Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 105 Üye Adayı ve 7 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

domatesler nasıl kokar


domatesler nasıl kokar

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sosyoloji
Yazar Mesaj
mehmetfatihekici
Yazar


Kayıt: Jun 11, 2005
Mesajlar: 258

MesajTarih: Sal Ekm 11, 2005 7:44 am    Mesaj konusu: domatesler nasıl kokar Alıntıyla Cevap Ver

Domatesler başın yana atmışlar
Uzamışlar sağa sola gitmişler
Sıtmalılar gibi boyun eğmişler
Durmaz olsa idim perişan gördüm
Bu sene gecikti diye düşünmeyin. Güneş saklasa da kendini, yaz geliyor. Güneş batarken uzaklarda, şehre tatlı bir serinlik yayılacak yakında, kışın karlarla kaplı Erciyes yeşili yakıştırdı kendine güneşle buluşması için. Bütün kış sıcak özlemi ile bekleyen insanlar her yıl olduğu gibi göçmenin telaşındalar. Bitişik nizam , ruh yoksunu , aynılaşmış ve bize aynı hayatları yaşamak mecburiyetini getiren apartman dairelerinden bağlara göçecekler.
Eski bağ yaşantıları yok ama biraz olsun eski günlerin esintisini taşıyan bu mekanlar insanlarla dolacaklar. Kimi Boğaziçi yalıları kadar şatafatlı, kimi bağ evi anlamını tam manası ile karşılayacak kadar mütevazı. Kış boyu evlere kapalı kalan insanlar kışı uzun, yazı kısa bu iklime en uygun çiçekleri ekecek, fidanlar alacak, domates, biber, salatalık, çilek dikecekler. Acemice veya dedelerden kalan kulaktan dolma bilgilerle bahçe bakımları yapılacak. Erikler kayısılar , dutlar sohbetlerin baş mevzuu olacak, meyve yüklü ağaçlar kıskanılacak ve yaz akşamları kimi zaman uzaklardan gelen akrabalar, kimi zaman dostlarla yenilen keyifli yemeklerle evler bereketlenecek.
Her sene olduğu gibi yaz kısa sürecek daha biberler çiçekte iken hava soğuyacak, domatesler kızarmadan hayal kırıklıkları soğuk Erciyes rüzgarları ile savrulacak bağlardan Kayseri’ye.
Hiç düşündünüz mü her sene ümitlenip dikilen sonra boynu bükük güzün koynuna bırakılan domateslerin aşkın ifadesi için bir dönem kullanılan meyve olduğunu. Anavatanı Meksika ve Peru olan bu bitkiye Aztekler 'tomotl' adını vermişlerdi. 16. yüzyılda Avrupa'yla tanışan domatesin adı 'tomato' olarak değiştirildi. Domates Amerika’nın keşfi ile İspanyollar tarafından yeni dünyadan Avrupa’ya getirildi. Uzun yıllar "zehirlidir" diye yasaklandı. Daha sonra bazı baharatçıların uğur getirdiğine dair iddiaları üzerine süs bitkisi olarak kullanıldı. Bu nedenle Fransa ve İngiltere'de ona "pomo d'amore"(sihir tokmağı) deniliyordu. Her türlü yemekte kendine yer bulan , salatada, kahvaltıda yediğimiz , salça , fast food dünyasının dayatması ile ketçap olarak tükettiğimiz domates inanın aşkın meyvesi.16 .-17. yy Avrupa’sında aşıkların mayhoş tadı, albenili görüntüsü, rengi ve o enfes kokusu ile gönül çelen hediyesi.
Domatesler başın yana atmışlar
Uzamışlar sağa sola gitmişler
Sıtmalılar gibi boyun eğmişler
Durmaz olsa idim perişan gördüm

