Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 201 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri
 vahşi
 Rüya
 Bizler geçmişteki insanlardan daha mı akıllıyız?
 Yaz Dedi Tanrı
 Melekler ağladığında
 Kanadım
 VELEVKİ TARTÜF
 Duan dileğindir...
 Kısa cümleler yazacak bu kalem
 İçinden at başlığını
 atlet giyen tanrıça
 Nazım Hikmet / Masallar
 Mucize Bu!

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

secret hastalığı dünyayı sarıyor..


secret hastalığı dünyayı sarıyor..

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Yabancı Kitaplar
Yazar Mesaj
attar
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 07, 2006
Mesajlar: 595

MesajTarih: Cmt Hzr 09, 2007 3:45 pm    Mesaj konusu: secret hastalığı dünyayı sarıyor.. Alıntıyla Cevap Ver

'sır' değil, servet pornosu

memleket haricinden sonra, dahili de 'hayattın sırrı'nı veren kitap ve filmle sallanıyor. 'the secret', nasıl bu kadar ilgi çektiği anlaşılabilir, tam da bu yüzden ürkütücü, tehlikeli bir fikriyat üzerine kurulu

nazar etme ne olur, çok iste senin de olur

olay geçen yıl bu zamanlarda bir televizyon harekâtı olarak başladı. fikir annesi avustralya doğumlu rhonda byrne, bulduğu 'sır'rı dünya üzerinde televizyonu olan herkese, (ama ucundan azıcık) duyurma gayretiyle çok uğraştı. sonra filmden parçaların izlenebildiği web sitesi dünyalıların uğrak yeri oldu. ve zincir kitapla tamamlandı. hayatın 'sır'rı kapışılmaktaydı. 'the secret', harry potter'dan daha fazla insana ulaştı.

nisan başında kitabın türkçeleştirilmiş halinin, niyeyse 'the secret' adıyla satışa sunulacağı büyük tantanayla duyuruldu. şu an itibarıyla bütün kitapçıların 'çok satanlar' raflarında tek sıraya birinci çinko yaparak yayılmış durumda eser. son derece pahalı kağıda, kabartmalı kapak ve cillop tabir edilen renkli baskıyla okura arz edilen kitap gerçek manasıyla kapışılıyor; bu da gerçek manasıyla ürkütücü. şöyle ki...

sırrı baştan afişe edelim: çok istersen olur. kitap doğru düzgün edit edilmediğinden ve daha baştan sallapati yazıldığından bir lafı yüz kez tekrarıyla hipnotik bir etkiye kavuşuyor, bazı cümleler kafanızda yankılanıyor: iyiyi düşünürsen iyi, kötüyü düşünürsen kötü karşına çıkacaktır (kaldı ki buna kimin itirazı olabilir ki!).

neyin öğretmenleri?

öncelikle 'the secret'ın en başta bir televizyon hamlesiyle tanıtılması boşuna değil. hayatının çok kötü bir döneminde, kızının verdiği yüz yıllık bir kitap sayesinde binlerce yıldır bütün dâhi ve zenginlerin bildiği sırrın şıpınişi gözünün önünde canlandığı rhonda byrne, kitapta ve filmde yüce fikirlerini paylaşan 'öğretmenleri' bir araya topluyor ve diyor ki 'yüzyılın en büyük televizyonculuk işini biz yapacağız'. elinde internetten google'lanmış, beethoven'dan, edison'a birçok dâhiden, öncesinde, sonrasında ne anlattığı meçhul olarak birçok alıntı ve okuması gereken onlarca kitap var. öğretmenler diyor ki "oh, no! iki buçuk ayda bu kadar şeyi okuyamazsın." fakat byrne 'the secret' felsefesini kendine demirbaş ettiğinden, çok istiyor ve hepsini bir güzel okuyor.

ikinci adım bu öğretmenleri konuşturmak. kitap zaten bu görüntülerden, konuşmaların deşifre edilmesinden ve minik minik kolajlanmasından müteşekkil. hayattın sırrı deyince çok spiritüel bir eser bekleyenler yanılıyor. tamam, tüm fikriyat 'farkındalık' kelimesini bilen ve cümle içinde günde iki doz kullanabilen her new age insanının bildiği 'çekim yasası'. yani iyiyi de kötüyü de sen çekersin. ancak öğretmenlerin kısa özgeçmişlerine baktığınızda asıl çekilmek istenenin ne olduğunu anlıyorsunuz. bir zamanlar sokak çocuğuyken şimdi çok para kazanma konusunda fikir veren bir mesleki danışman, büyük şirketlere finansal yapılarını geliştirmek için çalışan bir butik şirket sahibi, kendisine 'kariyer öğretmeni'nden çok 'yaşam serüvencisi' denmesini isteyen bir fikir girişimcisi, birkaç best-seller kitap yazarı, 'zengin doğdunuz' adlı kitabı yazan ve şirketlere çekim yasasıyla refah dersleri veren modern 'bilge', başarılı bir borsa yatırımcısı, bir evsizken şimdi dünyanın en iyi pazarlama uzmanı sayılan bir hipnoterapist, 'kazanmanın psikolojisi' adlı kitabın yazarı olan bir bireysel başarı danışmanı...

kendinize bir çek yazın

'the secret'ta para, çok para değil, servet lafı geçiyor daha çok. dilekler arasında ev değil, malikâne var örneğin. 'para kazanmak için gerçekten çok çalışmalı ve mücadele etmeliyim' şeklinde düşünenlere, 'yanlış yoldasınız' deniyor. "kendinize hayali bir çek yazın (bu da siteden indirilebiliyor) ve o 'on yüz bin milyar dolar'ın sahibiymiş gibi düşünerek, o frekansı yayın evren'e" deniyor. bazı yerlerde bu servet budalalığının neredeyse pornografik bir anlatımı var: "hemen ellerinizin üzerine bakın. gerçekten, ellerinizin üzerini dikkatle inceleyin: teninizin rengine, lekelere, damarlarınıza, varsa yüzüklere, tırnaklarınıza, tüm detaylara dikkatle bakın. şimdi gözünüzü kapamadan önce, bu elleri, parmaklarınızı size ait gıcır gıcır bir arabanın direksiyonunu kavrarken görün."

haberleri izlemeyecekmişiz

zaten kitabın arka tarafına alıntılanmış bölüm insanın sinirini tepesine çıkarmaya yetiyor: "sizce dünya nüfusunun sadece yüzde 1'lik bir kısmını oluşturan kesimin tüm maddi gelirin yüzde 96'sına sahip olması bir tesadüf mü?" tesadüf değil tabii ki! ama sağlıklı bir şekilde düşünerek ulaştığınız reel-politik nedenlerden ötürü değil, sadece o yüzde 1'lik kesim 'sır'rı biliyor çünkü. ve kitap pervasızca insanlara o yüzde 1'lik kesime dahil olma hayalini kurdurtuyor. 'maddi gelir' diye tarif ettiklerinin o kadar insana ulaşmasının, ancak kalan kesimin yüzde 4'e talim etmesiyle mümkün olabileceği gerçeğini bile fark edemiyor.

cümlemize sonsuz refah, sağlık ve ruh eşi vadeden sır ekibi, savaş karşıtı eylemlerin daha çok savaş, uyuşturucu karşıtı çabaların da daha çok müptela getirdiği kanısında. neden? çünkü savaşa karşı çıkarken, ağzımıza 'savaş' lafını alıyoruz, kötüyü içimize sokuyoruz. o yüzden (farkı neyse) sadece barış yanlısı eylemelere katılmakta beşeriyet adına fayda var. gayet açık olarak televizyonlarda haberlerin izlenmemesi, gazete okunmaması gerektiği salık veriliyor. neden? çünkü kötü haber dolu, frekanslarımız etkileniyor. yani eğer biz, tüm doğal ve insan elinden çıkma yapay afetler, salgın hastalıklar, savaşlar, işgaller yokmuş gibi yaparsak, kendiliğinden düzelecek dünya.

'sır'rın sırrı ne?

'the secret' üzerine doğal olarak memleket dahilinde ve haricinde yüzlerce yazı yayınlandı. çeşitli forum sayfalarında malum esere imalı yoldan bile olsa laf sokmak isteyen, 'kötüyü düşünürsen, kötü seni bulur' felsefesini baştacı etmiş uluslararası sevgi insanları tarafından neredeyse linç ediliyor. oprah winfrey'in yekten pompaladığı rhonda hanım ve ekibi hakkında zaten olumsuz bir yazı çok nadir çıkıyor karşınıza. peki 'sır'ın sırrı ne?

son derece günlük dille yazılmış, bir fikri en az sekiz kere tekrarlayan, bununla yetinmeyip bölüm sonlarına özet koyan bir kitap (the secret for dummies). yani meramın anlaşılmaması imkânsız. biçimden içeriğe geçtiğimizde her şeyin bize bağlı olduğu fikri ilk başta çok tavlayıcı. dünyanın dört bir tarafından 'sır' sayesinde olduğu iddiasıyla loto vuran, ölümcül kanserden sıyıran, multimilyoner olan ve zayıflayanların (amerikan nüfusunun yüzde 30'u obez) hikâyeleri göz boyayıcı.

herkes frekansını mı yaşar?

ama işin diğer tarafı yani ayda 5 dolarla geçinmek mecburiyetinde olan üçüncü dünya ülke vatandaşları, sadece bu yüzyılda yaşadıkları için kanserle, aids'le mücadele edenler, genetik nedenlerle ya da sadece amerikan hayat tarzına maruz kaldıkları için obeziteyle savaşanlar, internette 'the secret'la ilgili yüzlerce blog ve foruma pek girmiyor. 'herkes frekansını yaşar' buradan düşünüldüğünde insana ne ağır bir vebal, insanlığa dair nasıl bir vicdan azabı yüklüyor... ruhunu spiritüel yollardan temizlemeye çalışanlara da hakaret, mütevazı bir hayatla yetinmeyi seçenlere de, zaten buna mahkû m olanlara da... 'the secret'ın, tüm dünyada bu kadar ilgiye mazhar oluşu, insanlığın geldiği hale dair en kötü frekansı yolluyor aslında.

* * * * *

bir 'sır'rın ifşası

·fikriyata göre siz düşüncelerinizin efendisisiniz. duygu ve düşüncelerimiz normalde otomatik pilotta. eğer bir farkındalık yaratabilirsek, yaydığımız frekansları da kontrol edebiliriz

·evreni bir katalog olarak düşünecekmişiz. sayfaları çeviriyoruz "evet buna da sahip olmak isterim, buna da. evet bu deneyimi de yaşamak isterim" diyecekmişiz.

·sır, park yeri bulurken de kullanılabilirmiş.

·posta kutusuna "ah yine fatura gelecek" diye bakarsak sürekli fatura gelirmiş. fatura dediğimiz şey, tüketilen mal ve hizmetlerin karşılığı değil mi? nereye gidecek peki bunlar? rhonda hanım'a mı?

·'para insanı bozar, ancak kötü insanlar para sahibi olabilir' gibi yanlış fikirlerden derhal kendimizi arındırmamız gerekiyormuş.

·"spiritüel, fakat sürekli hasta ve meteliksiz yaşayan birçok insan tanıdım. bu da zenginlik değil. yaşamak her alanda bolluk ve bereket içinde olmak demektir" kitapta geçen gerçek bir cümle.

·sır içinde 'ruh eşini bulmak' da zaman zaman servet/malikâne tarzı hedef büyümesine takılıyor. haftada üç kadınla çıkmak isteyen ve çok istediği için başarıya nail olan bir adamın hikâyesi mevcut. gerçi sonrasında o da ruh eşini bularak evleniyor.

·irili ufaklı hastalıklar çekim yasasının işleyişine denk düşen plasebo etkisiyle iyiye kavuşabiliyor. zaten hasta olmayı da frekanslarımızla biz çekiyoruz!

·yaşlılıktan mütevellit görme bozuklukları da çok isteyerek çözülebiliyor. üç günde okuma gözlüğünü atmak mümkün.

pınar öğünç
Başa dön
missvecchio
Yazar


Kayıt: Jan 31, 2006
Mesajlar: 286

MesajTarih: Pzr Hzr 10, 2007 11:43 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ortalıkta bu kadar çok 'secret'çı varken,dünyanın durumunun içler acısı olması hatta her geçen gün kötüleşmesi,kitabın yazarını hayal kırıklığına uğratmıştır herhalde...Ya da belki,aslında servet peşinde koşmaktan başka birşeyle ilgilendiği yoktur...
Bildiğim kadarıyla spiritüel olmakla,servet sahibi olmayı istemek taban tabana zıttır...Yoksa ben bu işlerden anlamıyor muyum?... Rolling Eyes

Son zamanlarda okuduğum en güzel yorumdu...Teşekkürler...
Başa dön
Bozhermes
Yazar


Kayıt: Nov 07, 2005
Mesajlar: 128

MesajTarih: Prş Tem 26, 2007 5:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Cilalı imaj devri kitabı.
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2816

MesajTarih: Prş Tem 26, 2007 6:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kitap okumadığım için benim paramı alamayacaklar ama

biz de yok mudur:

Kırk gün ne dersen o olur diye.

Hıdırellez'de dilek tutmalar ( Birinde hiç aklımda öyle bir ev yokken dubleks bir ev çizdim . Haftasına borç harç bir dubleks ev aldık. satarken de öldük ama siz buraya takılmayın.)

Nazar etme n'olur çalış senin de olur.vs.

Şimdi de gemi istiyorum. Yani gemicik. Rolex tavuk yemi istiyorum. AKP Genel merkezinin olduğu caddenin tamamı aydınlatılsın istiyorum. Bunların hepsi olacak inanıyorum.benim kalbim temiz.
Başa dön
cesotti
Yeni Üye


Kayıt: Aug 09, 2007
Mesajlar: 53

MesajTarih: Cum Ağu 17, 2007 11:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

kitapta anlatılanlar kimsenin işine yaramasa bile, Rhonda'nın işine yaradığı bir gerçek...

O zaman, o kadar da boş değil bu "the secret" Smile
Başa dön
flozoflorena
Yeni Üye


Kayıt: Oct 13, 2007
Mesajlar: 44

MesajTarih: Cmt Ekm 13, 2007 10:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

O kadar yaygarası yapıldı ki bu kitabın açıkçası bi iticilik uyandırdı bende.Sadece kapağı güzelmiş gerisini bilmiyorum dedim okudun mu diye soranlara.Okumam da sanırım...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Yabancı Kitaplar Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Bir Demokrasi Hastalığı: Siyasete Güv... Poe Güncel Olaylar-insanlar 9 Cmt Eyl 20, 2008 12:05 pm
Yeni mesaj yok Dünyayı sarsan 50 gerçek karelin Güncel Olaylar-insanlar 0 Pts Ağu 06, 2007 1:27 am
Yeni mesaj yok SECRET GARDEN unlem_isareti New Age 1 Çrş Tem 12, 2006 2:55 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke