gitmiştin..
yoktum..
sen oradaydın ama ben yoktum
hani öyle bi yokluk değil sonradan olunmuş, hiç olmamış gibi yok
ne gözyaşı, ne hüzün, ne bir çığlık ardından
yoktum işte o kadar yok
ne gelip geçen gemilerden
ne tutuşan ellerden, ne martılardan
ne korktuklarımdan, ne senden haberdarım
yokum
Tutulmak gerek sineleri taşırırcasına,
Kanatmak gerek yüreği delicesine..
Kerem olup geceyi yazmak gerek..
Ve sormak gerek kan çiçeğine
Ya sen..?
Tutulmak gerek, tecrübe etmek gerek aşkı,
Bir soğuk yel esmek gerek aşkın sıcak kollarında..
Ateş olmak gerek soğuk kış gecelerinde..
Tutulmak gerek..
Tutulmak gerek denize,
Dalga olup vurmak gerek sahile..
Uzanmak gerek Kızıldeniz’in kiremit kokan sularından,
Boğaziçi’nin kızıllığına.
Tutulmak gerek..
Küfrün sinesine saplamak gerek kör mızrağı..
Gönüller yapmak, muzaffer beyinler yeşertmek gerek..
Mürekkep olmak gerek okyanuslar dolusu..
Kalem olmak gerek..
Hece-hece nakşetmek gerek imanı aç dimağa..
Tutulmak gerek ..
Her anında ömrün yeni bir “o” doğuyor ve ölüyor..
Bakmak acı veriyor; ki her an ölen sevgilinin tek tesellisi var: her lahzada tekrar doğuşu, hemen öleceğini bile bile..
Gözümü açıp kapadım, vardı! Bir daha yepyeni haliyle yine orada, tekrar açtım kapadım oradaydı, tekrar tekrar bir öncekilerden daha hızlı, bir bakışım henüz yüzüne değmeden, bir diğerini fırlattım, tekrar ve tekrar, ardı ardına ama bir son bakış için hazırdı gözlerim, tüm nefsim, kainat bu bakış uğruna seferber olmuştu.. fakat yoktu..
Bakışlar masum bir yakamozu vurmuştu.. Can çekişiyordu, ağlıyor, titriyordu, hem yakamoz hem aşık.. Yakamoz ancak bir iki adım atabildi, sendeledi ve yığıldı son tesellinin üstüne, sevgilinin sudaki hülyasına boylu boyunca.. Su da bir yorgan gibi, mezardaki toprak gibi örttü onu, bir daha görünmemecesine..
Yer, gök, başladı ağlamaya.. Sevgilinin “ahh”ı çıkarken arş-ı alaya, O ağlıyordu, ağaçlar, kara taşlar dağlar ağlıyordu..
Yakamozun cesedi yatıyorken suda, bir ahh’la daha irkildi cansız ama ölmemiş ruhu.. Bir beddua, bulutları delip geçen, toprağın içine işleyen ve öyle ki kabul olan daha bitmede “h” harfi.. Kabul olmuştu laneti sevdanın.. Yakamoz, ay ışığı mahpusuna hapsolmuş, uzanacaktı boylu boyunca geceleri..
Ve işkencesi; her sevdalının, her gurbetteki aşığın delip geçen, acıtan, kanatan bakışlarına menzil olmak.. Kim kaybederse orada alacaktı hırsını, ondan alacaktı.. Bu acıyı, irini taşımak mahşere kadar cezasıydı. Tek tesellisi yüzünü örttüğü ay yüzlü idi..
Tarih: Prş Mar 08, 2007 11:20 pm Mesaj konusu: arıza1
Alatáriël Elanessë:
işte ben sabahı düşünüyorum zaten,malum ileri görüşlü bir insanım
Amras Elensar:
sabahı düşünen gecesini yer
gecesini yitiren rüyasından
rüyasız kalansa asıl Uyanış dan mahrum kalmaz mı ?
Alatáriël Elanessë:
Geceleri rezil bir uyku sarar vücudumu..öyle rezil ki uyanmaktan utanırım, sabahı düşünmek bu uykudan kaçış kapısı açar bana..varsın rüyasız kalayım varsın rüyam olmasın..uyanış değil diriliş bana lazım olan..
Amras Elensar:
yalanı bol dünya hayatının, gerçeğe aralanan pencereleri rüyalar...
kimi zaman cennetten, kimi an cehennemden dem vuran hülyalar...
uykuyu asıl uyanıklığa çeviren, bedenden sıyrılıp saf ruh ile varolunan gerçek hayatlar...
Alatáriël Elanessë:
bir rüya gördüm hayatım değişti..baska bir rüya görmez oldum, diğer rüyalar anlamını yitirdi..o rüya ki aldı dünyamı tersine cevirdi..cennetten miydi dem vurdugu cEhennemden miydi bilemedim..uyanmak istemiyor, güneşe lanet ediyor, geceyi özlüyordum..istiyordum ki rüyamda yasayayım orada kalayım..kendime bir dünya kurdum, yatagım evimdi, uykum duvarım..rüyalarımsa herşeyim..uyanışı reddettim hep.. sandım ki mutluluğu bulmuştum.. sandım ki hayat bu.. ama bal gibi yanılmıstım.. bir gün çok fena uyandı( rıldı )m bu rüyadan..duvarlarım yıkılmış ve herşeyimi kaybetmiştim..bu kez geceye lanet etmeye basladım..kaçtım geceden.."gece beni sakladı".. saklandım geceden gelecekten.. uyanmak değil benim istediğim dirilmek.. anlıyor musun.. rüyalar gerçek değil hayal alemi.. dünya da gerçek değil yalan alemi.. uyanmak değil benim istediğim dirilmek..
Amras Elensar:
hayal ile dünya, yalan dünya ve gerçeğin görüntüsü rüya. ruhun zincirinden sıyrıldığı gizli bahçe. daha fazla mı özgür olunur dirilince, yada olunurmu özgür dirilmişliğinle
bilinmez ne dirilmeye ne ölmeye varılır...
ancak rüyanın sıcak ve güvenli kolları kollar seni tüm tehliklerden
onların güvencesinden mahrum olacak olan diriliş midir aslında diriliş, yoksa rüyalarında dahi kısıtlarına isyanmı
bilmiyorum ama rüyalar seni ancak zihnin çeperlerine kadar özgür kılar onu bilirim ve zihnin alem kadar geniştir onu da bilmekteyim
Alatáriël Elanessë:
zihin alem kadar geniş olsun kabul..alem nedir peki?Yaradan dışında kalan herşeye "alem" denebilir mi mesela?rüyalar beni bu kadar özgür kılabiliyorsa çeperler de neyin nesi, gerçeğe ulaşacakken çeperler mi çıkıyor karşıma?gerçek alemin dışında değil mi?alem değil ki istediğim..alemler elalemin olsun..rüyalar bana istediğimi veremiyor..belki de haketmiyorum ki büyük ihtimalle öyledir..belki de rüyalar benim gibi bir zavallıyı haketmiyor..ben diriliş diriliş diye bundan tuttururum...dirilip gerçeğe varmak..bu olmalı amaç..rüyalar ve yalanlar değil..
Tarih: Prş Mar 08, 2007 11:56 pm Mesaj konusu: arıza2
Amras Elensar:
sen ne sanıyorsun alem başka, YARADAN başka bi yerde tahtta mı oturur sanmaktasın, Ondan başka birşey YOKTUR, yani safi O, herşey O dur, TEK dir alem ve herşey bildiğin bilmediğin, herşey O içtedir, zaten dışı YOKTUR, TEVHİD i bilene, alemin genişliği yeter çünkü bilir O nun sınırı yoktur ama sen kendini sınırlandırmışlığınla hayatla düşünceyle maddeyle onla bunla, İKİNCİLLİĞİ düşünmeyle ancak sınırlı kalırsın bu Alem yolculuğunda
Alatáriël Elanessë:
o vakit deme bana "zihnin alem kadar geniştir"..zihnim alemin yanında koca bir HİÇ tir..zihnim hiç kalınca rüya da hiçtir dünya da..dünya yalanı, rüya gerçeği temsil ediyorsa eğer; yalan da gerçek de hiçtir.. iç-dış meselesi değil benim meselem..asıl mesele hem içte hem dışta olana, hem iç hem dış olana varmak.. evet O nun sınırı yok..ama ortada bir sınır var..zihnimin sınırları.. bu alem yolculugunda çeperlerim var, çeperi aşsam nefessizim aşmasam meyyit.. nasıl ki dünyaya sığınamıyorsam bu yolculukta, rüyalara da sığınamam.. beni nereye götüreceğini bilmediğim, nereden dem vurduğunu bilemediğim rüyalara sığınamam..onlardan uyanamam..uyanış veremezler bana..zaten istediğim uyanmak değil dirilmek..
Amras Elensar:
kum tanesindedir alemler, koca yıldızlarda oldukları kadar. bir nokta zihnindeki hemi küçük hemde alemin hepsidir aynı anda, istiyor olmak dirilmeyi çok bişey değil, yada yeterli değil madem ki yetmiyor rüyalar, yokol, alem ol, alemin içinde kahî yıldız, kah kum tanesi ol
Alatáriël Elanessë:
adi bir kum tanesinde alem var ise uzak değil istediğim..evet çok birşey değil..ama yok olmak diyorsun bana..hiç olmak..hiçlik yolculuğuna çıkmak,müşgül durumları aşmak diyorsun bana..adi bir kum tanesi bile alemse ben de alem olurum..alemlik ademliğimi alıp götürecek mi peki? alsa bu zihin tüm günahları, yükleyip sırtına..varır mı bir yere..bu yolculuğun sonu var mıdır?bana sor var mı, yok derim..nasıl ki bu muhabbetin sonu yok, bu yolculuğun da sonu yoktur bende..ben varamam,ben acizim..acziyetimin farkına varmak bile acizliğimden kurtarmaz beni..ben hiç değilim, hiç olmak isterdim, ama değilim..ene ene diye yollara dökülen diri meyyit olacağımı bilerek istiyorum ben dirilmeyi..ben fazlasını haketmiyorum..kaldıki tecrübe etmediğim bir yoldan bahsetmek haddim değildir..
Amras Elensar:
1 yok ol 2 kum tanesi adi değil 3 acziyet dayanak değil 4 muhabbetin sonu yok değil...
Alatáriël Elanessë:
1 yapamam 2 bilemem 3 diyemem 4 göremem
Dur bir deneyim..
Evet oluyor iki nokta kullandım mesela. Yazım yanlışı yapmak istiyorum yapacak kelime gelmiyor aklıma. Takıntı oldu bende bu... Rüyama girecek bu başlık yakında...
Zor zor, inanın zor yani işiniz, Allah kolaylık versin sizlere
Dur bir deneyim..
Evet oluyor iki nokta kullandım mesela. Yazım yanlışı yapmak istiyorum yapacak kelime gelmiyor aklıma. Takıntı oldu bende bu... Rüyama girecek bu başlık yakında...
Zor zor, inanın zor yani işiniz, Allah kolaylık versin sizlere :D
zor olan hata yapmamaktır, ne güzel aklınıza yapacak yanlış gelmiyor..şahsen ben kolaya kaçıyorum,ne yanlış yapmadan durabiliyorum ne de yaptığım yanlışları düzeltiyorum..temenni ederim ki rüyalarınızda da daha güzel şeyler görün..mesela kelebekleri=!)!
!&(
-saçmalama bölümüydü değil mi?
-evet, doğru geldim +'+
Ness;
El alışkanlığı diyelim, göz zevkim bozuluyor kötü yazılarda. -de bağlacı mesela, hiçbir şey değil yani... Ama bir yazının altını üstüne getirebiliyor birleşik yazıldığında... İnanın bana hata yapmak zor geliyor, belki de hayatımda çok fazla hata yapmış olduğum içindir bu Böyle basit konularda pimpirikliyimdir işte
Ama bu başlık çok hoşuma gitti, buraya yeni mesaj geldiğini görünce heyecanla açıyorum...
Tek sorun; başlığın açılış mesajı...
Çok düzgün yazmışsın utarant, popüleriteye uymamış 'Maalesef'i bile doğru yazmışsın...
Sadece imlâya şapkasını takmamışsın, aman güneş geçmesin de başına...
Tüm saatler GMT +2 Saat Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6Sonraki
1. sayfa (Toplam 6 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız