| Yazar |
Mesaj |
utarant Forum Admin

Kayıt: Apr 24, 2005 Mesajlar: 764
|
Tarih: Çrş Ksm 29, 2006 11:19 pm Mesaj konusu: |
|
|
Tamam tamam, şaka yapayım dedim, bunlardan koymadığım için çok ciddi durdu.
Çok güzel başlıktı. Alışırsam hergün bir tane isterim.  |
|
| Başa dön |
|
 |
mavera Okur

Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 64
|
Tarih: Pzr Oca 07, 2007 9:23 pm Mesaj konusu: cevap |
|
|
kibar-kibir ile aynı kökten olup kef harfi ile yazılır.
kabir de kubur ila aynı kökten olup kaf ile yazılır. kubur, kabir'in çoğuludur.
kibar da kibir'in çoğuludur.
şimdi şu farkı söylemek lazım evvelen: arapça asıllı olup kaf ile başlayan kelimelerin hiçbili i ve e ile devam etmez, ı ve a gelir peşlerinden. kef ile başlayanlar ise i ve e ile okunur. o yüzden kabir diyoruz, kef ile yazılmış olsaydı kebir diye okunurdu ki anlam değişiyor o zaman zaten.
bu mevzu aslında geniş, te-tı, ze-zı harflerinde de aynı kural geçerlidir.
örnekler:
kalb-kelb:kalp-köpek
kabir-kebir:mezar-büyük
kalem-kelem:kalem-lahana
kara-kere:siyah-defa (kara arapça değil ama osmanlıca'da kaf ile yazılır bundan verdim) |
|
| Başa dön |
|
 |
zeran Üye

Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 495 Nereden: baktığınız yerden
|
Tarih: Pts Oca 15, 2007 2:37 pm Mesaj konusu: |
|
|
"şimdi şu farkı söylemek lazım evvelen: arapça asıllı olup kaf ile başlayan kelimelerin hiçbili i ve e ile devam etmez, ı ve a gelir peşlerinden. kef ile başlayanlar ise i ve e ile okunur." (mavera)
değiştirme dönüştürme anlamına gelen "kalb", 'a' ünlüsü ile yazılır ama öyle okunmaz.. okunuşu 'e' ünlüsüne çok yakındır.. yazılışı da dediğiniz gibidir.. |
|
| Başa dön |
|
 |
mavera Okur

Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 64
|
Tarih: Pts Oca 22, 2007 7:15 pm Mesaj konusu: zeran'a |
|
|
değiştirme dönüştürme anlamına gelen "kalb", 'a' ünlüsü ile yazılır ama öyle okunmaz.. okunuşu 'e' ünlüsüne çok yakındır.. yazılışı da dediğiniz gibidir..
bu dediğiniz beni haklı çıkarıyor yine. çünkü kalb kef ile değil kaf ile yazılıyor, bu nedenle a ile yazılır ve okunur. kef ile yazılanı kelb diye okunur ki onun anlamı da köpek demektir.
bu nedenledir ki;
kalb ile aynı kökten türeme olan inkılab kelimesi inkilab diye değil de inkılab (yani kaf ile başladığından i ünlüsü de kalın olur ve ı ünlüsü ile yazılır) diye yazılır. inkılab yerlebir etme, değiştirme, ters yüz etmek, dönüştürmek demekken, inkilab köpekleşmek demektir. |
|
| Başa dön |
|
 |
zeran Üye

Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 495 Nereden: baktığınız yerden
|
Tarih: Sal Oca 23, 2007 12:40 am Mesaj konusu: |
|
|
yazılışının dediğiniz gibi olduğunu belirttim zaten..
okunuşunun kaf harfi ile e'ye yakın olduğuna değindim..
bu arada kalp'in anlamı da ortaya çıkıyor ve ne kadar da manidar..
kalp = dönek..
sayın mavera, arapça bildiğinizi bilmiyordum.. |
|
| Başa dön |
|
 |
mavera Okur

Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 64
|
Tarih: Sal Oca 23, 2007 2:21 am Mesaj konusu: |
|
|
zeran kardeşim,
kalb kaf ile yazıldığı için ünlüsü a ile okunuyor, e'ye yakın falan okunmuyor ki. kef ile yazılan kelimenin ünlüsü e ile okunur; a ile okunmaz. burada anlaşamadığımız husus nedir onu anlayamadım
belki şunu demek istemiş olabilirsiniz: mesela KAĞIT kelimesi KEF ile yazıldığı halde neden ünlüsü e ile değil de a ile okunuyor? (ama sormak istediğin bu olsa bile kalb için bu geçerli olmaz yine de).
sebebi şu a'nın e'ye yakın diye bir sesi olmaz, ince ve kalın okunanı olur. Kağıt kelimesi osmanlıca yazılabilen bir kelime olmakla beraber arapça değil farsça (Kâğez--> Kâğed-->Kağıt şeklinde dönüşmüştür) bir kelime olup, benim "kaf ile yazılan kelimelerin ünlüleri a ve ı ile okunurlar" ifadem arapça kökenli kelimeler içindi. Kalb de arapça ve dediğim gibi e'ye yakın değil tamamen kalın a ile okunmaktadır.
bu arada dediğiniz gibi, Kalb'in tam manası dönek, yerinde durmayan, bir o yana bir bu yana gidip gelen demektir. o yüzden efendimiz "Allahumme sebbit kulûbenâ ale'l- îmân" (Allahım, kalblerimizi iman üzere sabit kıl, yörüngesini iman çizgisinde tut) diye dua etmişlerdir.
inkılab da (Kalb ile aynı kökten) bir durumu diğer bir duruma dönüştürmek, ters yüz etmek, altüst etmek, çevirip döndürmek anlamına gelmektedir. |
|
| Başa dön |
|
 |
zeran Üye

Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 495 Nereden: baktığınız yerden
|
Tarih: Cum Oca 26, 2007 8:03 pm Mesaj konusu: |
|
|
yazılış konusunda bir ihtilaf yok..
ama demem o ki, kalb kelimesi hatta bunu daha da genelleştirebiliriz, araplar genelde kaf harfinden sonra "a" ünlüsünü kullanmaz.. biraz daha yumuşatarak "a" ünlüsünü -kaf harfiyle kullanmak şartıyla- "e" ünlüsüne yakın telaffuz ederler.. kalb kelimesinde bu tam olarak belirginleşir..
arap kanallarından takip edin..
genel kullanım bu şekildedir.. |
|
| Başa dön |
|
 |
mavera Okur

Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 64
|
Tarih: Cum Oca 26, 2007 8:36 pm Mesaj konusu: |
|
|
| tamam şimdi oldu, dediğiniz doğru lakin ben olayı sadece transkripsiyon açısından değerlendirerek ele aldım. |
|
| Başa dön |
|
 |
zeran Üye

Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 495 Nereden: baktığınız yerden
|
|
| Başa dön |
|
 |
mavera Okur

Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 64
|
Tarih: Cmt Oca 27, 2007 2:30 am Mesaj konusu: |
|
|
biz türk toplumunda bazı isimler vardır ki arapçadan almışızdır ama tamamen yanlıştır. yani bir harf değişip de girmiş olsa neyse ama mesela veysel.
veysel karani (uveys el-karani: karanlı üveys)) hazretlerinden dolayı kullanılan bu isim üveys el- karani'den, üveys veys olarak ve aslında karani'nin tanımlayıcısı olan el takısı alınarak veysel diye birleştirilmişi şeklinde girmiştir dilimize. yani veys aslında sadece üveys olarak girmeliymiş ama o şekilde girmemiş. hangi mantıkla da el takısını ona ekledilerse artık bilemiyorum.
abdül ismi de öyledir. abd (kul) kelimesinin el takısı ile birleşik halidir anlamı yoktur bu şekilde. ancak abd el- kâdir (Kâdir (olan Allah)'ın kulu) yani tam türkçesiyle Abdulkadir olarak kullanıldığında anlam ifade etmektedir. |
|
| Başa dön |
|
 |
zeran Üye

Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 495 Nereden: baktığınız yerden
|
Tarih: Cmt Oca 27, 2007 2:03 pm Mesaj konusu: |
|
|
sayın mavera;
"haydi" ünlemi nereden gelmektedir.. |
|
| Başa dön |
|
 |
mavera Okur

Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 64
|
Tarih: Cmt Oca 27, 2007 2:47 pm Mesaj konusu: |
|
|
haydi veya hadi ünlemi nereden gelmiştir veya nasıl oluşmuştur?
"He de(yiver)"in ifsad olmuşudur. demek fiili dedi, didi, diyor ki, dimek şeklinde de telaffuz edildiğinden, kabullen anlamına gelen "he de(yiver)"den hadi olarak ortaya çıkmıştır. kapsadığı anlamlar arasında şunlar vardır
kabul et
farzet ki
iste
düşün ki
evet de
onayla |
|
| Başa dön |
|
 |
zeran Üye

Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 495 Nereden: baktığınız yerden
|
Tarih: Cmt Oca 27, 2007 4:36 pm Mesaj konusu: |
|
|
şöyle de duymuştum..
Hay di(yiver)
bir işe başlarken besmele gibi..
ya Allah de..
ya Hay de..
Hay di.. |
|
| Başa dön |
|
 |
mavera Okur

Kayıt: Feb 20, 2005 Mesajlar: 64
|
Tarih: Cmt Oca 27, 2007 4:48 pm Mesaj konusu: |
|
|
doğrudur, aynı kapıya çıkıyor.
he hay ile aynı kökten değil ama he'nin tek başına kullanımı (he-hu) Allah'a atıftır etimolojide de böyledir, arap lügatinde. |
|
| Başa dön |
|
 |
|