Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 205 Üye Adayı ve 15 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Pablo Picasso


Pablo Picasso

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Resim
Yazar Mesaj
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Prş Ağu 24, 2006 6:25 pm    Mesaj konusu: Pablo Picasso Alıntıyla Cevap Ver

Picasso Hep Çocuk Kaldı

H. Bülent Kahraman

11 Aralık 2003


Picasso, ölümünün 30'uncu yılında anılıyor. İspanyol olarak doğup, o gerçeği hayatı boyunca yanı sıra taşımış olsa da bir Fransız olarak
ölen bu adama Fransa, kurduğu müzede ve başka mekânlarda düzenlediği sergilerle bir kez daha sahip çıkıyor. Aslında Picasso herkesin malıdır da Fransız kibri onun kendisine ait olduğunu bu yoldan bir kez daha dünyaya hatırlatıyor. Picasso, şu sıralar Paris'teki iki sergiyle anılıyor.

Picasso'nun ne olduğunu anlatmanın öyle kolay bir yolu yok. Bu güçlüğün nedeni Picasso'nun modernizmin bütün koşullarıyla neredeyse teker teker yüzleşmesi, onları özümseyip içine sindirmesi ve bunu 100 yıla yaklaşan ömrü boyunca gelip geçen nesillere de aktarması, hatta 'empoze' etmesi.
Bu, her şeyden önce modernizmin karşımıza çıkardığı 'dâhi sanatçı', daha da ileri giderek söyleyecek olursak, 'Tanrı sanatçı' imgesini onun kimliğinde somutlaştırmasıyla başlayan bir süreç.

Evet, hiç kuşkusuz arkasında Cezanne vardı, o da herkesin ondan doğduğunu açıkça dünyaya ilan ediyordu ama 1907 yılında yaptığı 'Avinyonlu Kızlar' tablosunun daha önce yapılmış hiçbir şeye benzemeyen görüntüsü 'ben yaptım oldu' diyecek Marcel Duchamp'ın tavrını haber veriyordu. Picasso'nun o tablosu gerçekten de ancak 'ben böyle yaparım, herkes de dilediğini söyler' diyebilen bir yaklaşımın sonucuydu. Onun ilk önemini burada aramak gerekir ki, dediğim gibi, o yol sonradan modernizmin en önemli olgularından birisi oldu.
İkincisi, elbette kübizmle getirdikleriydi. Kübizm, değişen bir dünyanın görsel sınırıydı. Görelilik kuramının getirdikleri, Proust'un çaya batırdığı madlen kurabiyesiyle zamanlar arasında çıktığı yolculuk, Bergson felsefesinin katkıları, Freud'un bilincin de göreli olduğunu kanıtlayan yaklaşımları kübizmi bir yerlerden hazırlıyordu. Ama, sanattaki yaratıcılık kuramsal bir şey olmadığı gibi matematik de değil.


Yeni Bir Görsel Anlayış

Picasso, belki de bütün bu gerçeklerden farksız olarak ama sadece Tanrı sanatçıya özgü bir sezişle bütün bunların toplamı olan bir yeni görsel anlayışı ortaya koyuyordu. Kübizm, arkasında 400 yıl olan ve doruğunu Rönesans'ta yakalamış, perspektife dayalı görüntüyü yerle bir ediyordu.
Picasso ve elbette Braque, zamanla kübist anlayışı geliştirdiler. Tuval ölü bir yüzey olamazdı. Olmamalıydı. Tuval yüzeyine çeşitli müdahalelerde bulunmaya başladılar. Artık nesneyi doğrudan doğruya tuvale eklemekten çekinmiyorlardı. Böylece dış dünyayla görsel dünya üst üste çakışmış, iç içe geçmiş oluyordu. Bu, görselliğin sınırlarını her zamankinden daha çok genişletmek demekti.

Bunun ne önemi var sorusunun yanıtını bize o dönemde bu gençleri himayesine alan Gertrude Stein anılarında anlatıyor. Montparnasse Bulvarı'nda yürümektedirler. 2. Dünya Savaşı patlamıştır. Etraf askeri araçlarla doludur. Ansızın arabaların üstündeki çarpık çurpuk, garip boyamalar dikkatini çekince Picasso bunların ne olduğunu sorar. 'Kamuflaj' diye yanıtlayınca Stein, İspanya'dan yeni dönmüş ressam 'Biz' der, 'Kübizmi bulmasaydık bunlar böyle boyanmazdı'. İşte kübizmin getirdiği en basitinden budur ve iş asla orada kalmaz. Daha sonra ortaya çıkan en uç akımlarda bile kübizm kendisini gösterip, alttan alta duyumsatacaktır. Jasper Johns'un süpürgeli tuvalleri, Pop sanatın hamlesi, Boyasal Alan resimlerinin Rothko, Newmann, Noland, Kelly'si yaptıkları temsili olmayan resimlerde bile kübizmle hesaplaşır. Kübizm modadır, mimarlıktır, grafik tasarımdır.

Ondan sonra Picasso'nun kişisel oyunu başlar. Picasso, 1920'lerden sonraki dönemde 'büyük' veya tarihsel önemi olan bir sanatçının niçin o özelliği taşıdığı sorusunu yanıtlamaya çalışmaktadır sanki. Picasso, tarihsel derecede önemli bir sanatçıdır, çünkü iki önemli özelliğini bünyesinde toplamıştır. Öncelikle yeni akımlar yaratan, yeni yöntemler geliştiren, öncü bir sanatçıdır. Fakat onunla kalmamaktadır. Picasso, kendisinin doğrudan yaratıcısı olmadığı akımlara da yönelmiş özgünlüğünü başkalarının etkin olduğu alanlarda da korumuştur.

Picasso'nun ressamlığıyla ilgili olarak değinilecek son konu, işin 'özle' ilişkili yanıdır. Picasso, bütün teknik yeniliğine rağmen resminde daima belli bir 'anlatımı' korumuştur. Resminin izleyenle daima bire bir ilişki kuran bir boyutu söz konusudur. Bir öykü anlatır daima onun resmi. Fakat, deseninden kaynaklanan bir özellikle bu resim de asla 'açık' bir öykülemenin içinde değildir.

Onu bulup çıkarmak izleyene düşecektir. Bir bilmece vardır ama ipuçları bellidir. Bunun en önemli göstergesi de Picasso'nun erotik desenleridir. Özellikle Vuillard Süiti ve ölümünden hemen önce yaptıkları neredeyse eşsiz şeylerdir. Kaldı ki, elini değdiği her şeyi sanat yapıtına dönüştürüyordu. Heykelleri bunu açıkça kanıtlar. Ortada duran nesneler, maddeler sadece onun gördüğü yeni nesnelerin hammaddesiydi. Bu özelliğini sonuna kadar korudu.

Picasso, sanatçının popüler kültürle kaynaşmasının önemini biliyordu. Bunun için özel bir çaba harcamadı ama İspanyol ve Akdeniz kültürünün bir sonucu olan dışadönüklüğü, hayata bağlılığı, yaşama iştahını sonuna kadar korudu. Hayatında daima kadınlar oldu. Yaşamöyküsü onların üstünden yazılıyordu. Halkın daima çok ilgisini çeken bu öyküleri o da daima bütün zenginliğiyle yaşadı.

Herhalde dünya sanat tarihinin daima en çocuk kalan insanıydı. Bir çocuğun sürekli hareketi onda sürekli yaratma eylemi olarak yaşıyordu. Bir çocuğun hayal dünyası onun da gerçeğiydi. Bir çocuğun sürdürdüğü tanıma eylemini o da yaratarak ve sürekli çizerek gerçekleştiriyordu. Kısacası 100 yaşına yakın ölürken hâlâ bir çocuktu. Ama bir gün çocukluğu bitti. Büyüdü. Yeryüzüne korku dolu gözlerle baktı. O gün son resmi sayılabilecek son otoportresini yaptı. Gözlerinde ancak erişkinlerde görülen kaygılar ve kuşkular vardı.

Büyümek öldürücüydü. O da birkaç gün sonra öldü.
Başa dön
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Prş Ağu 24, 2006 6:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Eserlerine buradan ulaşabilirsiniz;


http://www.picasso.com/gallery/index.html
Başa dön
unlem_isareti
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jul 08, 2006
Mesajlar: 1126

MesajTarih: Prş Ağu 24, 2006 9:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

e herhalde ünlem de bu başlığı gördü mü kendince birşeyler ekler:))

Camille Pissarro, Goya, Leonardo Da Vinci gibi birçok ressamın arşivi buradadır. ilgilenler baksın;

http://rapidshare.de/files/30619728/art.rar
Başa dön
nazenazen
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 14, 2005
Mesajlar: 738

MesajTarih: Cum Ağu 25, 2006 11:51 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Teşekkürler, download programı gibisin maşallah: ))
Başa dön
turuncu
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 27, 2005
Mesajlar: 516

MesajTarih: Cmt Ağu 26, 2006 5:37 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

nazenazen bilgiler ve unlem_isareti linkler için teşekkürler. (ayrıca salvador dali için )
Başa dön
helinia
Yeni Üye


Kayıt: Oct 13, 2006
Mesajlar: 61

MesajTarih: Sal Ksm 28, 2006 1:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını anlatan "Guernica" adlı eseri, bir olay üzerine, en bilinen eseri olmuştur..

Picasso, bir sergisi sırasında kendisine,
-"Bu resmi siz mi yaptınız?" diye soran bir Alman generaline karşın,
-"Hayır, siz yaptınız" cevabını vermiştir..

http://www.mala.bc.ca/~lanes/english/hemngway/picasso/guernica.htm

Bu resim 1937'de yapılmış.. Şu anda da, Madrid'de, Reina Sofía Müzesinde muhafaza ediliyor...
Başa dön
dereotu
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Dec 03, 2006
Mesajlar: 702

MesajTarih: Prş Mar 29, 2007 11:42 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir gün bir hükümdar, horoz resmi çizdirmek için bir ressam arar. Picasso gelir ve hükümdardan üç ay süre ister. Üç ayın sonunda Picasso tekrar huzurundadır hükümdarın. Elinde boş bir kağıt ve bir kalem vardır sadece. 10–15 saniyede bir horoz resmi çiziverir Picasso… “Madem 10 saniyede yapacaktın, niye üç ay beklettin beni?” diye diklenir hükümdar. Picasso, onu kolundan tuttuğu gibi atölyesine götürür. Bir dolabı açar hükümdarın yanında… Yüzlerce, belki de binlerce eskiz dökülür dolabın raflarından. “İşte” der Picasso, “sizin elinizde tuttuğunuz resim, üç aylık emeğimin sonucudur!”…

Daha çocuk yaştayken, ressam babasının kuş resimlerinin eksik bıraktığı ayaklarını çizmesiyle, babasına resim çizmeyi bıraktrına bir dahidir Picasso... Çizdiği kuşların ayakları neredeyse canlıdır. Babası ondaki dehayı gördükten sonra, bir daha eline fırçayı almamak üzere resmi bırakır.

Anti-faşisttir. Franko faşizmine büyük tepki duymuştur. İspanya Komünist Partisi’ne girer ve ömrünün sonuna kadar korur inançlarını. İspanya iç savaşında, Nazi Almanyasının uçakları Franko faşizmine destek için, Guernica kasabasını bombaladığında, bundan çok etkilenir ve onu tüm dünyaya tanıtacak olan “La Guernica” tablosunu yapar.

Tablosunu bitirmek üzereyken bir Nazi subayı gelir atölyesine, yaptığı resme uzun uzun bakar ve küçümser bakışlarla “Sen mi yaptın bu resmi?” diye sorar subay. Picasso; “Hayır!” der “siz yaptınız!”

Tam 32 yıl oldu Picasso öleli. Guernica’da resmedilen tablo, yapıldığı yıldan bugüne canlılığını koruyor ama Guernica’daki bombaların çok daha korkuncu patlıyor dünya üzerinde. Guernica’daki ölümlerin bin katı, on bin katı yaşanıyor. Guernica’daki acıların çok daha ağırları iz bırakıyor yüreklerde bugün…

Guernica’nın sorumlusu Franko’ydu, Nazilerdi. Tarihte en acımasız, en vahşi diktatörlüklerin finansörleri tekelci burjuvaziydi. Bugün dünya üzerindeki tüm ölümlerin, acıların, yoksullukların, açlığın, katliamların baş sorumlusunun tekeller olduğu gibi. Hitler’i besleyip palazlandıran Krupp ve Thyssen’di. Pinochet’i IBM, Mussolini’yi FIAT tekelleri büyüttü, geliştirdi. Gelmiş geçmiş en büyük faşist diktatörlükleri tekeller kurdu. Tekellerin kasaları gün geçtikçe dolarken, dünya üzerine ölümlerden, acılardan, açlıktan, kandan, vahşetten oluşmuş koca bir karabulut çöreklendi. Bu karabulut hala koruyor varlığını. Çünkü tekeller hala var. Çünkü tekellerin kar hırsı, tarihin en doyumsuz çağını yaşıyor.

Bugünmü?
Guernica’yı hala bombalıyor Naziler. Çoluk çocuk, ihtiyar, kadın demeden katlediyorlar. Ve Picasso hırsla, öfkeyle sallıyor fırçasını tuval üzerinde. Resmediyor yaşanan vahşeti, çekilen acıları… Resim daha tamamlanmadan Sabancı geliyor yanına Picasso’nun… Uzun uzun bakıyor resme… “Siz mi yaptınız bu resmi?” diye soruyor Picasso’ya… Picasso öfke ile haykırıyor yine: “Hayır! Siz yaptınız… Siz yaptınız… Siz yaptınız… Siz yaptınız…”

“Sanat, düşmana karşı savunucu ve saldırıcı bir savaş aracıdır.”
Pablo Picasso
Başa dön
peruza
Yazar


Kayıt: Aug 19, 2006
Mesajlar: 472

MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 8:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Guernica
26 Nisan 1937'de bir Alman hava filosu, küçük bir Bask kenti olan Guernica'yı üç saat boyunca bombalar. Bombalar tarlalara, çevre tepelere sığınanları bile bulur. Guernica üç saatte kemik yığını olmuştur.
Kısa süre sonra yapılacak Paris Evrensel Sergisindeki İspanyol pavyonunda sergilemek üzere bir resim ister İspanyol Cumhuriyetçiler, Picasso'dan. Ressam 1 Mayısta katliamı gözler önüne sermek için resmini çalışmaya başlar. Haziran 1937'de sekiz tabloluk resim bitmiştir.
Resmin doğal gücü biraz da ismini aldığı şehrin tarihiyle ilgilidir. İspanya kralları savaşırken Vizkaya halklarına saygılı olacaklarına dair yemini Guernica meşesinin gölgesinde ederlerdi. Avrupa savaşa girdikten sonra Guernica'nın bombalanması Nazi barbarlığının simgesi olur. Böylece eser angaje niteliği olmadan doğrudan bir tepki olmuş olur.
Tablonun estetik değerine gelince; iç savaşın bütün trajikliği modern bir anlatımla gerçekleştirilmiştir. Buna uygun olarak siyah, beyaz ve gri hakim renklerdir. Meşaleli kadın; at, boğa ve savaşçı gibi koruyuculuk vasfı olan figürlerin de içinde bulunduğu bir dramı gösterir. Trajedinin bütün unsurları tuvalde parçalanmış şekilde bulunur. Yaşanan acımasızlığın gösterilmesinde kübizmin saydam düzlemleri ve dağınık figürler etkili olmuştur. Her tarafa dağılmış bedenler gergin ve keskin biçimleriyle tuvali daha da dağıtır.
Aslında İspanyol devletinin malı olan Guernica 1939'da New York Modern Sanatlar müzesine konmuştur. Ta ki Franco ölüp İspanya demokratik yönetime kavuşuncaya kadar. Zira Picasso'nun talimatıdır bu bekletiş. Eser 1981'de Madrid'e götürülmüştür. Tablo siyasal ve estetik bildirisiyle yüzyılın en önemli yapıtlarındandır.
"Siyah beyaz felaketimizin bu çok kısa özetini açıklamak için kelimeler aramak boş bir çabadır. Picasso yas mektubumuzu göndermiş bize: Sevdiğimiz her şey ölecek." Michel Leiriz 1937
Başa dön
tu_ce
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 933

MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 10:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Guernica'nın ısmarlama bir resim olduğunu duyunca, hayal kırıklığına uğramıştım.
Başa dön
serv-irevan
Yazar


Kayıt: Nov 07, 2008
Mesajlar: 109

MesajTarih: Cmt Ksm 29, 2008 12:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bildiğim kadarıyla Picasso; modern sanat tekniklerinden biri olan " kolaj" tekniğinin de öncüsüdür. Yaptığı resimler kadar ses getirmiş olmasa da O, iyi bir heykeltraştı aynı zamanda. Kendisini sürrealist olarak tanımlamasa da, yaptığı insan vücudu resimlerde biraz sürrealist etkinin izleri görülür. Savaşlar içinde geçen hayatından dolayı temalarında savaşın acı izleri hep vardır. Ve ölüm korkusu da yansımıştır bazı tablolarına.Sanıyorum Picasso' nun sanatı dışında en çok konuşulan yönüyse, sevgilileri olmuştur.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Resim Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Pablo NERUDA gunfrfd Şairler ve Şiirleri 112 Pzr Ksm 19, 2006 11:03 pm
Yeni mesaj yok pablo neruda dan dizeler... denizzeynep Şairler ve Şiirleri 0 Pzr Tem 09, 2006 1:04 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke