Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 24 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dünyanın Dışında Herhangi Bir Yer
 eskimiş bir dosta
 Yeni Bir Parti Kuruluyor
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 Şiire dizgin vurulur mu?
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Korktuğunuz renk ne? Mesela beyaz mı...


Korktuğunuz renk ne? Mesela beyaz mı...

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz
Yazar Mesaj
sensiz
Yazar


Kayıt: Nov 18, 2006
Mesajlar: 169

MesajTarih: Sal Ksm 28, 2006 2:42 am    Mesaj konusu: Korktuğunuz renk ne? Mesela beyaz mı... Alıntıyla Cevap Ver

Sıradan bir aileydi Akcan' lar... 14-15 yaşlarında bir kızları ve yaklaşık 6 yaş küçük bir de erkek çocukları vardı..
Sıradan ama hali vakti yerinde olanlardandı... Kızlarını sağlıklı büyütmüşlerdi sorun yaşamadan. Ama oğullarında aynı rahatlığı tadamadılar... Doğum sanki onların tüm dertlerinin başlangıcı olmuştu. erkek çocukları doğduğunda adıny Ahmet koymaya karar verdiler. O zamanlar çocuğun erkek mi kız mı olacağı bilinmezdi. Doğduğu gün ebe odadan dışarı çıkıp müjdeyi vermişti babasına. İlk bakışta gözünden mi kaçmıştı ebenin... Ahmet' in ayaklarında bi gariplik vardı. Normal değildi. Sanki böyle mengenede sıkışmış annesinin karnının içinde bir yerlere çarpmış eğrilmiş gibilerdi. herkes biraz kendine geldikten sonra sabah olunca hastanede aldılar soluğu. Ahmet' e bir sürü film çektiler, büyük makinalara soktular ve büyük doktorlar kararlarını açıkladılar. ekskavatus denen bir illet vardı.Peki ya tedavisi neydi? Babanın gözleri açılıp açılıp kapanıyor umutla doktorun dilinden dökülenleri anlamaya çalışıyordu. Hastane her geçen dakika biraz daha üzerine yıkılıyordu karı-kocanın.
Bir seri ameliyat gerekliydi ama bir sürü. 'belki 8 belki 10 kerede düzeltebiliriz'' diyordu doktor ve kesin sonuç alamayabileceklerini söylüyordu.
Başladı ameliyatlar daha yaşına girmeden... 6 senenin sonunda 8 kere ameliyat olmuştu o küçücük bedeni Ahmet'in...
Beyaz önlüklü adamlar başına toplanıyor, beyaz renkli alçılarda günlerce yatakta kalıyordu ufaklık her seferinde....
alçılarını yüksek sesli testerelerle kesiyorlar, çocuk duymasın diye hastaneden önce pamukla tıkıyorlardı kulaklarını...

Artık 8 yaşındaydı... yardımla da olsa yürümeye başlamıştı...biraz daha zaman geçince kendi başına yürümeyi de başardı o küçücük dev çocuk.
Ama gelgitler yaşamıştı ve her hastane serüveni yaralarını açmıştı yüreğinde...
beyaz renge tahammülü kalmamıştı artık... Ve yüksek sesli aletlere...
Ne yapabilirdi babası, birşeyler yapabilirdi. Önce evin duvarlarından başladı. Tavanları bile sarıydı artık evin... Beyaz eşyaları paket kağıtlarıyla sarmıştı. Hiç bir beyaz nokta olmamalıydı evde...
Ya ne zordu ne çok beyaz varmış hayatımızda, eşyalarımızda ne çok kullanılmış bu umutsuzluk rengi...
Elektirik süpürgesiyle temizlik yapamıyordu anne... Ne olacaktı ki kendi annesi elektirik süpürgesini tanımadan ölmemişmiydi....
İç çamaşırlarını asamıyordu balkona... Evin arka odasında kapısı kitli hapiste kuruyordu çamaşırlar....
Ne kadar proteinsiz besleniyorlardı, tüm beyaz gıdalar çıkmıştı mutfak dolaplarından....
Beyaza tahammül edemiyordu küçük beden... Görünce titremeye ağlamaya, hıçkırmaya başlıyor devinim haraketleri ile kabusun ortasında buluyordu kendini... Bunu ona yapamazlardı... beyaz olmayan bir dünya yaratmalılardı oğullarına.. Baksana artık yürüyordu, başarmıştı.. En başa dönemezlerdi. Oğullarını büyütmek zorundalardı....
Ama çok zordu gizlemek tüm beyazları....
Gizlediler.. Üzerini örttüler, kapattılar, sardılar ve sakladılar...
Hiç beyazsız simsiyah ama rengarenk bir dünya verdiler oğullarına....
Perdeler yeşil, koltuklar kahverengi, halılar karma karışık renkliydi. Evin hangi odasına girseniz gökkusağı karşılıyordu sizi... gelenler anlamıyor kaş göz işaretleriyle durum anlatılmaya çalışılıyordu...

Ne zordu... Bembeyaz oğullarının simsiyah yaşamı....

Ahmet'e soruyorlardı; 'beyaz ne renktir?'
Ahmet'in cevabı keskin ve kırıcıydı;
Acı ve umutsuzluk....

Peki ne zaman değişirdi ufaklığın hayalleri?

O gün gelecekti, eninde sonunda...
Biricik oğullarının mürüvetini gördükleri gün....



Gelinlerine siyah giydiremezlerdi ya.....
Başa dön
Zamanzede
Okur


Kayıt: Jul 20, 2007
Mesajlar: 37
Nereden: Hiç olmadı ki...

MesajTarih: Cmt Tem 21, 2007 9:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir gün siyah yanına geldiği zaman beyazın
Beyaz korkup kaçmış siyahtan
Siyah haykırmış beyaza dur gitme diye
Beyazın kararı kesinmiş oysa
Demiş ki sen siyahsın bense beyaz
Umudun yanında karamsarlık
Aydınlığın yanında karanlık duramaz
Olsun diye diretmiş siyah gözlerini dikerek beyaza
Karamsarlık olmasaydı umut
Karanlık olmasaydı aydınlık olmazdı demiş
Birinin yok olması diğerini anlamsız kılar
İtiraz sesi çabuk yankılanmış karanlığın odasında
Hem demiş sen bana dayanamazsın
Beyaz bir mum olup yansam yanında
Senden geriye hiçbir şey kalmaz
Yanılıyorsun demiş siyah, yanılıyorsun
Mum dibine ışık vermez ne olur izin ver de
Kuytu köşede bile olsa sana yakın olayım
Ama gel gör ki dinletememiş lafını aydınlığa
İşte o günden beri aydınlık kaçar
Karanlık ardından kovalarmış
Beyaz geçerken gündüz olur
Siyahın gelmesiyle gece başlarmış
O günden sonra hiç kimse bir daha
Ne en uzun gecelerin bile aydınlanmadığını
Ne de aydınlığın üstünü gecenin kaplamadığını görmüş sonuçta
Çünkü acı olmayınca tatlı da olmazmış hayatta

(Alıntı)
Başa dön
Zamanzede
Okur


Kayıt: Jul 20, 2007
Mesajlar: 37
Nereden: Hiç olmadı ki...

MesajTarih: Cmt Tem 21, 2007 9:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Siyahsın sen; Siyahtan başka rengi yok çünkü zulmün; Beyazın yok senin; Siyah ne kadar içse beyazı, yine de gri kalır ya hani, işte sen de öylesin;

Masal sandığım siyah beyaz resimlerden taştı isyankar sevdamın mavisi, ya da öykü olduğum siyahların arasında bir geceden fışkırdı;

Gecesin sen, siyah sayfalarına masmavi mektuplar yazdığım, yaşadıkça an be an sarhoş olduğum, satır aralarına yıkılıp, satır başlarında sabahladığım gecesin; Gece ne kadar açarsa açsın gözlerini, gündüzün aydınlığına eremez ya hani, sen de öylesin;

İşte ben, bu katran karası gecelerde gidecek yeri olmayan küçük bir çocuk olurum, ellerimde hüzünler, gözlerimde saklayamadığım siyah gözyaşlarımla gezinirim puslu siyahların arasında;

Yine de bu siyaha yazdığım son mavi mektup; Ama sen görmeyeceksin; Çünkü siyah bakıyor hala ela gözlerin; Ancak siyahi ela gözlerine maviyi giydiğinde okuyabileceksin...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok BEYAZ MELEK fadim Yerli Filmler 8 Sal Ksm 20, 2007 11:47 pm
Yeni mesaj yok Bukalemun nasıl yaşar, nasıl beslenir... sabandal Genel 2 Prş Ağu 30, 2007 7:29 pm
Yeni mesaj yok siyah beyaz gifrer Fotoğraf 21 Cmt Mar 31, 2007 5:26 pm
Yeni mesaj yok Ya siyah ya beyaz plum Okur Adayları İçin 40 Cmt Oca 06, 2007 3:49 pm
Yeni mesaj yok “BEYAZ SİNEMA” NEYİN SİNEMASI? erdemolmez Sinema Sanatı 0 Pts Ağu 21, 2006 10:25 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke