Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 106 Üye Adayı ve 8 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Adorno’ya göre kültür endüstrisi


Adorno’ya göre kültür endüstrisi

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Eleştiri
Yazar Mesaj
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Prş Ekm 04, 2007 10:38 pm    Mesaj konusu: Adorno’ya göre kültür endüstrisi Alıntıyla Cevap Ver

Adorno’ya göre kültür endüstrisi

EMRAH PELVANOĞLU

Yirminci yüzyılın önemli entelektüel başkaldırıları arasındandır Frankfurt Okulu’nun kültür endüstrisi kuramı. Her ne kadar Frankfurt Okulu pasiflik ve negatiflikle, gerçeği kötülemek ve II. Dünya Savaşı sonrası genişleyen bireysel özgürlük alanlarını (tabii ki Avrupa ve Kuzey Amerika’da) görmezlikten gelmekle, kendi içine kapalı sanatsal modernizmi savunan bir elitistlikle eleştirilse de, özellikle Theodor W. Adorno’nun yazdığı yazılar, küreselleşen sermaye ve sosyalist totaliter rejimler gibi baskıcı güçlerin insan özgürlüğüne yaptığı müdahaleleri yoğun bir eleştirellikle çözümlemiş, tekniğin olanaklarıyla yeniden üretilebildiği çağda kültürün, bir kitle manipülasyon aracı olmasına itiraz etmiştir.
Ali Artun’un editörlüğünde, İletişim Yayınları’nın sanathayat dizisinden çıkan Kültür Endüstrisi - Kültür Yönetimi, Adorno’nun bu bağlamda yazdığı Kültür Endüstrisine Genel Bir Bakış (1963) ve Kültür Yönetimi (1960) gibi önemli yazılarının yanında, Max Horkheimer ile birlikte kültür endüstrisi kavramını ilk kez kullandıkları Aydınlanmanın Diyalektiği (1947) adlı kitaptan Kültür Endüstrisi: Kitlelerin Aldatılışı Olarak Aydınlanma başlıklı yazıyı da içeriyor. Benzer ve daha kapsamlı bir seçkiyi İngilizce de hazırlamış olan J. M. Bernstein’ın sunuş yazısı ise Adorno’nun “modernist sanatı tavizsiz bir biçimde savunup kitle kültürünü ‘kültür endüstrisi’nin ürünü olarak tavizsiz bir biçimde eleştirdiği” kuramını ayrıntılı bir şekilde tartışan, kapsamlı bir değerlendirme.

Sanatın metaya dönüşmesi

Adorno, Aydınlanmanın Diyalektiği’nin müsveddelerinde “kitle kültürü” ifadesini kullandıklarını, ancak bu ifadenin bir nevi çağdaş halk sanatı olarak algılanmaması için “kültür endüstrisi”ni tercih ettiklerini belirtir. Bu tercih, kâr odaklı endüstrilerin kültür adı altında yaptıkları ticaret ve manipülasyonu ve bu endüstrilere bağlı bir şekilde çok sıkı örülmüş düşünsel, sanatsal bütün yapıların “çoktandır aynı zamanda birer mal değil, enikonu birer mal” olduğunu ifşa eden eleştirelliği de beraberinde getirdi. Kültür endüstrisini “müşterilerin kasten ve tepeden birleştirilmesi” olarak tanımlayan Adorno, bu aynileştirme mekanizmalarının binlerce yıl boyunca birbirinden ayrılmış yüksek ve düşük kültür alanlarını her ikisinin zararına olacak şekilde birleştirmeye çalıştığını söyler. Sanatı metaya dönüştüren kültür endüstrisi, onun özerkliğini ve biricikliğini de darbeleyerek, kitlelere ve kitleleri sahte bir uyum fenomeniyle biçimlendiren sermayeye uyumlu ve yüksek sanat ile düşük sanat arasında yarattığı negatif bütünleşmeyle eşdeğerli kılar. Walter Benjamin, yakın dostu Adorno’nun aksine bu durumu kültür adına katlanarak büyüyecek bir felaketin öngörüsü olarak değil, yeni bir çağın başlangıcı olarak görür. Bu bağlamda örneğin sinema her iki yazar için farklı şeyler ifade eder. 1935/36 yıllarında yazdığı Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı adlı yazısında Benjamin, “hakiki” sanatın biriciklik değerinin, kutsal ve kült olandan kaynaklandığını iddia eder. Ona göre sanat yapıtının teknik olanaklarla yeniden üretilebilirliliği, “dünya tarihinde ilk kez yapıtı kutsal törelerin asalağı olmaktan özgür kılmaktadır”. Benjamin’e göre sinema, oyuncuyla izleyici arasına giren aygıt sayesinde onun edimlerini bir dizi optik testten geçirir. Bu dolayımlama sayesinde oyuncu yerine aygıtla özdeşleşen izleyici, “oyuncuyla kurulmuş herhangi bir kişisel ilişkiden etkilenmesi söz konusu olmayan bir bilirkişiye dönüşmektedir” ve böylesi bir durum kült olan karşısında yaşanabilecek bir şey değildir. Picasso karşısında gayet gerici tepkiler veren kitleleri Charlie Chaplin sineması karşısında ilerici ve eleştirel kılan bu dolayımlamadır. Adorno’ya göre ise bu durum kitlelere yaşatılan sahte bir doyumdan başka bir şey değildir. Benjamin’in sanatın modernliği adına taşıdığı iyimserlik, dolayımlamanın işleyişi üzerinde çok durmaz. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrası Hollywood’un yükselişiyle kültür endüstrisinin merkezî sektörünü oluşturan film sektörü, izleyici ve oyuncu arasındaki dolayımlamayı tamamen kendi kâr amaçlarına odaklayarak planlar. Benjamin’e de atıfta bulunan Adorno’ya göre geleneksel sanatın aurası (”şimdiki zamanda olmayanın buradalığı”) kabul edilecek olursa, “kültür endüstrisi aura ilkesinin karşısına onun tam karşıtı başka bir ilke koymayıp çürümeye yüz tutan aurayı ortalığı dumana boğan bir buhar halesi halinde muhafaza eder”. Yaratılan sahtelik kitlelerde tatmin etkisi yaratsa da sanat eserini metaya dönüştüren kültür endüstrisi planını bu etkinin bir yanılsama olması üzerine kurar. X1 yetmez vizyona X2 gelir; Y’nin başarısını Z’nin hüsranı izler. Kitleler kültür endüstrisi karşısında sürekli tekrar eden bir edilgenlik içinde ancak nesneliklerini teyit edebilirler. Kültür ve Yönetim adlı makalesinde kültürün saf bir dolaysızlığının olmadığını belirten Adorno, kültürün insanlar tarafından bir tüketim nesnesi olarak gelişigüzel tüketilebildiğinde, insanları maniple edeceğini vurgular. Özneler, kültür tarafından “nesnel disiplinin iletilmesiyle özne olur ve onun yönetilen dünyadaki sözcüleri, her halükârda gerçekten konuya hakim olan uzmanlardır”.

