Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 51 Üye Adayı ve 6 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

onların her biri...


onların her biri...

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Metodoloji
Yazar Mesaj
attar
Yazar


Kayıt: Jan 07, 2006
Mesajlar: 595

MesajTarih: Cum Hzr 29, 2007 6:43 pm    Mesaj konusu: onların her biri... Alıntıyla Cevap Ver

Onların her biri devletleri idare edebilecek seviyedeydi

Aşere-i mübeşşere efendilerimizin her birisi, devletleri idare edebilecek dehaya sahip insanlardır. Nitekim Allah Resulü'nden sonra Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali halife olarak İslam devletini en başarılı şekilde idare etmişlerdir.

Aşere-i mübeşşereden diğerleri de birer siyasi ve askerî dahi idiler. İnsanın, akıl ve dehasıyla bir hakikate teslim olması nispetinde kadir ve kıymeti artar. Safdil ve bir şey bilmeyen insanlar, birinin parlak bir şey göstermesi karşısında anlık bir teslimiyet gösterebilir ve bir hususa yönelebilirler. Ancak aklı kendisine yeten, ufuklar arkasını gören deha çapındaki insanların Efendimiz'in etrafında ciddi bir teslimiyet içinde toplanmaları, o insanların kendi nefis ve hissiyatları adına çok büyük bir fedakârlıkta bulunduklarını göstermektedir. İşte Aşere-i mübeşşere efendilerimiz, ortaya koydukları hayatlarıyla bu büyük işi yapmışlardır.

Bir diğer mesele de, bu sahabilerin her biri çok soylu ailelerden gelmektedirler. Onların böyle soylu ailelerden gelmeleri ve dünya adına her şeyi arkada bırakmaları, daha doğrusu dünya ve içindekiler adına hiçbir şeye temenna durmamaları, onların ayrı bir derinliklerine işaret etmektedir.

Allah Resulü'nün iltifatları kendi hevasına ve hissiyatına göre olmaz. O (sallallâhu aleyhi ve sellem), çok kadirşinastır ve kendisine iyilik yapan insanın iyiliğini hayatının sonuna kadar unutmamıştır. Allah Resulü'nün çok kritik bir dönemde kendisine yardım eli uzatan bu arkadaşlarını unutması da mümkün değildir. Mesela Efendimiz, "Bana ümmet olacak biri yok mu?" deyince, "Ben varım Yâ Resulallah!" diyerek elini göğsüne vuran Hz. Ebu Bekir'i unutamaz. Hz Ömer'in "La ilâhe illallah" dedikten sonra arkasına Ashabı alarak Kabe'ye gidip açıktan namaz kılmasını ve sahabenin hayırla yad edilmesine vesile olacak onun böyle civanmerdâne davranışını asla unutmaz. Aslında kimse unutmaz ki, Efendimiz de unutmuş olsun.

Hz. Zübeyr b. Avvam da Efendimiz'in unutamadığı talihlilerdendir. Allah Resulü Mekke'nin bir sokağında dolaşırken birden bire kılıcı yerde sürünen Zübeyr bin Avvam'ı görür ve sorar: "Nereye böyle ey Zübeyr?" Bunun üzerine Hz. Zübeyr şu cevabı verir: "Ya Resûlallah! Senin yakalanıp şehit edildiğini duymuştum. Bu kılıçla onlara hadlerini bildirmeye gidiyordum."

Yine Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), birkaç defa kendi kavim ve kabilesini toplayıp da, "Benim tebliğ ettiğim bu dini kabul edecek yok mu?" dediğinde her defasında "Ben varım ya Resûlallah!" diyen ve o günlerde henüz on-on iki yaşlarında bulunan Hz. Ali'yi unutamaz. Hendek Savaşı'nda Amr ibni Abdivüdd, hendeği atlayıp geçtiği zaman, Allah Resulü "Buna karşı çıkacak kimse yok mu?" diye Ashabına seslendiğinde, o günlerde yirmi iki-yirmi üç yaşlarında bir genç olan Hz. Ali'nin her defasında "Ben!" demesini elbette ki unutamaz.

Medine'de nifak hıyaneti kol gezmektedir. Bu durum karşısında Allah Resulü'nün günlerce uykusuz kaldığı olmuştur ve bir insan olarak o da istirahat etmek istemektedir. Ne var ki, dışarıdan gelecek olan tehlikeler karşısında evinin kapısında kilit bile yoktur. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), o günleri şöyle anlatmaktadırNeutral "Bir gün çok sıkılmıştım ve gönlümden: Ashabımdan bir kimse gelip beklese de ben de biraz istirahat etsem." İşte tam bu esnada kapının önünde bir kılıç şakırtısı duyar. "Kim o?" deyince de, Sa'd ibn Ebî Vakkas'ın sesini işitir. "Ne arıyorsun kapının önünde?" diye sorunca da Sa'd şunları söyler: "Evde yatıyordum ya Resûlallah! Sana bir zarar verirler düşüncesiyle kapının önünde perdedâr olayım diye geldim." Evet, elbette ki Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) Hz. Sa'd'ın bu hareketini de unutmayacaktır.

Burada şunu da ifade etmekte fayda var: Her hizmette ilk defa bayrağı çeken ve doğrulup ruhunun ilhamlarını her tarafa haykıran insanlar, hiçbirzaman unutulmamalıdır ve zaten unutulmamıştır da. Bu, günümüz için de aynıyla geçerlidir. İman ve Kur'an davasına hizmet eden ve bu işin bayraktarlığını yapan insanlar ciddi sıkıntılar yaşamışlar ve işin bugünlere gelmesine vesile olmuşlardır. Evet, arkadan gelenler, önlerinde onlara çığır açan ve onlar için bu şehrâhı hazırlayan insanları daima hayırla yâd edeceklerdir.

Biz burada, Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayatıyla alakalı, Kur'an'ın yardımıyla tavzih edilip aydınlığa kavuşturulan bir mevzu üzerinde durmaya çalıştık. Her iman ve Kur'an'a hizmet mutlak bir öncü grup olmuştur. Bunlar, o muallâ ve mukadder mevkilerini daima zihinlerimizde ve gönüllerimizde korumalıdırlar. Daha doğrusu bizler, gönlümüzde onlar için hazırladığımız yeri daima korumalıyız; korumalıyız ve onlar, bizim nazarımızda daima muallâ olmalıdırlar. Bu dava uğrunda hapse girenleri, çile çekenleri, köy köy, kasaba kasaba sürgüne yollananları, mahpeslerde kendilerine yer hazırlananları -Allah nisyandan münezzehtir- Allah unutmamıştır ve bizim de onları unutmamamızı istemektedir.

Onları daima, kadirşinaslık içinde hayırla anmak bizim için bir vecibedir. Rabbimizden niyaz edelim, bize iyi eserler bıraktırsın ve bizden sonrakiler de bizi hayırla yâd etsin ve dualarından bir lahza eksik etmesinler...

ÖZETLE

1- Aşere-i mübeşşere efendilerimizin her birisi, devletleri idare edebilecek dehaya sahip insanlardır. Nitekim dört halife, İslam devletini en başarılı şekilde idare etmişlerdir.

2- Deha çapındaki insanların Efendimiz'in etrafında ciddi bir teslimiyet içinde toplanmaları, onların kendi hissiyatları adına çok büyük bir fedakârlıkta bulunduklarını göstermektedir.

3- Her hizmette ilk defa bayrağı çeken ve doğrulup ruhunun ilhamlarını her tarafa haykıran insanlar, hiçbir zaman unutulmamalıdır ve zaten unutulmamıştır da.
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1182
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Cum Hzr 29, 2007 11:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sayın attar, alıntınız Zaman' dan. Şaşırtmaya devam ediyorsunuz.
Başa dön
komanchi
Okur


Kayıt: Apr 15, 2007
Mesajlar: 89

MesajTarih: Cmt Hzr 30, 2007 1:13 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aklıma nerden geldiyse, Hz. Hamza geldi. Gerçekten de büyük insanlardı onlar. Unutulmaları mümkün mü?
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Metodoloji Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok ÜÇ BACI/Biri Üvey İkisi Öz Diaspora_Hedonist Güncel Olaylar-insanlar 6 Pzr Ekm 07, 2007 10:52 am
Yeni mesaj yok Biri Bana Anlatsın dereotu Şiirleriniz 10 Çrş May 23, 2007 9:51 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke