Slm Ben Ortadoğu sözcüğüne çok karşı çıkan biri olarak batılıların tarifiyel mi acaba yerimizi belli edeceğimizi sormak istiyorum bir İngiliz yazar bu bölgeye Ortadoğu adını verdi diye biz de mi böyle diyeceğiz çok merak ediyorum...
Çünkü burası DOĞU nun ortası değil kıyısı hiç değil onlar yakın komşu ditemiyorlar diye ya da petrol yuvası ya da Dinlerin beşiği diyemiyorlar diye bizde mi diyemeyeceğiz çok merak ediyorum doğrusu...
Ve Ortadoğu diye bir yer yok diyorum başka birşey söylemek istemiyorum bu konuda...
Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 494 Nereden: baktığınız yerden
Tarih: Sal Şub 06, 2007 4:53 pm Mesaj konusu:
ortadoğu..
şarku'l evsat..
coğrafi keşifler sonucunda bir ingiliz tarafından konulan coğrafi bir terim..
daha sonraları içeriğinin siyasi olarak doldurulması böyle bir kullanıma karşı çıkmamızı gerektirmez.. diye düşünüyorum..
kendini dünyanın merkezine koyanlar doğuyu batıyı hatta kuzeyi güneyi belirliyorlar ,belirlemişler yanı bize de buna tabi olmak düşüyor aslında nasıl dendiğinin pek bi önemi yok ne kastedildiği daha önemli bence....
'Tarihsel devirler batı'nın yalanıdır." demişti yine bir batılı.
Hakim tarih anlayışını ve dünyaya bakışı hep batı sundu dünyaya. Dolaysıyla onların gözünden dünyaya bakıyoruz. Onların kavramlarıyla düşünüyoruz. (Ki, kavramlar sayesinde onlara tabii olmuş ta oluyoruz.)
Adlandırma meselesini de geçelim.. 11 Eylül olayından sonra Ortadoğu da dünya gündemine iyice oturunca, adını hatırlayamadığım bir yorumcumuz şöyle demişti haklı olarak: 'Bu olay sayesinde Türkiye'de insanlar, ortadoğu'lu olduğunu hatırladı.'
Bence bu içerik sorunuyla daha çok ilgilenmeliyiz adlandırmadan ziyade. Kavram oturmuş ve yapılacak bir şey yok bizler açısından. Sorgulanması gereken, bize ortadoğulu'luğumuzu unutturan şeyler. (Şeyler: güçler, kurumlar, kişiler, anlayışlar, algılayışlar...)
Hep derim. Irak, İran, Suriye sanki bize Japonya kadar uzaktır. Ama Almanya'sı, Amerika'sı, Fransa'sı, tüm Avrupası sanki evmizin içindedir. Nasıl sağlanıyor bu ve biz nasıl yeniliyoruz buna göz göre göre?
Aslında biliyorum nedenini: Tanzimat'tan bu yana kendimizi batılı milletler ailesinden sayma ve saydırma yanlışlığı. Sonuç: Melezleşme, bölünüklük, mutantlık, aidiyatsızlık, kopukluk....
Yahudi,"değişim kelimelerle başlar" der tevrattan alıntı yaparak.
Hadi bunu bırakalım..Elimizdeki haritalar bile doğruluğuna dair şüphelerim var. Her görüşün ayrı bi haritası vardır, birileri nasıl isterse ona göre haritalar yapmıştır...
Genel Kurmay Başkanlığı Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi (SAREM), uluslararası bir sempozyum düzenliyor şimdilerde. Bu yıl ki mesaj; Ortadoğu resminin bütününü görmek. Bölgeyi; sosyal, kültürel, siyasi, mezhepsel ve etnik açıdan her yönüyle ele almak. Genel Kurmay Başkanlığı' nın düzenlediği bu sempozyumun etkilerinin ne olabileceğini şu an kestirmek mümkün değil ama gösterilen hassasiyet çok net.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız