| Yazar |
Mesaj |
AyEsHa Yazar

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1086
|
Tarih: Cmt Tem 22, 2006 6:30 am Mesaj konusu: Ne Olur Ne Olmaz Cepte Bulunsun! |
|
|
Tanımlar kafanızı karıştırmasın örneklerle öğrenelim.
NOKTALAMA İŞARETLERİ İLE İLGİLİ YANLIŞLAR
--Genç memura yaklaşarak dilekçeyi gösterdi.
(Genç, "memura" mı yaklaşmıştır,yoksa herhangi biri "genç memura" mı yaklaşmıştır? Noktalama işareti kullanılmadığı için anlatım bozukluğu oluşmuştur.)
ANLAMCA YANLIŞ KULLANILAN SÖZCÜKLER
--Sınava çok iyi hazırlanmam üniversiteyi kazanmama neden oldu.
("Neden olmak" sözü olumsuz durumlar için kullanılır. Bu cümlede ise arzulanan bie sonuç alınmıştır. Bu yüzden "neden olmak" yerine "sağlamak" sözcüğünün kullanılması gerekir.)
--Taşıma için parça başına ne fiyat düşündüklerini öğrenin.
("Fiyat" satın alınan mal için ödenen ücrettir. Burada "satın alma" değil "taşıtma" yani bir hizmet söz konusudur. Hizmet karşılığı ödenen para için "fiyat" değil "ücret" kullanılmalıdır.)
BİRBİRLERİYLE KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLER
--Ne yaptığının ayrıntısında olmadan konuşup duruyor.
("Ayrıntı" teferruat anlamındadır. Bunun yerine fark anlamına gelen "ayrım" sözcüğü kullanılmalıdır.)
--Etken olmayan yanardağlar son yıllarda yeniden harekete geçti.
("Etken" faktör demektir. Bu cümlede kullanılması gereken sözcük "etkin"dir.)
SÖZCÜKLERİNİN YANLIŞ YERLERDE KULLANILMASI
--Yunus Bey,on bir oya karşı dokuz oyla yönetici seçildi.
(Yunus Bey'in seçilmesini sağlayan oy sayısı dokuz değil on bir olduğundan bu sayılar yer değiştirilmelidir)
Tabi Cumhurbaşkanı takdir hakkını kullanmadıysa
--İzinsiz inşaata girilmez.
(Bu cümlede inşaatın mı izinsiz yapıldığı yoksa girmenin mi izinsiz olamayacağı belli değildir. Bunun için cümle "inşaata izinsiz girilmez" şeklinde düzeltilmelidir.)
--Futbolcularımız üç hafta içinde Avrupa'da şampiyon olan takımlarla karşılaşacak.
(Takımlar mı üç hafta içinde şampiyon olmuştur;karşılaşma mı üç hafta içinde yapılacaktır belli değil. "Üç hafta içinde" sözü "karşılaşacaklar" sözcüğünden önce söylenirse belirsizlik ortadan kalkacaktır.)
GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANILMASI
--Her gün saatlerce suda yüzerek kilo vermeye çalışıyor.
(Yüzmenin yalnızca suda yapıldığı bellidir. "Suda" sözcüğü gereksizdir.)
--Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.
(İftira zaten uydurma demektir. -BKZ:aynı anlama gelen sözcüklerin bir arada kullanılması- 2003 ÖSS'de çıkmıştır.)
--İşin başına dönmesi için biraz dinlenmiş olması gerekiyordu.
(Dinlenmiş olması sözü değil "dinlenmeliydi" sözcüğü kullanılmalıydı. BKZ:yardımcı fiillerin gereksiz kullanılması)
ANLAMCA ÇELİŞEN SÖZCÜKLERİN BİR ARADA KULLANILMASI
--Mutlaka bir yerlerde karşılaşabiliriz.
(Mutlaka sözcüğü kesinlik belirtir ancak cümlede kullanılan "-(e)bilmek" yardımcı fiili ihtimal anlamı katmıştır.)
--Yaklaşık tam üç yıldır bizi aramıyorlar.
(Yaklaşık ve tam sözcükleri çeliştiği için cümlede anlatım bozukluğu vardır.) |
|
| Başa dön |
|
 |
nazenazen Yazar

Kayıt: Aug 14, 2005 Mesajlar: 738
|
Tarih: Pzr Tem 23, 2006 1:46 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Bu arada, eskiden şiddetle karşı çıkılan ve 'maliye eski bakanı' diye belirtilen tamlama, artık 'eski maliye bakanı' şeklinde de kullanılabilir. |
|
| Başa dön |
|
 |
HB2 Yazar

Kayıt: May 22, 2006 Mesajlar: 1052 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Pts Tem 24, 2006 8:06 pm Mesaj konusu: |
|
|
Forumda yazan arkadaşlarımız; chat alışkanlığından olacak; imla, anlatım ve dil kuram hataları yapıyorlar. Bu konuda ısrarcı olan bazı arkadaşları, kırmadan, incitmeden uyarmaya gayret ediyorum, ama pek de etkili olduğunu söyleyemem maalesef. Sabır ile bu arkadaşları, güzel ve kurallara uygun yazmaya, teşvik etmek zorundayız.
Hazır fırsat bulmuş iken, ben de biraz saçmalayayım, müsaade ederseniz tabii.?
" Bab-ı ali kapısından, mürür eder geçerken, iki atlı süvariye tesadüfen rastgeldim. " Bu cümlenin tercümesini yapacak arkadaşlara duyurulur.
Sevgi ile kalın ve sevilin. Şayet, Dünyada sevgi kalmış ise.? |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa Yazar

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1086
|
Tarih: Pts Tem 24, 2006 8:18 pm Mesaj konusu: |
|
|
İsterseniz doğrusunu yazalım. Ya da yanlışını
"Bab-ı Ali'nin yüksek kapısından,
Mürur edip geçerken
Yek bir atlı süvariye
Tesadüfen rastladım." |
|
| Başa dön |
|
 |
HB2 Yazar

Kayıt: May 22, 2006 Mesajlar: 1052 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Pts Tem 24, 2006 8:36 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sevgili AyEsHa.!
Sizin yazdığınız doğru. Yapmış olduğum hatayı, biraz hafıza zayıflığına, biraz da tembelliğime paylaştırırsanız; yüzümdeki, kırmızılık biraz daha hafifler gibime geliyor.
Doğru ifadeniz için teşekkür ederim. Hafızayı beşer, ne yapalım.?
Sevgi ile kalın ve sevilin. Şayet, Dünyada sevgi kalmış ise.? |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa Yazar

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1086
|
Tarih: Pts Tem 24, 2006 8:42 pm Mesaj konusu: |
|
|
İkimizinki de yanlış,umalım da doğrusunu bulan çıksın  |
|
| Başa dön |
|
 |
HB2 Yazar

Kayıt: May 22, 2006 Mesajlar: 1052 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Pts Tem 24, 2006 8:47 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bekleyip, görelim.  |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2629
|
Tarih: Pts Tem 24, 2006 10:27 pm Mesaj konusu: |
|
|
Yüksek Kapıdan geçerken bir süvariye rastladım
Bab-ı Ali'den mürur ediyorken bir atlıya tesadüf ettim.
nüans farklarını tespit edip saptamak mecburi bir zorunluluktur. |
|
| Başa dön |
|
 |
HB2 Yazar

Kayıt: May 22, 2006 Mesajlar: 1052 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Sal Tem 25, 2006 10:57 am Mesaj konusu: |
|
|
Sevgili fadim, olmadı maalesef, çözemedin. Sevgili AyEsHa'nın ve benim ifadelerim, ikisi de yanlış. Fakat, yanlış nerede ve neden ?
Sevgi ile kalın ve sevilin. |
|
| Başa dön |
|
 |
arzusenturk Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Jan 28, 2006 Mesajlar: 7
|
Tarih: Pzr Tem 30, 2006 12:33 am Mesaj konusu: |
|
|
| bâb-ı âli: yüksek kapı demektir bu yüzden de, bâb-ı âli'nin yüksek kapısı kullanımında gereksiz sözcük kullanılmasından dolayı bir bozukluk var..aynı şekilde, mürûr etmek, geçmek kelimeleri de eşanlamlıdır, bunların beraber kullanılması yanlış oluyor..süvari, zaten atlı asker demektir, bu nedenle atlı süvari kullanımı da yanlış..tesadüfen demek, zaten rastlantısal demek anlamında kullanılan bir kelime olduğundan tesadüfen rastladım demek yerine tesadüf ettim diyebiliriz...doğru şekli, "Bâb-Âli'den geçerken, bir süvariye rastladım." olabilir diyorum ben... |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2629
|
Tarih: Pzr Tem 30, 2006 7:07 am Mesaj konusu: |
|
|
Sevgili HB2
Çok da iyi anladım ve örnekledim.Eski ve yeni kelimelerle aynı şeyi iki kere yazmanın yanışlığını dile getirdim.İki cümle ile yazılabilecek hallerini de gösterdim.
Nüans farkı diyerek de günümüzdeki saçmalığını örnekledim.
Nüans:fark demek.
Nüans farkı da fark farkı oluyor.
Tesbit edip saptamak da da aynı yanlışlık var  |
|
| Başa dön |
|
 |
HB2 Yazar

Kayıt: May 22, 2006 Mesajlar: 1052 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Pzr Tem 30, 2006 10:01 am Mesaj konusu: |
|
|
Sevgili fadim ! Konu ile ilgili olarak, aramıza yeni katılan "arzusenturk" arkadaşımızın cevabı gibi, klâsik bir yanıt beklentisi içinde olmam; Sizin cevabınızı anlamakta, hataya düşmeme neden olduğu için üzgünüm.
Bir centilmen olarak, affınıza sığınırım.
Sevgi ile kalın ve sevilin. |
|
| Başa dön |
|
 |
arzusenturk Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Jan 28, 2006 Mesajlar: 7
|
Tarih: Pzr Tem 30, 2006 8:49 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Selamsız sabahsız, konuya ani dalış yapmış gibi olduysam, özür dilerim.. Ben, Arzu, bu sitenin uzun zamandır üyesiyim..Ama zamansızlıktan forum bölümünde fazla yazamadım..Bu "klasik" cevabı, bu kadar "ukâlâ" casına anlatmış olmamın sebebi ise, belki bu kelimelerin anlamlarını tam olarak bilmeyen ve yanlışlığın nedenini de kavrayamayan birileri vardır diye düşünmemdi..Fadim de doğru cevabı vermiş, bu bir yarışma değil sanırım, sadece doğru kullanımın-yanlış kullanımın farkını göstermek amacını taşıyor..Ama, yine de, özür dilerim..Fadim'den ve bu "ayrıntılı" cevabı vererek başını ağrıttığım herkesten... |
|
| Başa dön |
|
 |
HB2 Yazar

Kayıt: May 22, 2006 Mesajlar: 1052 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Pzr Tem 30, 2006 9:45 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sevgili arzusenturk.! Böyle düşünüp, yazmana, gerek olacak anlamı nereden çıkardın.? Tamamen aksine, ben sizin cevabınız gibi bir beklenti içinde olduğumdan, sevgili fadim'in ince açıklamasını atlamakla, ona karşı haksızlık yaptığımı itiraf ile özür dilemek istedim.
Sizin, hiçbir şekilde hatanız sözkonusu değil. Zannederim benim cevabımı yanlış yorumladınız. Burada, forumda; Siz, her üye gibi, en az benim kadar hakka sahipsiniz.
Sevgi ile kalın ve sevilin. |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2629
|
Tarih: Pzr Tem 30, 2006 10:16 pm Mesaj konusu: |
|
|
Anlaşılmasaydım kendimi intihar edecektim veya mesajı geri iade edecektim.
Herkesin bu konuda mütehassıs olması beni mütehassis etti.  |
|
| Başa dön |
|
 |
arzusenturk Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Jan 28, 2006 Mesajlar: 7
|
Tarih: Pts Tem 31, 2006 12:38 am Mesaj konusu: |
|
|
[quote="fadim"]Anlaşılmasaydım kendimi intihar edecektim veya mesajı geri iade edecektim.
Herkesin bu konuda mütehassıs olması beni mütehassis etti. [/quote]
Ben biraz daha ukalalık yapayım!! "Yek-bir" kısmını atlamışım..Orda da bir yanlışlık var!!! Tamam tamam, sustum!!! Ama, bu yanlış kullanımlar, genelde yabancı kökenli sözcüklerin, anlamları tam olarak kavranılmamış sözcüklerin kullanılmasından kaynaklanıyor. Benim en çok dikkatimi çeken şeyler de bunlar zaten..Bir de, yüzlerce yıldır kullandığımız bu kelimelerin (Farsça ve Arapça kökenlilerin) bile anlamını tam olarak oturtamadan, İngilizce kelimeler çıktı başımıza.."Ambians ortamı"nı daha fazla meşgul edip, zamanınızı almayayım ben artık(!).. |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2629
|
Tarih: Pts Tem 31, 2006 7:11 am Mesaj konusu: |
|
|
Arzu müthişsin  |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa Yazar

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1086
|
Tarih: Pts Ağu 14, 2006 7:22 pm Mesaj konusu: |
|
|
Arkadaşlar bir edebiyat sitesinden örnekler halinde buldum daha önce yazmadığım örnekler de var burada. Umarım işinize yarar.
Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması
Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız.
Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.
Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı.
Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.
Ben çok varlıklı, zengin biri değilim.
Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı.
Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması
Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.
Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça, ülkedeki heyecan gittikçe artıyor.
Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız.
Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar.
Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı.
Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü.
Takımın, boyu en kısa oyuncusu bendim.
Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması.
Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi.
Yeni kaydolan öğrenciler bu kadar çekimser davranması normaldir.
Petrol fiyatlarının ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi.
Olayların gerçek yüzü araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak.
Küçük kızın saçları hayli büyümüş.
Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz.
Başarısızlığını düzensiz çalışmasına borçludur.
Böyle hareketler ülkede demokrasinin işlememesini sağlayacaktır.
Yarın İzmir’e gidecek; buna zorunlu.
Elindeki bıçağı vücuduna batırmış.
Bu, Türkiye’ye özel bir durumdur.
Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir?
Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması
Kesinlikle yarın gelebilirler.
Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı.
Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi.
Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum.
Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı
Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak.
Yanılmıyorsam, bu ikisinin aynı şey olduğunu tahmin ediyorum.
Eklerin yanlış kullanımı
Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir.
Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır.
Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı.
Dünkü toplantıda Ali bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı.
Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir.
Bu çocuklar, fakir bir ülkenin, savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen, gerekli eğitimi alamayan çocuklardır.
Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır.
Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması
Herkes ondan nefret ediyor, yüzünü görmek istemiyordu.
İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış.
Ben ve sen balığa çıktınız.
Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, kendi fikrinden ısrar ediyordu.
İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış.
Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği
Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar.
Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu.
Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim.
Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun?
Büyüklere gereken saygıyı göstermeli, incitmemeliyiz.
Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz.
Tümleç yanlışları
Kayaya yaklaşıyor muyuz, yoksa uzaklaşıyor muyuz?
Öğrencileri teşvik etmeli, yüreklendirmeli, destek olmalıyız.
Olanları böyle değerlendirmek, bu gözle bakmak gerekir.
Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş, bütün imkânları sağlamıştı.
Duvarları kirletmek,yazı yazmak kesinlikle yasaktır.
Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı?
Düşünme ve mantık hataları Problemleri karşılıklı anlayış ve birlik içinde çözeceğiz.
Yiyecek bir lokma ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok.
Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum.
Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması
Ben ona ağabey ( .......... ), o da bana kardeşim derdi.
Bazı yiyecekler sağlı yerinde ve yaşlı olmayan kişilerce özellikle yenmelidir.
Kitap için kendisine verilen paranın eksik ( .......... ) ve yeterli olmadığını söyledi.
Gerekli yerlere başvuruda bulunmuş, ama bir sonuç almış değiliz.
Çorbaya biraz acı ( .......... ), biraz da tuz ve limon sıkılabilirdi.
Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.
Hangisinin başarılı, hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz.
Çok az ( .......... ) veya hiç çalışmadan çok para kazananlar var.
Tamlama yanlışları
Bu ülkeye teknik ve bilgi yardımında bulunulacak.
Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik.
Siyasî ve ekonomi ilişkileri çıkmaza girdi.
Bu bölge coğrafî ve iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir.
Kar yüzünden tüm özel ve devlet okulları tatil edildi.
Ülkemiz Bosna’ya askerî ve gıda yardımı yaptı.
Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi.
Kelimelerin yanlış yerde kullanılması Yeni durağa gelmiştik ki otobüs de hemen geldi.
Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli.
Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz.
İdare, henüz yarın ders yapılıp yapılmayacağını bildirmedi.
İzinsiz inşaata girilmez.
Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk
Her ne kadar iyi hazırlanılmışsa da istenilen sonucu alamadı.
Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı.
Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa da beklenen huzur bulunamamıştı.
Deyim yanlışları
Ona ayak bağı oluyor, işini çabuk bitirmesini sağlıyordu.
Ona yardım et, elinden geleni ardına koyma. |
|
| Başa dön |
|
 |
sukruselim Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Dec 19, 2005 Mesajlar: 10
|
Tarih: Cum Ağu 18, 2006 1:32 am Mesaj konusu: |
|
|
| Bazı anlatım bozukluklarına dokunulmaması gerekiyor bence; bazı cümlelerde anlatımın bozuk olması cümleye anlam katabiliyor... Örnek mi; Aşık Veysel'den: Sazım ben gider isem kal bu dünyada; gizli sırlarımı aşikar etme... |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa Yazar

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1086
|
Tarih: Cum Ağu 18, 2006 1:33 am Mesaj konusu: |
|
|
Şiirlerde buna müdahale edilmez ki zaten.
Yani anlatım bozukluklarının ilgi alanında şiir şarkı vecize yoktur.  |
|
| Başa dön |
|
 |
sukruselim Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Dec 19, 2005 Mesajlar: 10
|
Tarih: Cum Ağu 18, 2006 1:12 pm Mesaj konusu: |
|
|
Yasamınızda da müdahale edene pek rast gelmezsiniz zaten... kurdugunuz bir cümleden dolayı burda anlatım bozuklugu yaptın diyene rast gelmedim ben ... teşekkkür ederim açıklamanız için... |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa Yazar

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1086
|
Tarih: Cum Ağu 18, 2006 1:17 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bana denk gelen çok oldu, yani benim dediklerim çok oldu. Bu da benim takıntım herhalde, neyse...  |
|
| Başa dön |
|
 |
sukruselim Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Dec 19, 2005 Mesajlar: 10
|
Tarih: Cum Ağu 18, 2006 1:24 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Bunu bir takıntı olarak görmekten ziyade kazanç olarak görmek gerek vesselam... Degilmi ki dile verilen önem bizi ayakta tutuyor.... Selametle... |
|
| Başa dön |
|
 |
Ahmetselcuk Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Sep 02, 2006 Mesajlar: 8
|
Tarih: Çrş Eyl 20, 2006 11:40 am Mesaj konusu: bab-ı ali |
|
|
"Bab-ı Ali'nin yüksek kapısından,
Mürur edip geçerken
Yek bir atlı süvariye
Tesadüfen rastladım."
Bu anlatımda hiçbir yanlış yoktur.. sadece anlatılmak istenen "herkes" anlasın diye iki kere anlatılmış.. ("anlatılmak istenen iki kere anlatılmış." cümlesi de sanırım yanlış oldu.. değil mi sayın yetkili? |
|
| Başa dön |
|
 |
Ahmetselcuk Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Sep 02, 2006 Mesajlar: 8
|
Tarih: Çrş Eyl 20, 2006 4:22 pm Mesaj konusu: bir yanlışlığı düzeltmek hakkındadır.. |
|
|
| "Önceki mesajımın son paragrafında, açtığım parantezi kapatmayı unutmuşum." Cümlesi anlatım bozukluğu içermeyen bir cümledir.. Ama verdiği mesaj dikkate alınmalıdır.. |
|
| Başa dön |
|
 |
aeg Yazar

Kayıt: Oct 28, 2006 Mesajlar: 220
|
Tarih: Pts Ekm 30, 2006 7:55 pm Mesaj konusu: |
|
|
anlatım bozuklukları ve anlatım bozukluğu dersleri güzel de dilimize sokmaya çalıştığımız 'tiksinç...' gibi kelimelerin türkçede kullanılması da dil bozukluğuna örnek değil mi?  |
|
| Başa dön |
|
 |
nazenazen Yazar

Kayıt: Aug 14, 2005 Mesajlar: 738
|
Tarih: Pts Ekm 30, 2006 8:04 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Yapısal olarak doğru bir kelime; iğren-ç, gülün-ç gibi. Ama sözlükte geçmez, kabul görmemiştir, o yüzden yanlıştır. Kulağa da hiç hoş gelmiyor. |
|
| Başa dön |
|
 |
aeg Yazar

Kayıt: Oct 28, 2006 Mesajlar: 220
|
Tarih: Pts Ekm 30, 2006 9:45 pm Mesaj konusu: |
|
|
| ilginiz için teşekkür ederim söyledikleriniz doğru ama bizim ona yüklediğimiz anlama göre hem iğrenmek hem tiksinmek anlamı ortaya çıkmış oluyor |
|
| Başa dön |
|
 |
nazenazen Yazar

Kayıt: Aug 14, 2005 Mesajlar: 738
|
Tarih: Pts Ekm 30, 2006 11:29 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bir kelime türetilirken anlam kaymasına maruz kalabilir. Söz konusu kelimede anlamsal veya yapısal bir sorun yok aslında. Sorun şu; böyle bir kelime yok, ama türeyebilir zaman içinde.
Fakat ben, hepimizin bildiği malum zümre tarafından uydurulup tüketilen bu çirkin kelimeyi hoş bulmuyorum, belirteyim. TDK da inatla almıyor sözlüğe, yine aynı sebepten ötürü.
Neyse, bu saatte zihnimi başka kelimelerle meşgul etmek istiyorum izninizle. |
|
| Başa dön |
|
 |
aeg Yazar

Kayıt: Oct 28, 2006 Mesajlar: 220
|
Tarih: Sal Ekm 31, 2006 8:03 pm Mesaj konusu: |
|
|
bugün duyduğum bir cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum insan anadilinin kurallarını bilince başkalarının yaptığı yanlışları affedemiyor tabi"peşimi takip et" böyle bir cümlecik işte  |
|
| Başa dön |
|
 |
aeg Yazar

Kayıt: Oct 28, 2006 Mesajlar: 220
|
Tarih: Cum Arl 15, 2006 7:45 pm Mesaj konusu: |
|
|
anlam belirsizlikleri de anlatım bozukluğuna yol açar ;
"geleceğini biliyordum" (senin,onun) iki anlam da çıkar
iyelik ekinin gereksiz kullanımı;
"yemesini bilmiyorsan boğulabilirsin" değil "yemeyi" |
|
| Başa dön |
|
 |
mavera Okur

Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 64
|
Tarih: Pzr Oca 07, 2007 9:43 pm Mesaj konusu: son cevap |
|
|
"Bab-ı Ali'nin yüksek kapısından,
Mürur edip geçerken
Yek bir atlı süvariye
Tesadüfen rastladım."
bu örneği anlatım bozukluğu diye sunarlar çok zaman ama hiç alakası yok.
bâb-ı âlî: yüksek kapısı olduğundan bu isimle tesmiye edilmiştir ancak bir yapının genel adı olarak kullanıldığı için şu demektir: bab-ı ali denen yapının yüksek kapısından...
mürur edip geçerken: mürur geçmek demek olmakla birlikte, daha çok yürüme olarak bir yeri yürüyerek geçmeyi ifade eder. dolayısıyla nasıl geçtiğini dile getirmiş oluyor.
yek bir atlı süvari: teyit amaçlı, koca salonda tek bir kişi vardı misali. tek başına atıyla giden süvari (süvari şöför anlamındadır, araçlı süvari de olabilir bu yüzden atlı olduğunu vurgulamış)
tesadüfen rastladım: rastlamak tesadüfen olan bir eylemdir gibi algılansa da alakası yok. mesela birine buluşma yeri verirsiniz ancak o noktadan önce yürüyerek buluşma mekanına giderken de karşılaşabilirsiniz. herzaman tesadüflük aranamaz. burda da kişi, anlaşmalı bir rastlantı değil, tesadüfen rastlantı olduğunu belirtmiştir. |
|
| Başa dön |
|
 |
dereotu Yazar

Kayıt: Dec 03, 2006 Mesajlar: 707
|
Tarih: Cum Mar 30, 2007 8:54 pm Mesaj konusu: |
|
|
Açıkcası bu cümlenin "anlatım" yapabilmesi için "mürur etmek" kısmını çıkarmak lazım...Kaç kişi biliyordur ki bu kelimenin anlamını ?
Anlatım bozukluğuna örnek verilen bu cümleden birşey anlamak çok zor  |
|
| Başa dön |
|
 |
inalkgo Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Jul 09, 2007 Mesajlar: 3
|
Tarih: Pts Tem 09, 2007 8:41 pm Mesaj konusu: Bir Özdeyişte Öğe Arayışı |
|
|
Ne Mutlu Türküm Diyene!
Bir yazışmalıkta soruluyor: Ne mutlu Türküm diyene tümcesinin öğeleri nedir?
Gelen yanıtlar da, bu tümcenin öğelerine ilişkin olacak yerde, onun öğe bakımından eksik, dahası, yanlış bir tümce olduğu yönünde...
İlk bakışta, bu düşünceye, dolayısıyla bu yargıya katılmak pek olanaklı. Ama ben öyle düşünmüyorum.
Önce, diyorum, bir özdeyiş niteliğinde olan bu sözü öğeleri yerli yerinde bir tümce biçimine getirelim:
‘Ben Türküm’ diyen(e [için]) bu (durum) ne (denli/kadar/çok) mutlu bir şey(dir)!
Şimdi de, diyorum, bu tümcenin öğelerini gösterelim:
bu (durum): özne
ne (denli/kadar/çok) mutlu bir şey: tümleç
‘Ben Türküm’ diyen(e [için]): tümleç
-dir (‘imek’ eylemliği): yüklem
Ve dolayısıyla, bu özdeyişte, tümce yapısı bakımından bir yanlışlık yoktur.
inalkgo
7 Temmuz 2007
____________
mutlu: 1. Mutluluğa erişmiş olan, ongun, mesut, bahtiyar. 2. Mutluluk veren.
Not: Açıklamamda, mutlu sözcüğünün ikinci anlamını aldım.
(inalkgo.2007©) |
|
| Başa dön |
|
 |
kkutkan
|