Küreselleşen dünyada kültür endüstrisi

Burada Benjamin ve Adorno’nun eleştirelliklerinin tarihselliği de önemlidir. Yazısını 1935/36 yıllarında yazan Benjamin, yükselen faşizmin Avrupa’sındadır ve tekniğin olanaklarıyla yeniden üretilebilen sanatı (sinemayı, fotoğrafı), faşist kültleştirmelerin de karşısında bir umut ışığı olarak coşkuyla karşılar. Adorno ise II. Dünya Savaşı’nda New York’a göçen Frankfurt Okulu’nun diğer üyeleriyle birlikte kendisini, savaş sonrası yükselişe geçen Amerikan kapitalizminin göbeğinde bulur. Hollywood’un, Broadway’in, Manhattan’ın, Rock’n Roll’un sarmaladığı metalaşma, Adorno ve arkadaşlarının Avrupa’da başlayan kültür eleştirilerine hız ve yön verir. Bernstein, kültür endüstrisi kuramının, endüstrinin homojenleştirme hedefine gereğinden fazla odaklandığını söylüyor. Ancak onun da belirttiği gibi Adorno’nun kuramı sözde bilirkişilik ile uzmanlık, eğlence ile mutluluk, uyum ile özgürlük arasındaki farka dikkat çeker. Yazıldığı dönemin özgül koşullarından verilense de (ki kültür endüstrisi kuramına Türkiye’den yapılacak en önemli eleştiri onun Kuzey Amerika ve Avrupa merkezci yapısıdır), Adorno’nun en kötümser tahminlerinin küreselleşen dünyanın kültür endüstrisini ifşa etmesi, Bernstein’ın da belirttiği gibi rahatsız edicidir ve onun ne kadar çağdaş olduğunu gösterir.

Zaman - Kitap
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Eleştiri Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok 2binyedinin size göre en'leri zeytinagaci Okur Adayları İçin 25 Prş Arl 06, 2007 9:03 pm
Yeni mesaj yok Nazım Hikmet Kültür Merkezi Gençlik T... dereotu Duyurularınız 5 Pzr Hzr 03, 2007 1:12 pm
Yeni mesaj yok Trabzon Kültür Şehridir peruza Güncel Olaylar-insanlar 13 Çrş Oca 24, 2007 7:09 pm
Yeni mesaj yok Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Karakoç'un Poe Şairler ve Şiirleri 0 Cum Oca 05, 2007 1:03 pm
Yeni mesaj yok İnternet ve kültür fadim Sosyoloji 2 Prş Arl 21, 2006 2:45 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke