım ben gider isem kal bu dünyada; gizli sırlarımı aşikar etme...
Başa dön
AyEsHa
Yazar


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1086

MesajTarih: Cum Ağu 18, 2006 1:33 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Şiirlerde buna müdahale edilmez ki zaten. Smile

Yani anlatım bozukluklarının ilgi alanında şiir şarkı vecize yoktur. Wink
Başa dön
sukruselim
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Dec 19, 2005
Mesajlar: 10

MesajTarih: Cum Ağu 18, 2006 1:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yasamınızda da müdahale edene pek rast gelmezsiniz zaten... kurdugunuz bir cümleden dolayı burda anlatım bozuklugu yaptın diyene rast gelmedim ben Wink ... teşekkkür ederim açıklamanız için...
Başa dön
AyEsHa
Yazar


Kayıt: Jun 27, 2006
Mesajlar: 1086

MesajTarih: Cum Ağu 18, 2006 1:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bana denk gelen çok oldu, yani benim dediklerim çok oldu. Bu da benim takıntım herhalde, neyse... Rolling Eyes
Başa dön
sukruselim
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Dec 19, 2005
Mesajlar: 10

MesajTarih: Cum Ağu 18, 2006 1:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bunu bir takıntı olarak görmekten ziyade kazanç olarak görmek gerek vesselam... Degilmi ki dile verilen önem bizi ayakta tutuyor.... Selametle...
Başa dön
Ahmetselcuk
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Sep 02, 2006
Mesajlar: 8

MesajTarih: Çrş Eyl 20, 2006 11:40 am    Mesaj konusu: bab-ı ali Alıntıyla Cevap Ver

"Bab-ı Ali'nin yüksek kapısından,
Mürur edip geçerken
Yek bir atlı süvariye
Tesadüfen rastladım."
Bu anlatımda hiçbir yanlış yoktur.. sadece anlatılmak istenen "herkes" anlasın diye iki kere anlatılmış.. Very Happy ("anlatılmak istenen iki kere anlatılmış." cümlesi de sanırım yanlış oldu.. değil mi sayın yetkili?
Başa dön
Ahmetselcuk
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Sep 02, 2006
Mesajlar: 8

MesajTarih: Çrş Eyl 20, 2006 4:22 pm    Mesaj konusu: bir yanlışlığı düzeltmek hakkındadır.. Alıntıyla Cevap Ver

"Önceki mesajımın son paragrafında, açtığım parantezi kapatmayı unutmuşum." Cümlesi anlatım bozukluğu içermeyen bir cümledir.. Ama verdiği mesaj dikkate alınmalıdır..
Başa dön
aeg
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 220

MesajTarih: Pts Ekm 30, 2006 7:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

anlatım bozuklukları ve anlatım bozukluğu dersleri güzel de dilimize sokmaya çalıştığımız 'tiksinç...' gibi kelimelerin türkçede kullanılması da dil bozukluğuna örnek değil mi? Rolling Eyes
Başa dön
nazenazen
Yazar


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Pts Ekm 30, 2006 8:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yapısal olarak doğru bir kelime; iğren-ç, gülün-ç gibi. Ama sözlükte geçmez, kabul görmemiştir, o yüzden yanlıştır. Kulağa da hiç hoş gelmiyor.
Başa dön
aeg
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 220

MesajTarih: Pts Ekm 30, 2006 9:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ilginiz için teşekkür ederim söyledikleriniz doğru ama bizim ona yüklediğimiz anlama göre hem iğrenmek hem tiksinmek anlamı ortaya çıkmış oluyor
Başa dön
nazenazen
Yazar


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Pts Ekm 30, 2006 11:29 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir kelime türetilirken anlam kaymasına maruz kalabilir. Söz konusu kelimede anlamsal veya yapısal bir sorun yok aslında. Sorun şu; böyle bir kelime yok, ama türeyebilir zaman içinde.

Fakat ben, hepimizin bildiği malum zümre tarafından uydurulup tüketilen bu çirkin kelimeyi hoş bulmuyorum, belirteyim. TDK da inatla almıyor sözlüğe, yine aynı sebepten ötürü.

Neyse, bu saatte zihnimi başka kelimelerle meşgul etmek istiyorum izninizle.
Başa dön
aeg
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 220

MesajTarih: Sal Ekm 31, 2006 8:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bugün duyduğum bir cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum insan anadilinin kurallarını bilince başkalarının yaptığı yanlışları affedemiyor tabi"peşimi takip et" böyle bir cümlecik işte Laughing
Başa dön
aeg
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 220

MesajTarih: Cum Arl 15, 2006 7:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

anlam belirsizlikleri de anlatım bozukluğuna yol açar ;
"geleceğini biliyordum" (senin,onun) iki anlam da çıkar

iyelik ekinin gereksiz kullanımı;
"yemesini bilmiyorsan boğulabilirsin" değil "yemeyi"
Başa dön
mavera
Okur


Kayıt: Feb 20, 2005
Mesajlar: 64

MesajTarih: Pzr Oca 07, 2007 9:43 pm    Mesaj konusu: son cevap Alıntıyla Cevap Ver

"Bab-ı Ali'nin yüksek kapısından,
Mürur edip geçerken
Yek bir atlı süvariye
Tesadüfen rastladım."

bu örneği anlatım bozukluğu diye sunarlar çok zaman ama hiç alakası yok.

bâb-ı âlî: yüksek kapısı olduğundan bu isimle tesmiye edilmiştir ancak bir yapının genel adı olarak kullanıldığı için şu demektir: bab-ı ali denen yapının yüksek kapısından...

mürur edip geçerken: mürur geçmek demek olmakla birlikte, daha çok yürüme olarak bir yeri yürüyerek geçmeyi ifade eder. dolayısıyla nasıl geçtiğini dile getirmiş oluyor.

yek bir atlı süvari: teyit amaçlı, koca salonda tek bir kişi vardı misali. tek başına atıyla giden süvari (süvari şöför anlamındadır, araçlı süvari de olabilir bu yüzden atlı olduğunu vurgulamış)

tesadüfen rastladım: rastlamak tesadüfen olan bir eylemdir gibi algılansa da alakası yok. mesela birine buluşma yeri verirsiniz ancak o noktadan önce yürüyerek buluşma mekanına giderken de karşılaşabilirsiniz. herzaman tesadüflük aranamaz. burda da kişi, anlaşmalı bir rastlantı değil, tesadüfen rastlantı olduğunu belirtmiştir.
Başa dön
dereotu
Yazar


Kayıt: Dec 03, 2006
Mesajlar: 707

MesajTarih: Cum Mar 30, 2007 8:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Açıkcası bu cümlenin "anlatım" yapabilmesi için "mürur etmek" kısmını çıkarmak lazım...Kaç kişi biliyordur ki bu kelimenin anlamını ?
Anlatım bozukluğuna örnek verilen bu cümleden birşey anlamak çok zor Smile
Başa dön
inalkgo
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Jul 09, 2007
Mesajlar: 3

MesajTarih: Pts Tem 09, 2007 8:41 pm    Mesaj konusu: Bir Özdeyişte Öğe Arayışı Alıntıyla Cevap Ver

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Bir yazışmalıkta soruluyor: Ne mutlu Türküm diyene tümcesinin öğeleri nedir?
Gelen yanıtlar da, bu tümcenin öğelerine ilişkin olacak yerde, onun öğe bakımından eksik, dahası, yanlış bir tümce olduğu yönünde...
İlk bakışta, bu düşünceye, dolayısıyla bu yargıya katılmak pek olanaklı. Ama ben öyle düşünmüyorum.
Önce, diyorum, bir özdeyiş niteliğinde olan bu sözü öğeleri yerli yerinde bir tümce biçimine getirelim:
‘Ben Türküm’ diyen(e [için]) bu (durum) ne (denli/kadar/çok) mutlu bir şey(dir)!
Şimdi de, diyorum, bu tümcenin öğelerini gösterelim:
bu (durum): özne
ne (denli/kadar/çok) mutlu bir şey: tümleç
‘Ben Türküm’ diyen(e [için]): tümleç
-dir (‘imek’ eylemliği): yüklem
Ve dolayısıyla, bu özdeyişte, tümce yapısı bakımından bir yanlışlık yoktur.


inalkgo
7 Temmuz 2007

____________
mutlu: 1. Mutluluğa erişmiş olan, ongun, mesut, bahtiyar. 2. Mutluluk veren.
Not: Açıklamamda, mutlu sözcüğünün ikinci anlamını aldım.


(inalkgo.2007©)
Başa dön
kkutkan