Eminim o kokuyu hatırladınız , market raflarında bir boyda , kalın kabuklu, kan kırmızısı domates değil bizim domatesimiz yeşil, kırmızı, turuncu, sarı renkli , ince kabuklu, yumrular şeklinde, fidesi, meyvesi baş döndüren kokusu ile muhteşemleşen domates .
Çocukluğunuzda annenizin akşam yemeği hazırlarken “ koş bahçeden ermişlerinden domates kopar salataya doğrayayım “dediği sırıklara sarılarak yükselen, ah o kokusu ile domates. Ninenizin yıkayıp tuzladığı o sulu domatesi dişlediğinizde tadı damağınızı okşarken çenenizden aşağı üzerinize damlardı suyu ve siz çocuk yüreğinizle evin avlusunda sapanla kuş beklerdiniz. Bazen tavuklar girince fidelerin arasına , tavuklar kadar çok zarar vererek ortalığa kovalardınız onları. Muzipliğiniz tutunca kardeşinizle gök gök koparır birbirinize atardınız kimselere göstermeden. Güz başında kazanlarla kaynatılıp suyu süzdürülen salça olan, ekmeğe sürüp toz toprak içinde topun peşinde bir ısırık alıp topu tepiklediğinizde domates.
Kozmetik sanayinin tüm haşmeti ne rağmen yanına bile yaklaşamadığı baş döndüren kokusu Erciyes pınarlarının can verdiği topraklarda gevenleri, kır çiçeklerini , karıncaları, kuşları, kuzuları, çobanları hatırlatır bize.
Hayatlarımız birbirine benzerken, globalleşme adı altında tekdüze sürü psikolojisi hakim olurken hayatlarımıza, dünyanın her yerinde aynı tadlar damaklara yapışırken; domates ne dersiniz aşkın, çocukluğunuzun ve hayata isyanınızın sembolü olmasın mı ?
Yaz geliyor Kayseri’ye ve siz bu akşam eve dönerken ailenize, dostlarınıza çocukluğunuz kokan domatesler götürsenize .Bağımız olmasa da apartman dairelerinin küçük balkonlarında saksılarda isyanımızın meyvesini yetiştirmeliyiz. Çocuklarımızın o kokudan, o tatdan mahrum kalmamasını sağlamalıyız. Ve bir daha domates yediğimizde damağımıza gelen o leziz dayanılmaz tadın İspanyol gemicilerin dönüş yolunda Atlas Okyanusunda gemi güvertesinde tattıkları domatesten geldiğini unutmayacağız.
İster inanın, ister inanmayın ama domates kokuları ile bezenmiş, sıcak, güzel yaz geliyor.
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1351

MesajTarih: Prş Hzr 01, 2006 7:01 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yeni bir yaz yeni umutlar, balkonumda fesleğenlerim, domateslerim...
Başa dön
simone
Yazar


Kayıt: Jan 01, 2006
Mesajlar: 753

MesajTarih: Prş Hzr 01, 2006 10:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

güzel fotoğraflarla birlikte ,yeniden hoşgeldin sevgili gece...
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1351

MesajTarih: Prş Hzr 01, 2006 11:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

herkese selamlar
Başa dön
madum
Yazar


Kayıt: May 12, 2006
Mesajlar: 272

MesajTarih: Cum Hzr 02, 2006 1:27 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"

Toprak temizdi.

Gökyüzü ve hava temizdi. Bize sundukları da. Biz de temizdik.

Pazardan peynir almak risk değil, sokak satıcıları dosttu. Onlarla selamlaşıyorduk.

Merhabanın hatırı vardı.

Hijyen, kalite ve garantinin belgesi işte bu merhaba idi. Sütçümüz, yoğurtçumuz, sebzecimiz vardı. Hal hatır sorduğumuz, hangi zeytinden hoşlandığımızı bilen, iyi peynirden bizi haberdar eden bakkalımız vardı.

Şimdi. Şimdi potansiyel tehlike olarak görüldüğümüz ve üstümüz arandıktan sonra girdiğimiz süper marketlerin on binlerce çeşidinin arasında "merhaba"dan mahrum alış veriş yapıyoruz.

Labirentin içinde raflarda şekiller, mesajlar ve imajlar var.

Reklamlar bizi zaten kodlamıştır önceden; algılıyor ve alıyoruz. İsminin başında hiper, süper ve mega gibi sıfatların bulunduğu mağazalarda, oraya ne kadar çok giderseniz gidin, güvenlik görevlileri, reyon sorumluları ve kasiyerlerle muhabbet kuramazsınız. Market arabalarıdır orada size en çok tanıdık gelen.

İnsan bazen laf atmak ister "işler nasıl gidiyor" veya "hayırdır bugün sol ön tekerin gıcırdıyor" diye. İnsanın hayatında kalabalıklar çoğaldıkça, yalnızlıklar da çoğalıyor. Bakkalların gidişiyle, sokakların ruhu da gitti.

Ve lezzetler de gitti. Yılın on iki ayı muhteşem görüntüsüyle arzı endam eyleyen sanal domatesler gibi. Domates mevsimini kaybettiği günden beri, çok şeyi kaybettik. Halbuki domates önemlidir. Mevsimi bittiğinde gidişine üzülmek, yokluğunda özlemek zamanı geldiğinde kavuşmaya sevinmek çok önemlidir. Kokusu çok önemlidir. Yöresi ve lezzeti de. Her yöre bir başka domates, bir başka domates lezzeti demektir. Artık yörenin adı; sera.

Sadece domates mi? Ekmek mesela. Ekmek, ekmek gibi kokmuyor. "Bir dilim ekmek" anlamını yitirdi. Ekmeği kesemiyorsunuz. Gerçek bir dilim gibi bir dilim çıkmıyor. Vitaminlerle şişirilmiş, kuş gibi hafif ve lezzetsiz.

Çay mesela. Çay, çay gibi kokmuyor. Seylanla Türk çayını, tomurcukla çay çiçeğini karıştırarak formüller üretiyor ve telef oluyoruz.

Evet. Şimdi, brokoliyle tanıştık, dört mevsim domatesle ve daha neler neler.

İmkanlar arttı, çeşitler arttı. Şimdi herşey her zaman var. Ama bu hengamenin, bu hayat düzeninin neticesi hamburgerle başbaşa kalışımızdır.

Şimdi herşey, her zaman var ve her şey kıymetsiz.

Bir süper marketten alışveriş yapmaya çalışmak, sevdiğiniz birini bulamayınca telesekretere not bırakmak gibi aslında. İkisinde de muhatabınız yok, içinizden konuşursunuz; sizi duyan olmaz.

Bu çağın cilvesi herhalde. Kalabalıkların içinde yalnızlığı yaşamak ve bundan keyif almaya çalışmak. Ama vakumlu, dondurulmuş, hijyenik ve ambalajı güzel hayatımızda eksik bir şeyler var. Önemli bir şeyler.

Domatesin tadı gibi. Merhabanın hatırı gibi..."
Başa dön
elifadar
Okur


Kayıt: May 10, 2005
Mesajlar: 77

MesajTarih: Prş Tem 20, 2006 11:50 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Evet gece fotoğrafları bekliyoruz:)
Başa dön
HB2
Yazar


Kayıt: May 22, 2006
Mesajlar: 1049
Nereden: İstanbul

MesajTarih: Cum Tem 28, 2006 1:19 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sayın mehmetfatihekici, ne mutlu size ki, halâ o güzel domatesleri bulabiliyorsunuz. Bizim buralarda; ne pazarlarda, ne de marketlerde, bu toprağın kendine has domateslerini bulmak mümkün değil. Artık, okadar sinirlenmiştim bir ara, arabaya atladığım gibi, bir hafta sonu köylere gittim. Belki oralarda halâ, yerli domates fidelerinden üretilmiş domates bulunur diye düşünmüştüm. Fakat, ne mümkün. Oralarda bile, köylüler birer plâstik sanatçı haline gelmiş. Yetiştirdikleri Domatesleri bırakın ağız tadı ile yemeyi, bıçak bile kesemiyor, tencerede dahi pişmiyor.
Ben artık domates almıyorum, alamıyorum. Bir sanat sever olarak, plâstik san'atın bu güzel örneklerini daha fazla tahrip edip, yok etmek istemiyorum. Bu eserlerin yerinin, marketler, pazarlar değil de, plâstik eserler müzesinde saklanmasının daha uygun olacağına inanıyorum.

Sevgi ile kalın ve sevilin.
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1351

MesajTarih: Pzr Hzr 24, 2007 9:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İlk merhaba yazısının üzerinden 2 yıl geçmiş...

Yaza merhaba ...
Başa dön
eylem
Yazar


Kayıt: Aug 16, 2005
Mesajlar: 1225
Nereden: nereye...

MesajTarih: Pzr Hzr 24, 2007 9:37 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

iki yıl... dile kolay değil mi
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1351

MesajTarih: Pzr Hzr 24, 2007 10:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

cem karaca şarkısının (Çok yorgunum) peşinde nihat genç yazısnın izinde başlayan bir merhaba idi.
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1351

MesajTarih: Prş May 08, 2008 8:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

gelemeyen yaza merhaba.....

hey gidi eski günler....
Başa dön
ANLAM-SIZ
Forum Yöneticisi


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 841

MesajTarih: Cum May 09, 2008 7:34 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

böyle yavaş yavaş gelmesi daha iyi gibi sn gece.

Buralar hala daha gelincik tarlalarıyla süslü...

Baharı yaşadık bu yıl.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Sosyoloji Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Türkiyem çetelerden nasıl kurtulur? serdarkaya Güncel Olaylar-insanlar 6 Cum Mar 21, 2008 11:07 pm
Yeni mesaj yok Öfkenizi nasıl kontrol edersiniz? gifrer Vesaire 35 Prş Ksm 01, 2007 1:42 pm
Yeni mesaj yok Sendikaları ve Sendikacıları Nasıl Bi... fadim Güncel Olaylar-insanlar 8 Çrş Eyl 19, 2007 12:16 am
Yeni mesaj yok Bukalemun nasıl yaşar, nasıl beslenir... sabandal Genel 2 Prş Ağu 30, 2007 7:29 pm
Yeni mesaj yok nasıl canlandırdınız... missvecchio Vesaire 15 Pzr Ağu 19, 2007 10:13 am

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke